Bu Blogda Ara

Minyatür - Tezhip etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Minyatür - Tezhip etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mayıs 2015 Perşembe

BİR-Î KİMLER

[KanalKultur] - Yeni Camii Hünkâr Kasrı 14 - 27 mayıs 2015 tarihleri arasında, medeniyetleri geçmişten günümüze taşıyan minyatür sanatının klasik ve modern yorumlarının birlikte harmanlandığı BİR-Î KİMLER Minyatür Sergisi'ne ev sahipliği yapıyor.

BİR-Î KİMLER Minyatür Sergisi'nde Berrin Çakin Güç ve 24 öğrencisinin toplam 70 adet eseri yer alıyor.

16 Şubat 2015 Pazartesi

Bezemeleri ve Minyatürleriyle Osmanlı Çeşmeleri

Dolmabahçe Sarayı Camlı Köşk'te düzenlenen Türk tarihine ışık tutacak referans bir çalışmanın sergisiydi: Bezemeleri ve Minyatürleriyle Osmanlı Çeşmeleri...

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Geleneksel Sanatlar Yönetmenliği ve İstanbul'da geleneksel sanatları icra eden ve yaşatan kurumlardan biri olan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Deontoloji Anabilim Dalı işbirliği ile hayata geçirildi.

İstanbul'da bulunan 100'ü aşkın çeşme ve sebilin bezeme ve süslemelerinin tespit edilerek, 39 sanatçının görev aldığı atölye tarafından tezhip ve minyatür sanatlarıyla yorumlandığı eserlerin yer aldığı sergi, 9 21 mayıs - 9 haziran 2010 tarihleri arasında meraklısıyla buluştu.

'Geleneksel Türk sanatlarından minyatür ve tezhip alanlarındaki en önemli kurumlarından biri olan Cerrahpaşa Nakışhanesi sanatçıları tarafından gerçekleştirilen proje, İstanbul'un ilçeleri gezilerek İstanbul çeşmelerinin fotoğraflanması ve böylelikle motif envanterinin ortaya çıkarılması açısından dikkat çekti.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Etik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nil Sarı ve araştırma görevlisi uzman Ümit Emrah Kurt'un yönetmenliğinde hazırlıkları bir buçuk yıl süren "Bezemeleri ve Minyatürleri ile Osmanlı Çeşmeleri" sergisinden 39 sanatçının 340 eseri yer aldı.

Sergi kapsamında yapılan çalışmalar, çeşme bezemelerinin ilgili kaynak taramaları ile tespit edilmesini ve elde edilen motif envanterinin, çeşmelerin gelecekte kısmen ya da tamamen yok olması durumunda restorasyon amaçlı kullanılmasına da olanak sağladı. Kültür ürünleri olan bezeme motiflerinin gelecek nesillere aktarılması ve geleneksel Türk sanatlarına olan ilgiyi arttırmak da yayımlanan sergi katalogu ile desteklendi.

1 Aralık 2013 Pazar

Meraklısı için: Şeyma Çınar - Tezhip ve Minyatür



[KanalKultur] - Tezhip ve minyatür sanatçısı Şeyma Çınar, Miniatürk Sergi Salonu'nda 50 eseriyle 4- 15 mart 2013 tarihleri arasında sanatseverlerle buluştu.

Klasik Türk sanatlarının desteklenmesi amacıyla düzenlenen sergide, tezhip eserlerin yanı sıra hat ve minyatür sanatına ait örnekler de vardı.  Yapım süresi yedi yılı aşan eserler arasında hat sanatına ait "Hilye-i Şerif", "Tuğra Besmele", "Nazar Ayeti", tezhip sanatında geliştirilmiş yeni tasarımların uygulandığı saz yolu, kara memi çiçekleri gibi örnekler yer aldı. [KanalKultur]

Şeyma Çınar - Tezhip ve Minyatür Sergisi / 4 - 15 mart 2013; Miniatürk, Sütlüce Mahallesi, İmrahor Caddesi,  Sütlüce - Beyoğlu - 34445 İstanbul; Tel.: (0212) 222 28 82

27 Kasım 2013 Çarşamba

Meraklısı için: İstanbul Minyatürleri

[KanalKultur] - Bireysel üretimleri sürdürmenin oldukça güçleştiği, endüstriyel üretimin hakim olduğu günümüz dünyasında, ustalık kavramı ayrı bir anlam ve ustalar ayrı bir değer kazanıyor. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Geleneksel Sanatlar Yönetmenliği, minyatür sanatının çağdaş örneklerini 10 haziran - 18 temmuz 2010 tarihleri arasında "İstanbul Minyatürleri" adlı sergiyle İstanbullularla buluşturdu.

Sergi, İstanbul'da minyatür geleneğinin önemli bir parçasını oluşturan ve Cahide Keskiner'in 1989 yılında kurduğu Cahide Keskiner Atölyesi işbirliği ile hayata geçirildi.

Sergide İstanbul'da minyatür geleneğini yaşatan Cahide Keskiner ile birlikte Sabiha Bayhan Koç, Zehra Çekin, Tülin Gönültaş, Çiğdem Tunçer, Ebru Kızılırmak, Aynur Gürsoy, Asiye Okumuş, Bahriye Balkaç, Çiğdem Mercan, Esra Altındoğan, Olcay Çetinok ve Nükhet Sağıroğlu olmak üzere sanatçılar kullandıkları içerik ve sanat formuyla İstanbul'un kaybolmaya yüz tutmuş değerlerinin hatırlanmasına ve belgelenmesine aracılık etti..

Surlar, sur kapıları, anıt ağaçlar ve yalılar

Sergide, İstanbul'a ait surlar - sur kapıları, anıt ağaçlar, kuşlar ve yalılar olmak üzere 4 tema üzerine resmedilen toplam 69 minyatürün yer aldı.

Cahide Keskiner

1931 yılında İstanbul'da doğdu. Tezhip ve minyatür çalışmalarına 1953 yılında, hocası Ord. Prof. Dr. A. Süheyl Ünver ile başladı. Hattat Macit Ayral'dan hat dersi, ressam Şeref Akdik'ten de resim dersleri aldı. 1965 yılında İstanbul Yıldız Porselen Fabrikasına Türk Süsleme Sanatları Uzmanı olarak atandı ve burada ilk Türk Süsleme Atölyesi'ni kurdu. Birçok resmî ve özel kurum ve kuruluşlarda açılan kurslarda eğitim görevlisi olarak görev aldı. 1980 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Topkapı Saray Müzesi'nde açılan Uygulamalı Türk Süsleme Sanatları Kursları'nda eğitim ve yönetim kurulu başkanlığına getirildi. 1982 yılında, daha önce halka açık eğitim programını yürüttüğü Mimar Sinan Üniversitesi'nde Geleneksel Türk Süsleme Sanatları Bölümü'nde öğretim görevlisi oldu. 2000 yılında Kültür Bakanlığı Mevlana Büyük Ödülü'ne layık görüldü.

Türk Süsleme Sanatlarında Desen ve Motif, Turkish Motif, Çocuklar İçin Türk Motifleri, Türk Süsleme Sanatlarında Stilize Çiçekler: Hatai, Minyatür Sanatında Doğa Çizim ve Boyama Teknikleri, Minyatürler Kitabı adında yayınlanmış eserleri bulunuyor. Cahide Keskiner adını verdiği tezhip ve minyatür atölyesinde, öğrencileri ile çalışmalarını sürdürüyor. [KanalKultur]

'İstanbul Minyatürleri' / 10 haziran - 18 temmuz 2010; Cemal Reşit Rey Sergi Salonu, Cemal Reşit Rey Konser Salonu,  Darülbedayi Caddesi - Harbiye - Şişli - 80200 İstanbul; Tel.: (0212) 231 54 97

6 Eylül 2013 Cuma

Piri Reis'in Pusulası

© Azize İlhan
[KanalKultur] - Minium Tezhip ve Tasarım Atölyesi, İzmir TCDD Müzesi ve Sanat Galerisi'nde 5 - 14 haziran 2013 tarihleri arasında "Tezhip ve Minyatür Sergisi" düzenledi.

Sergide; 17 öğrencinin toplam 50 adet eseri bulunuyordu. Eserlerin 47'si özgün; 3'ü yeniden üretim...

Grubun eğitmenliğini Sezen Okur yaptı. Okur, sergi için TCDD Müzesi ve Sanat Galerisi'ne tarihi binanın minyatürünü hediye olarak çalışmış.

Sergide yer alan sanatçılar:

© Sezen Okur
Narlıdere Halk Eğitim Merkezi: Gülsüm Taç, Günseli Gezgin, Hacer Memiş, Hasibe Acar, Hülya Küsmenoğlu, Ruhşen Berke, Selma Ongan, Yeşim Kurtuluş, Zuhal Meriç.

Minium Tezhip ve Minyatür Tasarım Atölyesi: Ayşe Çelik, Azize İlhan, Dilek Duz, Hilal Yüksel, Nilgün Yetiş, Serra Baykalmış, Yuka Ito Dülger, Zeynep Evinç.

Tezhip - Müzehhep - Müzehhip

Genellikle değerli el yazmaların etrafını süsleyip, onları daha değerli ve anlamlı hale getiren, zaman içinde değişen renk, motif ve kompozisyon özellikleri gösteren, malzeme olarak aharlanıp mührelenmiş kağıtlar üzerine toprak, demir oksit ve kök boyalar, özellikle de altınla bezenen ince detaylı süslemelere Arapça "zehep" (altın) kökünden gelen "altınlama" anlamında "Tezhip"; tezhiple bezenmiş eserlere "Müzehhep", tezhip yapanlara da "Müzehhip" deniyor.

Minyatür - Nakkaş - Nakkaşe

© Azize İlhan
Minyatür, tasvir edilecek olan konunun tüm detaylarının belirlenerek, resimsel ifadeye dönüştürülmesi olarak tanımlanıyor; minik, küçük anlamı taşımıyor.

Minyatür kelimesi; eskiden Avrupa'da yazma eserlerde sayfaların ilk harflerinin daha büyük süslü ve kırmızı boyanmasında kullanılan, Latince kırmızı boya demek olan "minium" kelimesinden türetilmiş.

Minyatürlerde konu, günümüz resminden farklı olarak gerçekçi bir perspektif yerine farklı bakış açılarından ele alınıyor.

Minyatürler, yapıldığı dönemin özelliklerini yansıtmaları açısından, tarihi belge niteliğinde aynı zamanda. Tarihte yaşanılan bölgelerdeki bitki örtüsü, insanların giysileri ve yapılan şenlik düzenleri gibi benzeri görsel bilgilere minyatürler sayesinde ulaşılabiliyor...

Minyatür yapan erkek sanatkarlara "Nakkaş", bayan sanatkarlara ise "Nakkaşe" deniyor.

Minyatürler de tezhip gibi yazma eserler içine özel malzemelerle uygulanıyor. Her iki sanatta da ağırlıklı olarak 24 ayar altın kullanılıyor.

Minium Tezhip ve Minyatür Tasarım Atölyesi

© Azize İlhan
Grubun eğitmenliğini Uzm. Sezen Okur yapıyor. İlgisi ve yeteneği olan yetişkinlere yönelik bu eğitim programının temel amacı; geleneksel süsleme sanatlarından olan "Tezhip ve Minyatür Sanatları"nı tanıtarak öğreterek yaşatmak. Atölyede akademik bir eğitim programı çerçevesinde yapılan çalışmalarda; geleneksel malzeme, teknik, ve çizim kurallarına bağlı kalınarak farklı ve özgün tasarımlar oluşturma kaygısı güdülüyor. Atölyenin ürettiği çalışmalar, geleneksel kurallar çerçevesinde ve aynı zamanda öğrencilerin hayal gücüyle kurguladıkları özgün çalışmalar... [KanalKultur]

Minium Tezhip ve Tasarım Atölyesi Tezhip ve Minyatür Sergisi / 5 - 14 haziran 2013; TCDD Müzesi ve Sanat Galerisi,  Alsancak Garı Karşısı, Alsancak - İzmir

Mühr-i Süleyman

Arzu Uzunosman - 'Mühr-i Süleyman',tezhip,
52 x 52 cm.,
8. Devlet Türk Süsleme Sanatları Sergisi [Ödül],
Ankara 1995

19 Temmuz 2013 Cuma

Nasreddin Hoca: 'Böyle giderse, hiç'...


Metin Akar: "Nasreddin Hoca",
Lâle 4 (1986): 20 - 31]
[Minyatür ve tezhip:
Ahmet Yakupoğlu, agm, 28 - 29
[KanalKultur] - "Hoca merhum, bir rüzgârlı havada deve üstünde kavut yermiş. Fakat ağzına attıkça yel alır götürürmüş, hiç boğazına gitmek kısmet olmazmış. Arkadaşlarından biri: '- Hoca Efendi, nedir o yediğin?' dedikte, Hoca merhum '- Böyle giderse, hiç' demiştir."

[Metin Akar: "Nasreddin Hoca", Lâle 4 (1986): 20 - 31] [Minyatür ve tezhip: Ahmet Yakupoğlu, agm, 28 - 29]

Süleyman I. (Kanuni Sultan Süleyman) Tuğrası

Sezen Okur - Süleyman I.
(Kanuni Sultan Süleyman) [ölm. 1566] Tuğrası
(Özgün Tasarım)

Matrakçı Nasuh - Tercan ve Mama Hatun Türbesi yakınında Fırat'ın kolu Karasu (Minyatür)

Tercan ve Mama Hatun Türbesi
yakınında Fırat'ın kolu Karasu
- Matrakçı Nasuh: Beyân-ı Menâzil-i
Sefer-i Irakeyn-i Sultan Süleyman Han, s.23a

Aydın Erkmen: Nasreddin Hoca - 'İllüstrasyon'

Nasreddin Hoca
- "İllüstrasyon" Aydın Erkmen,
bkz. Mehmet Özel: "1996 Nasrettin Hoca
 ve Dede Efendi Yılı'na Doğru"
Sanat 8 (1995): 4 - 11 [s. 5]
Aydın Erkmen

1943'de Aydın'da doğdu. 1968'de Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu Grafik Sanatlar Bölümü'nden birincilikle mezun oldu. 1969 - 1972 yılları arasında Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü'nde serbest grafik ve illüstrasyon asistanı olarak; 1991 - 2002 yılları arasında Mimar Sinan Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü'nde eğitmen olarak görev yaptı. 1969-2000 yılları arasında Maya Reklam, Grafik Maya, Era Tanıtım, Kanguru gibi Türkiye'nin belli başlı reklam ajanslarında sanat direktörü olarak çalıştı. Tasarımını yaptığı ve resimlediği birçok kitap Kültür Bakanlığı tarafından yayınlandı. Milliyet Yayınları, Ada Yayınları, Turing ve Otomotiv Kurumu, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü yayınları dahil olmak üzere sayısız kitap resimledi, yüzlerce kitap kapağı yaptı.

Ödülleri

Grafikerler Meslek Kuruluşu Grafik Tasarım Birincilik Ödülleri, 1965 - 1990 arası; Genel Kurmay Başkanlığı Büyük Ödülü (Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi çalışmaları için), 26 Ağustos 2002;
Osmanlı Devleti 700'ncü Kuruluş Yıldönümü Amblem Yarışması Birincisi, 2000

Sergileri

"Cephelerden Kurtuluşa" İllüstrasyon Sergisi, Akşehir, 2003
"Cephelerden Kurtuluşa" İllüstrasyon Sergisi, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, 2006
Ömer Hayyam Şiir Resimleme Sergisi, Avusturya Kültür Ofisi, Yeniköy, İstanbul 2007
Posta Genel Müdürlüğü Tarafından Basılan Pul Çalışmaları
İstanbul'un Fethinin 550'nci Yıldönümü pulları (4 adet)
Cumhuriyetimizin 80'nci Yılı Anı Pulu
[KanalKultur]

III. Osman'ın [1699 - 1757] Tuğrası - 1757

 III. Osman'ın [1699 - 1757] Tuğrası - 1757;
Türk ve İslâm Eserleri Müzesi - İstanbul

Nasreddin Hoca, fincancı katırlarını ürkütüyor...


[Metin Akar: "Nasreddin Hoca",
Lâle 4 (1986): 20 - 31]
[Minyatür ve tezhip:
Ahmet Yakupoğlu, agm, 22 - 23]
[KanalKultur] - "Birgün Hoca, kabristan civârında gezerken, nasılsa ayağı kayar. Bir eski kabrin içine düşer. Çıplak tenine, gömleğine varınca (ya kadar) toz toprak içinde kalan elbisesini çıkarıp, üstünü başını temizlemeye, düzeltmeye uğraşır. O anda hatırına gelir ki, şurada ölü sanarak acaba Münkir-Nekir gelir mi? Hoca bu hâldeyken, ileriden katırcılar hayvanlarını sür'atle sürerek mezaristana erişmiş bulunurlar. Hoca, yüzlerce çan sesini, hayvan gürültüsünü, katırcı şamatasını birdenbire anlamayarak: '- Eyvâh! Ne aksi zamâna tesadüf ettim.. Kıyâmet kopuyor!.' diyerek şaşkınlıkla biraz öteye beriye çabalanıp, nihâyet mezardan dışarı fırlar, kaçmak ister. Katırlar da tam o hizaya tasadüf eylediklerinden, Hoca'nın böyle alel-acâip bir kıyafetle mezardan fırlamasından katırlar ürkerek karmakarışık olur, birbiri üstüne yığılırlar. Yükleri olan kâse, billur, fincan, tabak makûlesi eşya bütün hurd ü hâş olur. Katırcılar şaşalayıp, sopalarıyla Hoca'nın üzerine hücûm eylerler. '- Sen kimsin, burada ne ararsın?' derler. Hoca, fıtrî tuhaflığı îcâbı olarak: '- Ehl-i âhıret'im, dünyâyı seyre çıkmıştım' demekle, yobaz herifler '- Dur!. Biz sana hoşca seyrân ettirelim.' diye Hoca'yı bir iyi dövüp, başını-gözünü yarmışlar. Hoca, bin zahmet ve meşakkatle geceyarısı evine dönmüş. Karısı: 'Bu ne hâl?. Şimdiye kadar nerde kaldın?..' diye sormağla: '- Mezara düştüm, ölülere karıştım' demiş. Karısı olanca safvetiyle: '- Öteki dünyada ne var ne yok?' diye sorunca, Hoca cevâben: '- Fincancı katırlarını ürkütmezsen, birşey yokdur' demiştir."

[Metin Akar: "Nasreddin Hoca", Lâle 4 (1986): 20 - 31] [Minyatür ve tezhip: Ahmet Yakupoğlu, agm, 22 - 23] [KanalKultur]

Sezen Okur - 'Vav Harfinin Hikâyesi'

Sezen Okur - 'Vav Harfinin Hikâyesi',
Minyatür (Özgün Tasarım), 2010
Sezen Okur

1979'da Ödemiş'te doğdu. 1999'da Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi, Yenice M.Y.O. El Sanatları Bölümü'nü "Ödemiş İpeği ve İğne Oyaları" konulu teziyle; 2003'te de Geleneksel Türk Süsleme Sanatları Tezhip Ana Sanat Dalı'nı "17.yy'a Ait Osmanlı Şenlik Çadırları’nın Desen Özellikleri" adlı teziyle bitirdi. 2009'da D.E.Ü. Güzel Sanatlar Enstitüsü, Geleneksel Türk Süsleme Sanatları, Tezhip Ana Sanat Dalı'nda "Yazma Eserlerde Kullanılan 'Tezhip Terimleri'nin Açıklamalı Sözlüğü" adlı çalışmasıyla yüksek lisans mezunu oldu..

İzmir, Sümer Holding Basma Sanayi, Desen Dairesi'nde "Desen Stajı" (1998); Ödemiş, Atahan Reklam Ajansı'nda "Grafik Tasarım Stajı" (2000); İstanbul, Dr. Hatice AKSU, Nakkaş Rumi Atölyesi'nde "Tezhip Tasarım ve Araştırma Stajı" (2001) ve İstanbul Nakkaş Rumi Atölyesi'nde "Kalemişi Süsleme Stajı" (2002) yaptı. Ödemiş Halk Eğitim Merkezi'nde "Kumaş Boyama Kursu"na (1996); D.E.Ü. Güzel Sanatlar Eğitim Fakültesi (Buca), Resim Bölümü'nde "Karakalem Desen Kursu"na (1998); "DESEM Grafik Tasarım Kursu"na (2007) katıldı.

Halen T.C. İzmir Devlet Resim ve Heykel Müzesi'nde eğitmen olarak çalışıyor; T.C. Turizm ve Kültür Bakanlığı'nda "Tezhip, Minyatür Kursu" veriyor ve Minium Tezhip ve Minyatür Tasarım Atölyesi'nin sahibi.

Kişisel Sergileri
  • 2012 5. Kişisel Sergi, İzmir Devlet Resim ve Heykel Müzesi Şeref Akdik Sergi Salonu, Mini Retrospektif Sergi
  • 2007 4. Kişisel Sergi, İzmir Resim ve Heykel Müzesi, Şeref Akdik Sergi Salonu, 2. Ege Art Sanat Günleri kapsamında Geleneksel Türk El Sanatları, Minyatür Sergisi
  • 2007 3. Kişisel Sergi, İzmir, Aliağa Belediyesi, 18. Uluslararası Barış ve Hoşgörü, Kültür & Sanat Festivali, Tezhip, Minyatür, Hat ve Ebru Sergisi
  • 2006 2. Kişisel Sergi, İzmir , Ödemiş – Yerel Gündem 21 Evi, Tezhip, Minyatür, Ebru Sergisi
  • 2005 1. Kişisel Sergi, İzmir - Balçova - Agora Alışveriş Merkezi, Tezhip, Minyatür, Ebru, Hat, Çini Karma Sergi [KanalKultur]

Matrakçı Nasuh - Erzincan ve altta Karasu (Minyatür)

"Erzincan ve altta Karasu"
- Matrakçı Nasuh: Beyân-ı Menâzil-i
Sefer-i Irakeyn-i Sultan Süleyman Han, s.22a

18 Temmuz 2013 Perşembe

Nasreddin Hoca, kürsüden cemaate hitap ediyor...

 
[Metin Akar: "Nasreddin Hoca",
Lâle 4 (1986): 20 - 31]
[Minyatür ve tezhip:
Ahmet Yakupoğlu, agm, 20 - 21]
[KanalKultur] - "Hoca Nasreddin Efendi, Akşehir'de birgün vaaz için kürsüye çıkıp: '- Ey mü'minler! Ben size ne söyleyeceğim bilir misiniz?' demiş. Cemâat '- Bilmeyiz..' demeleriyle, Hoca: '- Siz bilmeyince ben size ne söyleyim?' deyip kürsüden iner, bırakır gider. Yine birgün kürsüye çıkıp evvelki suâlini tekrar edince, bu sefer de cemâat, '- Biliriz..' derler. Hoca: '- Mâdem ki biliyorsunuz, o surette benim söylemekliğime ne lüzum kalır?' der, yine çekilir gider. Cemâat hayrette kalarak: '-Efendi bir daha kürsüye çıkarsa, kimimiz bilir, kimimiz bilmeyiz' demeye karar verirler. Hoca yine birgün kürsüye çıkıp, ahâliye evvelki suâli tekrar ederek: 'Kimimiz biliriz, kimimiz bilmeyiz' cevabını alınca, Hoca ciddiyetine hiç halel getirmeyerek: '- Ne kadar âlâ, öyleyse bileniniz, bilmeyeninize öğretsin' demiş."

[Metin Akar: "Nasreddin Hoca", Lâle 4 (1986): 20 - 31] [Minyatür ve tezhip: Ahmet Yakupoğlu, agm, 20 - 21]

Matrakçı Nasuh - Mercidâbık-Karye-i Çil Hâlit ve Fırat (Minyatür)

"Mercidâbık-Karye-i Çil Hâlit ve üstte Fırat"
- Matrakçı Nasuh: Beyân-ı Menâzil-i
Sefer-i Irakeyn-i Sultan Süleyman Han, s.105a