Bu Blogda Ara

Aygen Erdentuğ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aygen Erdentuğ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ekim 2013 Pazartesi

Aygen Erdentuğ: Kültür Biliminin (Kültürel Antropolojinin) İnceleme Alanı

Doç. Dr. Aygen Erdentuğ
[© Aygen Erdentuğ] - Son çalışmalarda, ülkemizde "insan bilimi" olarak da tanıtılmaya çalışılan "antropolojinin amacı, canlıların sınıflandırılmasında Homo sapiens terimini alan insan türünün çeşitli yönleriyle ve özellikleriyle incelenmesidir (Plog ve Bates, 1980: 5). Şüphesiz insanı inceleyen tek bilim dalı antropoloji değildir, insanı ve insan hayatını konu edinen sosyoloji, psikoloji, tarih, ekonomi, vb. gibi sosyal ve beşerî bilimler de bulunmaktadır. Ama antropoloji, insanı, bu bilimlerden farklı bir şekilde, genelde iki yaklaşımla ele almaktadır. Bunlardan biri, "biyolojik", diğeri de "kültürel" yaklaşımdır.

Biyolojik yaklaşımda, insan türünün evriminin incelenmesi yanı sıra insanın, bugünkü haliyle (yani Homo sapiens sapiens olarak), bir fizikî organizma şeklinde ele alınması söz konusudur. Ayrıca, bu yaklaşımda insan toplulukları arasındaki fizikî farklılıkların, sebepleriyle birlikte ortaya konulmasına da çaba gösterilmektedir (Hoijer ve Beals, 1956: 6-12; Barnouw, 1978: 3-5). İnsanı bu yaklaşımla ele alan antropoloji alt disiplinleri "paleoantropoloji" ile "fizik antropoloji"dir.

İkinci yaklaşımda ise insanoğlunun, onu diğer canlı türlerden ayıran ve yegâne kılan, "kültür yaratıcı varlık" özelliği (Herskovits, 1955: 111-112) ele alınmaktadır. Bu yaklaşımı benimseyen "kültürel antropoloji" ya da "kültür bilimi" ise, çağımızın bütün insan topluluklarının kültürlerini inceleyerek insan kültürüne ait birtakım kalıpları meydana çıkartma çabasındadır (Plog ve Bates, 1980: 5).

Kültür biliminin zaman içindeki gelişmesine baktığımızda, bunun, Amerika Birleşik Devletleri ile Avrupa'da, özellikle bir bilim olarak ortaya çıktığı İngiltere'de, farklı yönlerde ve adlar altında gelişmiş olduğunu görmekteyiz (Epstein, 1967: xiv-xvii). Kültür bilimi, A.B.D. ve Avrupa'da "etnografya" ve "etnoloji" adları altında daha fazla farklılaşma ve uzmanlaşma imkânı bulmuştur. (Barnouw, 1978 : 5). Oysa, İngiltere'deki kültür bilimi çalışmaları, bu bilimin bu ülkedeki öncülerinden olan A. Radcliffe-Brown'un da etkisiyle, "sosyal antropoloji" adı altında gelişmiştir (I. Lewis, 1976: 55-59). Ülkemizde ise, kültür biliminin gelişme imkânı bulan alt disiplinleri, önce folklor ve etnoloji, daha sonraları ise sosyal antropoloji olmuştur (Acıpayamlı, 1973; N. Erdentuğ, 1982; Magnarella ve Türkdoğan, 1976).

16 Temmuz 2013 Salı

Erdentuğ, Nermin [Nermin Erdentuğ]

Prof. Dr. Nermin Erdentuğ
(1917 - 2000)
[KanalKultur] - Prof. Dr. Nermin Erdentuğ (1917 - 2000): Nermin (Asaf Aygen) Erdentuğ, Türk antropolog.* Birinci Dünya Savaşı'nda, Arabistan'da görevli doktor babasının İngiliz esiri olarak getirildiği Malta'da 25.12.1917'de doğdu.

İlkokul ve ortaokulu Çanakkale'de, liseyi İstanbul’da (İstanbul Kız Lisesi), 1936'da bitirdi. 1940 yılında Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi "Antropoloji Kürsüsü"nden mezun olduktan sonra, Atatürk'ün, ilk mezunlardan uygun olanların kürsülerde asistan kalması talimatı üzerine, asistanlığa atandı ve burada "fizik antropoloji" dalında doktorasını 1942'de tamamladı. Daha sonra da, aynı kürsüde, 1944'de, Türk üniversitelerinde "etnoloji" alanında "doçent" ünvanını alan ilk Türk bilim kadını oldu.

1949 - 1951 yılları arasında görgü ve bilgisini artırmak üzere İngiltere ve İskandinav ülkelerinde buldu. Oxford Üniversitesi Sosyal Antropoloji Enstitüsü'nde bir yıl, diğer İngiliz üniversitelerinde kısa sürelerle ve dokuz ay kadar da İskandinav (Kopenhag, Oslo, Stockholm) müze ve üniversitelerinde alanı ile ilgili araştırmalar yaptı. Türkiye'ye döndükten sonra, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Antropoloji kürsüsünde ilk defa olarak "sosyal antropoloji" ve "alan araştırması" (field work) derslerini açarak, sosyal antropolojinin D.T.C.F.'de kurucusu oldu ve "uygulamalı antropoloji" şeklinde yorumladığı bu alanın "etnoloji"ye bağlı bir yan disiplin olarak gelişmesini sağladı.

1956'da gittiği Amerika Birleşik Devletleri'ndeki çeşitli üniversitelerde (Vanderbilt, Wichita, California ve Philadelphia) alanı ile ilgili incelemelerde bulundu, seminerler ve konferanslar verdi.

1959'da memlekete döndükten bir yıl kadar sonra da Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi'nde "etnoloji profesörlüğü"ne yükseldi.

1961'de bağımsız bir kürsüye dönüşen "Etnoloji Kürsüsü"ndeki ders programını, bu sefer Amerikan kültürel antropolojisinin özelliklerini ve yaklaşımlarını yansıtacak şekilde güncelleştirdi.

1960'lı yıllarda, Sosyal Hizmetler Akademisi'nin kuruluşuna katkı yaptı ve bu arada, Akademi'nin temel dersleri arasına alınmasını sağladığı "sosyal antropoloji" derslerini başlattı. Aynı şekilde, 1968'de A.Ü. Eğitim Fakültesi, 1970 yılında da Diyarbakır Tıp Fakültesi Halk Sağlığı kürsüsünde açtığı "sosyal antropoloji" derslerinin bu kuruluşların öğretim programlarına alınmasını sağladı. Daha sonraki yıllarda, bu konudaki bir dersin S.S.Y.B. Yüksek Sağlık Meslek Okulları ders programlarına dahil edilmesi de yine onun bu konudaki çabaları sonucu gerçekleşti.

Nermin Erdentuğ, 1952 - 1955 yıllarında yaptığı Hal ve Sün köyleri (Elazığ) incelemeleri ile Türkiye'de anket metodu dışında, "katılarak gözlem" tekniğini alan araştırmasında ilk uygulayan Türk bilim kadını oldu. Ayrıca, kendi zamanının geçerli ekolü olan fonksiyonalizm çerçevesinde, bu ülkedeki Türk kültürü ve köy incelemelerine önemli ölçüde katkılarda bulundu.

Hem kendi çalışmalarında hem de yönetmiş olduğu lisans, yüksek lisans ve doktora tezlerinde, Türkiye'de kırsal kesiminde kültür değişmesi ve sorunlarına, kültür-eğitim ilişkisine, kırsal kesimde kalkınma çalışmalarında hizmet ve personel açısından (özellikle sağlık hizmetleriyle ilgili olarak) sorunlara öncelik verdi.

Nermin Erdentuğ, 1960'lı yılların başından beri, Uluslararası Antropoloji ve Etnoloji Bilimleri Daimi Konseyi'nin, Şevket Aziz Kansu'dan sonra ikinci Türk üyesi oldu ve uluslararası düzeyde çeşitli ülkelerde düzenlenen toplantılarda ülkesini temsil etti.

A.Ü.D.T.C.F'deki Etnoloji kürsüsü, 1980 yılında "Sosyal Antropoloji Birimi" ve "Halkbilim" diye ikiye ayrılana kadar, 1961- 1980 yılları arasında bu kürsünün, bölünme ile de "Sosyal Antropoloji Birimi"nin başkanlığını üstlendi.

1981'de kurulan Yükseköğretim Kurulu'nun Türk üniversitelerine getirdiği yeni örgütlenme ile bu birimin "Antropoloji Bölümü"nün bir alt birimine dönüşmesi üzerine de 1982'de hem "Sosyal Antropoloji Anabilim Dalı" hem de "Antropoloji Bölümü" başkanlığına atandı. "Sosyal Antropoloji Anabilim Dalı" Başkanlığı’nı 1983'de, kendi isteği ile başkasına devretti; ama emekli olduğu Ocak 1985 tarihine kadar Bölüm’ünün başkanlığını sürdürdü.