![]() |
| Doç. Dr. Aygen Erdentuğ |
Biyolojik yaklaşımda, insan türünün evriminin incelenmesi yanı sıra insanın, bugünkü haliyle (yani Homo sapiens sapiens olarak), bir fizikî organizma şeklinde ele alınması söz konusudur. Ayrıca, bu yaklaşımda insan toplulukları arasındaki fizikî farklılıkların, sebepleriyle birlikte ortaya konulmasına da çaba gösterilmektedir (Hoijer ve Beals, 1956: 6-12; Barnouw, 1978: 3-5). İnsanı bu yaklaşımla ele alan antropoloji alt disiplinleri "paleoantropoloji" ile "fizik antropoloji"dir.
İkinci yaklaşımda ise insanoğlunun, onu diğer canlı türlerden ayıran ve yegâne kılan, "kültür yaratıcı varlık" özelliği (Herskovits, 1955: 111-112) ele alınmaktadır. Bu yaklaşımı benimseyen "kültürel antropoloji" ya da "kültür bilimi" ise, çağımızın bütün insan topluluklarının kültürlerini inceleyerek insan kültürüne ait birtakım kalıpları meydana çıkartma çabasındadır (Plog ve Bates, 1980: 5).
Kültür biliminin zaman içindeki gelişmesine baktığımızda, bunun, Amerika Birleşik Devletleri ile Avrupa'da, özellikle bir bilim olarak ortaya çıktığı İngiltere'de, farklı yönlerde ve adlar altında gelişmiş olduğunu görmekteyiz (Epstein, 1967: xiv-xvii). Kültür bilimi, A.B.D. ve Avrupa'da "etnografya" ve "etnoloji" adları altında daha fazla farklılaşma ve uzmanlaşma imkânı bulmuştur. (Barnouw, 1978 : 5). Oysa, İngiltere'deki kültür bilimi çalışmaları, bu bilimin bu ülkedeki öncülerinden olan A. Radcliffe-Brown'un da etkisiyle, "sosyal antropoloji" adı altında gelişmiştir (I. Lewis, 1976: 55-59). Ülkemizde ise, kültür biliminin gelişme imkânı bulan alt disiplinleri, önce folklor ve etnoloji, daha sonraları ise sosyal antropoloji olmuştur (Acıpayamlı, 1973; N. Erdentuğ, 1982; Magnarella ve Türkdoğan, 1976).

