Bu Blogda Ara

Haber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Haber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Haziran 2016 Çarşamba

Anadolu'da Kültür ve İletişim - Uygarlık Beşiği Anadolu'da Bugüne Nasıl Gelindi?

@kanalkultur - Atılım Üniversitesi'nin ev sahipliğinde 'Anadolu'da Kültür ve İletişim Sempozyumu', uluslararası akademi camiasını 15 - 17 haziran 2016 tarihlerinde Atılım Üniversitesi İncek Kampüsü'nde Ankara'da buluşturuyor. Sempozyumda, Anadolu ve Ankara'nın geçmişten günümüze yaşadığı kültürel serüveni anlatılıyor.

Sempozyumda, Anadolu'da kültür ve iletişim konusunu anlatmak üzere Trevor Bryce, Jak Yakar, Jacopo Turchetto, Mehmet Özdoğan, Nicole Laneri, Andreas Külzer, Sachihiro Omura ve Suraiya Faroqhi; Ankara ve çevresinde kültür ve iletişimle ilgili olarak Berna Alpagut, Hakan Yiğitbaşıoğlu, Işın Yalçınkaya, Aliye Öztan, Ahmet Ünal, Musa Kadıoğlu, Zeynep Öğün, Coşkun Özgünel, Filiz Yenişehirlioğlu, Özer Ergenç, Mehmet Tuncer, Esin Kahya ve Gökçe Günel konuşmacı olarak yer alıyor. İletişimin bugünü ve geleceğiyle ilgili Lee Artz, Graham Murdock, Philip Kohl, Jonathan Hardy ve Chung Peichi konuşma yapıyor.

Sempozyum, bugün Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti Ankara ve coğrafyası Anadolu'ya ayna tutmayı amaçlıyor: Günümüzde iletişim denilince akla hemen hemen ilk ve tek araç olarak sosyal medya geliyor. İnternet, twitter, facebook, youtube, instagram, messenger, whatsapp gibi pek çok sosyal medya uygulaması günlük hayatı işgal ediyor. Gelecekte sosyal medya egemenliği yaygılaşıacak görünüyor. Ama hep böyle miydi? Geçmişte nasıldı?

'Anadolu'da Kültür ve İletişim Sempozyumu' çerçevesinde; M.Ö. 18. yüzyıldan bu yana, Mezopotamya uygarlıklarının etkisiyle yazıyı keşfeden ve kullanan, Asur Ticaret Kolonileri Çağı ile uzak mesafeli ticareti, bilginin ve kültürün değişimini öğrenen Anadolu insanının kültürel mirasının ne olduğunu gözden geçilmesi planlanıyor. Ankara merkez olmak üzere yeni bir uygarlığın değerlerini ortaya çıkartmak hedefleniyor.

2 Haziran 2016 Perşembe

Zerrin Tekindor, Art-Stuttgart Sanat Fuarı'nda

Zerrin Tekindor, tuval üzeri karışık teknik,
140 x 140 cm., 2016 
@kanalkultur - Zerrin Tekindor, tuval üzerine yaptığı karışık teknik çalışmaları ile 2 - 5 haziran 2016 tarihleri arasında Almanya Art-Stuttgart Sanat Fuarı'nda Galeri Selvin ile birlikte Stuttgart'ta...

Tiyatro kariyerini sürdürürken, 1990-1994 yılları arasında Bilkent Üniversitesi Resim Bölümü'ne özel öğrenci olarak devam eden sanatçı, Halil Akdeniz Atölyesi'nde öğrenim gördü. Bu bölüme eğitmen olarak davet edilen Mehmet Güleryüz ve Bedri Baykam Atölyelerinde çalıştı.

Kasım ayında Contex Art Miami Fuarı'nda da eserleriye sanatseverlerin karşısına çıkacak Tekindor, son dönemde resim çalışmalarına ağırlık veriyor.

30 Mayıs 2016 Pazartesi

Rugül Serbest - Kalmalısın... Nuri İyem Resim Ödülü 2016 Sonuçlandı

Rugül Serbest - Kalmalısın, 105 x 140 cm., 2016
@kanalkultur - Nuri İyem adına 2006 yılından bu yana gerçekleştirilen ve 11.si düzenlenen “Nuri İyem Resim Ödülü”nü Rugül Serbest, “Kalmalısın” adlı eseriyle kazandı.

Yarışmaya 23 farklı şehirden 191 ressam 255 resimle katıldı. İstanbul, İzmir, Ankara, Eskişehir, Antalya ve Adana başta olmak üzere, Aydın, Bursa, Çanakkale, Malatya, Diyarbakır, Konya, Mersin, Muğla, Şanlıurfa, Uşak ve Erzurum gibi bir çok şehirden katılım oldu. Öğrenci olan katılımcılar; Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Marmara Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi başta olmak üzere 20 farklı üniversitede öğrenimine devam ediyor.

9 haziran 2016 Perşembe günü, saat: 19:00’da Evin Sanat Galerisi’ndeki ödül töreninde; Sayın Prof. Rahmi Aksungur tarafından özel olarak hazırlanan ve “Nuri İyem Resim Ödülü”nü temsil eden heykel ile 10.000 TL.’lik ödül, Sayın Doğan Hızlan tarafından Rugül Serbest’e veriliyor. Törenin ardından, ödül alan resim ve seçici kurul tarafından sergilenmeye değer bulunan resimler olmak üzere toplam 28 resmin yer alacağı serginin açılışı gerçekleşiyor.

28 Mayıs 2016 Cumartesi

Çağdaş Sanat Pratiklerinde ‘Direniş’ Üzerine

“Günümüzde yaşadığımız sosyo-politik ortamda, sanatçının direniş konusundaki rolü nedir? Bu sorumluluğu üzerinde hissetmeli midir? “Direniş” gibi konular sanat pratiklerinde ne şekilde ele alınabilir?”

Creative Çukurcuma küratörlüğündeki bir günlük program kapsamında, Culture of Resistance (Direniş Kültürleri Ağı), Extramücadele ve Hasan Özgür Top’un katılımıyla film gösterimleri, sanatçı sunumları ve bir sohbet gerçekleştirilerek “Çağdaş Sanat Pratiklerinde Direniş” konusunu gündeme getiriliyor.

Film gösterimlerinin ardından “Yaşam Bekliyor: Batı Sahra’da Referandum ve Direniş” belgeseli ve Iara Lee’nin Direniş Kültürleri ile olan bağı üzerinden “bir sanat pratiği olarak direniş” konusunu tartışmaya açılıyor.

Birçok ülkede yasaklanan belgeselleri ile farklı coğrafyalardaki direnişleri izleyicilere sunan yönetmenin çalışmaları üzerinden sorulan sorulara Türkiye’den davet edilen sanatçıların çalışmaları ve sanat pratikleri üzerinden cevaplar aranıyor. 15 yılı aşkın süredir “var olan sistemlerin yerine başka hangi sistemler mümkün olabilir?” sorusuna yanıt arayan çalışmaları ve projeleriyle adından söz ettiren Extramücadele ile farklı sanat pratikleri üzerinden sanatta eleştiri ve direniş sorgulanıyor. 2000’lerin başındaki dergicilik ortamının etkisiyle sanat pratiğine başlayan genç sanatçı Hasan Özgür Top ile ‘Parça Tesirli’ adıyla başladığı yolda gerçekleştirmiş olduğu yayın ve fanzin projeleri, bir direniş olarak sanatta sosyal medyanın kullanım amaçları ve bu süreçte üretmiş olduğu videolar hakkında konuşuluyor. Extramücadele ve Hasan Özgür Top’un son dönem çalışmaları üzerinden günümüz çağdaş sanat ortamında politik bir direnişin nasıl var olabileceği tartışılıyor.

25 Mayıs 2016 Çarşamba

Devşirmelik Sistemi Emek Tarihi Açısından Düşünülebilir mi?

@kanalkultur - Tarih Vakfı Ankara Tartışmaları'nın  27 mayıs 2016 günkü konuğu olan Gülay Yılmaz, devşirmelik sisteminin geçmiş çalışmalarda pek üzerinde durulmamış bir yönüne yoğunlaşarak, saray okullarında eğitilmek için seçilmemiş devşirmelerin / acemi oğlanlarının İstanbul’da ürettiği emek gücüne Saray bostan ve bahçeleri örneği üzerinden bakıyor.

Yılmaz, devşirme sistemini çocukların toplanmasından acemi oğlan oluşlarına kadarki sürece kadar değerlendiriyor ve bostancı olarak çalışan oğlanların çalışma şartları, maaşları, geçim durumları ve ürettikleri emeğin niteliği üzerinde duruyor.

Gülay Yılmaz, devşirme işçilerin araştırılmasının Osmanlı emek tarihçiliğinde erken modern döneme kadar uzanabilme olanağı sağladığının ve İstanbul içi tarım üretiminin niteliği hakkında da bilgi toplamaya olanak tanıdığının altını çiziyor.

6 Mayıs 2016 Cuma

Türkiye'den Almanya'ya Göçün 55. Yılının Düşündürdükleri - Uluslararası Göçün Eğitim - Öğretim Açısından Sonuçları ve Hizmetlerin Kültürlerarası Açılımı

- İşgücü Göçünden Yüksek Öğrenim İşbirliğine -

@kanalkultur - Türk vatandaşlarının AB ülkelerine serbest seyahat koşullarının başlayacağı bugünlerde, Akdeniz Üniversitesi AB Araştırma ve Uygulama Merkezi (AKVAM) 9 Mayıs Avrupa Günü etkinlikleri çerçevesinde uluslararası göçün eğitim öğretim açısından olası sonuçlarını değerlendiriyor.

9 mayıs 2016 günü Antalya'da geçen 55 yıldan sonra uluslararası göç konusunda nelerin farklı yapılabileceği ele alınıyor. Ayrıca eğitim öğretimde işbirliği ve ortak programlar çerçevesinde olası potansiyeller ve yüksek öğrenimde işbirliği modelleri tartışılıyor.

Özellikle göçmen kökenlilerin, örneğin sağlık, sosyal ve eğitim alanlarındaki hizmetlere nasıl daha iyi ulaşabileceği, nelerin işbirliği içerisinde yapılabileceği, ne tür işbirlikleri yolu ile uluslararası göçün bir fırsata dönüştürülebileceği değerlendiriliyor.

Üniversiteler için yükseköğrenim programlarının uluslararasılaşması anlamına gelen bu sürecin, ülke ekonomileri için nasıl bir katkıya dönüştürülmesi de ele alınıyor.

Program çerçevesinde, Akdeniz Üniversitesi ve Almanya’dan Heidelberg Eğitim Bilimleri Üniversitesi Rektörleri arasında bir de işbirliği protokolü imza töreni gerçekleştiriliyor.

Antalya Valisi Muammer Türker, Akdeniz Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Mustafa Ünal, AKVAM Müdürü Prof. Dr. Erol Esen ve Almanya Federal Cumhuriyeti Antalya Konsolosu Martin Vetter'in açılış konuşmalarının ardından Doç. Dr. Mehmet Canbulat (Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi) başkanlığındaki 'Uluslararası Göçün Eğitim - Öğretim Açısından Sonuçları' başlıklı oturumda Prof. Dr. Hans Werner Huneke (Heidelberg Eğitim Bilimleri Üniversitesi Rektörü), Dr. Yaşar Aydın (Hamburg HafenCity Üniversitesi), Prof. Dr. Mihri Özdoğan (Landshut Uygulamalı Bilimler Üniversitesi), Doç. Dr. Murat Erdoğan (Hacettepe Üniversitesi) ve İsmail Demiryürek (YTB Yurtdışı Vatandaşlar Daire Başkanı) konuyu ele alıyor.

3 Mayıs 2016 Salı

Fachveranstaltung Hei-MaT PH Heidelberg und Verband Bildung und Erziehung (VBE) Kreisverband Rhein-Neckar-Kreis/Heidelberg: Die Bildungsintegration von Kindern und Jugendlichen mit Flüchtlingsbiografie – aktuelle Situation, schulisch-organisatorische Herausforderungen, Chancen und Grenzen

Michael Seib (VBE) und Prof. Dr. Havva Engin (Hei-MaT)

Sylvia Selke (Hei-MaT)

Blick ins Plenum

Gemeinsam mit dem Verband Bildung und Erziehung (VBE) führte das Hei-MaT-Zentrum am 22.4.2016 in den Räumlichkeiten der Pädagogischen Hochschule Heidelberg eine Fachveranstaltung zum Thema Bildungsintegration von Kindern und Jugendlichen durch.




Frau Prof. Dr. Havva Engin führte in die Thematik mit einem Impulsreferat ein. Sie skizzierte die aktuelle schulrechtliche und unterrichts-organisatorische Situation hinsichtlich dieser neuen Schülerklientel und benannte pädagogische Herausforderungen, die sowohl auf der institutionellen als auch unterrichtlichen Ebene zu stemmen sind.

Lukasz Siegwald

Ruşen Kartaloğlu und Lamis Klein

Im zweiten Teil berichteten Lehramts-Studierende von der Pädagogischen Hochschule Heidelberg und der Universität Heidelberg aus ihrer Arbeit mit Flüchtlingsjugendlichen, die sie im Rahmen von PH-Projekten kennen gelernt haben und aktuell betreuen. Die Studierenden zeigten sich von der Lernmotivation der Flüchtlingsjugendlichen beeindruckt; diese formulierten hohe Anforderungen an sich selbst. Damit wiedersprachen sie dem gängigen medialen Bild unmotivierter Flüchtlinge, die kein Interesse an einer gesellschaftlichen Integration zeigten.



Im abschließenden Teil ging die Veranstaltung in ein offenes Gespräch mit dem Plenum über. Insbesondere die Teilnehmenden aus pädagogischen Handlungsfeldern bestätigten die Beobachtungen der Studierenden; andere sprachen jedoch auch kritische Erfahrungen aus ihrer pädagogischen Arbeit an, wie beispielsweise die zögerliche Teilnahme von erwachsenen Flüchtlingen an geschlechtergemischten Sprachkursen.

Lamis Klein, Ruşen Kartaloğlu, Havva Engin und Mahmut Pervaneli

Im Anschluss an die Veranstaltung nutzten die Teilnehmenden die Gelegenheit zum  persönlichen Austausch und zur Vernetzung.


26 Nisan 2016 Salı

Bursa Sanatçıları Roma'da Karma Sergi Açıyor

@kanalkultur - 26 nisan - 2 mayıs 2016 tarihleri arasında Roma Türk Büyükelçiliği Kültür ve Tanıtma Müşavirliği Sanat Galerisi'nde '2016 Bursa Sanatçıları Karma Sergisi' açılıyor.

Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı'nın organize ettiği sergiyi T. C. Roma Büyükelçiliği Kültür ve Tanıtma Müşavirliği destekliyor.

Sergide 24 Bursa sanatçısı ve eserlerini tanıtıyor ve Bursa’daki İtalya izlerini de gün ışığına çıkarıyor.

Sergiye şu sanatçılar katkı sağlıyor: Arzu Karayel, Aysun Diniz, Berna Onan, Cüneyt Şenyavaş, Esra Çubuk, Faik Aghayeva, Gonca Yakupoğlu Erim, Gülden Atamer, Huri Aykut Ülker, İnci Aykut, Lale Agheyeva Ürek, Meltem Karakuyu, Merih Ercan, Merve Bekket, Müge Gültekin, Pelin Özer, Rengin Solmaz Sönmez, Rıdvan Özgür, Şebnem Tuna, Seray Artut, Sertap Yeğin, Tuğba Gürkan Şenyavaş, Tülin Öztürk, Turgut Tuna

22 Nisan 2016 Cuma

23 Nisan Uluslararası Çocuk Bayramı, Heidelberg'te 23 Nisan'da Kutlanıyor...

@kanalkultur - Heidelberg ve Çevresi Okul Aile Birliği, 23 Nisan 2016 günü Heidelberg'te (Emmertsgrund Bürgerhaus, Forum 1, 69126 Heidelberg) düzenlediği '23 Nisan Internationales Kinderfest'e çocukları ve velileri, yanı sıra ilgi duyan herkesi davet ediyor...

18 Nisan 2016 Pazartesi

Heidelberg: 22.04.2016 - Die Bildungsintegration von Kindern und Jugendlichen mit Flüchtlings-/Migrationshintergrund: Herausforderungen, Chancen, Grenzen

@VeliAkademisiHD - Mit dem aktuellen Zuzug von Flüchtlingskindern findet eine ganz neue Schülerschaft mit einem bisher unbekannten Profil Eingang in die Bildungsinstitutionen; sie unterscheiden sich sowohl hinsichtlich der Herkunftsländer, der Alterszusammensetzung als auch durch ihre Bildungsbiografien von der bisherigen Schülerklientel. So sind beispielsweise auch Flüchtlingskinder zu beschulen, die vorher keine Schule bzw. Bildungseinrichtung besuchten und demzufolge nicht alphabetisiert und literalisiert sind. Ebenso müssen Schüler/innen, die mit anderen Schriftsys-temen alphabetisiert wurden, mit dem lateinischen Alphabet vertraut gemacht werden.

Der Vortrag wird sich mit den pädagogischen Herausforderungen beschäftigen, die durch die zunehmende Zahl von Kindern und Jugendlichen mit Flüchtlingsbiografie auf die deutschen Bildungsinstitutionen neu zukommen.

Das Zentrum für Migrationsforschung und Transkulturelle Pädagogik an der Pädagogischen Hochschule Heidelberg bietet hierzu am 22. April 2016 gemeinsam mit dem Verband Bildung und Erziehung - Kreisverband Rhein-Neckar-Kreis / Heidelberg eine Informationsveranstaltung an. Professorin Havva Engin (PH Heidelberg) wird zunächst einen Vortrag zum Thema "Die Bildungsintegration von Kindern und Jugendlichen mit Flüchtlings-/Migrationshintergrund: Herausforderungen, Chancen, Grenzen" halten. Im Anschluss ist eine Diskussionrunde mit Experten und Studierenden, die mit Flüchtlingsjugendlichen und -familien arbeiten, geplant.

Die Veranstaltung findet am 22. April 2016 um 16.00 in Raum 118 statt (Veranstaltungsraum:  A 118 (1. Stock), PH Altbau; Pädagogische Hochschule Heidelberg, Keplerstraße 87, 69120 Heidelberg). Der Eintritt ist frei.

8 Nisan 2016 Cuma

Herkese Bilim Teknoloji

Türkiye’nin bilim, kültür ve eleştirel düşünce platformu Herkese Bilim Teknoloji, haftalık dergi konseptiyle nisan 2016'dan itibaren tüm bayilerde okurlarıyla buluştu. Bilim alanında dünyada ve Türkiye’deki gelişmeleri güncel biçimde okurlarına ulaştıran ve teknoloji konularında popüler yayın yapan dergi, deneyimli kadrosuyla Türkiye’nin bilim ve teknoloji dünyasına yeni bir soluk getiriyor.

Herkese Bilim Teknoloji dergisi, popüler bilimi ve teknolojiyi geniş kitlelerle buluşturmak hedefiyle yayın dünyasına adımını atıyor. Dergi, Türkiye ekonomisinin bilim ve teknolojiye dayalı yeniden örgütlenmesi, üretici, yenilikleri iyi kullanan bir ekonomi olması gerektiğine inanan bir kadroya sahip. Herkese Bilim Teknoloji dergisi, bilim, teknoloji ve inovasyon konularında evrensel düzeyde yayıncılık yapıyor.

Yayın Danışmanlığını Orhan Bursalı, Yayın Yönetmenliğini Özlem Yüzak’ın üstlendiği, bilim ve teknolojiyi toplumun tüm katmanlarına yayma amacıyla yola çıkan derginin kadrosunda birçok değerli yazar ve araştırmacı yer alıyor. Derginin yayın yönetmen yardımcılığı görevini Reyhan Oksay, görsel yönetmenliğini ise Tüles Hasdemir yapıyor. Yazarlar arasında Prof. Dr. Doğan Kuban, Prof. Dr. Bozkurt Güvenç, Emin Çapa, Tevfik Uyar, Can Gürses, Rita Urgan, Tanol Türkoğlu, Ali Akurgal, Müfit Akyos, Dr. Baha Kuban, Nilgün Özbaşaran Dede, Prof. Tayfun Akgül, Bayram Ali Eşiyok, Prof. Dr. Cem Say, Prof. Dr. Mustafa Çetiner, Prof. Dr. Önder Ergönül ve Prof. Dr Hande Özdinler gibi Türk bilim dünyasının önde gelen isimleri de var.

Fütürist Prof. Dr. Michio Kaku: 'İnternetin yerini yakın gelecekte 'beyin-net'ler alacak; teknoloji öğretmenliği bitirmeyecek ama onu akıl hocalığına dönüştürecek!'

Kuantum fizikçisi ve fütürist Prof. Dr. Michio Kaku, nitelikli bir eğitim sisteminin inşasına katkıda bulunulması amacıyla 2 Nisan 2016'da düzenlenen 'Türkiye'nin Geleceğine İnanıyoruz: Geleceği Okuyoruz' konulu IV. Uluslararası Eğitim Forumu'nda bir konuşma yaptı. Yakın gelecekte yaşanacak teknolojik gelişmeler ışığında geleceğin dünyasını katılımcılara aktaran Michio Kaku, teknolojinin bilgiye erişim olanaklarını sınırsız hale getirerek eğitimi geliştireceğini, öğretmenlerin de bu süreçte öğrenciler için birer rehber ve akıl hocası haline geleceğini söyledi.

Türk Eğitim Derneği tarafından düzenlenen Uluslararası Eğitim Forumları'nın dördüncüsü, 2 nisan 2016 tarihinde Ankara'da yapıldı. Türkiye'den ve dünyadan, alanlarında uzman eğitimcilerin, liderlerin, iş adamlarının ve siyasetçilerin katıldığı IV. Uluslararası Eğitim Forumu'nun konuklarından biri de dünyaca ünlü kuantum fizikçisi ve fütürist Michio Kaku'ydu. 'Türkiye'nin Geleceğine İnanıyoruz: Geleceği Okuyoruz' teması altında, eğitimin değişen dünyadaki yeri, iş dünyasının eğitimden beklentisi ve eğitimin yeni teknolojiler ışığında şekillenen geleceğinin tartışıldığı etkinlikte Michio Kaku, başta eğitim olmak üzere, tıptan biyolojiye, medyadan finansa kadar birçok farklı alanda yakın gelecekte yaşanacak çok önemli değişimleri katılımcılarla paylaştı.

31 Mart 2016 Perşembe

Josephine ve Ayrıntılar

Koç Üniversitesi Vehbi Koç Ankara Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin (VEKAM) hazırladığı ve Kimberly Hart'ın küratörlüğünü yaptığı Josephine ve Ayrıntılar sergisi 30 mart - 10 haziran 2016 tarihleri arasında meraklısıyla buluşuyor.

Sergide Amerikalı fotoğrafçı Josephine Powell'ın Anadolu kilimlerinin desen ve motifleri üzerine güvenilir görsel bir kaynak teşkil eden ve dokuma sanatı tarihine ışık tutan araştırmasının geometrik ayrıntılarına yer veriliyor. Bu ayrıntılar, medeniyetlerin beşiği olan zengin Anadolu kültürünü yansıtırken zamanla yaşanan kültürel değişim hakkında da ipuçları veriyor.

Powell'ın, diğer çalışmasından farklı olarak estetik kaygıları bir kenara bırakarak kilimleri belgelemesi çalışmayı bir araştırma verisi olarak değerlendirmek gerektiğinin de altını çiziyor.

Josephine ve Ayrıntılar, Anadolu dokuma sanatı tarihini belgeleyen Josephine Powell'ın objektifine takılan binlerce yıllık Anadolu kültürünün özellikle de kadınların elinden çıkan geometrik motiflerin, kadınların üretimdeki yaratıcılığının, desen ve motiflerdeki kültürel mirasın ayrıntılar üzerinden farklı bakış açılarıyla okunması olarak yorumlanabilir.

Kültür, kimlik ve hafıza aktarımı, köklerle ve gelecek nesillerle kurulan iletişim tarih boyunca farklı yollarla üretimler üzerinden kurulmuş ve yansıtılmıştır. Bu nedenle Powell'ın kilimler üzerinden yansıttığı Anadolu kültürünün arkeolojik ve sanatsal ürünlerle yine bu kültürün yansıdığı bir mekân'da, Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müze'sinde yer alması Josephine'in objektifinden yansıyan ayrıntıları daha anlamlı kılıyor.

III. Geleneksel Peker Sanat Ödülleri Yarışması

@kanalkultur - Peker Grubu, sanata ve sanatçıya destek olmak amacıyla 'Başarı Ödülleri', ''Mansiyon'' ve 'Onur Ödülü' veriyor..

Sanata değer katmak için, 2016'da 3.'sü verilecek ödüller için yarışmaya katılım tarihleri 1-25 nisan 2016.

Peker Sanat Başarı Ödülleri ve Mansiyonları, resim alanında yaratımda bulunan genç sanatçıları tanıtmak, çalışmalarını desteklemek, yapıtlarını sergilemek ve sanat dünyasına kalıcı değerler kazandırmak amacıyla her yıl veriliyor.

Başarı Ödülleri

3 yarışmacı ödüllendiriliyor. Başarı kazanan yarışmacıların her birine 7.500 TL yanı sıra ödül sahiplerine 'Peker Sanat Başarı Ödülü' plaketi veriliyor. Ödül alan yapıtlar ‘'Peker Sanat Koleksiyonu''na satın alınmış gibi işlem görerek katılıyor. Yapıtlar üzerindeki tüm haklar Peker Sanat'a ait.

Mansiyon Ödülleri

5 Yarışmacı ödüllendiriliyor. Mansiyon kazanan yarışmacıların her birine 3.500 TL yanı sıra ödül sahiplerine 'Peker Sanat Mansiyon Ödülü' plaketi veriliyor. Ödül alan yapıtlar 'Peker Sanat Koleksiyonu'na satın alınmış gibi işlem görerek katılıyor. Yapıtlar üzerindeki tüm haklar Peker Sanat'a ait.

Seçici Kurul; Doğan Hızlan, Yalçın Gökçebağ, Habip Aydoğdu, Prof. Dr. Cebrail Ötgün, Yrd. Doç. Lütfi Özden, Hakan Esmer, Döne Otyam, İsmail Küçükkaya, Hande Peker Kuyumcu ve İbrahim Karaoğlu'ndan oluşuyor.

9 Mart 2016 Çarşamba

İrfan Önürmen - Sarkaç | Pendulum

İrfan Önürmen - D Series No.4,
textile materials,
acrylic and layers of tulle stretched on pulley,
190 x 125 cm., 2016 
@kanalkultur - C24 Gallery, 3 mart - 23 nisan 2016 tarihleri arasında İrfan Önürmen’in Sarkaç | Pendulum ismini taşıyan üçüncü solo sergisine ev sahipliği yapıyor.

Çalışmalarında farklı malzemeleri özgün biçimde kullanarak tül kolajlar, tül üstüne boyamalar, gazete heykeller ve enstalasyon serileri meydana getiren İrfan Önürmen, çağdaş medya merceğinden görünen kişisel ve kamusal deneyimler arasındaki ilişkileri ve farklılıkları açığa çıkarıyor.

İrfan Önürmen’in C24 Gallery’deki ''Sarkaç / Pendulum'' ismini taşıyan üçüncü solo sergisinde içinde bulunduğu ruh halinin tezahürü görülüyor.

Sanatçı, içsel olanla yaşanan realitenin sarsıcılığı arasında gidip gelen bir sarkaç gibi salınıyor. İçsellik ve ideolojik alanlar arasında gidip geliyor. Sürekli bir ikilem yaşar gibidir.

Bu durumla baş edebilmesi için sanat bahçesinde hem oyun kuran hem oyunbozan olmayı yeğliyor. Bunun için ciddiyetle sanatsal yapıtlar üretmek ve onun ironisini yapmak arasındaki sınırda dolaşıyor. Düzeni yıkmak için kaos yaratmaya yeltenmek istiyor; ama kaostan kaçmak için bir düzen oluşturmanın gayretini taşıyor aynı zamanda.

4 Mart 2016 Cuma

Hangi Alevilik, Hangi Aleviler?: Avusturya’da Aleviler Niçin Yürüdü?

@kanalkultur -  ‘Aleviyiz Alevi kalacağız!’, ‘Avusturya’da Zorunlu İslamlaştırmaya Hayır’ mottolarıyla 27 Şubat 2016 günü Viyana’da Minoritenplatz’ta Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu tarafından bir yürüyüş düzenlendi ve yeni İslam Yasası’nın amir hükümleri protesto edildi.

Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu’nun günler öncesinden hazırlıkları yapılan yürüyüşüne Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu; Britanya, İsveç ve İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonları da destek verdi. Viyana polisi tarafından gösteriye 2800 kişinin katıldığı açıklandı.

25 Şubat 2015’te yürürlüğe giren yeni İslam Yasası kapsamında Avusturya’da yaşayan Müslümanlar IGGiÖ (Islamische Glaubensgemeinschaft in Österreich) ve Avusturya Alevi İnanç Toplumu - ALEVİ (Alevitische Glaubensgemeinschaft in Österreich) tarafından temsil ediyor. IGGiÖ Sünni Müslümanların, Avusturya Alevi İnanç Toplumu - ALEVİ de Alevilerin yasal temsilcisi olmaya hak kazanan kurumlar.

Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu, ilgili yasayı protesto ederken, yasanın amir hükmü uyarınca, temsil ettiği Alevi derneklerine İslam Yasası kapsamına girilmesi veya tüzük değişikliği yapılmasına karşı Avusturya’da meydanlarda olduğunu ifade etti.

Konuyu değerlendiren Heidelberg Göç Araştırmaları ve Kültürleraşırı Pedagoji Merkezi Direktörü Prof. Dr. Havva Engin, şunları kaydediyor:
“Avusturya Hükümeti 15 Temmuz 1912 yılından beri yürürlükte olan İslam Yasası’nı (Islamgesetz), yani Avusturya’daki İslami cemaatlerin örgütlenmesine yönelik düzenlemeleri içeren yasayı, 25 Şubat 2015’te değiştirdi. Yeni düzenlemeyle, Avusturya’da sadece bir İslami çatı kurumuna üye olan dernekler / kurumlar İslam diniyle ilgili hizmet verebiliyor. Üye olmayan derneklerinse Mart 2016’ya kadar dernek statüsünden İslami tüzel kişiliğe geçmelerini tamamlanması gerekiyor.. Bu bağlamda, söz konusu derneklerin ya bir İslamî çatı kuruluşuna üye olmaları ya kendilerini feshetmeleri ya da tüzük değişikliğine gidip, dinî pratik içermeyen, kültürel alanda hizmet veren dernek statüsüne sahip olmaları gerekiyor.

Cansen Ercan Resim Sergisi

Cansen Ercan - İsimsiz, tuval üzeri yağlıboya, 127 x 175 cm., 2015
@kanalkultur - Cansen Ercan’ın, peyzaj ve portrelerden oluşan yeni kişisel sergisi 8 – 29 mart 2016 tarihleri arasında Evin Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşuyor.

Sanatçı, resimlerinin üretim sürecinde, kendi etrafında olan doğal çevreyi, algı ve tercih süzgecinden geçirerek, gözlemlerini ekleyerek ve yeniden düzenleyerek kendine ait malzemeler haline getiriyor.

Yeni sergisindeki kompozisyonlarında peyzaj ve portreleri bir araya getirirken, figürleri birer biçim olmaktan çıkartıp kimlik kazandırıyor. Gri tonların ağırlıkta olduğu paletine eklediği canlı renkler ve güçlü yorumu, peyzaj içine yerleştirilmiş bu portreleri ön plana çıkarıyor.

Ercan'ın resimlerinde dikey ve yatay çizgilerin yoğunlaşan veya ayrışan hakimiyeti biçimleri oluşturuyor. Peyzajlarının belirgin özelliği olan dingin ve güçlü kompozisyonlarında konu, renk ve biçimin önüne geçmiyor.

2 Mart 2016 Çarşamba

Metin Akpınar, Şahika Tekand ve Berliner Ensemble için, 20. İstanbul Tiyatro Festivali'nin Onur Ödülü

20. İstanbul Tiyatro Festivali'nin Onur Ödülleri, 2016'da da tiyatronun önemli isimlerine verildi.

Festivalin ilk Onur Ödülü, Metin Akpınar'a. Metin Akpınar, amatör tiyatro hayatına 1957 yılında Yeşil Sahne'de başladı. Çalışmalarına 1962 yılında Milli Türk Talebe Birliği'nde devam eden Akpınar, aynı zamanda 'Tiyatro Kolu' ve 'Her Yer Tiyatro'dur Kampanyası'nda da yöneticiydi. 1964 yılında Ulvi Uraz Tiyatrosu'nda 'Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım' adlı oyunuyla profesyonel olan sanatçı yine aynı tiyatroda 'Hababam Sınıfı' oyununun ardından GEN-AR Tiyatrosu kurucuları arasında yer aldı. Türkiye'nin ilk 'Kabare Tiyatrosu' olan Devekuşu'nun (1967) kurucu ortağı olan sanatçı aynı zamanda yöneticilik ve oyunculuk yaptı. Akpınar halen Haliç Üniversitesi ve Okan Üniversitesi konservatuar bölümlerinde 'Tiyatro'da Kabare Tarihi' dersleri veriyor.

Festivalin ikinci Onur Ödülü, 1984 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne ve Görüntü Sanatları Bölümü Tiyatro Anasanat Dalı Oyunculuk Sanat Dalı'ndan mezun olan ve aynı dalda sanatta yeterlik ile doçentlik alan Şahika Tekand'a verildi. 1984'te tiyatro ve sinema oyunculuğuna başlayan ve üniversitede oyunculuk dersleri veren Tekand, 1988'de, Esat Tekand'la birlikte Studio adı altında oyunculuk stüdyosunu kurdu. 1984-1997 yılları arasında tiyatro çalışmaları ile birlikte sürdürdüğü sinema oyunculuğu kariyerini tümüyle terk ederek, bütün enerjisini tiyatro sanatına ve araştırmalarına verdi. 1990'da kendi tiyatro topluluğu Studio Oyuncuları'nı kuran sanatçı, insanı, canlı ve şimdiki zamanda olanı merkeze alarak çağın tiyatrosunun ne olması gerektiğini araştırarak 'Performatif Sahneleme ve Oyunculuk Yöntemi' adı altında kendi yöntemini geliştirdi ve bu yöntemle eserler verdi. Tekand, bugüne dek kendi yazdığı yedi oyun da dahil olmak üzere tiyatro oyunları ve pek çok performans yönetti. Halen sanatsal faaliyetini Studio Oyuncuları'nda sürdüren Tekand, oyunculuk stüdyosunda oyuncu ve yönetmenler yetiştirmenin yanı sıra çeşitli üniversitelerde dersler veriyor.

2 Şubat 2016 Salı

Türkiye'de Kutuplaşma Araştırmasının Sonuçları Açıklandı: Türkiye'de, Aynı Dünyada Yaşanmıyor; Geçmişe Göre Ayrılıklar Artmış, Gelecekte de Artması Bekleniyor..

@kanalkultur - Karadeniz İşbirliği Fonu tarafından desteklenen ve Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derneği tarafından yürütülen 'Türkiye'de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması'nın sonuçları 1 Şubat 2016 tarihinde İstanbul'da düzenlenen bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu.

Araştırma sonuçlarına göre Türkiye'de farklı siyasi parti seçmenlerinin yaşamdan ekonominin gidişatına dair çok sayıda konuda tamamen farklı görüşlere sahip oldukları görülüyor. Seçmenlerin siyasi gündemdeki birçok konuyu sadece parti aidiyetiyle değerlendirdikleri net olarak ortaya çıkıyor..

3-10 Aralık 2015 tarihleri arasında, Türkiye seçmen nüfusunu temsil eden 1024 kişilik örneklemle gerçekleştirilen araştırma, 16 ilin kentsel ve kırsal bölgelerinde yapılan yüz yüze görüşmelerle gerçekleştirildi. Basit rastsal örneklem yöntemi varsayımıyla araştırmanın hata payı yüzde 3 olarak hesaplandı. Saha çalışması Infakto RW tarafından yürütüldü.

Araştırmanın sonuçlarını kamuoyuyla paylaşan Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derneği yönetim kurulu üyesi ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyelerinden Doç. Dr. Emre Erdoğan, araştırmanın en önemli bulgusunun ülkemizde siyasi parti tabanlar arasındaki toplumsal mesafenin büyüklüğünü göstermesi olduğunu belirtti.

Araştırma sonuçlarına göre, AKP'li seçmenlerle diğer seçmenlerin hayattan memnuniyet dereceleri bile çok farklı. Kendisini AKP'ye yakın hisseden seçmenler arasında kendisini mutlu hissedenlerin oranı yüzde 44'ken, bu oran CHP seçmenlerinde yüzde 21 ve HDP seçmenlerinde yüzde 7'ye kadar düşüyor.