[İsmail Engin] Alevi antropolojisinin metodolojisi, merkezinde yer alan “emic” - “etic” ayrımı, inanç pratiklerinin, kültürel olguların araştırmacının dışsal kategorileriyle mi yoksa topluluk üyelerinin kendi anlam dünyaları üzerinden mi incelenmesi gerektiği, inancın - kültürün nasıl anlaşılması gerektiğine ilişkin uzun süreli tartışmalarla yakından ilişkilidir.
Günümüzde Alevi antropolojisinin önemli metodolojik problemlerinden biri tam olarak bu noktada ortaya çıkmaktadır:
“Alevilik, Alevilerin kendi kavramsal dünyasından hareketle nasıl anlaşılabilir ve bu içeriden bilgi üretimi nasıl [eleştirel] bir antropolojik analize dönüştürülebilir?”
Emic kavramı, Kenneth L. Pike [1912-2000] tarafından 1954’te dilbilimdeki phonemic ve phonetic ayrımından hareketle geliştirildi.
“Phonetic” yaklaşım, sesleri araştırmacının geliştirdiği evrensel kategorilerle incelerken, “phonemic” yaklaşım belirli bir dil topluluğunun hangi ses farklılıklarını anlamlı kabul ettiğini araştırmaktadır.
Bu ayrım, kültür çalışmalarına uygulandığında “emic”, bir kültürel sistemin o kültürün üyeleri tarafından nasıl sınıflandırıldığını ve anlamlandırıldığını; “etic” ise araştırmacının geliştirdiği karşılaştırmalı ve analitik açıklamaları ifade etmektedir.
Kenneth L. Pike açısından söz konusu iki yaklaşım, birbirinin karşıtı değil, kültürü farklı düzeylerde anlamayı sağlayan tamamlayıcı yöntemlerdir.
Bununla birlikte, Pike tarafından geliştirilen kavramsal çerçeve, özellikle Marvin Harris [1927–2001] tarafından ciddi biçimde eleştirildi.
* * *
Marvin Harris, Annual Review of Anthropology’de 1976’da yayımlanan “History and Significance of the Emic/Etic Distinction” adlı hacimli makalesinde ve yanı sıra 1979’da yayımlanan “Cultural Materialism: The Struggle for a Science of Culture” [Random House, New York, 1979] adlı eserinde, kültürel materyalizm yaklaşımıyla “emic” bilgilerin önemini kabul etmekle birlikte, bunların tek başına bilimsel açıklama için yeterli olmadığını ileri sürdü.