Bu Blogda Ara

Galeri Fe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Galeri Fe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Şubat 2016 Çarşamba

Gülten İmamoğlu - Braha | Bereket

Gülten İmamoğlu - Şeffaf Ruhlar,
tuval üzeri akrilik boya, 98 x 160 cm.
@kanalkultur -  Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Gülten İmamoğlu, 14 ocak – 6 şubat 2016 tarihleri arasında, 'Braha | Bereket' adlı solo resim sergisiyle, Galeri FE'de sanatseverlerle buluşuyor.

Gülten İmamoğlu kendine özgü Organik Metastrata, Doğal Çoğalım tekniğiyle yarattığı renkli soyut çalışmalarıyla tanınıyor.

Organik Metastrata adlı özgün teknik, zengin renk tonlarının oluşturduğu birbirinin içine geçişen, üst üste binen ve sürekli çoğalan pek çok katmandan oluşuyor..

Renkler kendi anlamlarına ilaveten doğadaki mucizeleri anımsatan girdap biçimlerine de dönüşüyor. Her bir resmin kendine özgü nüveleri bulunuyor. Resimlerin geometrik altyapısı ve biçimlerinin yüzeydeki kuruluş yasaları yanında, sanatçıya has tekniğin sanatçının duygusal evreni ile birebir örtüşme içinde olduğu görülüyor.

31 Mart 2015 Salı

Ahmet Nejat - Hiç’in Rengi

[KanalKultur] - Ahmet Nejat’ın son dönem “Aşk ve Hiç” temalı eserlerini kapsayan “Hiç’in Rengi” isimli solo sergisi 26 mart – 18 nisan 2015 tarihleri arasında Galeri Fe’de sanatseverlerle buluşuyor.

Ahmet Nejat, “aşk”ı; herşeyi kapsayan “mutlakiyet”e, bir başka söyleyişle “hiç”e ulaşma yolundaki önemli bir evre olarak tanımlıyor ve eserlerinin kaynağı olarak görüyor.

Dünyevi ve manevi alemlerin her ikisinde tutkuyla özlenen, beklenen “aşk”, Ahmet Nejat’ın yapıtlarında renge ve biçime bürünmüş halde karşımıza çıkıyor.

Bir dönem, kusursuz güzelliğin aranışının sonucu olarak tanımlanan geleneksel tasvir sanatlarına özgü ve bir o kadar da çağdaş bir malzeme olan “altın” Ahmet Nejat’ın eserlerinde sonsuzluğun yansıması oluyor.

2011 tarihli kişisel sergisinde ilk defa sanatseverlerin beğenisine heykellerini sunan Nejat son dönem çalışmasında da gerçek ve düşü, dünyevi ve manevi olanı üçüncü boyutta bir araya getiriyor.

Latin yazısından farklı olarak, her sözcüğe ayrı bir değer katabilmesiyle üstün bir imgesel güce sahip olan Fars yazısı Nejat’ın eserinde iki sözcüğün; “aşk” ve “hiç”in sayısız zikredilmesinin temsili, kaligrafinin olduğu kadar üçüncü boyutun da sınırlarını zorluyor.

Ahmet Nejat’ın bilinen ve bilinmeyen alemlerin unsurlarını bir araya getiren yapıtları, birbirinin zıddı olan kavramları bünyesinde barındırmıyor; aksine, ancak ve ancak birlikte var olabilen karşıtlıkları vurguluyor.

Sanatçı, sergisinde varlığın ve yokluğun, biri olmaksızın diğerinin var olamayacağı kavramların altını çiziyor.