[KanalKultur] - "Ahmet Yesevi'nin Aşkın (Müteal) Dünyasına Bir Bakış", "Günümüz Türkoloji Bilimi ve "Türki Akademiyası", "Müslüm Gürses ve Müslümcüler", "Kazak Âşık Şiirinde Atışma Geleneği", "Çora Batır Destanı", "Oğuzname'de Kadın", "Jambıl Jabayev", "Türk Mitolojisinde Göğün Direği", "Venedik'te Bir Türk Hanı", "Osmanlı'da Rüya Görmek Üzerine", "Türk Minyatür Sanatı", Muhtar Avezov", "Kasım Tınıstanoğlu", "Kırgızlarda Ölü Gömme Gelenekleri"; "Ragıp Hulusi Özden", "Neşet Ertaş ve Sanat Anlayışı", "Dobruca Tatarlarında Halk Kültürü", "Türkiye ve Azerbaycan'da Köroğlu Havaları"...
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü 8 - 10 mayıs 2013 tarihleri arasında "II. Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şöleni"ni düzenledi.
Söz konusu bilim ve kültür şöleninin "Açılış Konuşmaları"nı Yrd. Doç. Dr. Ali Abbas Çınar (Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü Başkanı V.), Prof. Dr. Pervin Çapan (Edebiyat Fakültesi Dekanı), Prof. Dr. Mansur Harmandar (Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü), Dr. Osman Gürün (Muğla Belediye Başkanı) ve Fatih Şahin (Muğla Valisi) gerçekleştirdi.
"Açılış Konferansı"nda Kazakistan Büyükelçisi Prof. Dr. Canseyit Tüymebayev "Kazakistan: Dünyadaki Yeri, İşbirliği Olanakları" ve Büyükelçi Halil Akıncı da "Türk Dünyasında Bütünleşme Çabaları: Türk Keneşi" konularında bilgiler sundu.
insan ve kültüre dair... : Alevi Arşivi... Alevi Antropolojisi ... Almancılar... Sanat
Bu Blogda Ara
Halk Kültürü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Halk Kültürü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Mart 2014 Pazartesi
24 Mart 2014 Pazartesi
Köçek
![]() |
| Bkz. Ergün, İsmet: "Çankırı'nın Ovacık İlçesi ve Köylerinde Düğün" Türk Folklor Araştırmaları 6 (1960) 133: 2211-221 |
Chester Beatty Library'de (Dublin) bulunan yaklaşık 1600'lerden kalma bir minyatürde, kahvehane konu edinirken, kitap okuyarak sobhet eden kalabalık bir grup insan arasında müzik eşliğinde oynayan 'köçek' de dikkat çeker. Köçeklik bir meslek olarak zaman zaman profesyonellik de içerir. Yine Metin And'ın (2007: 155) kaydettiğine göre, "eskiden Çankırı'da 'hayrat kazanı' denilen loncaların büyük kazanlarını iki kişi bir sırıkla sırtlarlar, alay yürürken bu kazanların içinde köçekler oynarmış."
Bkz. Ahmet Rasim: "Köçekler, Çengiler" Akşam Gazetesi, 7 ağustos 1923: 2; Akşam Gazetesi, 9 ağustos 1923: 3; And, Metin: "Eski Temaşa Oyuncularımızdan Çengiler ve Köçekler" Hayat Tarih Mecmuası 1 (1968) 2: 25-29; And, Metin: Oyun ve Bügü - Türk Kültüründe Oyun Kavramı (Genişletilmiş Baskı). Yapı Kredi Yayınları: 1891, İstanbul 2007 (İkinci Baskı): 143, 155, 351, 548; Ataman, Sadi Yaver: "Çengilik ve Köçeklik" Türk Folkloru 7 (1986) 82-83: 3-5; Ergün, İsmet: "Çankırı'nın Ovacık İlçesi ve Köylerinde Düğün" Türk Folklor Araştırmaları 6 (1960) 133: 2211-2213; Gautier, Théophile: "Köçeklik" Çev.: Mahmut Ragıp Gazimihâl, Türk Folklor Araştırmaları 6 (1959) 123: 2001-2002; Üzrek, Sevil: "Köçekler" Mavi Marmara (1989) 15: 16-1 [20 şubat 2012; KaKuTS - KanalKultur]
1 Şubat 2014 Cumartesi
Yaşar Kalafat: Hemşehrilerde Halk İnançları
![]() |
| Dr. Yaşar Kalafat |
Hemşerilerde evlilikte başlık vardır. Daha ziyade yağ düğü / pirinç koyun alınır. Başlık olarak para alınmaz. Kız kaçırma yöntemi ile evlilikler olmaktadır. Kız kaçırmak kız uğrulamak, kız çalmak olarak da geçmektedir. Doğu Karadeniz'de kız kaçırmak, kız çekmek olarak geçer. Sünni ve Şii inançlı halk arasında evlilikler olmaktadır. Karaçi inançlı Müslüman kesime kız verilip alınır ancak Hıristiyana kız verilip alınmaz. Şiilere ve Sünnilere ait olduğu bilinen camiler vardır ancak cemaat karışıktır.
Hemşehrilerde kan davası yoktur. Kan güdülmez. Evlilikler tek eşlidir. Bir Hemşehri birden fazla eş almaz. Geçmişte ölen büyük kardeşin dul kalan eşini küçük kardeşin aldığı olurdu. Şimdilerde bu uygulama kalkmıştır. Dul kalan eş ve çocukları ile yakından ilgilenilir, ancak evlenme yoktur. Bacı takası olarak bilinen tarafların karşılıklı birbirlerinin kız kardeşlerini almak suretiyle yapılan evlilik hemşehrilerde vardır ve ' Kız kıza' olarak bilinir.[2]
Hemşehrilerde çocuk olanda öz kohumarı şenlik geçirir, doğum toyu yaparlar. İlk saç çocuğun birinci yaşında kesilir ve sadece ilk saç da şenlik yapılır. Bu ilk saç çocuğun yastığının içive konulmak suretiyle saklanır. Çocuğun ilk çıkan dişi için Hedik yapılır.
Hemşehrilerde kirvelik vardır. Kirvenin kızı ile sünnetli çocuk bacı kardaş gibidirler. Kirve aileler arasında kız alınıp verilmez.[3] Hemşehrilerin halk inançların da doğal olarak aşerme inancı ve onun gereklerinin yerine getirilmesi vardır.
26 Ocak 2014 Pazar
Yaşar Kalafat: Göranlarda Halk İnançları
![]() |
| Dr. Yaşar Kalafat |
2 tür Göran vardır. Bunlardan birisi Çekide, diğeri ise Çespide olarak bilinirler. Çekide olan Göranlar Bel Uşağı olarak bilinirler ve Göranlıkları atadan gelmedir. Cepside olan Göranlar Yapışkan olarak bilinirler ve Göranlıkları sonradan olmadır.[4]
Halen Bakû'de Cemhaneleri olan Alevi Göranlar, Zengi Reyonu'nun Sobu köyünden milteci olarak gelmişlerdir. Dedeleri olan Seyyid Kazın Ağa ölmüştür. Ilhıcı'dan yeni bir dedenin gelmesi için destur beklenmektedir. Bunlar Tebris'ten 100 yıl evvel başını Verenler / Başverenler olarak gelmişlerdir. Başçılıklarını Şah Hasan Ağa yapmıştır. Zengilanlı Şeyh Hasan Ağa, 'Bu herkesin başını almış getmiş' kalbine girilen kimsenin başka sevgi olmamalı, onların yerinde aşk olacağını' değer / söyler. Bu yola girenler kendinden imtina edip kendini pirine adamalı.[5]
Göranların sembolleri Tahta Kılıç'tır. Göranlar 11. Haneden Sultan Sahak Ereren Isak zuhur edipler. Ben 'Hz. Ali'yim' demiştir. O'nun 11 oğlundan 11 hanedan türemiştir. Azerbaycan Alevileri Sultan Sahak'ın en küçük oğlu Han Ateş'dendirler. Bu hanedanın adı, Ateşbeyli Hanedanı'dır.[6]
Göranlar; Tarikat, Hakikat, Marifet, Şeriat katlarından hakikat katının mensuplarıdırlar. Bu itibarla Allah bir peygamber hak anlayışı Göronlarda yoktur. Ancak, isteyen şeriata icabet edebilir.
Göranlarda bıyık ile ilgili bir kural sınırlaması vardır.. Sigara da yoktur kesinlikle içilemez.
Göronlar'da tek eşli evlilik vardır. Göronlarda Göran olmayanın kızı alınmaz ve Göran olmayana kız verilmez. Son yıllarda bu kural biraz gevşemiştir.[7]
17 Aralık 2013 Salı
Heybemden Masallar
"Seke seke düştüm yola, köyünüzde verdim yola, masal derlerim masal, bir masala bir kalıp sabun, var mı masal anlatacak? Hay dedim hey dedim, masalcı Kavaklıgil geldi dedim, bir masala kalıp kalıp sabun, gül kokulu lavanta kokulu sabun. Hay dedeler hey dedeler, eli öpülesi masal ustaları, masaldır çağrımın adı, anlatmakla dinlemekle çıkar tadı, kim masal bilir de anlatmazsa, yesin onu Arap dadı..." [Cemalettin E. Kavaklıgil]
[KanalKultur] - Folklor Araştırmacıları Vakfı tarafından gerçekleştirilen "Heybemden Masallar" 5 gün sürecek bir etkinlik kapsamında 15 - 19 aralık 2013 tarileri arasında Ankara'da masal ve halk kültürü meraklılarıyla buluşuyor. Etkinlikte sözel kültürün önemli unsurlarından biri olan masal, anlatım geleneği çerçevesinde kentli dinleyiciye ulaşıyor ve bu yolla geleneğin sürdürülebilirliğine katkı sunuluyor.
Cemalettin E. Kavaklıgil
Masala olan ilgisiyle tanınan ve duyulmamış masalları derlemesiyle bilinen emekli öğretmen ya da "Masalcı Dede. 1938'de Samsun'un Kavak ilçesine bağlı Tabaklı Köyü'nde doğdu. Küçük yaşlardan itibaren masal dinleme, toplama ve derlemesiyle uğraştı. Anadolu'yu karış karış gezip altmışın üzerinde kitap yazdı. İlk kitabı 1964 yılında yayınlandı. "Kahkaha Kervanı", "Keloğlan Masalları", "Dede Korkut Hikâyeleri", "Nasrettin Hoca Fıkraları" gibi eserleri büyük beğeni topladı.
Ömer Gözükızıl
1966'da İstanbul'da doğdu. Hacettepe Üniversitesi Türk Halkbilimi Bölümü'nden 1988 yılında mezun oldu. Aynı yıl Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda Folklor Araştırmacısı unvanıyla kamu hizmetine başladı. Yurt içinde yirminin üzerinde memlekette, yurt dışında ise Azerbaycan ve Kazakistan'da saha araştırmalarında bulundu. Biri –arkadaşıyla birlikte yazdığı- toplatılan "Yaşayan Halk Ozanları Antolojisi", diğerleri toplatılmayan "Âşık Zülâlî'den Âşık Zülâli", "Çanakkale Halk Kültürü 1 -Halk Anlatıları-" üç kitabı yayınlandı. Sempozyumlarda bildiriler sundu; çeşitli dergilerde makaleleri yayınlandı.
Serkan Kırmızı
1976'da Ankara'da doğdu. Çocukluk yaşlarında müzikle uğraşmaya başladı. Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Halkbilim öğrencisi. Uzun yıllardır çocuklarla müzik, ritim, drama ve oyun konusunda çalışmalar yürütüyor. Çocuk kültürü, oyun antropolojisi, yaratıcı drama, ritüel ve performans konularında düşünümsel boyutta üretimler ve araştırmalar yapmaya çalışıyor. Alternatif eğitim konusunda odaklanmaya çalıştığı bu günlerde yukarıda ki alanlardan da beslenerek alana dair yöntem ve metodoloji oluşturmaya çalışıyor. Bu anlamda ürettiği ilk çalışma olan "Davulumdan Masallar"; anlatıcı / oyuncunun anlattığı masal örgüsüne müziklerle eşlik etmesini ve çocukları aktif olarak katılabilecekleri oyunlar oluşturmasını, birlikte müzikler ve ritim yaptıkları performans içerikli bir çalışma... [KanalKultur]
Heybemden Masallar / 15 aralık 2013, 15:00; Engelsiz Yaşama Derneği EY-DER - Ankara Barosu ve Folklor Araştırmacıları Vakfı; Ankara Barosu Eğitim ve Kültür Merkezi, Ihlamur Sokak No : 1 Kızılay - Ankara; 16 aralık 2013, 09:00; Gülveren Ortaokulu, Gülveren Ortaokulu, Mamak - Ankara; 16 aralık 2013, 14:00; Ankara Üniversitesi DTCF Halkbilim Bölümü, Ankara Üniversitesi DTCF Halkbilim Bölümü, Sıhhıye - Ankara; 17 aralık 2013, 13:00; Hacettepe Üniversitesi Türk Halkblimi Bölümü, Beytepe Kampüsü, Ankara; 18 aralık 2013, 14:00; Gazi Üniversitesi, SOKÜM Müzesi, Ankara; 18 Aralık 2013; 09:00; Adem İlhan Uysal Ortaokulu, Park Eymir Konutları, Gölbaşı - Ankara; 19 aralık 2013, 10:00; Alparslan Ortaokulu, Bahçelievler - Çankaya - Ankara; 19 aralık 2013, 18:00; ODTÜ THBT Topluluğu, THBT Topluluk Salonu, Ankara
[KanalKultur] - Folklor Araştırmacıları Vakfı tarafından gerçekleştirilen "Heybemden Masallar" 5 gün sürecek bir etkinlik kapsamında 15 - 19 aralık 2013 tarileri arasında Ankara'da masal ve halk kültürü meraklılarıyla buluşuyor. Etkinlikte sözel kültürün önemli unsurlarından biri olan masal, anlatım geleneği çerçevesinde kentli dinleyiciye ulaşıyor ve bu yolla geleneğin sürdürülebilirliğine katkı sunuluyor.
Cemalettin E. Kavaklıgil
Masala olan ilgisiyle tanınan ve duyulmamış masalları derlemesiyle bilinen emekli öğretmen ya da "Masalcı Dede. 1938'de Samsun'un Kavak ilçesine bağlı Tabaklı Köyü'nde doğdu. Küçük yaşlardan itibaren masal dinleme, toplama ve derlemesiyle uğraştı. Anadolu'yu karış karış gezip altmışın üzerinde kitap yazdı. İlk kitabı 1964 yılında yayınlandı. "Kahkaha Kervanı", "Keloğlan Masalları", "Dede Korkut Hikâyeleri", "Nasrettin Hoca Fıkraları" gibi eserleri büyük beğeni topladı.
Ömer Gözükızıl
1966'da İstanbul'da doğdu. Hacettepe Üniversitesi Türk Halkbilimi Bölümü'nden 1988 yılında mezun oldu. Aynı yıl Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda Folklor Araştırmacısı unvanıyla kamu hizmetine başladı. Yurt içinde yirminin üzerinde memlekette, yurt dışında ise Azerbaycan ve Kazakistan'da saha araştırmalarında bulundu. Biri –arkadaşıyla birlikte yazdığı- toplatılan "Yaşayan Halk Ozanları Antolojisi", diğerleri toplatılmayan "Âşık Zülâlî'den Âşık Zülâli", "Çanakkale Halk Kültürü 1 -Halk Anlatıları-" üç kitabı yayınlandı. Sempozyumlarda bildiriler sundu; çeşitli dergilerde makaleleri yayınlandı.
Serkan Kırmızı
1976'da Ankara'da doğdu. Çocukluk yaşlarında müzikle uğraşmaya başladı. Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Halkbilim öğrencisi. Uzun yıllardır çocuklarla müzik, ritim, drama ve oyun konusunda çalışmalar yürütüyor. Çocuk kültürü, oyun antropolojisi, yaratıcı drama, ritüel ve performans konularında düşünümsel boyutta üretimler ve araştırmalar yapmaya çalışıyor. Alternatif eğitim konusunda odaklanmaya çalıştığı bu günlerde yukarıda ki alanlardan da beslenerek alana dair yöntem ve metodoloji oluşturmaya çalışıyor. Bu anlamda ürettiği ilk çalışma olan "Davulumdan Masallar"; anlatıcı / oyuncunun anlattığı masal örgüsüne müziklerle eşlik etmesini ve çocukları aktif olarak katılabilecekleri oyunlar oluşturmasını, birlikte müzikler ve ritim yaptıkları performans içerikli bir çalışma... [KanalKultur]
Heybemden Masallar / 15 aralık 2013, 15:00; Engelsiz Yaşama Derneği EY-DER - Ankara Barosu ve Folklor Araştırmacıları Vakfı; Ankara Barosu Eğitim ve Kültür Merkezi, Ihlamur Sokak No : 1 Kızılay - Ankara; 16 aralık 2013, 09:00; Gülveren Ortaokulu, Gülveren Ortaokulu, Mamak - Ankara; 16 aralık 2013, 14:00; Ankara Üniversitesi DTCF Halkbilim Bölümü, Ankara Üniversitesi DTCF Halkbilim Bölümü, Sıhhıye - Ankara; 17 aralık 2013, 13:00; Hacettepe Üniversitesi Türk Halkblimi Bölümü, Beytepe Kampüsü, Ankara; 18 aralık 2013, 14:00; Gazi Üniversitesi, SOKÜM Müzesi, Ankara; 18 Aralık 2013; 09:00; Adem İlhan Uysal Ortaokulu, Park Eymir Konutları, Gölbaşı - Ankara; 19 aralık 2013, 10:00; Alparslan Ortaokulu, Bahçelievler - Çankaya - Ankara; 19 aralık 2013, 18:00; ODTÜ THBT Topluluğu, THBT Topluluk Salonu, Ankara
15 Ekim 2013 Salı
Yaşar Kalafat: Türk Halk İnançlarında Metodik Problemler - Erbil-Nahcıvan ve Türkiye Örnekleri
![]() |
| Dr. Yaşar Kalafat |
Bu soruların cevabını metotla ilgili kısa bir açıklama yaparak vermeye çalışacağım. Üç örnekten sonra ayrı önerilerimi kısaca özetleyeceğim.
Ben bir halk inancı derleyicisi olarak:
1- İnanç malzemesi derlemek
2- Derlenilen inanç malzemelerini karşılaştırmak
3- Bu malzemeden hareketle Türk kültürünün yazılı kadim kaynaklarına başvurmak, Türk mitolojisinin inşasına katkıda bulunmak gibi hususlar arasında sıkışmış durumda olduğunun farkındayım.
Halk inançları ile ilgili malzeme çalışması Türkiye Cumhuriyetinde Halk Evleri ağırlıklı olmak üzere iller bazında mahalli dergilerde olmuştur. Bu akım 1980'lerde yerini seminer, bilgi şöleni, kongre türünden çalışmalara bırakmıştır. Günümüzde Erciyes, İçel Kültürü, Güneyde Kültür gibi folklorik dergilere bırakırken bunlar ve Millî Kültür, benzeri dergiler Türk Dünyasının muhtelif ülkelerinden halk inançları konusunda muhtevalı çalışmalar yayınlamaya başlamışlardır. 1992 yılından sonra ise, diğer konularda olduğu gibi folklor konulu sempozyumlarda da Türk Dünyasından uzmanların tebliğleri yer almaya başlamıştır.
Derlenilen inanç malzemesinin Türk Dünyasının farklı kesimleri arasında karşılaştırılmasını yapma işlemi giderek yoğunluk kazanmıştır. Bu tür karşılaştırmaları iki şekliyle görmekteyiz. Alınan bir örneği mesela yağmur duasını, Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan karşılaştırmasını yapmak bu türdendir. Bu tür uygulama yeterli olmasa da oldukça fazla yapılmaktadır. İkinci şekil ise, yapılan tespitin mahiyetini incelemek, varsa farklılıklar ve sebeplerin altındaki gerçeği bulmak. Bunun hiç yapılmadığını söyleyebilirim.
12 Ekim 2013 Cumartesi
Yaşar Kalafat: Halk İnançları Araştırmalarında Yeni Metot Araştırmaları
![]() |
| Dr. Yaşar Kalafat |
Türkiye'de yapılan halk inançları çalışmaları; Abdülkadir İnan, Sedat Veyis Örnek, Hikmet Tanyu, H. Z. Kayaş gibi ustaların öncü çalışmalarından sonra Bahaddin Ögel, İbrahim Kafesoğlu, Abdurrahman Küçük, Şaban Kuzgun, Dursun Yıldırım gibi kültür ve dinler tarihçilerinin çalışmalarında daha ziyade ikinci planda yer almıştır. Ayrıca; Folklor, Halk Edebiyatı ve genel dinî konulara ilişkin kültür şölenlerinde ise, ilmi tebliğler bazında yer almıştır. Bu arada, birçok dergide yayınlanmakta olan halk inançları muhtevalı alan çalışmaları, makaleler halinde çıkmaya devam ederken, bu çalışmalara 1990 yılından sonra Türk Dünyası'ndan benzerleri de eklenmiştir. Üniversitelerdeki konu ile ilgili yüksek lisans ve doktora tezlerinde önemli bir artış vardır.
Bütün bu olumlu gelişmelere rağmen, halk inançları çalışmalarının ihtiyacı olan metot muhtevalı çalışmalar şimdilik başlatılamamıştır. 1997 yılında İstanbul'da yapılan TÜDEV Kurultayı Kültür Komisyonu'nda yapılan önemli teklif de, duyulan ihtiyaç için bir başlangıç oluşturamamıştır. Teklifi 1996 yılında Ankara'da yapılan TÜDEV Kurultayı'ndaki evveliyatı ile burada özetleyerek tebliğime girmek istiyorum.
1996 Kurultayı'nda, Kurultay'a Türk Dünyası'ndan katılan halkbilimcilerin ülkelerindeki halk bilimi çalışmalarına dair bilgi veren bir metinle katılmaları istenmiyordu. Kurultay'a delege gönderen Türk Devlet ve Toplulukları 3–5 sahifelik bir metinle ülkelerinin yetiştirdiği halk bilimcilerinin isim ve varsa kısa adres listesini yazacak ve bu metine ülkelerindeki yayınlanmış halk bilimi içerikli eserleri (yazar ve eser ismi, yayın yeri ve tarihi, yayın yılı ve çok kısa mahiyeti) ilave ederek Kurultay'a getirecekti. Kurultay bu listeleri çoğaltarak, ilgili katılımcılara ulaşmalarını sağlayacaktı. Maalesef bu yapılamadı. Bu ihtiyacı biz Ufa Kurultayları'nda karşılama cihetine gidebiliriz. Müteakip kurultay davetlerinde bu talebi belirtebiliriz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


