Bu Blogda Ara

Oryantalizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oryantalizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mart 2016 Cuma

Victor Hugo - Doğululuklar (Les Orientales) Şiirler & Resimler

@kanalkultur - Notre Dame de Sion Fransız Lisesi, 2016 yılında düzenlediği ilk sergiyi, Fransız dilinin en önemli yazarlarından biri olan Victor Hugo'nun 'Doğululuklar' (Les Orientales) adlı şiir derlemesine ayırıyor.

Türkiye'de esas olarak 'Sefiller' (Les Misérables) adlı romanıyla tanınan Victor Hugo'nun şiir derlemesi ise henüz Türkçeye çevrilmemiş olması nedeniyle pek bilinmiyor. Şairin bugüne dek sadece dört şiiri, bir antolojide yayımlandı.

Sergi, Türkiye veya Osmanlı Devleti hakkında yazı yazmış olan Jean-Jacques Rousseau, Pierre Loti gibi büyük Fransız veya Frankofon yazarlara ayrılan sergi dizisinin devamı niteliğinde. Victor Hugo da tıpkı Pierre Loti gibi, yazarlığının dışında çizimleriyle de dikkat çekmiş bir sanatçı olma özelliğini taşıyor.

Sergide yer alan 90 adet çizim, ağırlıklı olarak Paris'teki Maison Victor Hugo'dan, özellikle de Hugo'nun el yazmalarını ve çizimlerinin çoğunu muhafaza eden Fransa Millî Kütüphanesi'nden (BNF) gelen reprodüksiyonlar.

Doğululuklar 'dan, kitabın tümünü temsilen alıntılanan 14 şiir, Victor Hugo uzmanları işbirliği ile seçildi ve Prof. Nami Başer tarafından Türkçeye çevrildi. Burada savaş, erotizm, fantastik gibi farklı konulara değinen şiirler mevcuttur. Ayrıca şiirlerde çok seslilik söz konusu. Gerçekten de, derlemenin en dikkat çeken özelliklerinden birisi aynı konuyu işlerken farklı bakış açılarına yer vermesi.

Victor Hugo'nun çizimleri, şiirlerin resimlendirilmesi değildir. Buna karşın, konusu ve estetiği açısından şiirlere yakın olup Victor Hugo'yu farklı bir açıdan tanımamızı sağlıyor.

15 Ocak 2016 Cuma

Oryantalizm

Pierre-Desire Guillemet (1827-1878) - Çiçek takan kız
Türkiye’nin önde gelen koleksiyoncuları en değerli oryantalist tablolarını toplumla paylaşıyor.

Antik A.Ş., 15 ocak - 15 şubat 2016 tarihleri arasında 'Oryantalizm' adlı sergiyi sanatseverlerle buluşturuyor. Antik Palace’daki sergide Oryantalizm sanatının usta isimlerine ait değerli tablolar meraklısını bekliyor... Sergi, özel koleksiyonlarda yer alan tabloların toplumla paylaşılması ve yeni koleksiyonerlere ışık tutması amacıyla gerçekleştiriliyor.

Üç asır boyunca Batı dünyasında görülen Osmanlı hayranlığının tuvallere yansıması Oryantalist tabloların bir arada sergilenmeleri ve toplumla paylaşılmasının çok önemli olduğunu belirten Antik A.Ş.’nin kurucuları Nurcan ve Turgay Artam, değerli eserlerini paylaşan koleksiyonculara, sanatseverler adına teşekkür ediyor; 'bu eserlerin bir arada görülmesinin büyük bir şans' olduğunu belirtereki tüm sanatseverleri sergiyi görmek için Antik Palace’a davet ediyor. Sergiyi geçekleştiren Nurcan Artam, 'Benzerlerine yurtdışında çok rastlanan eğitici ve bilgilendirme amaçlı koleksiyoner paylaşım sergilerinin Türkiye’de artacağına inanıyorum, koleksiyonlar toplumla paylaşıldıkça değerlenir.' diyor.

12 Ekim 2015 Pazartesi

Mezhepçilik ve Oryantalizm - Türk İmajı

Toplumsal Tarih ekim 2015'te yayınlanan 262. sayısında Murat Bozluolcay’ın “Mezhepçilik ve Oryantalizm” başlıklı yazısını kapağa taşıyor. Bozluolcay “1860 Cebel-i Lübnan ve Şam Hadiseleri”ni kaleme alan Iskander Abkarius’un elyazmasının 1920’de Hollandalı Scheltama tarafından gün yüzüne çıkarılıp yorumlanmasını anlatıyor.

27 Ağustos 2015'te aramızdan ayrılan BÜ Tarih Bölümü Öğretim Görevlisi ve Tarih Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Vangelis Kechriotis, derginin sayfalarında bir makalesi ve ardından yapılan uğurlama törenindeki konuşmaların metinleriyle anılıyor. Kechriotis’in “Postkolonyal Eleştirilerin Gözüyle Geç Dönem Osmanlı Çalışmaları” başlıklı makalesini Emre Akın Pilgir çevirdi.

“ABD-Osmanlı İlişkilerinde 1903-1904 Krizi” başlıklı yazısında Adil Baktıaya, 23 Ağustos 1903’te Beyrut’taki Amerikan konsolos vekilinin bir saldırıyla öldürüldüğü haberinin ardından ABD ile Osmanlı arasında başlayan krizin izini sürüyor.

Mehmet Öznur Alkan, “Türkiye’de Sosyalizmin Baharı ve TİP Yayınları”nda Türkiye İşçi Partisi’nin 1961-1971 yılları arasındaki yayınlarını inceliyor.

Murat Koraltürk, “II. Dünya Savaşı’nda Akdeniz, Türk Şileplerinin Dönüş Maceraları ve Dış Seferler” başlıklı yazısında, II. Dünya Savaşı’nda gemilerin seyir güvenliğinin riskli hale gelmesi üzerine, tarafsız kalan Türkiye’nin kendi denizlerindeki tavrını aktarıyor.

“Malta’da Türk İmajı”nda Akın Öge, Osmanlı Devleti ile Malta arasında yaklaşık iki buçuk asır süren mücadelenin eğitime, sanata, gündelik hayata yansımalarını ele alıyor.

9 Ocak 2015 Cuma

Polonya Sanatında Oryantalizm

"Oryantalizm'in Polonya kültürüne büyük zenginlik kattığını, onu daha renkli, daha çeşitli ve daha ilgi çekici, kısacası daha parlak kıldığını söylemek gerekir." Prof. Dr. Tadeusz Majda

Polonya - Türkiye diplomatik ve kültürel ilişkilerinin 600. yıldönümünde; "Polonya Sanatında Oryantalizm" 24 ekim 2014 - 18 ocak 2015 tarihleri arasında Pera Müzesi'nde...

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, Polonya - Türkiye diplomatik ve kültürel ilişkilerinin 600. yıldönümü kutlamaları kapsamında, Polonya sanatındaki oryantalist eğilimlere odaklanan görkemli bir sergiye ev sahipliği yapıyor: "Polonya Sanatında Oryantalizm".

Pera Müzesi'nin üç katına yayılan sergi, sanatseverlere Polonya sanatındaki oryantalist eğilimleri gösteren hepsi birbirinden ilginç resim, desen, tekstil ve gravürler sunuyor.

Polonya Cumhuriyeti Kültür ve Ulusal Miras Bakanlığı desteğiyle ve Varşova Ulusal Müzesi işbirliğiyle düzenlenen bu kapsamlı sergide, Varşova, Kraków, Poznañ, Wroclaw Ulusal Müzeleri, Varşova Üniversite Kütüphanesi ve Lazienki Kraliyet Müzesi'nin yanı sıra İstanbul Askeri Müze, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Oryantalist Resim Koleksiyonu ve özel koleksiyonlardan 180'i aşkın eser yer alıyor.

Doğu kültürlerine yönelmiş bir ilgiyle tanımlanan ve kendini sanat, mimari, müzik, edebiyat ve tiyatro dallarında gösteren Avrupa merkezli bir kültür akımı olan Oryantalizmin Polonya'daki kökleri Ortaçağ'a uzanır. Polonya'yı özellikle doğudan gelen etkilere açık kılan coğrafi konumunun doğal bir sonucudur. Polonya tarihinde, Osmanlılarla birbirini izleyen savaşlar ve ilişkiler Polonya kültüründe kalıcı bir iz bırakmıştır. Bu etkiler doğu yaşam tarzına yönelik olarak kıyafetlerde, iç dekorasyonda, silahlarda ve atlar ile binicilerin aksesuarlarında da kendini gösterir.

Prof. Dr. Tadeusz Majda'nın küratörlüğünde, 17. yüzyıldan 19. yüzyılın başlarına uzanan bir dönemi kapsayan ve yedi bölüm olarak kurgulanan "Polonya Sanatında Oryantalizm" sergisinde; Polonya'nın en önemli ressamlarından, Zmurko, Brandt, Jan Matejko, Wacław Pawliszak, Jan Ciagliński ve Jacek Malczewski gibi Türkiye'yi ziyaret etmiş usta ressamların eserlerinin ve Jan Christian Kamsetzer'in Türkiye seyahatinden desenlerin yanı sıra 1864-1876 yılları arasında Sultan Abdülaziz'in saray ressamlığını yapan Stanisław Chlebowski'nin eserlerine ayrılan özel bölüm de bulunuyor.

Pera Müzesi, Polonya kültürünü uluslararası alanda tanıtmayı amaçlayan, Adam Mickiewicz Enstitüsü'ne bağlı bir platform olan culture.pl işbirliğiyle, 2014 yılı boyunca, iki ülke arasındaki ilişkilerinin 600. yılı kapsamında düzenlenen konser, film gösterimi ve sözel etkinliklere de ev sahipliği yapıyor. (http://turkiye.culture.pl/)

Prof. Dr. Tadeusz Majda

1930 doğumlu. 1951-1956 yılları arasında Varşova Üniversitesi Şarkiyat Enstitüsü'nde Türk, Fars ve Arap dilleri ve kültürü üzerinde araştırmalar yaptı. Varşova Ulusal Müzesi Oryantal Sanat Koleksiyonu'nun küratörlüğünü de yapan, Türkoloğun daha önce küratörlüğünü ya da danışmanlığını yaptığı sergiler arasında "Polonya Koleksiyonlarından Türk Tekstilleri" (Varşova, 1983), "Varşova Ulusal Müze'de İslam Sanatı" (Varşova, 1991), "Yeni Delhi Ulusal Müze'den Moğol Minyatürleri" (Varşova, 1993), "Savaş ve Barış: Osmanlı, Polonya İlişkileri, 15. yüzyıldan 19. Yüzyıla" (İstanbul, 1999 - Varşova, 2000), "Acem Sanatı Başyapıtları Sergisi" (Varşova, Kraków, 2002), "Polonya Sanatında Oryantalizm, Çizimler ve Gravürler" (Varşova, 2008, Szczecin, 2009) ve "Uzak Komşular Yakın Anılar" (İstanbul, 2014) yer alıyor.

Polonya Sanatında Oryantalizm /  24 ekim 2014 - 18 ocak 2015; Pera Müzesi, Meşrutiyet Caddesi No.65, Tepebaşı - Beyoğlu - 34443 İstanbul; Tel. + 90 212 334 99 00

9 Temmuz 2014 Çarşamba

Osmanlı'ya Komşu Dünyada Dil Okulları ve Oryantalizmin Doğuşu

[KanalKultur] - Toplumsal Tarih, temmuz 2014'te yayınlanan 247. sayısında "Osmanlı'ya Komşu Dünyada Dil Okulları ve Oryantalizmin Doğuşu" dosyasını kapağa taşıyor.

Dosyada Güner Doğan, Ömer Gezer, Özlem Akay Dinç ve Özhan Kapıcı'nın yazıları yer alıyor. Dosya 16., 17. ve 18. yüzyıllarda Osmanlı'ya komşu devletlerin diplomatik ve ticari ilişkilerini yürütecek insanları yetiştirmek için açtıkları dil okulları ve bunların daha sonraki süreçte gelişimini ele alıyor.

Güner Doğan, Osmanlı – Venedik ilişkilerinin gelişiminde iyi dragoman ihtiyacının ortaya çıkması neticesinde dil oğlanı yetiştirilmesini ve diğer ülkelerin örnek aldığı İstanbul'da açılan dil okulunun Venedik'e taşınması fikrinin hayata geçirilme sürecinde yaşananları konu ediyor.

Ömer Gezer, köklü bir şarkiyatçılık geçmişi olan ve bu alanda yetiştirdiği insanlarla en ciddi çalışmalara imza atan Viyana'da kurulan Avusturya Dil Okulu'nun nasıl işlediğini ve hangi ölçütlere göre ne gibi yöntemlerle öğrenci yetiştirildiğini anlatıyor, bu okulla ilişkili Meninski ve Hammer gibi önemli şarkiyatçıların hayatına değiniyor.

Özhan Kapıcı, Çarlık Rusyası'nda Osmanistika ve Türkoloji'nin doğuşunun ilk aşamasını oluşturan dil eğitimi ile diplomatik ve bürokratik kurumların ilişkisini ele alıyor ve Rus okulunun diğerlerinden nasıl daha ayrıksı bir işleyiş içinde olduğunu ortaya koyuyor.

Özlem Akay Dinç ise Osmanlı ile Polonya arasında diplomatik ilişkilerin yürütüldüğü bir bağlantı noktası olarak İstanbul'da kurulan Doğu dilleri okuluyla ilgili girişimleri ele alıyor ve bu girişimin arkasındaki gücün yetersizliğinden dolayı Polonya okulunun zayıf kaldığını belirtiyor.

Dunja Resanovic, 19. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı egemenliğinden ayrılıp Sırp yönetimine geçmesiyle Sırbistan başkenti Belgrad'da yapılan mimari tercihler ve şehir düzenlemeleri neticesinde nasıl Osmanlı geçmişinden koptuğunu ve bu değişimin nasıl yaşandığını yapılara, meydanlara, parklara, şehir kapılarına bakarak anlatıyor.