DAI – Deutsch Amerikanisches Institut – Erlebbare Wissenschaften – Sunum: Migration | Göç
Prof. Dr. Havva Engin, 24 Haziran 2016 günü, DAI’nin davetlisi olarak, kurumun PH Heidelberg ile yürüttüğü "Erlebbare Wissenschaften" (Bilimi Uygulayarak Öğrenmek) Projesi çerçevesinde, göç konulu bir sunum yapıyor.
Sözü edilen proje bağlamında, PH Heidelberg Eğitim Bilimlerinin değişik bölümlerinden öğretim üyeleri ve Öğretmenlik Bölümü öğrencileri, Heidelberg’in değişik okullarından katılan 3. sınıf öğrencileriyle beraber bilimsel bir konuyu teorik ve pratik olarak işliyor..
Prof. Dr. Havva Engin’in sunumu ve akabinde öğrencilerle gerçekleştirilecek çalışma guruplarının ana teması "Göç Olgusu".
Prof. Dr. Havva Engin göçü, insanoğlunun içinde bulunduğu sürekli bir durum olarak öğrencilerle işliyor. Sunumda çıkış noktası olarak, ilk insanların Afrika’dan çıkıp, değişik kıtalara göçü ele alınıyor. Onun akabinde, 18. - 20. yy arasında Almanya’dan Amerika'ya göç eden insanların tecrübelerine değiniliyor.
20. yy periyodunda, Almanya açısından en önemli göç olan, 2. Dünya Savaşı bitiminde 14 milyon Alman kökenli insanın – ki aralarında yüzbinlerce çocuğun öldüğü bir göç dalgası – Doğu Avrupa’nın değişik ülkelerinden kaçıp, bugünkü Almanya topraklarına sığınması işleniyor.
insan ve kültüre dair... : Alevi Arşivi... Alevi Antropolojisi ... Almancılar... Sanat
Bu Blogda Ara
Sığınmacı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sığınmacı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Haziran 2015 Salı
6 Haziran 2015 Cumartesi
Bekleme Odasından Oturma Odasına - Suriyeli Mülteciler
[İsmail Engin] Anadolu Kültür ve Açık Toplum Vakfı desteğiyle, Zümray Kutlu tarafından "Bekleme Odasından Oturma Odasına - Suriyeli Mültecilere Yönelik Çalışmalar Yürüten Sivil Toplum Kuruluşlarına Dair Kısa Bir Değerlendirme" başlığıyla hazırlanan ve Suriyelilere yönelik çalışma yürüten STK’lara dair rapor yayınlandı.
Rapor, Suriyeli mültecilere destek veren sivil toplum kuruluşlarının ve yürüttükleri çalışmaların mutevazı bir dökümünü yapmayı amaçlıyor.
Raporda, Türkiye’de bulunan Suriyeliler Türkiye hukukundaki resmi statülerine bakılmaksızın "mülteci" olarak adlandırılıyor. Türkiye’nin 10 ilinde kurulan 24 kampta yaklaşık 256.000 mülteci kaldığı vurgulanıyor. Kamp dışında yaşayan yaklaşık 1.8 milyonu bulduğu belirtilen Suriyeli mülteciden söz ediliyor. Türkiye’nin Nisan 2011’den Kasım 2014’e kadar yaptığı harcamanın 4,5 milyar dolar; BM ve Avrupa ülkelerinden gelen miktarın ise 246 milyon dolar olduğuna atıf yapılıyor.
Büyük çoğunluğunun Hatay, Antep, Kilis, Urfa ve Mardin olmak üzere sınır şehirlerinde yoğunlaşan bu mültecilerin Türkiye’nin farklı şehirlerinde kendi imkanları ile hayatlarına devam ettiği; iş bulma ümidi ile daha büyük şehirlere göç edenlerin de bulunduğu ve İstanbul’da yaşayan Suriyeli mültecilerin sayısının 330.000’i bulduğu, İstanbul’un yanı sıra İzmir, Mersin, Adana gibi şehirlerin de mülteciler için bir çekim merkezi olduğu belirtiliyor.
Rapor, Suriyeli mültecilere destek veren sivil toplum kuruluşlarının ve yürüttükleri çalışmaların mutevazı bir dökümünü yapmayı amaçlıyor.
Raporda, Türkiye’de bulunan Suriyeliler Türkiye hukukundaki resmi statülerine bakılmaksızın "mülteci" olarak adlandırılıyor. Türkiye’nin 10 ilinde kurulan 24 kampta yaklaşık 256.000 mülteci kaldığı vurgulanıyor. Kamp dışında yaşayan yaklaşık 1.8 milyonu bulduğu belirtilen Suriyeli mülteciden söz ediliyor. Türkiye’nin Nisan 2011’den Kasım 2014’e kadar yaptığı harcamanın 4,5 milyar dolar; BM ve Avrupa ülkelerinden gelen miktarın ise 246 milyon dolar olduğuna atıf yapılıyor.
Büyük çoğunluğunun Hatay, Antep, Kilis, Urfa ve Mardin olmak üzere sınır şehirlerinde yoğunlaşan bu mültecilerin Türkiye’nin farklı şehirlerinde kendi imkanları ile hayatlarına devam ettiği; iş bulma ümidi ile daha büyük şehirlere göç edenlerin de bulunduğu ve İstanbul’da yaşayan Suriyeli mültecilerin sayısının 330.000’i bulduğu, İstanbul’un yanı sıra İzmir, Mersin, Adana gibi şehirlerin de mülteciler için bir çekim merkezi olduğu belirtiliyor.
3 Haziran 2015 Çarşamba
Ezidi Çocuklar İçin Eğitim Desteği
2014 sonlarına doğru, İŞİD’in saldırıları sonucu, Şengal’den kaçan ve Türkiye’ye sığınan binlerce Êzîdî için yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, GABB ve halkın destekleriyle birçok ilde kamplar kuruldu. Türkiye’ye giriş yapan ortalama 30.000 civarında Êzîdî; Diyarbakır (Fidanlık, Bismil, Çınar), Batman, Siirt, Şırnak (Cizre, İdil, Silopi), Mardin (Midyat, Nusaybin) ve Urfa (Viranşehir)’de kurulan kamplara yerleştirildi. Temel ihtiyaçların giderilmesine yönelik başlatılan ilk çalışmalar, uluslararası desteklerle de ivme kazandı.
Anadolu Kültür’ün Aram Yayınevi işbirliği ile yürüttüğü, Chrest Vakfı ve Açık Toplum Vakfı'nın desteklediği "Ezidi Çocuklar İçin Eğitim Desteği" projesi nisan - ağustos 2015 tarihleri arasında Diyarbakır, Batman, Siirt, Şırnak, Urfa'da uygulanıyor.
Êzîdîlerin temel ihtiyaçları sağlanmaya çalışılırken eğitim ve sosyal aktiviteler çok kısıtlı imkanlarla yürütülüyor. Başta eğitim materyallerinin eksikliği bu çalışmaların önündeki en büyük engel. "Ezidi Çocuklar İçin Eğitim Desteği" projesiyle kamplarda yaşayan çocukların eğitimleri için gereken materyal eksikliklerinin giderilmesi hedefleniyor. Bununla beraber, eğitmen ihtiyacı da giderildikten sonra, eğitmenler arasında fikir alışverişi yapabilecekleri bir platform oluşturalarak deneyim paylaşımı sağlamak için atölyeler düzenlenmesi planlanıyor.
Anadolu Kültür’ün Aram Yayınevi işbirliği ile yürüttüğü, Chrest Vakfı ve Açık Toplum Vakfı'nın desteklediği "Ezidi Çocuklar İçin Eğitim Desteği" projesi nisan - ağustos 2015 tarihleri arasında Diyarbakır, Batman, Siirt, Şırnak, Urfa'da uygulanıyor.
Êzîdîlerin temel ihtiyaçları sağlanmaya çalışılırken eğitim ve sosyal aktiviteler çok kısıtlı imkanlarla yürütülüyor. Başta eğitim materyallerinin eksikliği bu çalışmaların önündeki en büyük engel. "Ezidi Çocuklar İçin Eğitim Desteği" projesiyle kamplarda yaşayan çocukların eğitimleri için gereken materyal eksikliklerinin giderilmesi hedefleniyor. Bununla beraber, eğitmen ihtiyacı da giderildikten sonra, eğitmenler arasında fikir alışverişi yapabilecekleri bir platform oluşturalarak deneyim paylaşımı sağlamak için atölyeler düzenlenmesi planlanıyor.
3 Ocak 2014 Cuma
Yakın Tarihten Notlar: Göç Yolları
[KanalKultur] - Kırkayak Sanat Merkezi Sinema Atölyesi'nde 2013'ün ilk teması "Göç"tü.
Kırkayak Sanat Merkezi Sinema Atölyesi, ocak 2013 boyunca "Göç Yolları" başlığı altında göç ve sığınmacı temalı filmleri, ücretsiz olarak, seyirciyle buluşturdu. Ocak 2013 seçkisinde; göçmen, sığınmacı ve mültecilerin yaşamlarını konu alan filmler yer aldı.
Savaşlar, doğal afetler ve etnik nedenlerle yaşadıkları yerleri terk eden insanlar, yanı başımızda, çok zor koşullarda, yaşamaya çalışıyorlar. Yeterli beslenemiyor, sağlık hizmetlerinden yararlanamıyor, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını karşılayamıyor, eğitim göremiyor, dışlanıyor ve türlü ayrımcılık ve istismarlara maruz kalıyorlar. Günümüzde milyonlarca savaş mağduru kişi, evleri saydıkları bir ülke ya da yerden ayrılmak zorunda kalıyor. İnsanlar ailelerinden ayrılıyor ve evlerini acı, korku ve umutsuzluk içinde terk etmeye sürükleniyor. Daha önemlisi sığındıkları yerlerde de bu insanlar "saygı" görmüyorlar.
İnsanların bilinmeyene yolculuk yapmasını, umut ve umutsuzluğu yüreğinde aynı anda taşımasını merkezine alan filmler 2013 ocak ayında "Göç Yolları" başlığı altında gösterildi...
2013 ocak programını 'yurdundan sürgün bütün çocuklara' adayan, Kırkayak Kültür Sanat ve Doğa Derneği, Gaziantep'te faaliyet gösteriyor. Film festivali, film gala - gösterimleri, söyleşiler, fotoğraf sergileri ve atölye çalışmaları gibi kültür sanat etkinliklerini gerçekleştiriyor. Dernek, aynı zamanda, "Ortadoğu Kültürel ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi" adıyla, Gaziantep'te Ortadoğu konulu kültürel ve toplumsal çalışmalar yapmayı hedefleyen, bir merkezin kuruluşunu tamamlamaya çalışıyor. [KanalKultur]
"Göç Yolları" / ocak 2013; Kırkayak Sanat Merkezi, Kırkayak Kültür Sanat ve Doğa Derneği, Akyol mah. Şaban sok. No:36, Şahinbey - Gaziantep; Tel.: (0342) 230 74 54
Kırkayak Sanat Merkezi Sinema Atölyesi, ocak 2013 boyunca "Göç Yolları" başlığı altında göç ve sığınmacı temalı filmleri, ücretsiz olarak, seyirciyle buluşturdu. Ocak 2013 seçkisinde; göçmen, sığınmacı ve mültecilerin yaşamlarını konu alan filmler yer aldı.
Savaşlar, doğal afetler ve etnik nedenlerle yaşadıkları yerleri terk eden insanlar, yanı başımızda, çok zor koşullarda, yaşamaya çalışıyorlar. Yeterli beslenemiyor, sağlık hizmetlerinden yararlanamıyor, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını karşılayamıyor, eğitim göremiyor, dışlanıyor ve türlü ayrımcılık ve istismarlara maruz kalıyorlar. Günümüzde milyonlarca savaş mağduru kişi, evleri saydıkları bir ülke ya da yerden ayrılmak zorunda kalıyor. İnsanlar ailelerinden ayrılıyor ve evlerini acı, korku ve umutsuzluk içinde terk etmeye sürükleniyor. Daha önemlisi sığındıkları yerlerde de bu insanlar "saygı" görmüyorlar.
İnsanların bilinmeyene yolculuk yapmasını, umut ve umutsuzluğu yüreğinde aynı anda taşımasını merkezine alan filmler 2013 ocak ayında "Göç Yolları" başlığı altında gösterildi...
2013 ocak programını 'yurdundan sürgün bütün çocuklara' adayan, Kırkayak Kültür Sanat ve Doğa Derneği, Gaziantep'te faaliyet gösteriyor. Film festivali, film gala - gösterimleri, söyleşiler, fotoğraf sergileri ve atölye çalışmaları gibi kültür sanat etkinliklerini gerçekleştiriyor. Dernek, aynı zamanda, "Ortadoğu Kültürel ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi" adıyla, Gaziantep'te Ortadoğu konulu kültürel ve toplumsal çalışmalar yapmayı hedefleyen, bir merkezin kuruluşunu tamamlamaya çalışıyor. [KanalKultur]
"Göç Yolları" / ocak 2013; Kırkayak Sanat Merkezi, Kırkayak Kültür Sanat ve Doğa Derneği, Akyol mah. Şaban sok. No:36, Şahinbey - Gaziantep; Tel.: (0342) 230 74 54
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
