Bu Blogda Ara

Resmi Tarih etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Resmi Tarih etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Aralık 2013 Cuma

Yurttan Sesler Programı ve Korosu: Yerelliğin ve Âşıkların Kişisel Tarzlarının Üstünün Çizilmesi?

Toplumsal Tarih [Tarih Vakfı Yayınları]
160 (2007), 96 S., ISSN 1300-7025
[KanalKultur] - Akdeniz'de Türk ve Mağripli korsanların hikayeleri, Kürt milliyetçiliğinin tarihi, Yurttan Sesler Korosu, Nâzım Hikmet'in Sovyetler'de izlenmesi üzerine yazılar Toplumsal Tarih'in nisan 2007'de yayınlanan 160. sayısında.

Dergide ayrıca, Arsen Avagyan, Sakarya Savaşı'ndan sonra Sovyetler için Enver Paşa'nın bir alternatif olmaktan çıkması sürecini ele alıyor; Aydoğan Demir, Beçin'de bulunan hazineden yola çıkarak Osmanlı para tarihindeki bazı sorunların nedenlerini irdeliyor. Salih Özbaran, Agaston ve Murphey'nin çalışmalarına dayanarak, 1450'den itibaren askeri alanda Osmanlı'nın Batı'dan geri kaldığı görüşünü sorguluyor. Alev Eraslan, Çatalhöyük yerleşimine ilişkin "köy mü kent mi" tartışmasına katkıda bulunuyor. Kaori Komatsu, Rus-Japon Harbi'nden galip çıkan Japonya'nın Türkiye'deki fikir adamlarınca bir model haline getirilip, idealize edilmesini ele alıyor.

Toplumsal Tarih'in 160. sayısının eki, Tarih Vakfı Sosyal Bilimler Öğretmen Platformu'nca hazırlanan Eğitim Bülteni.

Korsanlar Karaya Çıktı! - Özlem Kumrular'ın kaleminden, 16. yüzyılda Türk ve Mağripli korsanların Hıristiyan yerleşimlerine yaptıkları baskınlar ve halkın karşı örgütlenmesi: "Akdeniz'in batı sahillerinden Türk ve Mağripli korsanlara dair bir Salou efsanesi... Bir gece korsanlar gizlice sahile çıkarlar. Ertesi sabah köyün içine vardıklarında, bütün köyün kilisede bir düğünde olduğunu görürler. Çanlar çalmakta ve herkes kilisenin kapısından çıkmaktadır. Tam bu sırada korsanlar, zehirli sarmaşıklar gibi kiliseyi sararak güzel gelini kucaklayıp kaçırırlar. Kızdan asla haber alınamaz. Ondan geriye kalan tek şey, köyde dolaşan bir söylentidir; kız, Kanunî Sultan Süleyman'ın sarayına gönderilmiştir."

25 Aralık 2013 Çarşamba

Kemalistler, İttihatçılar ve Bolşevikler...

Toplumsal Tarih [Tarih Vakfı Yayınları]
159 (2007), 96 S., ISSN 1300-7025
[KanalKultur] - Toplumsal Tarih'in mart 2007'de yayınlanan 159. sayısının kapak konusu, Kurtuluş Savaşı'nda Sovyetler – Ankara hükümeti ilişkisinde İttihatçıların rolü.

Nâzım Hikmet'in Sovyetler'de karşılaştığı problemler, Sabiha Zekeriya'nın "Büyük Mecmua" dönemi, Osmanlı arkeolojisi ve Harput Kazıları, 1910 yılı İstanbul'unda işyeri konut arasındaki gündelik hareketlilik, Türk basınında ve Türk-Ermeni toplumunda Ermeni kıyımının 50. yıldönümünün yansımaları, Selçuklu çağının dinsel etkinlik merkezleri, Özbek tekkeleri, Frankfurt okulu, işgal İstanbul'undaki yabancı yardım kuruluşları, 1858 Edirne Hükümet Konağı yangını, Tıp Bayramı vesilesiyle eski tıbbiye ve kahvehanesi üzerine yazılar "Toplumsal Tarih"in 159. sayısında…

"Toplumsal Tarih" 159. sayısında, 1994 yılındaki ilk sayısından 156. sayıya kadar olan tüm yazı başlıkları, konular ve yazarları içeren, sınıflandırılmış bir dizin armağan ediyor.

Kemalist-Bolşevik İlişkilerinde İttihatçıların Rolü - Arsen Avagyan, İttihatçılar, Kemalistler ve Bolşevikler arasındaki ilk temasları ele alıyor: "Bu çalışmanın amacı, Bolşeviklerin Kemalistlerle olan ilişkilerinde Enver Paşa ve arkadaşlarını Mustafa Kemal üzerinde baskı oluşturmak ve denge kurmak amacıyla nasıl kullandıklarını ve Mustafa Kemal'in karşı adımlarını ortaya çıkarmaktır. Mustafa Kemal'e karşı Enver Paşa yanlılarını kullanmak meselesinde Bolşevik liderliğinde farklı fikirler mevcuttu. Sovyet yönetimi kendi politikasını oluşturmak ve doğru bir ittifak siyaseti izleyebilmek için Ankara ve Trabzon'daki temsilcileri aracılığıyla incelemelerde bulunuyordu. Bu çalışmalara dair belgeler Rusya Dış Siyaseti Arşivi fonlarında bulunmaktadır."

Nâzım'ın Sovyetler'de Karşılaştığı Problemler - Niyazi Dalyancı'nın kaleme aldığı bu çalışma ile Nazım Hikmet hakkında Türkiye'de bugüne kadar yayımlanmamış bir belgeyi okurlarla paylaşılıyor: "Yıl 1957. Nâzım'ın Sovyetler Birliği'ne gelişinin üzerinden altı yıl geçmiş ama Sovyet yöneticilerinin Nâzım'a kuşkulu yaklaşımları bitip tükenmemiş. Nâzım bu yüzden öfkeli. Bu duygularını dostu Boris Polevoy'a yazdığı 30 Kasım 1957 tarihli bir mektupta dile getiriyor. Polevoy da bir kapak yazısı ekleyip Nâzım'ın mektubunu SBKP Merkez Komitesi Sekreteryasından Pyotr Nikolayeviç Pospelov'a gönderiyor. Nâzım'ı öfkelendiren konuların başında Sovyet vatandaşlığına alınmaması ve 'İvan İvanoviç Var mıydı, Yok muydu?' adlı oyununa karşı Sovyet yetkililerin takındıkları olumsuz, hatta hasmane tutum geliyor."

5 Aralık 2013 Perşembe

Kürt Neşr-i Maarif Cemiyeti ve Kürd Meşrutiyet Mektebi

[KanalKultur] - Toplumsal Tarih, 2010 yılı ağustos ayında yayınlanan 200. sayısında İrvin Cemil Schick'in yazısıyla 1910 yılında İstanbul'da gerçekleşen köpek itlâfını ve itlâfın gerekçelerine ilişkin ilginç bir değerlendirmeyi kapağına taşıyor. İrvin Cemil Schick, köpeklerin kent ile kurdukları ilişkinin dönüşümünü, itlâfı ve bu olayı çağdaşlaşmacılıkla ilişkilendirilen yaklaşımı mekânsallığın etkilerine önem vermek gerektiği konusunda katkılar yaparak değerlendiriyor.

Toplumsal Tarih'in 200. sayısının yayınlanması vesilesiyle Edhem Eldem ve Mete Tunçay'ın gerçekleştirdikleri keyifli bir söyleşi, bu iki önemli tarihçinin tarih, tarih dergiciliği ve akademi hakkındaki görüşlerini sunmanın yanı sıra Türkiye'de tarih yayıncılığını değerlendirmeye ve Toplumsal Tarih'in nerede durduğunu tartışmaya olanak sağlıyor.

Aydan Çelik ve Cansu Kılınçarslan'ın "Halide Edib Biyografisine Sığmayan Kadın" kitabı üzerine İpek Çalışlar'la gerçekleştirdiği bir söyleşi de dergi sayfalarında yerini alıyor. Söyleşide, İpek Çalışlar ile Cumhuriyet tarihinin çok önemli ve istisna şahsiyetlerinden biri olan Halide Edib'in Ermeni Tehciri sırasındaki muhalefeti ve sonrasındaki tutumu, "mandacılık" meselesinin nasıl ortaya çıktığı, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın programını yazması, Adnan Adıvar, Mustafa Kemal ve eğitimle ilgili tutumu okurların bilgisine sunuluyor.

Taner Timur "Antik Çağlar, Tarih ve Tarihçi" başlıklı yazısında Eskiçağ tarihçiliğini daha yakın çağ tarihçilerine ve filozoflarına da göndermeler yaparak ele alıyor.

Malte Fuhrmann'ın yazısında, Almanya Postdam'da bulunan Enver Paşa Köprüsü'nün öyküsü, köprüye Enver Paşa'nın isminin verilmesine yol açan ilişkiler ve olaylar anlatılıyor.

Bahattin Demir, Kürt Neşr-i Maarif Cemiyeti'nin girişimleriyle İstanbul'da açılan, Osmanlı ve Türkiye tarihinde Kürt ismini taşıyarak devletten para yardımı alan ilk ve son okul olan Kürd Meşrutiyet Mektebi'ni merkeze alan ilginç bir incelemeyi okuyuculara sunuyor.

27 Kasım 2013 Çarşamba

24 Nisan

Toplumsal Tarih [Tarih Vakfı Yayınları]
199 (2010), 96 S., ISSN 1300-7025-9-1
[KanalKultur] - Toplumsal Tarih, 2010 yılındaki Temmuz ayına ait 199. sayısında 24 Nisan 2010'da İstanbul, Berlin ve Kudüs'te Ermeni Tehciri'nin 95. yılı vesilesiyle yapılan anma toplantılarını değerlendiren yazılardan bir dosya oluşturarak kapağına taşıyor.

Yazılar birer tarih makalesi değil fakat had safhada siyasallaşmış tarihsel bir konunun, Ermeni Tehciri üzerine düzenlenen anma toplantılarıyla ilgili. Dosya, Ermeni Tehciri gibi gayet ağır toplumsal sonuçları olan tarihsel bir olayın anılışı ve bugün özellikle Türkiye'de ama aynı zamanda da dünyada, bu meselenin nasıl anılması gerektiği üzerine kafa yoruyor. Dosyada yer alan Çiğdem Mater'in, Christoph Neumann'ın ve Talin Suciyan'ın yazılarını birer adalet arayışı olarak da okumak mümkün.

Ece Zerman Paris'te Arlette Farge ile bilgilendirici ve ufuk açıcı bir söyleşi yapıyor. Michel Foucault'yla da çalışmalar yapmış olan Farge, polis arşivindeki çalışmalarından bahsederken, çalışma yöntemini ve tarih anlayışını ortaya koyarken her cümlesinde birikimini hissettiriyor. Söyleşinin başlığı "Tarih, Feminizm, Foucault, Beden…"

Toplumsal Tarih'in 199. sayısı için Mete Tunçay, Bertrand Russell'ın daha önce Türkçede basılmamış olan bir makalesini çevirmiş: "Tanrı var mı?". Makalede, Russell'ın olağanüstü zekâsı, Mete Tunçay'ın güzel Türkçesiyle okuyucuya sunuluyor.

Dergide, Jan Willem Drijvers'in Hollanda Araştırma Enstitüsü'nde yaptığı bir konuşmanın çevirisi de yer alıyor. Drijvers yazısında, bir 17-18. yüzyıl seyyahı olan Cornelis de Bruijn'in Persepolis'i ziyaretine ve burada gördüğü harabeleri yazıyla ve çizgiyle anlatırken gösterdiği hassasiyete yer veriyor.

Fuat Dündar 1914 yılında Ege Bölgesinde İTC yönetimince sürülen Rumların durumunu ve durumu tespit eden konsoloslar heyetinin raporunu ele alıyor.

22 Kasım 2013 Cuma

Meraklısı için: Türkiye'de Ulusalcılık ve Mimarlık

[KanalKultur] - 19. yüzyılın sonlarından, hatta "Usul-i Mimari-i Osmani"nin yayımlanmasından bu yana, Türkiye'de mimarlık ortamının ve estetik tahayyülün şekillenmesinde etkili olan siyasal düşüncelerin başında ulusalcılık geliyor. Gündemdeki yeri hiç aşınmazmış gibi gözüken bu ilişkiye geniş bir kronolojik açılım içinde doğrudan değinen pek az çalışma bulunmasıysa şaşırtıcı.

Osmanlı Bankası Müzesi (OBM), "Sedad Hakkı Eldem II, Retrospektif" sergisi kapsamında, 2 haziran 2009 tarihinde Sedad H. Eldem'in anısına "Türkiye'de Ulusalcılık ve Mimarlık" adlı bir sempozyum gerçekleştirdi.

Osmanlı Bankası Müzesi tarafından doğumunun 100. yılı vesilesiyle gerçekleştirilen iki sergi ve iki kitapla anılan Sedad Hakkı Eldem, yaşamının ve yapıtının önemli kesiminde ulusalcılığın mimarlıkla buluşmasını temsil ediyordu. Ona adanan sempozyumda, ulusalcı yaklaşımların Eldem'in çalışmalarıyla sınırlı olmayan bir ölçekte ele alınması amaçlandı.

Katılımcılar, Türkiye'deki erken başlangıçlarından bugüne uzanan bir aralıkta, ulusalcı ideolojinin mimarlıkla ilişkisini istedikleri kronolojik ve tematik kapsamda tartıştı. Amaç, ulusalcılık sorunsalını mimarlık bağlamında yeniden gündeme taşımak ve olası yeni başlıkları belirlemek olarak tanımlandı. Dolayısıyla, mimarlık düşüncesi, koruma-restorasyon, şehircilik, mimari mesleki pratik, siyasal iktidar yapıları-mimarlık ilişkileri gibi konular çerçevesindeki katkılara açık ve esnek bir toplantı hedeflendi.

20 Kasım 2013 Çarşamba

Mark Soileau - Ulus'un Velileri: Modern Türkiye'de Mutasavvıfların Millileştirilmesi

[KanalKultur] - 1930-40'lar Türkiye'si dönemin yaygın olgusu ulus-inşa süreçlerinin özgün bir coğrafyada aldığı özgün biçimleri gözlemek açısından ilginç bir laboratuvar gibi.

Osmanlı'nın kozmopolit emperyal mirasını 1925-26'ya kadar en azından nüfus bazında epeyce homojenleştiren "Yeni Türkiye" kendini esasen seküler bir temelde kurmaya çalıştı. Bu yöndeki politikaların güncel ayakları, bir yandan dilsel açıdan hâlâ çeşitlilik içeren Türkiye nüfusunun etnik bakımdan Türk olmayan unsurları üzerinde tarihçilerin "Türklüğe asimilasyon" olarak adlandırdıkları bir mecra takip etti. Aynı zamanda, kurulmaya çalışılan yeni ulusa yeni bir "tarih" de inşa edildi.

Mardin Artuklu Üniversitesi Antropoloji Bölümü öğretim üyesi Dr. Mark Soileau, bu bağlamda dönemin yönetimlerinin geçmişin dinsel mirası içinden oldukça seçici bir şekilde bazı tarihsel şahsiyetleri nasıl seküler "Türk hümanistleri" olarak yeniden kurgulayıp siyasal ve toplumsal alana sunduklarını anlatıyor konuşmasında...

Merkezinde Mevlâna, Hacı Bektaş ve Yunus Emre'nin bulunduğu bu süreci, tarikatlerin kapatılmasını da içeren tarihsel arkaplanı üzerinden ele alıyor ve söz konusu şahsiyetleri barış, sevgi, kardeşlik ve hoşgörü gibi temalar üzerinden evrensel değerlere nasıl bağladığını ilginç ayrıntılarıyla tartışmaya açıyor... [KanalKultur]

Mark Soileau - Ulus'un Velileri: Modern Türkiye'de Mutasavvıfların Millileştirilmesi [Ankara Tartışmaları (3)] / 22 kasım 2013, 18-20; Tarih Vakfı / Ankara, Selanik Caddesi, 82 / 30, Tankut İs Merkezi, 5. Kat, Kızılay - Ankara; Tel.: (0312) 424 00 50, 424 05 10

15 Kasım 2013 Cuma

Erken Cumhuriyet'in Bilimi: Antropoloji - Türkiye'de Fizik Antropolojinin Doğuşu

Toplumsal Tarih [Tarih Vakfı Yayınları]
204 (2010), 96 S., ISSN 1300-7025-9-1
[KanalKultur] - Toplumsal Tarih, 2010 aralık ayında yayınlanan 204. sayısında Salih Özbaran'ın "Osmanlı Sultanından Portekiz Kralına 'Name-i Hümâyûn' Eğer İstersen 'Sulh' ve 'Salah'! "başlıklı yazısını kapağa taşıdı. Dergini 204. sayısındaki başyazısında Özbaran, 16. yüzyılın ikinci yarısında Portekiz ile Osmanlı arasında Basra ve Hint okyanusuyla ilgili nüfuz mücadelesini özetledikten sonra, dönemin Osmanlı Sultanı Süleyman tarafından Portekiz Kralına gönderilmiş ve Türkçede daha önce yayınlanmamış iki name-i hümayunu, transkripsiyonu ve günümüz Türkçesine çevrilmiş hâliyle sunuyor.

Zafer Toprak, "Erken Cumhuriyet'in Bilimi: Antropoloji - Türkiye'de Fizik Antropolojinin Doğuşu" başlıklı yazısı ile erken Cumhuriyet döneminde sosyal bilimlerin evrimini ele alarak dil, tarih ve arkeoloji alanlarına uzanan bir yazı dizisine başlıyor. Bu dizinin ilk yazısında Türkiye'de fizik antropolojinin doğuşu inceleniyor.

İ. Arda Odabaşı, "Munis Tekinalp (Moiz Kohen)'in Erken Dönem Biyografisine ve Bibliyografyasına Katkı" başlıklı yazısı ile Türk düşünce tarihinin önemli ama ihmâl edilmiş simalarından Munis Tekinalp'in –diğer adıyla Moiz Kohen– biyografisine ve bibliyografyasına önemli katkılar sunuyor.

Serra Torun, Hamit Bozarslan ile "Ortadoğu: Bir Şiddet Tarihi" adlı kitabı üzerine gerçekleştirdiği söyleşide tarihçiliği, sosyal bilimleri, Ortadoğu'daki toplumsal hareketleri, Kürt çalışmalarının bugünü ve geleceğini, sözlü tarihi ve sosyal bilimlerin tuzak kavramlarını konuşuyor.

Mehmet Ö. Alkan, "En Doğru Bildiğimiz Yanlışlar" başlığı altında Atatürk'ün ilk önce Kemal olan ikinci isminin nüfus cüzdanında, dergi kapaklarında ve başka yerlerde nasıl "Kamâl" ve buna bağlı olarak "Kamâliste" olarak değiştirildiğini ardından nasıl tekrar Kemal olduğunu anlatıyor.

14 Kasım 2013 Perşembe

Meraklısı için: Millî Mücadele Yıllarında İslâm Dünyasında Mustafa Kemal İmajı ve Millî Mücadele'de Gayrimüslim Askerler

[KanalKultur] - Marmara Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi ile Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi ortaklaşa olarak 4-5 haziran 2009 tarihleri arasında Marmara Üniversitesi'nde "90. Yılında Millî Mücadele Sempozyumu" düzenledi...

Sempozyumda "Millî Mücadele Yıllarında İslâm Dünyasında Mustafa Kemal İmajı", "Sevr'e Göre Türkiye'nin İktisadî Yapısı", "Hâkimiyet-i Milliye Yazılarına Göre TBMM Hükümeti'nin Doğu Siyaseti", "Millî Mücadele'de Gayrimüslim Askerler", "Millî Mücadele'de Anadolu Ajansı", "Kıyaslamalı Devrim Analizi Çerçevesinde Kurtuluş Savaşı Ve Türk Devrim Tarihinin Temel Kavramları", "Millî Mücadele Yıllarında Veliahd Abdülmecid Efendi'nin Mustafa Kemal Paşa İle İlişkileri", "TBMM Hükümeti Fransa İlişkilerinde Ankara İtilâfnamesi ve Hatay Sorunu" ile "Dârülfünun Öğrencilerinin Millî Mücadeleye Destek Faaliyetleri" ele alındı.

Seöpozyum "Açılış Konuşmaları"nı Prof. Dr. Cemil Öztürk (Marmara Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü), Prof. Dr. Cezmi Eraslan (Atatürk Kültür., Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı) ve Prof. Dr. Necla Pur (Marmara Üniversitesi Rektörü) yaptı. Ayrıca Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ali Özdemir yönetiminde "Atatürk Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Ana Bilim Dalı Öğrencileri Halk Müziği Dinletisi" sunuldu.

90. Yılında Millî Mücadele Sempozyumu'nda şu bildiriler tartışmaya açıldı:

Düşler, Gerçekler, İmgeler - Modern Türk Resminde Cumhuriyet İmgesi | Dreams, Realities, Images - The Image of the Republic in Modern Turkish Painting



"Başlangıçta toprak kökenliydi Cumhuriyet imgesi. Bu üretici kaynağa bağlı bütün değerler, onun etrafında anlam kazandı: Kendi ayakları üzerinde durabilme inancı, paylaşımcı kamusallık, fukara sıcaklığına duyarlı bir ahlâk... Bir düş kurmaktı bu. Sonra imgenin tarih içinde, gerçekliğe yolculuğu başladı. Bozkırda, kıraç coğrafyada, insan trajedisini yansıtan imge, umut yüklü kervanlarla kentlere göç etti. Uzunca bir süre kent kapılarında bekletildi, misafir edilmedi. Gecekondulu hayat, yeni düşlerin mekânı oldu. İnsanlar ve olayların birbiri üzerine yığılarak inşa ettiği Babil Kulesi, yani çağdaş Kent, Cumhuriyet imgesinin son durağıydı. Toplumsal yorgunluk ilk kez burada duyumsandı; imge geriye dönerek sırtındaki ağır mirası yeniden yorumlama gereğini duydu. Modern Türk resmi, yakın dönem tarihine tanıklık eden, onun serüvenine katılan, kırılma noktalarında durup düşünen bir imgenin toplumsal sanatı olmuştur."
Pera Müzesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 90. yıl dönümü anısına 9 ekim - 17 kasım 2013 tarihleri arasında "Düşler, Gerçekler, İmgeler - Modern Türk Resminde Cumhuriyet İmgesi" başlıklı bir sergi gerçekleştiriyor. Sergide, modern Türk resim sanatından örnekler ve imgeler üzerinden yakın dönem bir tarih okuması yapılıyor.

Ekrem Işın küratörlüğünde hazırlanan ve Avni Arbaş, Nuri İyem, Abidin Dino'dan Bedri Rahmi Eyüboğlu'na, Cihat Burak'tan Turan Erol, Nedim Günsür Yüksel Arslan'a uzanan geniş dağılımlı seçki, Kuvayi Milliye yılları, köy yaşamı, göç, gecekondulaşma ve kentleşme, modern yaşamın yalnızlaşan bireyleri ile geçmişi yorumlama gibi alt temaları içeriyor, plastik sanatlar aracılığıyla Cumhuriyet tarihine bir bakış sunmaya çalışıyor.

Serginin yanı sıra, "Düşler, Gerçekler, İmgeler - Modern Türk Resminde Cumhuriyet İmgesi" başlıklı kataloğu [Begüm Akkoyunlu Ersöz / Tania Bahar Düşler (Haz.): Gerçekler, İmgeler - Modern Türk Resminde Cumhuriyet İmgesi. Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi Yayını, İstanbul 2013; 111 S., ISBN: 978-605-4642-17-6 ] da kitap olarak meraklısıyla buluşuyor. Katalog "Sunuş" yazını Suna, İnan & İpek Kıraç kaleme almış. Eserde Küratör Ekrem Işın'ın "Modern Resimde Cumhuriyet İmgesinin Dönüşümü" başlıklı makalesinin ardından "Katalog" kısmında sergi objeleri ve açıklamaları bulunuyor.

Düşler, Gerçekler, İmgeler - Modern Türk Resminde Cumhuriyet İmgesi Dreams, Realities, Images | The Image of the Republic in Modern Turkish Painting / 9 ekim - 17 kasım 2013; Meşrutiyet Caddesi No.65, Tepebaşı - Beyoğlu - 34443 İstanbul; Tel.: (0212) 334 99 00

8 Kasım 2013 Cuma

Geçmişten Günümüze Azınlık Okulları: Sorunlar ve Çözümler

[KanalKultur] - Ekim 2011 - Mayıs 2013 arasında yürüttüğü "Geçmişten Günümüze Azınlık Okulları: Sorunlar ve Çözümler" adlı araştırmayı bir rapor haline getiren Tarih Vakfı, hem eğitimi hem de Türkiye'deki eşitsiz uygulamalar ile insan hakları ihlalleri alanına ilişkin eleştirel düşünceyi destekleyecek çalışmasının sonuçlarını kamuoyuna açıkladı.

Anadolu'da yüzyıllardır ana dilde eğitim veren azınlık okullarının dünü ve bugününe ışık tutan rapor, azınlık okullarının sorunlarına getirilecek çözümlerin Türkiye'deki ana dilde eğitim tartışmaları için de bir rehber teşkil edeceği tespitinde bulunuyor.

Yrd. Doç. Dr. Selçuk Akşin Somel ve Nurcan Kaya tarafından hazırlanıp 3 cilt kitap olarak yayımlanan raporda azınlık okullarının yaşadığı sorunlar gözler önüne seriliyor.

"Ana dilde eğitim Anadolu'da yüzyıllardır yapılıyor!"

Türkiye'de son dönemlerde yaşanan ana dilde eğitim tartışmalarına ışık tutacağı düşünülen rapor, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Musevilerin, Ermenilerin, Rumların, Bulgarların, Keldanilerin, Süryanilerin, Marunilerin ve başka toplulukların ana dilde eğitim yapan okullarının bulunduğuna dikkat çekiyor. Cumhuriyet kurulduktan sonra Ermeniler, Rumlar ve Musevilere ait olanların dışındaki tüm gayrimüslim okulları kapatıldığını vurgulayan rapor ana dilde eğitimin Anadolu topraklarında yüzyıllardır yapıldığına dikkat çekiyor.

"Gayrimüslim okulları fesat yuvası olarak görüldü"

Rapor, 1894 yılı verilerine göre İmparatorluk bünyesinde 6437 gayrimüslim okulu olduğunu söylerken yalnızca İstanbul'da 302 gayrimüslim okulu olduğuna dikkat çekiyor. Bugün ise Türkiye'de, tamamı İstanbul'da 22 azınlık okulu bulunuyor. Bunların 16'sı Ermenilere, 5'i Rumlara 1'i de Musevilere ait. 20. yüzyılda kapanan binin üzerinde Ermeni okulundan yalnızca birinin Cumhuriyet kurulduktan sonra yeniden açıldığına dikkat çeken rapor, iki dilli eğitim vermek dışında devlet okullarından farkları olmayan gayrimüslim okullarının bölücü fikirlerin aşılandığı fesat yuvaları olarak görüldüğü tespitini yapıyor. Milli Eğitim Bakanlığı ve kamu görevlilerinin önyargılı tutumları nedeniyle hukuki ve bürokratik açıdan ayrımcılığa maruz bırakıldığı düşünülen okulların sayısının azalmasında bu olumsuz tavrın oynadığı vurguluyor.

"Azınlık okulları 90 yıldır eşitsizliğe ve yok olmaya karşı direniyor"

Azınlık okullarının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı müdürler tarafından yönetilmesine rağmen devlet gözünde "yabancı" olarak sınıflandırıldığına dikkat çeken rapor, okulların hak ve yükümlülükleri belirlenirken hala "mütekabiliyet" ilkesinin uygulandığına ve dış ülkelerin gösterdikleri tavra göre politika belirlendiğini vurguluyor. Azınlık okullarının 90 yıldır eşitsizliğe ve yok olmaya karşı mücadele ettiğini verilerle açıklayan rapor, azınlık okullarının öğretmen yetiştirmek ve ders materyali hazırlamak konusunda kaderleri ile baş başa bırakılmış durumda oldukları tespitini yapıyor:
  • Türkiye'de azınlık okullarında çalışacak Ermenice ve İbranice öğretmeni yetiştiren eğitim fakülteleri bulunmuyor.
  • Türkiye'de azınlık okullarına ders kitapları ve materyalleri hazırlayan bir kamu kurumu veya özel kurum bulunmuyor.
  • Uluslararası insan hakları hukuku, anayasa tarafından güvenceye alınmış olan eşitlik ilkesi ve Lozan Antlaşması'ndaki açık düzenlemeye rağmen azınlık okullarına devlet bütçesinden pay ayrılmıyor.
"Ermeni, Rum ya da Musevi olduğunu ispatlamak"

Yasalara göre bugün bir çocuğun azınlık okulunda okuyabilmesi için, çocuğun anne ya da babasının T.C. vatandaşı olmasının yanında Ermeni, Rum ya da Musevi olduğunun ispatı gerekiyor. Nüfus kayıtlarında Müslüman olarak görünen bir Ermeni veya Rum çocuğunun azınlık okullarına kaydolması yasalar çerçevesinde imkânsız kılınıyor. Ayrıca azınlık okullarında T.C Devleti vatandaşı olmayan Ermeniler, Rumlar ve Museviler sadece 'misafir öğrenci' statüsünde okuyabiliyorlar.

TKP'nin Cumhuriyete Bakışı: Şekip Hüsnü'nün Raporu

Toplumsal Tarih [Tarih Vakfı Yayınları]
178 (2008), 96 S., ISSN 1300-7025
[KanalKultur] - Toplumsal Tarih'in 2008'de yayınlanan 178. sayısının kapağında, Şefik Hüsnü'nün "O. Masdar" takma adıyla Fransızca olarak kaleme aldığı, Cumhuriyet henüz altıncı ayındayken yaptığı değerlendirmenin Türkçe çevirisi ve Mete Tunçay'ın sunuş yazısı var. Şefik Hüsnü'nün raporunun çevirisi Erden Akbulut'a ait. Yazıda ayrıca, Akbulut'un TÜSTAV arşivinden sağladığı, asılları Moskova'da olan, Şefik Hüsnü'nün Masdar adına düzenlenmiş ve daha önce yayımlanmamış iki kimliğinin kopyaları da yer alıyor. Şefik Hüsnü'nün yazısı, Cumhuriyet'in ilan edildiği koşulları yeniden düşünme fırsatı sunmaktan başka TKP'nin o dönemde nasıl bir yol izlediği konusunda da önemli ipuçları veriyor.

Birinci kısmı 177. sayıda yayımlanan Niyazi Kızılyürek'in yazısının ikinci kısmı, 1974 sonrası gelişmelerle başlayıp günümüze kadar geliyor. Kızılyürek, Kıbrıs'ın sadece kuzeyini değil güneyini de iyi bilen bir yazar. Bu bakımdan, onun adayla ilgili değerlendirmelerinin özel bir önemi var. Kızılyürek'in yazısı, günümüze yaklaştıkça, ilgilendiği dönem itibariyle de bir tarih yazısı olmaktan çıkıyor ve okuyucuda Kıbrıs'la ilgili geleceğe dönük kuvvetli izlenimler bırakıyor. Yazıdan anlaşılan, Kıbrıs sorunu çok önemli bir noktada: İki sol liderin iktidarda olduğu bu tarihi dönemde sorun çözülmezse, ada belirsiz bir geleceğe kadar bölünmüş olarak kalabilir. Kızılyürek'in, yazının sonunda Talat'tan yaptığı alıntıda da belirttiği gibi, sorun "Yoldaş ya çözeriz ya da böleriz" aşamasında.

Toplumsal Tarih'in 178. sayısında Ece Zerman'ın Fatmagül Berktay ile yaptığı söyleşi de yer alıyor. Söyleşide Fatmagül Berktay, Türk modernleşmesinde kadınların durumuna ve yeni devletin kadınlara ne tür roller yüklediğine dair önemli saptamalarda bulunuyor. Bu söyleşi, II. Meşrutiyet'in ilan edildiği 1908 dönemini kadınlar açısından da değerlendiren yazıların başlangıcı olabilir.

30 Ekim 2013 Çarşamba

Müslümanlaş(tırıl)mış Ermeniler Konferansı

Müslümanlaş(tırıl)mış
Ermeniler Konferansı
[Düzenleyen: Hrant Dink Vakfı]
/ 2 - 4 kasım 2013, İstanbul
[KanalKultur] - Hrant Dink Vakfı, Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü ortaklığı ve Malatya HAYDer-Malatyalı Hayırsever Ermeniler Kültür ve Dayanışma Derneği işbirliği ile 2 - 4 kasım 2013 tarihleri arasında "Müslümanlaş(tırıl)mış Ermeniler Konferansı" düzenliyor.

19. yüzyılın sonu, 20. yüzyılın başı Osmanlı coğrafyasında önemli siyasal ve toplumsal dönüşümlerin yaşandığı bir dönem. Bu dönüşümlerden bazıları bireysel ve kitlesel din değiştirme deneyimlerini içermiş, çeşitli zamanlarda ve süreçler sonucunda Müslümanlaş(tırıl)an çok sayıda Ermeni olmuştur. Özellikle de 1915-16 yıllarında Müslümanlaş(tırıl)an Ermenilerin sayısında önemli bir artış yaşanmıştır. Tam sayılarını bilememekle birlikte, Müslüman aileler tarafından evlat edinilen bazı Ermeni çocukları ve gençlerinin 1915 ölüm yürüyüşü ve katliamlarından bu yolla kurtuldukları; yetişkinler arasından da Müslümanlarla evlenerek kurtulan kadınların ve daha az sayıda olmakla birlikte, erkeklerin olduğu; daha istisnai durumlarda ise, bir ailedeki, mahalledeki, veya köydeki Ermenilerin önemli bir kısmının Müslümanlaşma yoluyla hayatta kaldığını da biliniyor. Bu şekilde hayatta kalan Ermenilerin bir kısmı – özellikle de erkekler – ilerleyen yıllarda Ermeni aileleriyle tekrar bir araya gelmiş olsalar da pek çoğu Türk, Kürt, Arap isimleri alarak / verilerek hayatlarının kalanını 'Müslüman' olarak geçirdiler, hikâyeleri kendilerinde saklı kaldı. Yakın zamana kadar hiçbir tarih anlatısı Müslümanlaş(tırıl)arak hayatta kalan Ermenilerin hikayelerine yer vermezken, son yıllarda bu suskunluk perdesi artan sayıda roman, hayat hikayesi, tanıklık ve tarihsel araştırma ile aralanmaya başlandı. Konferans, bir yandan Müslümanlaş(tırıl)mış Ermenilerin yaşadıklarını ve bugünkü toplumsal yansımalarını, bir yandan da bu konu etrafındaki suskunluk katmanlarını ve bu suskunluğun kırılma sürecini anlamayı, araştırmayı, tartışmayı amaçlıyor. Bununla birlikte, hem 1915'e dair tarihsel araştırmalara, hem de güncel etnik / milli aidiyet, toplumsal cinsiyet, sorumluluk ve adalet tartışmalarına katkıda bulunmayı da amaçlıyor. Konferansın bir diğer amacı, tarihsel ve güncel şiddet, ayrımcılık ve adaletsizlik deneyimleriyle yüzleşme sürecinin zorlu dönemeçlerinde akademik araştırmaların oynadığı veya oynayabileceği rolü tartışmak...
  • Müslümanlaş(tırıl)mış Ermeniler neler yaşadılar?
  • Yaşadıkları zor deneyimlerle nasıl başa çıktılar?
  • Yaşadıklarını kimlerle ve nasıl paylaştılar?
  • Onların deneyimleri çocuklarına ve torunlarına nasıl yansıdı?
  • Yaşadıkları mekanları, yerellikleri nasıl etkiledi?
  • Farklı yerelliklerde Müslümanlaş(tırıl)mış Ermenilerin deneyimleri nasıl hatırlanıyor ve anlatılıyor?
  • Müslümanlaş(tırıl)mış Ermenilerin 'torunlar'ı büyükanne ve büyükbabalarının hikayelerine nasıl yaklaşıyorlar?
  • Kendi kimlik ve aidiyet anlayışları nasıl şekilleniyor?
  • Yaşanan siyasal gelişmeler ve gerilimler onları ve hayatlarını nasıl etkiliyor?
  • Bu süreç farklı yerel deneyimlere nasıl yansıyor?
  • Müslümanlaş(tırıl)mış Ermenilerin hayatlarının etrafındaki suskunluk katmanlarını nasıl anlayabiliriz?
  • Neden Müslümanlaş(tırıl)mış Ermenilerin hikâyelerinden bu kadar geç haberdar olabildik ve onlara dair bildiklerimiz neden hâlâ bu kadar sınırlı?
  • Bu suskunluğun toplumsal cinsiyet anlayışıyla; kadınlar, erkekler ve "neslin devamı"na dair inanışlarla nasıl bir ilişkisi var?
  • Son yıllarda bu konuya ilginin artmasını nelere bağlayabiliriz?
  • Müslümanlaş(tırıl)mış Ermenilerin hikayeleri soykırımlara, özellikle de 1915 soykırımına dair akademik literatüre nasıl bir katkıda bulunuyor veya bu literatürün sınırlarını ve varsayımlarını ne açıdan zorluyor?
  • 'Survivor' / 'hayatta kalan' kavramsallaştırmalarını nasıl zorluyor veya dönüştürüyor?
  • Osmanlı coğrafyasında geçmiş yüzyıllarda yaşanan Müslümanlaş(tırıl)ma deneyimleri ile geçmiş yüzyılda yaşanan deneyim arasında ne tür ilişkiler ve farklar var?
Konferansta bu ve benzeri sorular ele alınıyor.

Konferansın açılış konuşmalarını Rakel Dink (Hrant Dink Vakfı), Gülay Barbarosoğlu (Boğaziçi Üniversitesi Rektörü), Hosrof Köletavitoğlu (Malatya HAYDer Başkanı) ve Ayşe Gül Altınay (Hrant Dink Vakfı ve Sabancı Üniversitesi) yapıyor. Ardından Fethiye Çetin, Nebahat Akkoç ve Sibel Asna ile "Açılış Sohbeti" bulunuyor.

27 Ekim 2013 Pazar

İdeoloji ve İktidar Ekseninde Eğitim - Üniversite Reformu ve Yahudi Akademisyenlerin Mirasını Yeniden Değerlendirmek | Education in the Context of Ideology and Power - Turkish University Reform and the Jewish Academics in Perspective

[KanalKultur] - Boğaziçi Üniversitesi Atatürk Enstitüsü, Goethe Institut-İstanbul ve Avusturya Kültür Forumu 31 ekim - 1 kasım 2013 tarihlerinde Boğaziçi Üniversitesi'nde "İdeoloji ve İktidar Ekseninde Eğitim" başlıklı bir konferans düzenliyor.

Tarihçi Mete Tunçay'ın açılış oturumunda konuşma yapacağı bu konferansta, 1930'lu yıllarda yapılan üniversite reformu ve başta Nazi Almanyası'ndan olmak üzere Avusturya ve Macaristan'dan ayrılmak zorunda kalıp, Türkiye'ye kabul edilen Yahudi ve sosyalist akademisyenlerin mirası, onların Türkiye'ye gelişlerinin 80. yıldönümü vesilesiyle yeniden değerlendiriliyor.

Türk üniversite reformu ile ilgili yapılmış ve bugüne kadar üstü kapatılmış bazı araştırmalar yeniden gün ışığına çıkıyor ve "Yahudiler için güvenli liman Türkiye" klişesi sorgulanıyor. Konferansta şu sorular ele alınıyor:
  • 1930'lu yıllarda gerçekleştirilen Türk üniversite reformu ile yeni bir milli kimlik ve yeni milli tarih anlatısı arasında nasıl bir ilişki vardı?
  • Sürgün edilmiş olan Yahudi akademisyenlerin Türkiye'ye kabul edilmesi politikası, devletin Yahudi sığınmacılara ve Türkiye'deki Yahudi cemaatine yönelik politikalarına ne ölçüde yansıyordu?
  • Geldikleri ülkelerde büyük çoğunluğu politik bir duruş sergileyen akademisyenlerin, Türkiye'deki siyasi atmosferle ilgili sessizliklerinin nedenleri nelerdi?
  • Sürgündeki profesörlerin büyük çoğunluğu neden ilk buldukları fırsatta başka ülkelere gittiler?
  • O dönem ortaya konan akademik çalışmalardan bugüne ne kaldı ve o zaman kurulan bazı bilim dalları gelişmeye devam ederken bazılarının yok olma noktasına gelmesinin nedenleri nelerdir?
Konferansın açılış konuşmalarını Şevket Pamuk (Boğaziçi Üniversitesi) ve Claudia Hahn-Raabe (Goethe-Institut Istanbul) yapıyor. Konferans sunum dili İngilizce.

Mete Tunçay'ın "On the Academic Interest on the University Reform and the Expelled Professors" başlıklı sunumunun ardından "State of Turkish Academia before the Arrival of Jewish Professors", "Acceptance of Jewish Professors and Turkish Politics towards Refugees", "Turkey through the Eyes of the Expelled Professors", "The Making of Modern Turkey: Jewish Professors and Defining Turkishness" ve "Jewish Professors and their Impact on the Structure of the Turkish University and Disciplines" başlıklı 5 panel düzenleniyor. Panellerde 17 sunum tartışmaya açılıyor:

26 Ekim 2013 Cumartesi

Başkenti Tasarlamak - Osmanlı'da Darwinizm ve Evrim Kuramlarına İlgi Üzerine...

Toplumsal Tarih [Tarih Vakfı Yayınları]
187 (2009), 96 S., ISSN 1300-7025-9-1
[KanalKultur] - Toplumsal Tarih 2009 yılında yayınlanan 187. sayısında, Ankara'nın bir başkent olarak planlanmasını ve kurulmasını Lörcher ve Jansen Planları çerçevesinde inceleyen "Başkenti Tasarlamak" başlıklı bir dosyaya yer veriyor. Dosya içerisinde yer alan, Aykut Kansu'nun "Jansen'in Ankara'sı İçin Örnek Bir 'Bahçe Şehir' ya da Siedlung: 'Bahçeli Evler Yapı Kooperatifi' 1934-1939" isimli makalesi, Herman Jansen'in Nazi Almanyası'nda oldukça revaçta olan muhafazakar ve gerici bir şehir planlama görüşünü Türkiye'de uygulama çabalarını Bahçelievler örneği üzerinden inceliyor.

Yine dosya içinde, Neşe Gurallar, Ankara'nın başkent ilan edilmesiyle birlikte, şehrin içinde devletin gücünün cisimleştiği bir Devlet Mahallesi kurma girişimlerini Lörcher ve Jansen planlarına bakarak inceliyor. Levent Uluiş ise, "Lörcher'in Ankara'sı: Anti-Modernist ve Otoriter Eğilimleri Yansıtan Bir Şehir Tahayyülü" başlıklı makalesinde, mimarlık ve şehir planlamasının, Kemalist rejim tarafından nasıl sahiplenildiğini ve nasıl etkili bir ideolojik propaganda aracı olarak kullanıldığı üzerine yazıyor.

Sevtap Işıkçıus'un Cengiz Kırlı ile yaptığı ve Kırlı'nın "Sultan ve Kamuoyu: Osmanlı Modernleşme Sürecinde 'Havadis Jurnalleri' (1840-1844)" isimli kitabını konu alan söyleşi de yer alıyor. Kırlı, Osmanlı'daki hafiyelik faaliyetlerinin gelişimini, jurnallerin içeriklerini ve tutulan bu raporların tarihsel önemini anlatıyor.

Mehmet Ö. Alkan'ın evrim kuramının Osmanlıca literatüre ilk ne zaman ve nasıl girdiğine dair bazı örnekleri incelediği "Osmanlı'da Darwinizm ve Evrim Kuramlarına İlgi Üzerine..." başlıklı yazısı da 187. sayıda yer alan yazılardan bir diğeri.

Ludmila Denisenko, "Rus Emperyalizmi: Kafkasya'nın Ruslaştırılması ve Malakanlar" başlıklı yazısında, Malakanlar'ın Türkiye'nin kuzey doğusuna kadar uzanan sürgün hayatlarını üzerinden Rus İmparatorluğu'nun emperyalist politikalarını inceliyor.

23 Ekim 2013 Çarşamba

Dünyada Tarih Eğitimi

Toplumsal Tarih [Tarih Vakfı Yayınları]
183 (2009) 1300-7025-9-1
[KanalKultur] - Toplumsal Tarih Dergisi, 2009 yılında yayınlanan 183. sayısında "Dünyada Tarih Eğitimi" üzerine hazırlanmış bir dosyaya yer veriyor. Bu dosyada Herkül Millas'ın, Yunanistan'da Gümülcüne / Komotini'deki Türk azınlığın ders kitapları sorununun çözümü konusunda, kendisinin de içinde olduğu çalışmaları konu alan bir yazısı yer alıyor.

Judy Barsalou ve Elizabeth A. Cole'un şiddetli çatışma yaşamış toplumlarda tarih eğitiminin güçlükleri üzerine yazdıkları rapor da dosyada yer buluyor. Dosya ayrıca Magda Costantino ve Danny Furtado'nun Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yerlilerin tarihlerinin eğitim sistemine nasıl dahil edilebileceği üzerine demokratik yaklaşımları inceledikleri çalışmalarını da okuyucularla buluşturuyor.

Hasan Sungur'un Amerika Birleşik Devletleri'ndeki tarih eğitimini konu alan makalesi ve Emre Gürbüz'ün Azerbaycan'da okutulan tarih dersi kitaplarının Osmanlı-Akkoyunlu Savaşları'na bakış açısını incelediği yazıları da dosya içinde.

183. sayı ayrıca, Aykut Kansu'nun geçen sayıda ilk bölümü yayınlanan, Samuel P. Huntington'ı konu alan makalesinin ikinci bölümüne de yer veriyor. Bu bölümde Kansu, 1970'li yıllardan 2000'li yıllara, Huntington'ın muhafazakar düşüncesini derinlemesine inceliyor.

Ece Zerman'ın İrvin Cemil Schick ile Cumhuriyet döneminde yabancı, ilkel, vahşi, tek kelimeyle ‘öteki' olarak temsil edilen Osmanlı cinselliği, bunun oryantalizm ve mekânsallık söylemlerine hangi açılardan eklemlendiği, cinsellikle iktidar ilişkisi ve 20. yüzyıl başında Osmanlı İmparatorluğu'nda üretilen erotik yayınlar hakkında yaptığı söyleşi de derginin sayfalarına konuk oluyor.

Nadir Özbek, "Rumeli'de Vergi Tahsilatı ve Jandarma" başlıklı makalesinde, Rumeli vilayetlerinde İkinci Meşrutiyet'i hazırlayan toplumsal koşullara ve özel olarak da vergi tahsilatı sırasında yaşanan baskılara değiniyor.

17 Ekim 2013 Perşembe

Türkiye'de Ulusalcılık ve Mimarlık

Toplumsal Tarih [Tarih Vakfı Yayınları]
189 (2009), 96 S., ISSN 1300-7025-9-1
[KanalKultur] - Toplumsal Tarih 2009 yılında yayınlanan 189. sayısında modernleşme, milliyetçilik ve mimarlık ilişkisini inceleyen ve Elvan Altan Ergut'un editörlüğünü yaptığı "Türkiye'de Ulusalcılık ve Mimarlık" başlıklı bir dosyaya yer veriyor.

Dosya içerisinde yer alan, Ahmet Ersoy'un "Melezliğe Övgü: Tanzimat Dönemi Osmanlı Kimlik Politikaları Ve Mimarlık" isimli makalesi, Tanzimat dönemi mimarlığının kozmopolit ve melez karakterini inceliyor. Yine dosya içinde Uğur Tanyeli, "Mimar Müellifin İcadı, Mesleğin Fethi, Ulusun İnşası" başlıklı makalesinde, milliyetçiliğin modern bir kurgu ve tahayyül olduğunu belirterek, Türkiye'de mimarlık mesleğinin de benzer bir düzlemde kurgulanıp inşa edildiğini söylüyor.

Güven Arif Sargın "Ulusalcılık: Söylencesel ve İdeolojik Bir Araçsallaştırma" isimli makalesinde, mimari temsil ile ideoloji arasındaki ilişkiyi ulusalcılık temelinde teorik bir çerçevede değerlendiriyor. Elvan Altan Ergut, "Ulusal Mimarlık: Sınırlar ve Sorunlar Üzerine Düşünceler" başlıklı makalesinde ise 1930'ların ve 1940'ların mimarlığından örneklerle, "ulusal"ı yaratma çabasının aslında ne kadar uluslararası bir çaba olduğunu gösteriyor.

Salih Özbaran, "Sömürü" ile "Pax- Ottomana" Arasına Sıkıştırılmış Bir Konu: Osmanlı Yönetiminde Arap Ülkeleri" isimli makalesinde, Jane Hathaway'in Arap ülkelerinde Osmanlı hâkimiyetini inceleyen eserine yönelttiği eleştiriler üzerinden Osmanlı ve Arap halkları arasındaki ilişkiyi tarihsel bir çerçevede yorumluyor.

5 Ekim 2013 Cumartesi

Devlet İnşasının Bir Aracı Olarak İhtilal Propagandası

Toplumsal Tarih [Tarih Vakfı Yayınları]
214 (2011), 96 S., ISSN 1300-7025-9-1
[KanalKultur] - Toplumsal Tarih, ekim 2011'de yayınlanan 214. sayısında Fatih Yeşil'in "Fransız İhtilali'nin Ardından İngiltere, Avusturya ve Osmanlı'da: Devlet İnşasının Bir Aracı Olarak İhtilal Propagandası (1789- 1801)" başlıklı yazısını kapağa taşıdı.
Fatih Yeşil, Fransız İhtilali'nin kalıcı bir durum olduğunun anlaşılmasıyla beraber Büyük Britanya, Avusturya ve Osmanlı İmparatorluğu'nun bu anti-monarşist, devrimci ortamda kendilerini tekrar organize etme çabalarını inceliyor. Fatih Yeşil dönem gazeteleri, arşiv belgeleri ve ikinci kaynaklara dayanan incelemesinde Cumhuriyetçilerin ihtilal propagandasını, söz konusu ülkelerin karşı tedbirlerini ve Osmanlı İmparatorluğu'nun özel durumunu ele alıyor.

Zeliha Etöz, M. Taylan Esin, bir ittihatçı olan Mustafa Durak'ın 1905 ile 1915 arasında geçirdiği dönüşümü ve bu dönüşümün sebepleri üzerinde duruyor.

Ahmet Mehmetefendioğlu, bir siyasi sürgünün; Dr. Reşid Bey'in yüz yıl önceki Trablusgarp'tan izlenimlerini aktarıyor ve Reşid Bey'in metnini değerlendiriyor.

Beno Kuryel, üç yazıdan oluşacak bir dizinin ilk yazısında bilgi kuramı olarak felsefeden kopan çizgisel tarih anlayışının, çizgisel olmayan tarih anlayışına ve felsefeye geri dönüşünü ele alıyor.

Nuran Yıldırım, "En Doğru Bildiğimizden Kuşkulanmak" yazı dizisine Bezmiâlem Valide Sultan Vakıf Gureba Hastanesi'nin açılış tarihine ilişkin yanlışı düzelterek önemli bir katkı sunuyor.

Cilia Martin, Cumhuriyet'in milliyetçi ve homojenleştirici ideolojisinin yoğun olduğu dönemde yaygın olarak görülen mekânsal idari bölünmeler ve yer isimleri değişikliklerini Kurtuluş (Tatavla) semti özelinde ele alıyor.

25 Eylül 2013 Çarşamba

1930'lardan 1950'lere İktidarın Doğu ve Dersim Algısı

Toplumsal Tarih [Tarih Vakfı Yayınları]
210 (2011), 96 S., ISSN 1300-7025-9-1
[KanalKultur] - Toplumsal Tarih, haziran 2011'de yayınlanan 210. sayısında Taner Timur'un "Max Weber; Modernleşme Sosyoloji ve Tarihçilik" başlıklı yazısını kapağa taşıdı.

Dergide Taner Timur, Max Weber'in eserleri; 'kapitalist espri', 'tarihi birey', 'ideal-tip', 'protestan etiği' gibi kavramlar çerçevesinde Weber'in Marx'tan hangi noktalarda etkilendiği, Marx'ın ortaya koyduğu sorunlara nasıl farklı yaklaşımlar geliştirdiği gibi konular üzerinde duruyor.

Sezai Balcı ve Mustafa Balcıoğlu, Teşkilatı Mahsusa Başkanı Tunuslu Ali Başhamba'nın hayatına ve mücadelesine odaklanan makalenin ikinci bölümünde Başhamba'nın İstanbul yıllarını ele alıyorlar.

Juliette Dumas, 15. ve 16. yüzyıllarda Osmanlı hanedanının evlilik politikasındaki değişime odaklandığı yazısının, bu sayıda yer alan ikinci bölümünde padişah kızları için kulluktan yükselen paşaların damat olarak seçilme geleneğinin nasıl oluştuğunu anlatıyor.

Mehmet Ö. Alkan, 1909'daki ilk seçimlerden 1990'ların başına dek uzanan seçimlere ilişkin seçim kitapları, seçim anketleri, sloganlar, afişler, mizah dergileri gibi kaynaklarla çok renkli bir seçim tarihi sunuyor.

Ahmet Akşit, Fikret Adanır ile 2005 yılında gerçekleşen Ermeni Konferansı ve konferansta sunulan tebliğlerin toplandığı "İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları" kitabı üzerine bir söyleşi gerçekleştiriyor.

20 Eylül 2013 Cuma

Düşten Gerçeğe Alamut Kalesi, Dersim '38'i Araştır(ma)mak...

Toplumsal Tarih [Tarih Vakfı Yayınları]
217 (2012), 96 S., ISSN 1300-7025-9-1
[KanalKultur] - Toplumsal Tarih, ocak 2012'de yayınlanan 217. sayısında Oktay Özel'in "Arşivler Meselemiz: Siyaset Kurumunun Tarihçiyle Tehlikeli Dansı ve Meşrutiyet Kaybı" başlıklı yazısını kapağa taşıyor. Oktay Özel, Türkiye'de arşivler konusunda yaşanan güncel tartışmaların önümüze serdiğinden çok daha derin boyutları olduğuna dikkat çekip, siyasetçi ile tarihçi arasındaki problemli ilişkiye ve devletin arşivleri resmi görüş doğrultusunda kullandırma gayretlerine işaret ediyor.

Dr. Ebru Oğurlu, Dr. Emre Erşen, Yrd. Doç. Dr. İbrahim Mazlum, Dr. Nurşen Gürboğa, Dr. S. Gülfer Ihlamur Öner, Marmara Üniversitesi'nde çalışma arkadaşları olan Profesör Dr. Büşra Ersanlı'nın toplumsal adalet ve demokrasiye adanmış hayatını ele alan bir yazı kaleme alıyorlar. Mete Tunçay, 21 Eylül 1920'de Rusya'daki TKP İstihbaratının verdiği bir mülâkatı sunarak Türkiye solunun 1920 sonbaharında M. Kemal Paşa'ya ve Milli Mücadele'ye bakışını ortaya koyuyor.

Bülent Bilmez, Dersim 38 hakkında geçmişten günümüze yaşanan tartışmaları ve oluşan literatürü ele alırken, konuya Dersimlilerin hassasiyetlerini öne alarak yaklaşıyor. Cihangir Gündoğdu ise Haydaranlı Hıdır Ağa'nın ve Koçanlı Hüseyin Ağa'nın mektuplarını sunarak aşiret ileri gelenlerinin kendi bölgelerindeki askeri ve mülki erkânla görüşmelerini değerlendiriyor.

Bülent Genç ve Vural Genç, Alamut Kalesi'ni özellikle kazı döneminde ziyaret ederek mimarisini, çeşitli bölümlerini, uzun süren kuşatmalara dayanan depolama sistemlerini, sur duvarlarını ve kalenin genel yapısını inceliyorlar. Yenikapı kazılarında ortaya çıkarılan tekneler ve bunların konservasyonuyla ilgili çalışmaları yürüten Ufuk Kocabaş, Işıl Özsait - Kocabaş, Evren Türkmenoğlu, Taner Güler ve Namık Kılıç kaydedilen gelişmeleri anlatıyorlar.