Bu Blogda Ara

Söyleşi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Söyleşi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Aralık 2015 Cuma

Şeb-i Arûs

Hz. Mevlâna'nın 742. Vuslat Yıldönümü vesilesiyle Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü tarafından Kerim Vakfı işbirliği ile 9 aralık 2015 günü, saat 14.00-16.00 arasında [Üsküdar Üniversitesi Nermin Tarhan Konferans Salonu, Merkez Yerleşke, Haluk Türksoy Sk. No:14, Altunizade - Üsküdar - İstanbul] “Hz. Mevlana” konulu bir program gerçekleştiriliyor.

Mutasavvıf yazar Cemalnur Sargut ve Prof. Dr. Emine Yeniterzi söyleşisinin yer aldığı programda “Dinle” isimli kısa film gösterimi yapılıyor. Programın ikinci bölümünde “La Edrî”  tasavvuf musıkîsi topluluğu tarafından ilahilerden oluşan kısa bir konser sunuluyor. Program sonunda katılımcılara Türkiye Diyanet Vakfı Yayınlarından, Prof. Dr. Emine Yeniterzi’nin hazırlamış olduğu “Mevlana” kitabı hediye ediliyor..

23 Haziran 2015 Salı

Aziz Nesin’in mizahçı kişiliği ve mizah dergiciliği alanında yaptıkları: Ömrüne Sığmayan Adam sergisinde Tan Oral ve Turgut Çeviker'le söyleşi

Doğumunun 100. yılında Aziz Nesin’i edebiyatı, mizahı, hayat görüşü, politik duruşu ve geleceğe bıraktıkları açısından daha yakından tanımak ve değerlendirmek amacıyla Nesin Vakfı tarafından organize edilen "Ömrüne Sığmayan Adam: Aziz Nesin 1915-2015" adlı sergi 10 haziran - 16 temmuz 2015 tarihleri arasında meraklısıyla buluşuyor. Sergide, Aziz Nesin’in yaşamı süresince ortaya çıkardıklarının yanı sıra, ömrüne sığdıramadığı işleri de sunuluyor. Fatih Pınar ve Burcu Kolbay tarafından hazırlanan, Nesin Vakfı öğrencileri ve çalışanlarıyla yapılan video-röportajları temel alan “Aziz Nesin Yaşıyor” belgeseli ile Nesin Vakfı fotoğrafları da yer alıyor.

Sergi kapsamında Tütün Deposu'nda [Lüleci Hendek Cad. No:12, Tophane - 34425 İstanbul; Tel.: +902122923956] 27 haziran 2015 cumartesi günü saat 14'te bir söyleşi düzenleniyor.

Söyleşide karikatür sanatçısı Tan Oral, Nesin Vakfı’nın kuruluş aşamasına ilişkin tanıklıklarını ve 8 mm kamerası ile yaptığı, sergide de gösterilen belgesel çalışmasını anlatıyor.

Karikatür tarihçisi Turgut Çeviker de Aziz Nesin’in mizahçı kişiliğini ve mizah dergiciliği alanında yaptıkları üstüne konuşuyor.

19 Şubat 2014 Çarşamba

Belgesel Buluşmaları: Yunanistan'dan Güney İtalya'ya Müzikal Bir Dilin Peşinde - Encardia - Dans Eden Taş



Tütün Deposu'nda 22 şubat 2014'te saat 19'da "Belgesel Buluşmaları" kapsamında yönetmeliğini Aggelos Kovotsos'un yaptığı "Encardia - Dans Eden Taş" adlı film gösteriliyor. Bu bağlamda, etnomüzikolog Burcu Yıldız'la da "Yunanistan'dan Güney İtalya'ya Müzikal Bir Dilin Peşinde" konulu bir söyleş düzenleniyor.

Burcu Yıldız

2010 yılından beri İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuarı Müzikoloji Bölümü'nde öğretim görevlisi olarak çalışıyor. Lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde, yüksek lisans ve doktora eğitimini ise İstanbul Teknik Üniversitesi Müzik İleri Araştırmalar Merkezi Etnomüzikoloji Bölümü'nde sürdürdü. 2012 yılında, "Cultural Memory, Identity and Music: Armenians of Turkey" başlıklı tezi ile doktorasını tamamladı. Araştırma konuları etnomüzikoloji, toplumsal cinsiyet, dünya müzikleri, popüler müzik ve medya çalışmaları...

Encardia - Dans Eden Taş | Encardia - The Dancing Stone - Yön. | Dir.: Aggelos Kovotsos, Yunanistan | Greece, 2012, 82' 

Film, Güney İtalya'nın zengin müzik geleneğinden beslenerek şarkı yapıp müziklerini icra eden Yunan müzik grubu Encardia'yı izliyor. Grup, Güney İtalya'da yolculuk yaparken bölgedeki halk kültürünün temel öğelerini araştırıp gün ışığına çıkarır. Bunlar esas olarak Güney İtalya'nın Grecia Salentina yöresinde konuşulan ve içinde İtalyanca sözcükler de barındıran antik Yunan lehçesi 'Grigo' ve çok bilinen İtalyan dansının yerel yorumu olan ve bölgede sihirli, dini ve iyileştirici boyutlar kazanan 'tarantela pizzica'dır. Günümüzde genç ve yaşlı yerel müzisyenler, araştırmacılar ve şairler kutlamalar sırasındaki şarkı ve şiirleriyle bu güçlü Akdeniz geleneğine hayat verirler.

* * *

The film follows the Greek band Encardia that is inspired by, creates and performs music and songs derived from the rich musical tradition of South Italy. They travel to South Italy searching and bringing to light basic elements of the folk culture that developed there. Mainly 'Grigo,' an ancient Greek dialect that also contains Italian words, which is spoken in the area of Grecia Salentina of South Italy and 'tarantela pizzica' a local variation of the well-known Italian dance which in the area took on magic, religious and therapeutic dimensions. Today, through their songs and poetry during celebrations, the local musicians, poets and researchers old and young alike, bring to life this powerful Mediterranean tradition.

* * *

Tütün Deposu, Lüleci Hendek cad. No: 12 Tophane, İstanbul

15 Ocak 2014 Çarşamba

Entrika Duvarı > ANARTİST

"Entrika Duvarı > ANARTİST; toplumsal, siyasal ve ekonomik sorunsalların tarih boyunca – özellikle son on yılda – insan yaşamını ve daha da önemlisi, varlığın oluştuğu yer olan doğayı nasıl etkilediğini gözlemleyip, ilerisi için sorguluyor. Yerleştirme; yaşadığımız çağın karmaşık insani, toplumsal ve siyasi meselelerini anlamak ve başa çıkmak amacıyla, bir sonraki çağın ne şekil alacağı ya da nasıl ortadan kaybolacağının bilincinde olarak, içinden geldiğimiz çevreyi sadece bilmenin değil, o çevreyi bize verdiği hislerle gözlemleyip sorgulamanın da konuyu inceleyip anlatıya dökme açısından önemli olduğu üstüne. 
Bu incelemeler, ekonomi ve politikanın eğitim ve sanatla doğrudan ilintisi hakkında: Ezberci olmadan temelden öğrenmenin, yapıcı bir yaklaşımı benimsemenin ve aynı zamanda yanlışları tekrarlamamanın önemine vurgu yapıyorlar. 
Entrika Duvarı > ANARTİST başlıklı sanatçı kitabı bu konulara değinirken, bir yerleştirme sanatına dönüşme özelliğini de taşıyarak günümüz kültürel ve toplumsal gelişmelerinin yanında sanatın, sanatçının ve kullandığı dilin işlevini de eleştirel bir üslupla sorguluyor."
Komşular sergisi sanatçılarından Fahrettin Örenli, sergi kapsamında son dönem çalışmaları hakkında bilgi veriyor. Ekonomi alanında araştırmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ertuğrul Ahmet Tonak'ın ve sergi küratörlerinin katılımıyla zenginleşecek söyleşi, İstanbul Modern süreli sergiler salonunda Komşular sergisi için özel olarak kurulan Bir Metrekare sahnesinde düzenleniyor.

Fahrettin Örenli Söyleşisi / 16 ocak 2014, 18:30; İstanbul Modern, Meclis-i Mebusan Cad. Liman İşletmeleri Sahası, Antrepo 4, 34433 Karaköy - 34433 İstanbul; Tel.: (0212) 334 73 00

25 Aralık 2013 Çarşamba

Etnografi Olarak Sanat, Sanat Olarak Etnografi

Etnograf Leyla Neyzi ve video sanatçısı Köken Ergun çalışmalarını, konu ettikleri gruplar tarafından oluşturulan yaratıcı süreçlerin bir temsili ve yeniden kuruluşu olarak görüyorlar. Söyleşide pratiklerinin kesişme noktalarından yola çıkan Neyzi ve Ergun, refleksivite, etik, okuyucu ve izleyicinin çoğulluğu gibi temaları tartışıyor.

Söyleşinin ardından, sanatçının 63. Berlin Film Festivali'nde ödül kazanan 2012 yapımı Aşura (22 dakika, Türkçe-Azerice, İngilizce altyazılı) adlı kısa filminin gösterimi yapılıyor.

Ergun'un Salt Ulus'taki "Kitle ve İktidar" sergisi kapsamında düzenlenen söyleşi Salt Ulus'ta canlı yayınla aktarılıyor; film Salt Galata ve Salt Ulus'ta eş zamanlı olarak gösteriliyor.

Prof. Dr. Leyla Neyzi

Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi'nde öğretim üyesi. 2011-2012'de ekibiyle, "Türkiyeli Gençler Anlatıyor: Sözlü Tarihin Geçmişle Yüzleşme, Toplumsal Uzlaşma ve Demokratikleşmeye Katkısı" adlı bir proje yürüttü. Haydar Darıcı'yla hazırladığı son kitabı "Özgürüm ama Mecburiyet Var" - Diyarbakırlı ve Muğlalı Gençler Anlatıyor, 2013'te İletişim Yayınevi tarafından yayımlandı. Diğer kitapları arasında, "Nasıl Hatırlıyoruz? - Türkiye'de Bellek Çalışmaları" (2011, İş Bankası Kültür Yayınları); "İstanbul'da Hatırlamak ve Unutmak - Birey, Bellek ve Aidiyet" (2011, Tarih Vakfı Yurt Yayınları) ve "Ben Kimim?" - Türkiye'de Sözlü Tarih, Kimlik ve Öznellik (2005, İletişim Yayınevi) bulunuyor.

Köken Ergun

Video sanatçısı. İşleri, Platform Garanti, Palais de Tokyo, Stedelijk Museum Bureau Amsterdam, KIASMA Museum of Contemporary Arts, Digital ArtLab, Casino Luxembourg, Heidelberger Kunstverein ve Kunsthalle Winterthur gibi uluslararası kurumların yanı sıra Oberhausen, Rotterdam, Sydney ve Zagreb film festivallerinde gösterildi. 2007'de "Bayrak" (2006) ile Rotterdam Film Festivali'nde, 2013'te "Aşura" (2012) ile 63. Berlin Film Festivali'nde ödül kazandı.

Etnografi Olarak Sanat, Sanat Olarak Etnografi - Söyleşi: Leyla Neyzi ve Köken Ergun; Gösterim: "Aşura" (2012) / 25 aralık 2013; Salt Galata [kurucu Garanti Bankası], Oditoryum, Bankalar Caddesi 11, Karaköy - 34420 İstanbul; Tel.: (0212) 334 22 00

6 Kasım 2013 Çarşamba

Ulaş Özdemir'le Kızılbaş Albümü ve Sonrası Üzerine

Ulaş Özdemir
Dem albümünde "Dem, Alevi-Bektaşi toplumu için, soluk, hayat, an, keyif, çağ, zaman, devir, nefes, içki gibi hem zâhir hem de bâtın pek çok anlamı içeren, önemli kavramlardan birisidir. Demin her haline göndermeler içeren "Bu Dem" albümü, Alevi-Bektaşi müziğinin kutsal sazları dede sazı ve ruzba (cura) ile canlı çalıp seslendirdiğim deyişlerden oluşmaktadır. Genel olarak Maraş yöresindeki dedelerden öğrendiğim ve bir kısmını babamla birlikte derlediğim ezgilerin büyük kısmını yeniden ele alıp, kendi müzikal birikimimle aktarmaya çalıştım." diyen, aslen Maraşlı; çocukluğundan bu yana cemlerin, muhabbetlerin içinde büyüyen; âşıkların, sadıkların, er ve pirlerin yoluna, bu sözler ve seslerle gönül veren; önce babasıyla birlikte kendi yöresinde derlemeler, alan çalışması yaparak meslek hayatına atılan; Alevilik-Bektaşilik alanında yetişen ender etnomüzikologlardan biri olan Ulaş Özdemir'le, Kalan Müzik tarafından "Âşığın sözü, Kur'an'ın özü" olarak çıkarılan 'Kızılbaş' albümü odak alınarak albümün sonrası üzerine üzerine İsmail Engin söyleşti.

Bir 'Kızılbaş' albümü hazırlama düşüncesi nasıl oluştu?

Ulaş Özdemir: Bu albümle ilgili düşünce, uzun bir süredir Kalan Müzik'in yapımcısı Hasan Saltık'la konuştuğumuz ama hayata geçiremediğimiz bir fikirdi. İlk düşünce Hasan Bey'indir. Daha sonra albümün ve projenin çerçevesini birlikte, daha net bir şekilde ortaya çıkardık: Bugüne kadar albümlere pek girmemiş, Alevi-Bektaşi edebiyatının en "radikal" eserlerini bir albüm serisinde "Kızılbaş" adıyla yayınlamaya karar verdik.

Albüm çalışmaları ne kadar sürdü?

Özdemir: Projeyi hataya geçirmeye başladıktan sonra yaklaşık bir yıl içinde ilk albüm çıkmış oldu.  İlk albümde 16 sanatçı olduğu için her birinin kendi programına uygun bir takvim oluşturmak zor oldu. Ayrıca zaman konusunda sıkışıklık olmaması için biraz esnek davrandığımız söylenebilir.

'Kızılbaş' albümünün bir seri olarak devam edeceğini anlıyoruz. Kaç albüm olacak? Ne zaman tamamlanacak?

Özdemir: Şu anda serinin üç albüm olacağı kesin: İkinci albümde ustalardan (ozanlar, âşıklar, dedeler vb. kaynak kişilerden), üçüncüsünde ise daha genç seslerden (hatta ilk kez bir albüme eser seslendiren arkadaşlardan) eserlerden oluşacak. Ama bu seriyi daha da sürdürmeyi elbette düşünüyoruz. Bu yüzden önümüzde, serinin tamamlanması konusunda net bir tarih yok. Ucu açık kalsın istiyoruz.

Albümün adı konusunda başka öneriler de geldi mi?

Özdemir: Daha kayıtlara başlamadan albümün adının "Kızılbaş" olacağı belliydi. Hiçbir zaman bunun dışında bir isim düşünmedik; katkıda bulunan tüm arkadaşlarımız da bu isim altında eser seslendirmeyi bir onur olarak kabul ettiler. Dolayısıyla başka bir öneri gelmedi, düşünülmedi.