Bu Blogda Ara

Uzak Doğu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Uzak Doğu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Şubat 2016 Çarşamba

Kotodama İstanbul - Hajimari 2015

@kanalkultur - Kotodama İstanbul - Hajimari 2015, Türkiye'den ve Japonya'dan sanatçılar, yazarlar, akademisyenler ve bu alanda uzman kişilerin oluşturduğu Japonca ve Türkçe iki dilde ortak kitap. Her iki ülkede de alanındaki birikimin ürünü olan eser içeriği ve oluşumuyla da alanında öncü bir çalışma.

Kotodama (言霊, ことだま); 'Sözün ruhu', 'eşyanın ruhu' anlamına geliyor. Japonya'da kadim çağlardan beri olan bu inanışa göre sözün büyüsel, ruhani gücü bulunuyor. Bu güç, söze dökülen şeyin gerçekten olmasını sağlıyor.

İstanbul (イスタンブル); İstanbul… Büyülü bir şehir. Kat kat birikmiş bir zaman var bu şehirde geçmişten günümüze ulaşan. Geçmişi ve bugünü insanı şaşırtıyor, kendine hayran bırakıyor. Onu görmek, şehrin izin verdiği kadar… Her bakan kendi hayal ettiği şehri görüyor. Daha tarihte hiç kimsenin İstanbul'u bir diğer kişininkiyle aynı olmamıştır. (Hajimari 2015: s. 215-216)

Hajimari (はじまり); sözcük anlamı olarak başlangıç demek. Kitarō'nun ünlü efsanevi Kojiki albümünün ilk parçasının ismi gibi biraz mitolojik bir başlangıcı da çağrıştırıyor... Bu başlangıçla bu büyülü şehre, 'sözün ruhu' dokunuyor.

Kotodama İstanbul - Hajimari 2015, 70 kişinin katkısıyla oluşturulmuş. Kitaptaki yazıların, içerik olarak her iki ülkede de her kesimden okuyucuya hitap edecek bir üslubu var. İlham verici, hayret uyandırıcı pek çok çalışma Türkiye'de ve Japonya'da okuruna ulaşıyor.

Kotodama İstanbul - Hajimari 2015 bir proje. Projenin kurucusu Japonolog Esin Esen. Projeye destek veren onursal kurucular Türkiye'de Japonya çalışmalarını başlatan önemli isimlerden Prof. Dr. Selçuk Esenbel, Türkiye'nin ilk Japon dili ve edebiyatı profesörü Prof. Dr. Ayşe Nur Tekmen ve Japonya'da Türkiye temalı kitaplar yazan yazar Etsuko Shindō. Projenin gerçekleşmesi Arkeoloji ve Sanat Yayınlarının sahibi Nezih Başgelen'in destekleriyle olmuş. Kitabın editörlüğünü Türkolog Ikuko Suzuki ve Japonolog Esin Esen yapıyor. Kitabın sunuş yazısı Murat Gülsoy'a ait.

Kitabın iki kapağı var. Japonca ve Türkçe. Japonca kitaplar tersten başladığı için Türkçe kitaplarda arka kapak olmasına alıştığımız kısım Japonca ön kapak. Japonca kapakta minyatür sanatçısı Japon Rie Kudō'nun eserleri bulunuyor. İki ayrı minyatüründen oluşan bir kolaj. Türkçe bölümün kapağı ise Japon mürekkep resmi sanatı olan sumi-e tarzında yapılmış iki resmin kolajı. İlk Türk sumi-e sanatçısı Aynur Küçükyalçın'ın eseri. Japon kültürünün önemli sembollerinden olan kiraz çiçeklerinde yüzen Hacivat ve Karagöz imgesi etkileyici. Her iki kapağın yarattığı imge ve kültür etkileşimi de akılda kalıyor.

22 Aralık 2015 Salı

Wabiten 2 - Nengajo-Sarudoshi

Japonya’da halen devam etmekte olan yılbaşı tebrik kartı geleneğini yaşatmak üzere Japon Sanat Merkezi 19 aralık 2015 - 12 ocak 2016 tarihleri arasında Wabiten sergilerinin ikincisini “Nengajo-Sarudoshi” adıyla düzenliyor.

Japonya’da her yılın sonunda tüm dost ve tanıdıklara resimli kartpostallar gönderiliyor. Bu gelenek o kadar yaygın ki, ortalama bir kişi en az 20-30 civarında yılbaşı tebrik kartı alırken; postahaneler de yoğun talebi karşılayabilmek için ekim-ocak ayları arasında part-time çalışacak eleman alıyor.

Japonlar, nengajoları hazırlamak için, postahaneden pul parasını önceden ödeyerek, resim yapılacak boş kartpostalları ediniyorlar.

Japon kültüründe, nengajoları hazır satın almak değil, dostlar için kendi eliyle yapılması değerlidir. Japonlar, üzerine hayvan takvimine göre yeni yılın karşılığı olan hayvanın resmini ya da istedikleri başka bir konuyu resimleyip dostlarına gönderiyor; ama bu resimlerin mümkün olduğu kadar sevimli olmasına dikkat ediyorlar.

Bu yıl hayvan takvimine göre Maymun yılı olduğu için nengajoların teması da japonca “Saru” yani maymun. Enerji dolu, atak bir yılı simgeliyor.

30 Mart 2015 Pazartesi

İslam ve Çin Medeniyeti

[KanalKultur] - Çin Pekin Üniversitesinde “İslam ve Çin Medeniyeti” sempozyumu düzenleniyor.

Çin Pekin Üniversitesi İleri Beşeri Bilimler Enstitüsü, Kerim Vakfı ve Türk Kadınları Kültür Derneği İstanbul Şubesi ortak girişimi ile Pekin Üniversitesi'nde 2 - 8 nisan 2015 tarihleri arasında “İslam ve Çin Medeniyeti” uluslararası sempozyumu düzenleniyor.

Sempozyum, dünyanın çeşitli ülkelerinde, İslam ve Çin medeniyeti konularında çalışan uzman, akademisyen ve öğrenciyi bir araya getirerek karşılıklı anlayışı zenginleştirmek, iletişim ve etkileşim imkanlarını ilerletmek amacıyla gerçekleştiriliyor.

Çin’in en önemli ve en büyük üniversitesi olarak tanınan Pekin Üniversitesi, İslam konulu uluslararası bir toplantıya ilk kez ev sahipliği yapıyor.. Sempozyumun açılışını Cemalnur Sargut ve Tu Weimming yapıyor.

Sempozyumda Cemalnur Sargut “İslam Tasavvufu ve Kadim Konfiçyüs Anlayışının Mukayesesi”, Mahmud Erol Kılıç “Dinde Fanatizmin Kaynağı ve Modern Zamanlar”, Ekrem Demirli “İlmi talep ediniz, velev ki Çin’de olsun:’ Tasavvuf Metinlerinde Çin’e Dair Bazı Atıflar”, Osman Nuri Küçük “Lao Tzu'nun Önerdiği İdeal İnsan Nitelikleri ile  Tasavvufi Düşüncedeki İnsan-ı Kamil Anlayışının Mukayesesi”, Semih Ceyhan “İnsanlığın Çinli Mührü: Şeyh-i Ekber Muhyiddin İbnü'l-Arabi'ye göre mistik bir metafor ve gerçeklik olarak Çin” Mohammad Khalil, “İslâm ve Başkalarının Kaderi: Modern Dönem Öncesi Gayrimüslimlerin Selâmeti Değerlendirmelerine Dair Çağdaş Tashihler”, Kristian Peterson “Çin’de Kur’ân’a Yaklaşım” , Mohammad Rustom “Çin’li Müslümanlar”... başlıklı sunumlarını tartışmaya açıyor.

2011 yılında Pekin Üniversitesi İleri Beşeri Bilimler Enstitüsünde Ken’an Rifai İslam Araştırmaları Kürsüsü kuruldu. Kürsünün ilk profesörleri tasavvuf alanında önemli çalışmalarıyla tanınan William Chittick ve Sachiko Murata. Çin Pekin Üniversitesi İleri Beşeri Bilimler Enstitüsü, tarihçi-filozof Tu Weiming tarafından yönetiliyor. Tu Weimming, Enstitü bünyesinde bulunmakta olan İslam Araştırmaları kürsüsünün çalışmalarını şöyle değerlendiriyor: “Yapılan bütün bu çalışmalar, Çin’in hali hazırdaki kendi içine bakma ve kendini anlamasına yönelik İslâm’ın ahlâki bakışını ve dini soruları ortaya çıkarma kabiliyetidir.” [KanalKultur]