Bu Blogda Ara

Kent Tarihi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kent Tarihi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mayıs 2016 Çarşamba

16. Yüzyıl Dâhisi Matrakçı Nasuh, Viyana'da..

Günseli Devrim - Kerbela
@kanalkultur - İKASD İstanbul Kültürlerarası Sanat Diyalogları Derneği tarafından hazırlanan ve T.C. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde 3 kıta, 9 ülke, 10 şehirde gerçekleştirilen, '16.Yüzyıl Dâhisi Matrakçı Nasuh' projesi, 25 mayıs - 12 haziran 2016 tarihlerinde Avusturya'nın başkenti Viyana'da Kunst Historisches Museum Wien - Neue Burg Ephesos Museum'da, Avusturyalılarla buluşuyor.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, İKASD İstanbul Kültürlerarası Sanat Diyalogları tarafından projelendirilen '16.Yüzyıl Dahisi Matrakçı Nasuh' sergisi Saraybosna, Belgrad, 2015 G20 Antalya zirvesi ve İstanbul'dan sonra, 25 mayıs - 12 haziran 2016 tarihleri arasında T.C.Viyana Büyükelçiliği ve Viyana Yunus Emre Enstitüsü işbirliği ile Viyana'da sanatseverlerin beğenisine sunuluyor.

Küratörlüğünü Beste Gürsu'nun yaptığı projede, çini sanatçısı Sevim Ersoy'un liderliğinde çini panolara aktarılan 30 adet güzergah minyatürleri ile nakkaş Matrakçı Nasuh'u; eserlerinde yer alan beyitleri ile Şair Matrakçı Nasuh'u; beyitlerden seçkiler ile yazılan 10 adet divani levha'da hattat Matrakçı Nasuh'u; vasıflarından bir kaçının çağdaş bir yorumla tuvale aktarıldığı, 1 adet tablo'da ressam, matematikçi ve silahşör Matrakçı Nasuh'u 12 bayan sanatçı, toplam 41 eser ile anıyor, anlatıyor ve aktarıyor.

20 Nisan 2016 Çarşamba

Koku ve Şehir

'Kokuları nasıl algılarız?', 'Bir kokuyu iyi ya da kötü yapan nedir?' ve 'Kaç farklı kokuyu algılayabiliriz?', 'Tat, koku ve bellek arasında nasıl bir bağlantı vardır?'

14 nisan - 8 haziran 2016 tarihleri arasındaki 'Koku ve Şehir' sergisi, ziyaretçileri bir zamanlar Anadolu topraklarında yaşamış medeniyetlerin tarihsel koku dünyasını keşfetmeye davet ediyor.

Kahve, nane ve kolonya gibi günümüzün hakim kokularından pek çok örneğin yanı sıra geçmiş dönemlerin esintilerini taşıyan safran, buhur ve amber gibi birçok kokunun da aralarında yer aldığı 50’yi aşkın koku, ANAMED’de sergileniyor.

Serginin küratörlüğünü Koç Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü Araştırma Görevlisi Lauren Nicole Davis, tasarımını ise PATTU (Cem Kozar, Işıl Ünal) üstlenmiş. Sergide yer alan kokular ise MG Gülçiçek International Fragrance Company tarafından hazırlanmış.

Farklı kültürlerin tören ve geleneklerine ait kokuları ele alan sergi, antik dönemden günümüze kadar olan sürede Anadolu’da öne çıkan kokuların yanı sıra Bizans döneminden itibaren İstanbul’un kokularını da ziyaretçilerle buluşturuyor.

6 Temmuz 2015 Pazartesi

Kral öldü, yaşasın Sulukuleli Sultanlar

[İsmail Engin Geçtiğimiz günlerde, ABD'de yayınlanan The Christian Science Monitor gazetesinin 9 haziran 2008 tarihli internet sayfasında Yigal Schleifer'in "Istanbul gentrifies a 1,000-year-old Roma neighborhood" [1] başlığıyla İstanbul'dan kaleme aldığı bir makale dikkatimi çekti.

Başlığı "İstanbul bin yıllık Roman mahallesini (Sulukule'yi) modernleştiriyor" olarak çevrilebilecek bu makalede, İstanbul surlarının arasında, 1054 yılına kadar geriye giden Avrupa'nın en eski Çingene yerleşimi olarak gösterilen Sulukule'nin yıkılacak olmasına işaret ediliyor; yerine de 620 adet "Osmanlı tarzı" "villa" yapılacak olmasına değiniliyor.

Yigal Schleifer, özetle İstanbul'un 5. yüzyıldan kalma surlarının arasındaki Sulukule Mahallesi'ni, şehirdeki bir mahalleden çok bir köye benzetiyor; Sulukule Mahallesi'ndeki Roman varlığının 1054 yılına kadar uzandığına değiniyor ve bu hususun mahalleyi dünyada olmasa bile Avrupa'daki en eski Çingene yerleşimi yaptığını ifade ediyor. Sulukule projesininin içinde, Roman müziği ve dansının öğretileceği bir kültür merkezi ve Roman müzisyenlerin çalışacağı bir otelin de yer aldığını vurguluyor ve Sulukule Mahallesi'nde yaşayan Romanlara para da ödeneceği; yeni yapılacak, fiyatı 114 bin ila 130 bin dolar arasında olan villalardan satın alma şansının verileceğini kaydediyor...

* * *

Kuşkusuz Sulukule, Türkiye'de Çingene veya Roman müziğinin önemli bir merkezi(ydi). Bu haliyle de İstanbul'daki eğlence sektörüne hayat veren bir özelliğe sahip(ti). Sınırları İstanbul'un dışına taşmış; Türkiye'de etnik müzik denince akla gelen sayılı yerlerden biri halini almış(tı). İçinden çıkardığı geleneksel kültürden beslenen sanatçılarla, Türk müziği için yabancı sayılan Jazz türünden yeni sentezleri denemesine de katkıda bulunuyor(du)...

16 Ekim 2014 Perşembe

Apartman

Apartmanlar, birçok ailenin bir arada yaşadığı konutlar olarak geleneksel Osmanlı evinin gelişim süreci içinde ciddi bir kopuşun örnekleri olarak görülmüşlerdir.

Gerçekten de bu konutlar, bahçe içinde ahşap konaklara ilk bakışta hiç benzemezler.

Çok katlıdırlar, sıkışık kıvrımlı dar sokaklarda yükselirler, kimi zaman karanlık iç mekânlara sahiptirler, bahçeleri yoktur ama geniş teras çatıları vardır.

Çoğu sokağa veya caddeye yönlenmiştir, ama manzara imkânı varsa ondan da yararlanmayı ihmal etmezler.

Bilinen ve çoğu zaman kabul gören anlayışa göre ilk apartmanlar batı mimarisinden model transferi ile açıklanır ve geleneksel Osmanlı konutundan da bu nedenle ayrı tutulur. Ancak hiç kuşkusuz İstanbul'da konutlarda süregelen yaşam biçimlerini de sadece konaklar yansıtmamaktadır.

Birçok kültürün yüzyıllarca bir arada yaşadığı bu şehirde çok zengin bir konut birikimi olduğu açıktır. Ayrıca apartmanların ilk örneklerinin yapıldığı 19. yüzyılın ikinci yarısının, kent ve mekân algısında değişimlerin yaşandığı, yaşam biçimlerinde ilginç dönüşümlerin izlendiği bir süreç olduğu düşünüldüğünde, bu konut yapılarının daha detaylı bir incelemeyi hak ettiği ortadadır.

Derin Öncel, Apartman'da Galata'da belirli bir alanda ve süreçte yapılan ilk örnekler olarak tanımladığı binalardan yola çıkarak ve hiçbirini bulunduğu "yer" ve dönemin dinamiklerinden ayrı değerlendirmeyerek, bu "yeni" konut tipini tanımaya çalışıyor. Apartmanlarda süregelen yaşam biçimine Osmanlı toplumunun nasıl uyum sağladığını, bu yeni yaşam pratiğine hangi süreçlerden geçilerek gelindiğini sorguluyor. Genel kabullerin dışına çıkarak apartmanları Osmanlı konut kültürünün gelişiminde önemli bir evrenin örnekleri olarak görüyor ve kısa bir zamanda İstanbul'un birçok mahallesinde inşa edilecek olan bu yapılar üzerine daha çok araştırma yapılmadan 20. yüzyıl konutunun sağlıklı incelenemeyeceğini savunuyor.

Derin Öncel, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde öğretim üyesi. 19. yüzyıl Beyoğlu bölgesi kent morfolojisi ve Osmanlı konutu mekân organizasyonu üzerine makaleleri var.

Ayşe Derin Öncel: Apartman - Galata'da Yeni Bir Konut Tipi. Kitap Yayınevi, İstanbul 2010, 422 S., 978-605-105-053-9

25 Mart 2014 Salı

Pazarola Hasan Bey; Vikinglerin Konstantinopolis'te İşi Neydi?

[KanalKultur] - Toplumsal Tarih'in şubat 2006'da yayınlanan 146. sayısı biyografilerden tarih metodolojisine, yakın tarihten "mikro tarih"e, Avrupa'daki tarih tartışmalarından Türkiye'deki tarihçiler arasında hâlâ uzlaşısı sağlanamamış, perdesi aralanmamış meselelere kadar geniş bir yelpazede tarih severlere hitap ediyor.

146. sayı da Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Toplumsal Tarih Yayın Kurulu üyesi Yavuz Selim Karakışla'nın, Osmanlı'nın ünlü delisi Pazarola Hasan Bey'in hikayesini kaleme aldığı ve dönemin delilerle ilgili algısı hakkında bilgiler verdiği makalesi, 80 sayfalık bir ek kitap olarak sunuluyor. Böylece Toplumsal Tarih'in şubat 2006'da yayınlanan sayısı okurlara 176 sayfa olarak ulaşıyor.

Bir "Serseri" Hikayesi - "Isabelle Eberhardt'ın Afrika'da bir Arap erkeği görünümündeki seyahati, modern dünyanın kategorik sınırlarını hiçe saymasının da bir ürünüydü aynı zamanda. Isabelle genç bir kadın olarak Avrupa'yı bulduğu her fırsatta terk edip, medeniyetin sınırının öte yanına geçiyordu." Ayşe Çavdar, kaşif, yazar, serüvenci Isabelle Eberhardt'ın yaşamını yazdı.

Vikinglerin Konstantinopolis'te İşi Neydi? - İskandinavya'nın ve Danimarka'nın yerlileri olan Vikinglerin 9. yüzyıldan itibaren Bizans ordusunda görev aldığını biliyor muydunuz? 360 yıl sürmüş bir misafirliğin evsahipliğini yapmış bugünün İstanbulluları bile bunu pek bilmezler. Ülkeye Rusya yoluyla geldikleri için Bizanslıların Rus ya da Rhos diye andıkları, bazen İskitlerle karıştırdıkları bu "baltalı adamların" Bizans ülkesinde ne işleri vardı peki? Ayşe Hür'ün kaleminden Vikinglerin Konstantinopolis "seferi"...

Osmanlı'da Kurumlar ve Kültür - Murat Belge, Osmanlı tarihi ilgilileri için çok önemli bir kaynak haline gelen "Osmanlı'da Kurumlar ve Kültür" kitabını Aydan Çelik ve Hamza Aktan'a anlatıyor. Belge'nin tarihe olan yöneliminin nedenleri, tarihçi olmadan tarih yazımının sınırları ve psikolojisi, Türkiye'deki tarihçilik algıları / pratikleri ve Osmanlı'da henüz deşilmemiş meselelerle nasıl tanışacağımız gibi soruların yanıtları bu söyleşide...

28 Aralık 2013 Cumartesi

Roz Kohen: Değişen Şehir: Bostancı

© Roz Kohen - Dora, Roz, Metin ve Nejat
- Bostancı'nın camiye yakın, pazar yerinin
bulunduğu Dr. Melahat Yıldızay'ın evinde
(1955)
 
© Roz Kohen - Metin ve Roz (2007)

© Roz Kohen - Dr. Melahat Yıldızay'ın
evi önünde denize hazırlık
- soldan sağa: Dora, Nejat,
Çetin, Roz ve Metin (1955)

© Roz Kohen - Dr. Melahat Yıldızay'ın
evindeki merdiven girişindekiler:
Ben, annem, ziyaretcilerimiz ve
ablam - Bostancı (26 haziran 1955)
 
© Roz Kohen - Evin girişi (2007)
Roz Kohen "Yahudi İstanbul'unu / İstanbul Yahudileri'ni" anlatıyor: İstanbul'da Yahudiler ve Yahudi Yaşamı

[KanalKultur] - İstanbul'un Bostancı semti 1950'li yıllarda, İstanbulluların yazlığa gittiği yerlerken, 1960'ların sonuna doğru değişime uğramış; köşk ve evlerin yerini apartmanlar almaya başlamıştı.

Bense, her Bostancı ziyaretimde çocukluğumdaki Bostancı'dan arda kalanları bulma çabasıyla tekrar tekrar Melahat Hanım'ın evini görmeye giderim...

© Roz Kohen - Köşkün şimdiki hali (2007)
1992 yılına kadar köşk hala bakılıydı ve aile fertleri ayni evde oturuyordu. Yalnızca Vukela caddesindeki, bir uçtan bir uca uzanan geniş arsası parça parça satılmış, o çocukluğumuzda hatırladığımız koca arsanın yerinde, belki 10'a yakın çok katlı apartman yükselmişti.

Uzun yıllar süresince yaz aylarında ayni evde arkadaşlık ettiğimiz çocukları görmediğimiz halde, aile içinde hep kendilerini anar, onlarla ilgili duyduğumuz haberleri paylaşırdık.

2007 yılındaysa, eski köşkün bulunduğu yere geldiğimizde, köşkün metruk ve yeni apartmanların arasında sıkışıp kaldığını gördük. Köşkün hemen bitişiğinde bir apartman daha yükselmişti. Yeni apartmanın adı da Melahat Hanım'ın soyadını taşıyor. En üst katın zilinde de çocukluk arkadaşımızın adı kayıtlı...

© Roz Kohen - Ailenin yeni apartmanı (2007)
Kapının zilini çalıp seslendiğimizde yanıtlayan ses, hiç kuşkusuz çocukluk arkadaşımızınkiydi. Merdivenleri çıktığımızda, altmış yıl sonra da olsa, birbirimizi tanımamamız zor olmadı...

Ayılmamışcasına sohbete daldık ve Metin'in aile fertleri ile tanıştık, kahvelerini içtik. Eski ortak komşuların haberlerini aldık sonra da tekrar görüşmek için sözleşerek, her zamanki gibi çok iyi bildiğimiz Bostancı'nın tren raylarının üstünden geçen köprüsü üzerinde yürüyüp denize, eski mendireğin bulunduğu dut ve incir ağaçlı sokaklarına doğru, yolumuzu bilerek devam ettik... [KanalKultur]

22 Aralık 2013 Pazar

Roz Kohen: Değişen Şehir

© Roz Kohen
- Kuledibi ve Galata Kulesi (2010)

© Roz Kohen - "Bizim mahalle"nin
1992 yılındaki görünümü (Altıncı Daire / Şişhane)

© Roz Kohen - Melek Apartman'ın
son çektiğim fotoğrafı (1992)
 
© Roz Kohen - Melek Apartman'ın bulunduğu arsa
(2010)
Roz Kohen "Yahudi İstanbul'unu / İstanbul Yahudileri'ni" anlatıyor: İstanbul'da Yahudiler ve Yahudi Yaşamı

[KanalKultur] - Bir zamanlar Yahudi esnafın sesleri ile çınlayan ve Ara Güler'in fotoğrafının yansıttığı Yahudi Kuledibi mahallesi, bugün çok değişik bir havaya ve sosyo - kültürel dokuya sahip.

Camisi, havrası yerli yerinde; ama eski Apollon sineması, sonradan Apollon Havrası'nın sadakacılarının yerinde Selçuk İş Merkezi var.

Bir zamanlar, sadece uzaktan seyrettiğimiz Galata Kulesi cıvıl cıvıl turistlerle kaynıyor.

© Roz Kohen - Meşhur fotoğrafçı Süreyya'nın
yerinde artık "Gloria Jean's Coffees" var (2011)
Ara Güler'in fotoğrafında görünen eski Kuledibi mahallesindeki tarihi apartmanların çoğuna artık "bir çeki düzen" verilmiş. Musa Morali'nin Kıbleli Zade Sokak'ındaki Melek Apartman'ının bir asır geçirdiği arsası da bir duvarla çevrilmiş; arsada bir de ağaç yeşermiş. Kıbleli Zade Sokak'ının tam karşısında şimdi bir metro istasyonu var...

Anılarımda anlattığım annemin teyzesi Tant Sarina, bu mahallede otururdu. Tanıdık ve akrabalarımızın büyük bir kısmı da Kuledibi, Şişhane, Tepebaşı ve Tozkoparan mahallelerinde yaşardı.

Birkaç nesil Yahudi'nin devam ettiği Mektep Sokak'daki Musevi Lisesi'nin binası günümüzde de bir eğitim - öğretim merkezi olmağa devam ediyor: Haliç Üniversitesi İşletme Fakültesi bu tarihi binada şimdi...

© Roz Kohen - Apollon Havrası yerinde
bugün Selçuk İş Merkezi bulunuyor (2011)
Simalar ve sosyo - kültürel doku değişmiş; ama "bizim eski mahalle" canlılığını koruyor...

Eski Evlendirme Daire'sinin köşesindeki Süreyya adlı fotoğrafçıda 1939 yılında annemle babam, bize yadigar kalan düğün fotoğraflarını çektirmişlerdi. Bundan tam 30 yıl sonra, ayni fotoğrafçıya Amerikan Kız Koleji'nin 1969 yılı mezunları olarak gelip, kepli fotoğraflarımızı çektirmiştik.

Şimdi, bu tarihi Süreyya fotoğrafçısının bulunduğu binanın köşesinde bir Gloria Jean's Coffees var...

İstanbul'un bu eski mahalleleri, artık benim gözümde anılarla dolu birer canlı müze... [KanalKultur]

11 Aralık 2013 Çarşamba

Sistemli Unutturma, Seçilmiş Hatırlatma: Şimdinin Tarihi ve Kent Hakkı İçin

Toplumsal Tarih [Tarih Vakfı Yayınları]
238 (2013), 96 S., ISSN 1300-7025-9-1
[KanalKultur] - Toplumsal Tarih dergisi 2013 yılında yayınlanan 238. sayısında Gezi Parkı deneyimleri, şehir hafızası, direnişçiler ve kentle ilgili kararlara katılım gibi konuların tartışıldığı "Kent Hakkı için" başlıklı dosyayı kapağa taşıdı.

Baskıcı iktidarların 'sistemli unutturma', 'seçilmiş hatırlatma' ve benzeri yöntemlerinin toplumsal tarih birikimi ile aşılabileceği inancıyla, güncelin tarihini yazma konusunda bir araya gelen tarihçiler 'kent hakkı için' adlı dosya ile Gezi Parkı deneyiminin ardından bu perspektiften şimdinin tarihi'ne nasıl bakılabileceğini ele alıyorlar.

Ömer Turan, Taksim'i tanzim etme projelerinin siyasal analizini tarihsel arka plan eşliğinde anlatırken antropolojinin kavramsal araçlarını kullanarak Gezi Parkı'ndaki süreci ampirik bir metot ile "armağan dünyası" üzerinden tahlil ediyor.

Afşin Altaylı, kent müzeciliğinin tarihsel gelişimi hakkında bilgiler veriyor ve Lefebvre ile Harvey üzerinden kent hakkı çerçevesinde katılım ve müzecilik ilişkisini sorguluyor.

Meltem Toksöz, kişisel deneyimleri ve gözlemleri ile Gezi sürecini analiz ediyor ve kentsel mekânı deneyimleyen kuşağın apolitik olmadığına, kişisel olanın politik olduğunu anlayan bir perspektife sahip olduğuna dikkat çekiyor.

İrvin Cemil Schick, İstanbul'un tüm yıkım ve kentsel dönüşüm uygulamalarına dikkat çekerken toplumsal hafızaya müdahalelerin toplumu biçimlendirmede ne denli etkili olduğunun altını çiziyor ve İstanbul'un yok edilmekte olan kitabelerine odaklanıyor.

Zafer Toprak, Türkiye'de Durkheim psikolojiden bağımsız sosyoloji görüşlerinin Osmanlı toplumunda ortaya çıkışını, bu süreçte etkili olan yayınları anlatıyor.

15 Temmuz 2013 Pazartesi

İstanbul: Galata Köprüsü (1934)

"İstanbul: Galata Köprüsü"
- "Le Pont de Galata -
Dans le prolongement duquel se profilent
 les mosquées du vieux Istanbul" -
Bkz. "Les Associations dans la Turquie nouvelle",
L'Illustration de Turquie, 5-6 (1934): 9 - 11 [p. 10]

Bodrum (~1939-1940)

Bodrum (~1939-1940)
- Bkz. "La Turquie: Pays
de soleil, de beauté et d'histoire"
La Turquie Kemaliste, 32-40 (1939-1940): 83

Antakya'da Türk Pazarı (1938) [Bazar turc à Antakya (Antioche) / Türkischer Bazar in Antakya / Turkish bazaar in Antakya]

Antakya'da Türk Pazarı (1938)
[Bazar turc à Antakya (Antioche)
/ Türkischer Bazar in Antakya
/ Turkish bazaar in Antakya] -
Bkz. İhsan Cemal Karaburçak:
"Au Hatay - Terre privilégiée"
La Turquie Kemaliste (1938) 27: 3 [2-9]

Eski Ankara Evleri (1935)




Eski Ankara Evleri (1935) -
Bkz. Sedad Hakkı Eldem:
"Anciennes mai sons d'Ankara"
La Kamâliste Turquie (1935) 7: 10-12.