Bir kara devleti olarak tarih sahnesine çıkan Osmanlılar kısa sürede denizle tanıştılar ve onu eski sahiplerinden yavaş ama emin adımlarla teslim aldılar.
Karadeniz ve Akdeniz adlarıyla yeniden tanımladıkları iki büyük denize sahip ve hâkim oldular.
Artık Osmanlı padişahları “sultân/hâkānü’l-bahreyn” olarak anılıyordu.
Akdeniz’de öylesine güçlülerdi ki, iki donanmayı birden sefere gönderebiliyorlardı.
II. Bayezid devrinde Kızıldeniz’de baş gösteren ve mukaddes toprakları denizden tehdit eden Portekiz tehlikesi karşısında Memlûkler Osmanlı Devleti'nden yardım istiyor, Osmanlı denizcileri açık denizlere yöneliyordu.
Barbaros Hayreddin Paşa’nın Preveze’de Akdeniz hâkimiyetini kesinleştirdiği yıl, Mısır Beylerbeyi Hadım Süleyman Paşa donanmasıyla Süveyş’ten çıkıp Yemen’i fethederek Hindistan’a gidiyor ve Kanuni, bizzat çıktığı Boğdan seferinde Bender’i fethediyordu.
1538 tarihli Bender kitabesine göre artık o, “bahr-ı frenk ve mağrib ve Hind” denizlerinde “gemiler yürüten” bir sultandı.
insan ve kültüre dair... : Alevi Arşivi... Alevi Antropolojisi ... Almancılar... Sanat
Bu Blogda Ara
Su Kültürü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Su Kültürü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Nisan 2015 Perşembe
26 Temmuz 2013 Cuma
Değirmen Kültürü: Son Değirmenler
Erzurum Tortum'da ise su, köyün ortak malıdır da değirmen değil. Değirmenci var ve çok önemli bir işleve sahip. Hatta öyle ki, değirmenler aynı zamanda bir toplanma ve eğlence yeri.
TRT için hazırlanan ve 5 bölüm olan belgeselin diğer bölümleri, "Su, Taş, Hak ...", "Anadolu'da İlk Değirmenler", "Suskun Değirmenler" ve "Değişen Değirmenler" alt başlıklarını taşıyor.
"Son Değirmenler Belgeseli", M.S. 1. yy'da Anadolu topraklarında icat edildiği belgelenen su değirmenlerini ve bu değirmenlerin bugünkü durumlarını ele alıyor. Bir bir yok olan, giderek sayıları azalan değirmenlerin özellikle Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu'da en son örnekleri yaşıyor. Tamamen doğal ortamlarında gerçek sahipleri köylüler tarafından yaşayarak anlatılan değirmenlerin yörelere göre değişen kültürel, folklorik ve dilbilimsel özellikleri şaşırtıcı bir zenginlik içeriyor.
"Son Değirmenciler", miraslarını devredecek kişiler bulamazken, bazı değirmenler, işadamları tarafından satın alınıp elektrik santrallerine çevriliyor. Birçok sahipsiz değirmen çürümeye bırakılmış fakat bir kısmı da ilgili belediye tarafından turistik tesis haline getirilmiş.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

