Bu Blogda Ara

Tiyatro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tiyatro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Şubat 2017 Pazartesi

Gastspiel des 'Theater Dialog Karlsruhe' im Hei-MaT-Zentrum stößt auf großes Interesse


@VeliAkademisiHD - Das bekannte Karlsruhe Theater „Theater Dialog“ gastierte am Sonntag, den 05.02.2017 mit dem bekannten Stück „Neyzen Tevfik“ im Hei-MaT-Zentrum in Heidelberg Neuenheim.


Im Mittelpunkt des Theaterstücks steht das Leben des Ney-Spielers Neyzen Tevfik, dessen bis heute ungebrochene Popularität auf seine Virtuosität auf dem Ney Instrument zurückgeht. Neyzen Tevfik, der mit bürgerlichem Namen Tevfik Kolaylı hieß, lebte von 1879 – 1953, erlebte damit den Untergang des Osmanischen Reiches und die Anfangsjahre der Türkischen Republik.


Bei seinen Zeitgenossen war Neyzen Tevfik für seinen starken Alkoholkonsum bekannt; darüber hinaus praktizierte er den Bektaschismus, eine besondere Form des Islam, welche sich insbesondere gegen religiöse und weltliche Obrigkeit auflehnt. Dementsprechend ist sein literarisches und poetisches Oeuvre durch Kritik und Auflehnung gegenüber den Herrschenden gekennzeichnet.


Das „Theater Diyalog Karlsruhe“, dessen Leiter Rusen Kartaloglu in der Rolle des Neyzen Tevfik eine beeindruckende Performance zeigt, hat sich zum Ziel gesetzt, durch Kunst und Theaterarbeit interkulturelle Bildung zu fördern, sowie interkulturelle Dialoge anzuregen und zu stärken.


21 Ocak 2017 Cumartesi

Hiç-Neyzen Tevfik

Sedat Demirsoy yazıp yönettiği ve Ruşen Kartaloğlu'nun oynadığı "Hiç-Neyzen Tevfik" adlı tek kişilik tiyatro, 5 Şubat 2017 Pazar günü saat 15:00 - 17:00 arasında Hei-MaT'ta (Jahnstr. 28, 69120 Heidelberg)..

* * *

Das außergewöhnliche Leben und die Werke von dem virtuosen Ney-Spieler Neyzen Tevfik. (in deutsch-türkischer Sprache)

Seine Gedichte waren satirisch und richteten sich gegen totalitäre Regime, gegen religiöse Dogmen, gegen Ungerechtigkeit, gegen Korruption.

Die Freiheit, für die Neyzen - sogar sein Leben riskierte, wird in seinen Gedichten - zu einem Epos/Legende.

Er war ein „Niemand“-Sein Leben ein „Nichts“
Kann ein „Nichts“ eine Geschichte haben?
Es kommt auf das „Nichts“ an

Text Regie : Sedat Demirsoy
Übersetzung : Jennifer Winkhardt / Ruşen Kartaloğlu
Regieassistenz: Jennifer Winkhardt
Lichtgestaltung : Çetin Atay
Choreografie : Esin Kartaloğlu-Açıl
Schauspiel : Ruşen Kartaloğlu

* * *

Über das Stück

Tevfik Kolaylı (1879 - 1953) war ein türkischer Poet, Satiriker und Ney-Spieler, was ihm den Künstlernamen Neyzen Tevfik einbrachte.

7 Nisan 2016 Perşembe

Kabileler


Sürünün bir parçası olma!

Nina Raine'in 2010'da yazdığı İngiltere, Amerika ve birçok ülkede büyük yankı uyandıran ödüllü oyunu 'Tribes', Türkiye'de ilk kez ikincikat'ta sahneleniyor.

Bu aile, kendini her şeyden soyutlamış zırdeli bir kabile!

'Kabileler', nevi şahsına münhasır bir ailenin gündelik yaşamına açılıyor. Evin en küçüğü Billy sağırdır ama öyle kabul edilmez. Aile, Billy'ye dudak okumayı öğretmiş, Billy'yi işaret diline ihtiyaç duymadan büyütmüştür. Entellektüel ve gürültü seviyesi yüksek olan ailenin içerisinde sessiz varlığını sürdüren Billy'nin yaşamı, sağır bir ailede doğmuş, kendisi de yavaş yavaş sağırlaşmakta olan Sylvia ile tanışmasıyla değişir...

Kelimelerimiz ne hissettiğimizi söylemeye yeter mi? İletişim, aile ve sevgi üçgenini hepimizin tanıdığı bir kabilenin ağzından anlatan oyun, sessizliğin gücünü sahneye taşıyor.

2 Mart 2016 Çarşamba

Metin Akpınar, Şahika Tekand ve Berliner Ensemble için, 20. İstanbul Tiyatro Festivali'nin Onur Ödülü

20. İstanbul Tiyatro Festivali'nin Onur Ödülleri, 2016'da da tiyatronun önemli isimlerine verildi.

Festivalin ilk Onur Ödülü, Metin Akpınar'a. Metin Akpınar, amatör tiyatro hayatına 1957 yılında Yeşil Sahne'de başladı. Çalışmalarına 1962 yılında Milli Türk Talebe Birliği'nde devam eden Akpınar, aynı zamanda 'Tiyatro Kolu' ve 'Her Yer Tiyatro'dur Kampanyası'nda da yöneticiydi. 1964 yılında Ulvi Uraz Tiyatrosu'nda 'Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım' adlı oyunuyla profesyonel olan sanatçı yine aynı tiyatroda 'Hababam Sınıfı' oyununun ardından GEN-AR Tiyatrosu kurucuları arasında yer aldı. Türkiye'nin ilk 'Kabare Tiyatrosu' olan Devekuşu'nun (1967) kurucu ortağı olan sanatçı aynı zamanda yöneticilik ve oyunculuk yaptı. Akpınar halen Haliç Üniversitesi ve Okan Üniversitesi konservatuar bölümlerinde 'Tiyatro'da Kabare Tarihi' dersleri veriyor.

Festivalin ikinci Onur Ödülü, 1984 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne ve Görüntü Sanatları Bölümü Tiyatro Anasanat Dalı Oyunculuk Sanat Dalı'ndan mezun olan ve aynı dalda sanatta yeterlik ile doçentlik alan Şahika Tekand'a verildi. 1984'te tiyatro ve sinema oyunculuğuna başlayan ve üniversitede oyunculuk dersleri veren Tekand, 1988'de, Esat Tekand'la birlikte Studio adı altında oyunculuk stüdyosunu kurdu. 1984-1997 yılları arasında tiyatro çalışmaları ile birlikte sürdürdüğü sinema oyunculuğu kariyerini tümüyle terk ederek, bütün enerjisini tiyatro sanatına ve araştırmalarına verdi. 1990'da kendi tiyatro topluluğu Studio Oyuncuları'nı kuran sanatçı, insanı, canlı ve şimdiki zamanda olanı merkeze alarak çağın tiyatrosunun ne olması gerektiğini araştırarak 'Performatif Sahneleme ve Oyunculuk Yöntemi' adı altında kendi yöntemini geliştirdi ve bu yöntemle eserler verdi. Tekand, bugüne dek kendi yazdığı yedi oyun da dahil olmak üzere tiyatro oyunları ve pek çok performans yönetti. Halen sanatsal faaliyetini Studio Oyuncuları'nda sürdüren Tekand, oyunculuk stüdyosunda oyuncu ve yönetmenler yetiştirmenin yanı sıra çeşitli üniversitelerde dersler veriyor.

29 Aralık 2015 Salı

Oh Gott, die Türken integrieren sich | Eyvah! Türkler Entegre Oluyor!

Foto & Grafik: Erdoğan Karayel
[KanalKultur] - theater ulüm, 17 ocak 2016 tarihinde [saat 16; Schillerstr. 1, 89077 Ulm) 'Oh Gott, die Türken integrieren sich | Eyvah! Türkler Entegre Oluyor!' başlıklı oyunu tiyatro severlerle buluşturuyor. Oyunda Atilla Cansever, Hatice Onar, Tuncay Çolak, Mücahit Kazan, Selin Nur, Narin İncik, Arda Erdoğan rol alıyor.

Theater Ulüm

Theater Ulüm, 1998 yılında Almanya'nin Ulm kentinde kuruldu. Ulm Belediyesi tarafından destekleniyor ve düzenli oyunların oynadığı tiyatroya ait bir salonu bulunuyor. Güney Almanya'nın profesyonel Türk tiyatrosu... [KanalKultur]

27 Aralık 2015 Pazar

Karanlık Korkusu (Fear of Darkness)

[KanalKultur] - Karanlıktan kaçarken ışığın içinde kör oluş... Her reddediş çabasının itaat edilmesi gereken bir komuta dönüşmesi... Her atılan adımın hemen ardından bunun sistem tarafından, sistemi işleten kurallardan biri haline getirilmesi... Olup biteni şimdiki zamanda (ve gerçek zamanda) yöneten ve giderek tanıdık olan ve bir süre sonra da onlarsız hareket dahi edilemeyen komutlar, kodlar, simgeler... Sistemin dili... Maruz kalış... Öğreniş... Dönüşüm... Korkunun, korkulan şeyin kendisinden çok daha korkunç olduğu gerçeği...

'Karanlık Korkusu' korkularımızla ilgili bir deneme. Korkunun kendisi, karanlıktan oluşan korkudan daha da korkunç.

'Karanlık Korkusu' veya 'Fear of Darkness', ses ve ışığın etkin oyunuyla, aklın katı kurallarıyla bedenin dilini bağlayan bir yapıt. Tekand 'Karanlık Korkusu' ile insanın güncel yaşamında kendi yarattığı sistemlerine ne kadar hakim olduğunu sorguluyor.

Oyuncular Tekand'ın 1988'de kurduğu Studio Oyuncuları tiyatro topluluğundan oluşmakta. Oyun, Şaşırtıcı ses ve ışık iletişimi eşliğinde, çağdaş insanın sistemi isleten oyun taşına dönüşmesini yakın takibe alıyor. Sahnedeki ritmi ışık ve karanlık belirliyor.

11 Kasım 2015 Çarşamba

Ben Orhan Veli

Orhan Veli 65. ölüm yıldönümünde Tiyatro Kumpanyası’nın oyunu ile anılıyor.

Tiyatro Kumpanyası’nın usta oyuncusu Kemal Kocatürk’ün yönetmenliğindeki “Ben Orhan Veli”, Orhan Veli’nin 65. ölüm yıldönümü anısına, 18 kasım 2015 çarşamba günü Şişli Belediyesi’nin girişimiyle, Şişli Kent Kültür Merkezi ev sahipliğinde seyirciyle buluşuyor.

“Ben Orhan Veli”, Orhan Veli Kanık'ın kısıtlı yaşamına sığdırdığı unutulmaz şiirlere, dünya görüşüne, yazılarına, öykülerine, aşklarına, dostluklarına ve çile dolu hayatına bir ağıt niteliğinde.

Orhan Veli'nin hiç bilinmeyen yanlarını ortaya çıkaran “Ben Orhan Veli”, şairin fikirlerinin bugünü nasıl kucakladığını gözler önüne seriyor. Oyun, Orhan Veli’nin ne kadar ileri görüşlü biri olduğunu anlatırken, geçen zamanın Türkiye'nin değerlerinden, kültüründen ve insanından neler çaldığını da gösteriyor.

Kemal Kocatürk ve Ozan Sevin’in rol aldığı oyun, Ayça Kocatürk’ün özgün besteleriyle Orhan Veli şiirlerini bir şölene çeviriyor. Dekor ve kostümün Sırrı Topraktepe'ye ait olduğu oyunda ışık tasarımı Aslı Atasoy'a ait.

2 Haziran 2015 Salı

Pera Müzesi’nde Osmanlı İmparatorluğu ve Avrupa Tiyatrosu Konuşuldu

Viyana’daki Don Juan Arşivi’nin Pera Müzesi, Avusturya Kültür Ofisi ve UNESCO – Viyana Uluslararası Tiyatro Enstitüsü işbirliği ile düzenlediği “Osmanlı İmparatorluğu ve Avrupa Tiyatrosu Uluslararası Sempozyumu”nun sekizincisi 28 -29 mayıs 2015 tarihleri arasında Pera Müzesi’nde (İstanbul) düzenlendi.

İki gün süren sempozyumda aralarında, “Erken Modern Çağ’da Osmanlı elçilerinin eğitimi”, “17. ve 18. yüzyılda Osmanlı müziği ve eğitimi”, “Avrupa edebiyatı ve müziğinde Avusturyalı General Ernest Von Laudon’ın yeri”, “Belgrad Kuşatması ve tiyatro ilişkisi”, “18. yüzyılda Fransızların tiyatro kostümleri alanında bir manifesto olarak Osmanlıya olan ilgisi” gibi konular tartışıldı..

12 Mart 2015 Perşembe

Bir Varmış Hiç Yokmuş

"Bir Varmış Hiç Yokmuş" meddah, orta oyunu, Hacivat ve Karagöz gibi geleneksel Türk tiyatrosunun öğeleri ile Anadolu'nun zengin tekerleme, masal ve karakterlerini bir araya getirerek bizlere eşine az rastlanır bir hikâye anlatıyor.

Annesi oğlunu ''Hiç'' almaya gönderir ve vakit kaybetmeden eve dönmesini ister.

Peki, ama nedir bu "Hiç"?

Keloğlan "Hiç" in peşinde öyle hikâyelerle karşılaşır, öyle eğlenceli insanlarla tanışır ki bir ara "Hiç"i bile unutur.

Uzun yolculuğunun sonunda öğrendiği sadece "Hiç"in ne olduğu değil daha birçok kıssadan hissedir.

Işıl Kasapoğlu'nun yazıp sahnelediği oyunun dekor, kostüm ve kuklalarını Karina Cheres tasarladı. Müziği Alper Maral'a ait oyun aynı zamanda bir müzikal.

21 Ekim 2014 Salı

Almanci: Doyçlender

Almanci, ait olduklarını düşündükleri ya da ait olmak istedikleri yere yolculuk eden Aycan, Alev, Danny ve diğerlerinin hikayesini anlatıyor.

Yaşanmış öykülerden yola çıkılarak yazılan Almanci, artık “nihayet” demek isteyen insanların hikayesi.

“Hayatında hiç Türkiye'ye gitmemiş olan Aycan, elinde katlanmış donlarla dolu küçük bir bavulla, gezi parkına geldi, bize sımsıkı sarıldı ve nihayet... dedi”

Almanci: Doyçlender / diverCITYLAB ve daskunst, Viyana - Yazan: Emre Akal; Yöneten: Aslı Kışlal; Yönetmen Asistanı: Özge Dayan-Mair; Oyuncular: Alev Irmak, Daniel Keberle, Emre Akal; Dramaturji: Anna Schober; Müzik: Uwe Felche; Grafik ve Video: Beste Erener Prömiyer: 24 ekim 2014, 20.30; Diğer Oyun Tarihleri: 26, 28, 30 ekim 2014, 20:30; 15, 17, 19 kasım 2014, 20:30; Tek perde, 80'; Tatavla Sahnesi, Ağa Hamam Caddesi, Taktaki Yokuşu 2B, Cihangir - İstanbul

6 Mayıs 2014 Salı

19. İstanbul Tiyatro Festivali

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 19. İstanbul Tiyatro Festivali, 9 mayıs - 5 haziran 2014 tarihleri arasında sanatseverlerle buluşuyor. Festivalde, yurtdışından 7, Türkiye'den 33 tiyatro, dans ve performanstan oluşan 100'e yakın gösterim sunuluyor.

19. İstanbul Tiyatro Festivali, 9 Mayıs Cuma akşamı Grzegorz Jarzyna'nın yönettiği Ne Yaptıysak Nafile... başlıklı oyun ile başlıyor.

Festival, Polonya'nın Genç ve Yenilikçi Yönetmeni Grzegorz Jarzyna'nın Oyunlarıyla Başlıyor 

İstanbul Tiyatro Festivali'ne, 2014 yılının Polonya-Türkiye arası diplomatik ilişkilerin tesisinin 600. yıldönümü ile ilgili kutlamaların kültür programı çerçevesinde, Polonya tiyatrosunun genç ve yenilikçi yönetmenlerinden Grzegorz Jarzyna, Ne Yaptıysak Nafile... ve Nosferatu adlı iki oyunu ile konuk oluyor.

Festival, Grzegorz Jarzyna'nın yönettiği, Polonya edebiyatının ödüllü yazarı Dorota Maslowska'nın yazdığı etkileyici oyun Ne Yaptıysak Nafile... ile başlıyor.

Ne Yaptıysak Nafile... oyununda yazarın popüler kültür ve ulusal stereotiplerden, reklamların, dergi ve günlük gazetelerin yalan dolu dilinden yola çıkarak oluşturduğu metin dünyanın korkunç gerçeğine dönüşüyor.

TR Warszawa topluluğu tarafından sahnelenen oyunda, yönetmen Grzegorz Jarzyna, ustaca bir hokkabazlıkla gerçekdışı olgularla istediği gibi oynuyor. Sosyalizmin adının bile anılmadığı fakat kapitalizmin tüm gerçekliklerinin gözler önüne serildiği oyun, TR Warszawa ile Berlin Schaubühne am Lehniner Platz ortak yapımcığında sahnelenecek. 9 ve 10 mayıs'ta, oyunun ardından yazar Dorota Maslowska da seyircilerin sorularını yanıtlıyor. 31 yaşındaki genç yazar Maslowska, eserlerinde sergilediği pesimistik ve ironik dünya algısı ve dili olağanüstü kullanım şekliyle tanınıyor.

Festivalin "Onur Ödülü" Grzegorz Jarzyna'ya

1998 yılından itibaren TR Warszawa'nın sanat yönetmenliğini üstlenen Grzegorz Jarzyna, aynı zamanda 2006'da başladığı kurumun genel müdürlüğü görevini de sürdürüyor. Klasik tiyatro yapıtlarının oldukça cesur denilebilecek yeni uyarlamalarıyla ünlenen Grzegorz Jarzyna, Avrupa'nın tanınmış romanlarını Varşova'da sahneye uyarlaması ve güncel "kışkırtıcı" metinleri sahnelemesiyle tanınıyor.

Polonya Tiyatrosu Üzerine Söyleşi ve Film Gösterimi

Grzegorz Jarzyna, festival izleyicisiyle ayrıca 11 mayıs 2014 pazar akşamı 17.30'daki söyleşide buluşuyor. Yönetmenin The Tropical Craze'den bölümlerin gösterildiği söyleşide, katılımcılar, sorularıyla hem Jarzyna'yı hem de son dönem Polonya tiyatrosunu daha yakından tanıma fırsatını elde ediyor. Söyleşinin ardından Grzegorz Jarzyna'nın Edinburgh Festivali'nde büyük beğeni toplayan oyunu 2007: Macbeth'in de DVD gösterimi ücretsiz yapılıyor.

Grzegorz Jarzyna'nın yazıp yönettiği "Nosferatu"

Grzegorz Jarzyna'nın yazıp yönettiği ve TR Warszawa ve Teatr Narodowy tiyatrosunun sahnelediği bir diğer oyun ise Nosferatu. Grzegorz Jarzyna'nın Bram Stoker'ın gotik öyküsü Dracula romanından esinlenerek sinemanın görsel öğeleriyle zenginleştirerek sahneye aktardığı oyunda gerçeklik ve bilinçaltı arasında yaşanan gelgitler sahne diliyle ortaya koyuluyor. Popüler kültürün ikonuna dönüşen Dracula ve vampir öykülerinin bu kez tiyatro sahnesinde farklı bir dille seyircinin karşısına çıkacağı Nosferatu, 13 ve 14 mayıs tarihlerinde 20.30'da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde..

19 Mart 2014 Çarşamba

Dil

'Dil' kaybolmak üzere olan bir sosyal sınıfın gündelik hayatını grotesk bir çerçevenin içinden anlatırken gündelik dille pop kültür dilini, tüketim diliyle politik dili ustaca melezleyerek yarattığı fantastik atmosferde toplumun tüm kayıplarının izini sürüyor.

Orta sınıf bir ailenin yaşadığı modern bir apartman dairesi, günlerden sanki bugündür... 30'larında bir hanım olan Arzu'yla oğlu Yiğit arasında, tüketim, merkeziyetçilik, şehirleştirme çılgınlığı üzerine gerçek üstü ama bir yandan da bir o kadar gerçekçi ve günümüze dokunan trajikomik bir oyun...  Ne oyun sırasında devreye giren ve "toplumsal yetkili" olduğunu belirten Berna'nın çabaları, ne de ortadan kaybolan bir baba ve yine üst katta yaşayan Profesör ve memleketin sorunları, Arzu'nun ve Yiğit'in tüketim kültürüne olan bağımlılığına çare olamayacaktır.

2006 yılından bu yana Türkiye'de oyun yazarlığı konusunda önemli adımlar atmış olan Yeni Metin Yeni Tiyatro Projesi'nden çıkan yazarlardan Şenay Tanrıvermiş'in "Dil" adlı oyunu mart 2014'te her perşembe, cuma ve cumartesi 20:30'da GalataPerform'da sahneleniyor.

Dil - Yazan: Şenay Tanrıvermiş; Yöneten: Yeşim Özsoy Gülan; Oyuncular: Özlem Saraç, Şirvan Akan, Sezer Arıçay; Profesörün Sesi: Emin Maltepe; Profesörün İçine Kaçan Adamın Sesi: Beyti Engin; Dramaturji: Ferdi Çetin; Görsel Tasarım: Yeşim Özsoy Gülan; Müzik ve Ses Tasarım: Korhan Erel; Afiş Tasarım: Ethem Onur Bilgiç; Teknik Sorumlu: Tugay Görmez; Sahne Amiri: Mustafa Dileklen; Reji Asistanı: Ilgıt Uçum; 80', Tek Perde

GalataPerform, Büyük Hendek Cad. No:21/1 Galata Kuledibi, Beyoğlu - İstanbul

4 Şubat 2014 Salı

Yunus Emre, Hei-MaT'ta



"Yunus Emre
Onun şiiri ve sözü 13.yüzyılda söylenmiş olmasına rağmen bugün bile anlaşılacak denli diri, arı ve durudur.
Yunus'un yaşadığı yıllar, Anadolu'nun Moğol akın ve yağmalarıyla, iç kavga ve çekişmelerle, dahası kıtlık ve kuraklıklarla perişan olduğu zamana raslar. İşte Yunus böyle bir dünyada insan, Tanrı ve doğa sevgisini, barışı, kardeşliği ve tüm güzellikleri dile getirmeyi başarmış büyük bir ozandır, yürektir.
Başlangıçta Yoksul Yunus'tur o... Ardından Derviş Yunus olur. Sonra şiiri ve sözü dilden dile yayılır Yunus Emre olur... Öyle sevilir, öyle değer görür ki halkın gönlünde en sonunda Bizim Yunus olur...
Yunus Emre hakkında mucize türü söylenceler vardır dilden dile aktarılan. Hikâyemiz o söylencelerden ve Yunus’un muhteşem şiirlerinden derlenmiştir. Fakat Yunus'un pek de dikkat çekmeyen ama günümüze kadar uzanan bir mucizesi daha vardır. O mucize de hikâyemizin hem çıkış noktasıdır hem de finalidir."
[KanalKultur] - Göç'te başarılı çalışmalar yapan Tiyatro Diyalog'un yeni oyunu Yunus Emre, 8 şubat 2014 cumartesi günü saat 18:30'da; 9 şubat 2014 pazar günü saat 18:30'da Hei-MaT'ın, Jahnstraße 28, 69120 Heidelberg adresinde sanatseverlerle buluşuyor.

Rhein / Neckar Türk Akademisyenler Derneği ve Heidelberg Göç Araştırmaları ve Kültürler-Aşırı Pedagoji Merkezi (Heidelberger Zentrum für Migrationsforschung und Transkulturelle Pädagogik - Hei-MaT) tarafından desteklenen Tiyatro Diyalog'un "Bir meddah hikayesi... Tek kişilik oyun... Yunus"u, Kıvanç Nalça'nın hikayesinden Sedat Demirsoy sahneye uyarladı ve yönetiyor; Kıvanç Nalça oynuyor. Dekor ve ışık tasarım da yine Sedat Demirsoy imzalı... [KanalKultur]

2 Aralık 2013 Pazartesi

Yakın Tarihten Notlar: Saklının Görünürlüğü, Başka Benler, Takma Yüzler, Kavramsal Kimseler: Maske ya da Modern Maskesinin Altındaki Muhafazakârlık

[KanalKultur] - "Yıkıcı Oyuncunun Maskesi"; "Tiyatronun Bin Bir Yüzü"; "Persona: Maskeden Karaktere"; "Nikos Kazantzakis"; "Commedia Dell'Arte Geleneği"; "Ortaoyunu"; "Saklının Görünürlüğü"; "Türk Tiyatrosunda İdeolojik Maske"; "Esrarlı Dört Köşe: Necip Fazıl'ın Tiyatro Anlayışı"; "Başka Benler, Takma Yüzler, Kavramsal Kimseler"; "Maskeyle Varolmak"; "Toplumsal Baskı ve Kimlik Maskeleri"; "Modern Maskesinin Altındaki Muhafazakârlık"...

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü ile İstanbul Üniversitesi Haldun Taner Tiyatro Uygulama ve Araştırma Merkezi, ortaklaşa olarak Performans Araştırmaları Derneği'nin ve Goethe Institut İstanbul'un desteğiyle 21-23 kasım 2012 tarihleri arasında "Maske" adıyla "Uluslararası Disiplinlerarası Tiyatro Buluşması" Sempozyumu düzenledi.

Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü, kuruluşunun 20. yılında uluslararası disiplinlerarası Tiyatro Buluşması'na ev sahipliği yaptı.

Uluslararası Disiplinlerarası Tiyatro Buluşması, tiyatro sanatının başlangıcından bugüne en vazgeçilmez araçlarından biri olan, tiyatronun yanı sıra edebiyattan plastik sanatlara, sinemadan fotoğrafa bütün sanat dallarının; felsefeden psikolojiye, antropolojiden sanat tarihine, sosyolojiden siyaset bilimine tüm sosyal bilimlerin ilgilendiği, kavramsallaştırdığı, tartıştığı ya da farklı biçimlerde kullandığı çoktanımlı, çokanlamlı, çokdisiplinli, zengin bir dünyaya, "maske"ye odaklandı.

Kuruluşundan bu yana, hem geçmişten günümüze tiyatronun evrimini, farklı açılımlarını, yeni arayışlarını çağdaş bir anlayışla araştırmayı hem de disiplinlerarası çalışmalarla eleştirel, düşünsel ve tartışmacı bakış açıları ortaya koymayı kendine ilke edinen Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü "Maske" sempozyumunda geçmişle günü, arkaikle moderni, sanatla bilimi, duyguyla aklı, insanla rolünü buluşturan bir tanışma, birleşme, tartışma, fikir alıp verme ortamı yaratmayı hedefledi.

Sempozyumda Ruhr Trienali'nin sanat yönetmeni, tiyatro ve müzik dünyasının önde gelen yorumcularından Heiner Goebbels (Institut für Angewandte Theaterwissenschaft), Trinity College'dan Prof. Stephen Wilmer ve Cornell University'den Prof. Melanie Dreyer-Lude söyleşiler gerçekleştirdi.

25 Kasım 2013 Pazartesi

Amüsümünt | Eğlencelik

[KanalKultur] - Hesap geldiğinde "getrennt", demeyi öğrenince burada yaşayabilirsin.

"Sana kaç kere dedim evde 'Türkisch sprechen' et diye."

"Entegrasyon, göçmenleri kafanızda dışlamayı bıraktığınız yerde başlar."

"Hangi kanun sempatiden, empatiden, sevgiden daha etkili olabilir?"

"Entegrasyonda karşılaşılan zorluklar nelerdir?"

"İki kültür (Türk-Alman) birbiriyle karşılaştığında ne olur?"

Bir meddah sunumu: Bazen halay çekiyor, bazen oynuyor, bazen kadın, bazen Alman, bazen çocuk oluyor...

Bir meddah tavrıyla bizi hikâye ediyor.

Ney üflüyor, şarkı söylüyor, dans ediyor…

Kısacası hem eğleniyor hem de eğlendiriyor.

Ruşen Kartaloğlu'nun rol aldığı 'Eğlencelik' oyununu, Ankara Mavi Sahne'den Sedat Demirsoy Tiyatro Diyalog için yazdı ve yönetti. Lamis Klein oyunun tercümesini ve dramaturjisini üstlendi.

* * *

"Amüsümünt"

"Eine Anleitung des türkisch-deutschen und deutsch-deutschen Vergnügens"

Welche Schwierigkeiten gibt es bei der Integration? Wo sind die Fallen? Wo die Rettungsleine?

Diesen Themen widmet sich das Theaterstück mit voller Inbrunst.

Dies mag nach einem trockenen Inhalt klingen, ist aber genau das Gegenteil.

Hier bleibt kein Auge trocken und kein Lachmuskel wird geschont!

In dem Solo-Stück erzählt Ruşen Kartaloğlu - als Gastarbeiter, aber auch in vielen anderen Rollen, mal aus deutscher, dann wieder aus der Sicht türkischer Migranten – welche Blüten und zuweilen sonderbare Auswüchse das Aufeinanderprallen zweier verschiedener Kulturen mit sich bringt.

Mit viel Humor und Ironie zeigt er, wie türkische und deutsche Mitbürger in Deutschland leben, feiern und sich amüsieren. Allerdings hemmen die verschiedenen Lebensgewohnheiten die Integration, die von allen Seiten verlangt wird. [KanalKultur]

Amüsümünt | Eğlencelik - Tiyatro Diyalog / Yazan - Yöneten: Sedat Demirsoy; Çeviri ve Dramaturji: Lamis Klein; Oyuncu: Ruşen Kartaloğlu

12 Kasım 2013 Salı

Theater Ulüm - Bir Göç Masalı / Ein Migrationsmärchen

Bir Göç Masalı
- Yazan / Yöneten: Aydın Engin;
Oynayanlar: Atilla Cansever, Hatice Onar,
Ceyhun Polat, Yeliz Onar;
Müzik: Bekir Yalovali;
Afiş: Erdoğan Karayel
[KanalKultur] - "Bir Göç Masalı'nın yazarı ve yönetmeni gazeteci Aydın Engin...

Theater Ulüm'ün iki bölümlük oyunu "Bir Göç Masalı" göçün 50. yılını bir bayram olarak değil, kendilerini hâlâ yabancı, hâlâ uyumsuz ve hatta asalak gören zihniyetle mücadele etmek zorunda kalan Türkiyeli göçmenlerin itirazlarını, duygularını ve tepkilerini çok tipik bir Türk ailesi olan "Famile Dasch"ın gözünden ve dilinden aktarıyor.

Sarrazin ve benzerlerinin estirdiği kışkırtma söylemine karşı seslerini duyuramayan, görüşlerini medyaya iletemeyen Memet Dasch'ın düzenlediği basın toplantısı ayni zamanda yabancı medyaya yönelik bir eleştiri niteliğinde.

Bu temaya paralel olarak "Bir Göç Masalı", 50 yıl önce başlayan göçün ilk yıllarında Max Frisch'in "Biz işgücü bekliyorduk, insanlar geldiler" (Wir riefen Arbeiter, es kamen Menschen") sözünün haklılığını ve isabetini gösteren skeçlerle birinci kuşak göçmenlerin traji-komik serüvenlerini sahneye taşıyor...

Oyun, sorunun sadece Türklerin Alman toplumuna "entegre" olmasından ibaret olmadığını, Alman toplumunun da ülkelerinin bir göç toplumu olduğunu ve bunun ülke için bir zenginlik anlamına geldiğini farketmeleri gereğine vurgu yapıyor...

Bir Göç Masalı - Yazan / Yöneten: Aydın Engin; Oynayanlar: Atilla Cansever, Hatice Onar, Ceyhun Polat, Yeliz Onar; Müzik: Bekir Yalovali; Afiş: Erdoğan Karayel

Theater Ulüm

Theater Ulüm, 1998 yılında Almanya'nin Ulm kentinde kuruldu. Ulm Belediyesi tarafından destekleniyor ve düzenli oyunların oynadığı tiyatroya ait bir salonu bulunuyor. Güney Almanya'nın ilk ve tek profesyonel Türk tiyatrosu... [KanalKultur]

5 Kasım 2013 Salı

Surname

[KanalKultur] - İBB Şehir Tiyatroları - Surname 2010: Kocasının ölümünün ardından açtığı sahafında, özel bir nedenle geceyi bekleyen Sühendan Hanım, kocasına ait hiç görmediği notlarla karşılaşır. Bu notlar, kocasının kendisi için düşündüğü "sözde şenliğe" dair fikirleri içermektedir. Yazılanları şaşkınlıkla okumaya başlayan Sühendan Hanım; kendisini bir düşün içinde, geçmiş ile bugünün İstanbul'u arasında gerçekleşen bir şenliğin tam ortasında bulur...

Surname - İBB Şehir Tiyatroları, Türkiye, 2010, 90'

13 Temmuz 2013 Cumartesi

Karagöz Balıkçı

Karagöz Balıkçı,
İBB Şehir Tiyatroları,
Türkiye, 50'
[KanalKultur] - Karagöz işsiz kalmıştır. Hacivat, işsiz Karagöz'e balık tutması aklını verir. Kendi yaptığı sandalla denize açılan Karagöz, türlü deniz canlıları ile karşılaşır. Bu karşılaşmaların gölge perdesinde eğlenceli ve fantastik bir şekilde anlatıldığı "Karagöz Balıkçı", geleneksel Karagöz'ün klasik oyunlarından biri olan "Balık" oyunu temel alınarak; dildeki komiğin görsel karşılıklarıyla yeniden yazıldı. Türkiye, İBB Şehir Tiyatroları, Karagöz Balıkçı, 50'