Bu Blogda Ara

Doğum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doğum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Temmuz 2013 Pazar

Kudret Saylık: Akçaeniş Tahtacılarında Doğum ve Çocukla İlgili İnançlar, Uygulamalar

[© Kudret Saylık - KanalKultur] - Tahtacılarda işin büyük bölümünün insan gücüne ihtiyaç duyulduğundan çocuğa büyük önem verilmektedir. Çocuklar anne ve babaları tarafından kesilen ağaçları katırlar yardımıyla nakliye araçlarının indiği yola kadar taşırlar. Buna katır arkasında "sefer dönme" denir. Genelde bu iş, yedi ile oniki yaşları arasında yapılır. Daha sonra kesim işlerinde motorlu testereyi kullanmayla devam eder.

Her toplumda olduğu gibi doğum Tahtacılarda da kutsaldır ve evlilikten birkaç ay sonra aile büyükleri tarafından evli çiftlere çocuk yapılması için baskı gelmeye başlar. "Ocağın söyünmemesi (sönmemesi)" için çocuk şarttır.

Akçaeniş köyünde yerleşik yaşama geçilmekle birlikte hâlâ tahtacılık işiyle uğraşan ailelerde vardır. Köyde çocuğu olmayan aileler doktora gitmektedirler. Burada çare bulamazlarsa aileler evlatlık alırlar, ki ona 'beslenki' denir. Bu evlatlıklar genelde kadının ya da erkeğin kardeşlerinden alınır. Kadın çocuk yapamıyorsa dışlanmaz; baba evine gönderilmez; üzerine kuma getirilmez. Tıbbi tedavi cevap vermesse 'olçum' denilen halk hekimlerine de başvurulur.

Çocuğu olmayan kadınların başvurduğu çareler şunlardır:
  1. Çıkı, nöbet şekeri, karanfil, tarçın vb. baharatlarla dövülerek rahme konulur.
  2. Kuru incir, dövülerek üzerine kına serpilir ve rahme konur.
  3. Zencefil ve kuru üzüm dövülerek rahme konur.
  4. "Türbeye bağlanma" denilen köyün yakınlarında bulunan Abdal Musa Tekkesi'ne bez bağlanır ve adak adanır.
Hamile kadına 'yüklü' denilir. Hamile kadın doğuma çok az kalana kadar çalışmaya devam eder. Âşık Mehmet Civaroğlu'nun şu anlatımı bu bağlamda önemlidir: Eşiyle birlikte ağacı yıkmaya çalışırken kadın hamiledir ve doğumuna bir ay kalmıştır. Ağaç yıkılır ve ağacın dalının biri kadına çarpar. Orman işletmesinden araba istenir, alamazlar. Kadın ağaç yüklü bir araçla hastaneye kaldırılır ve ölür. Doğum da ölü gerçekleşince Âşık şu yakımı yakar: