Bu Blogda Ara

17 Eylül 2013 Salı

Hayretü'l-azime fi intihalati'l-Garibe: Voltaire ve Şanizade Mehmed Ataullah Efendi

Toplumsal Tarih [Tarih Vakfı Yayınları]
237 (2013), 96 S., ISSN 1300-7025-9-1
[KanalKultur] - Toplumsal Tarih, eylül 2013'de yayınlanan 237. sayısında Edhem Eldem'in "Hayretü'l-azime fi intihalati'l-Garibe: Voltaire ve Şanizade Mehmed Ataullah Efendi" başlıklı yazısını kapağa taşıdı. Edhem Eldem, yaptığı incelemeyle Şanizade Tarihi'nin mukaddimesinin neredeyse olduğu gibi Fransız filozof Voltaire'den alındığını ortaya koyuyor ve 19.yüzyılda yazılmış bu eserin mukaddimesinin Voltaire'den alındığının şimdiye kadar ortaya çıkmamış olmasını tarihçiliğimiz açısından ne anlama geldiği üzerinde duruyor.

Feride Yıldız ve Cansu Kılınçarslan, 1970'lerde Pol-Der yönetiminde görev almış olan Sıtkı Öner'le gerçekleştirdikleri söyleşide Öner'in kişisel deneyimini takip ederek polislerin örgütlenme deneyimlerinin toplumsal etkilerine dikkat çekiyor. Nagihan Doğan, Erken Abbasi döneminde hilafet kurumunun durumunu ele alırken Emevilerin halifelik uygulamaları ve Şii imamet nazariyesi ile karşılaştırmalı bir analiz sunuyor. Pelin Tünaydın, 16. yüzyıldan günümüze kanunnâmelerden, edebiyattan, ansiklopedi maddelerine uzanan referanslarla Çingene kadınlarının tasavvur edilmiş bir takım klişelerle cinsellikleri üzerinden nasıl ötekileştirildikleri ortaya koyuyor. Ayşegül Baykan - Tali Hatuka, mekân ve toplumsal hafıza ilişkisini irdelerken Taksim Meydanı gibi bir kamusal alanın yeniden düzenlenmesinin söz konusu olduğu bu günlerde Taksim'in sembolik anlamını kalıcılaştıran 1 Mayıs 1977 olayını ele alıyor.

Ayşe Çiçek- Kahraman Şakul, Şehir Üniversitesi'nde gerçekleşen "18. Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu: Süreklilik ve Değişim" çalıştayındaki 18. yy tartışmasını kapsamlı bir özet-yazı ile tarihçiliğimizin gündemine taşıyorlar. Christiana Maranci, Kars'ta 7. yüzyılda inşa edilen ve büyük bir tarihi önemi olan Ermeni Müren Kilisesi hakkında bilgi veriyor ve çökmek üzere olan kilisenin durumuna dikkat çekiyor.

Rafet Ekiz 10. Yıl Anma Sergisi

Rafet Ekiz 10. Yıl Anma Sergisi / 14 - 29 eylül 2013;
Harmony Sanat Galerisi, Kuzguncuk Mh., Üsküdar
- 34674 İstanbul; Tel.: (0216) 553 2167
[KanalKultur] - Türkiye'de çağdaş resmin önemli isimlerinden Rafet Ekiz 10. ölüm yıldönümünde, 14 - 29 eylül 2013 tarihleri arasında Kuzguncuk Harmony Sanat Galerisi'nde açılan sergi ile anılıyor. Sanatçı 14 temmuz 2003 tarihinde bir arabanın çarpması sonucu erken yaşta yaşama veda etmişti…

Rafet Ekiz'in otuz yıllık sanat yaşamının çeşitli evrelerinden eserleri sergide yer alıyor.

Özgün, kendine has resmiyle sevilen, dikkati çeken sanatçının eserlerinde binlerce yıllık Anadolu uygarlıklarını-kültürünü görmek olası. Ekiz, Anadolu'yu eşsiz zenginlikte kaynak olarak görmüş, izlenmesi-incelenmesi gerektiğini yeni kuşak sanatçılarına önermişti.

Onun resmi hakkında birçok saygın resim eleştirmeni de irdeleyici değerlendirmelerde bulundu:

Mehmet Arap (2006)

Özellikle Anadolu'daki kadim kültürleri irdelediğinizde yaşamın, günümüze göre, ne kadar 'totemik, şamanik ve mitik', haliyle de ilkel bir gramer üzerinde yapılandıklarına odaklanırsınız. İşte 'Rafet Ekiz Karakteri' bu noktada işe karışır. Ekizin pentürlerinde gözünüze takılan, sizi rahatsız eden ya da kendinizden geçiren şey 'İlkellik'tir. İlkel kelimesi 'ilk' sıfatına '-el' eki getirilerek türetilmiştir. Anlambilimsel (Semeiology) açıdan baktığınızda 'ilk'; yorumlanmamış, öz, bengi, ve sembol' anlamlarıyla ilşkilendirilebilir. İşte bu im (İlk-ellik) sanatçının pentürde irdelediği başlıca konudur; tek, özgün ve orijinal, yani urmonotheistik...

16 Eylül 2013 Pazartesi

Kardeş Nereye: Mübadele | Where are you going bro: The Exchange

Kardeş Nereye: Mübadele | Where are you
going bro: The Exchange / Yönetmen -
Yapımcı: Ömer Asan; Danışman: İbrahim
Dizman; Müzik: Serdar Kemal Sarak;
2011, 77'
[KanalKultur] - "Kardeş Nereye: Mübadele" adlı belgesel film İzmir'de gösterime çıkıyor. Türkiye'de Ordu'da, Yunanistan'da Selanik, Drama, Katerini ve Kilkis'te çekimleri yapılan belgesel 1923 Lozan Antlaşması sonrası gerçekleşen mübadeleyi konu alıyor.

1914 yılı, Osmanlı Devleti'nin resmi istatistiğine göre Osmanlı coğrafyasında 12 milyon Türk, altı milyon Arap, iki milyon Kürt olmak üzere 20 milyon İslam; Hıristiyan nüfusu olarak da bir milyon 800 bin Rum, 1.679.000 Ermeni, 187.000 Yahudi vardı. Bu istatistik ayrıca 66.000 Protestan, 24.000 Katolik göstermişse de milliyeti açıklanmamıştı. Bu resmi bilgiye göre Hıristiyanların genel nüfusu 3,5 milyondu. (1914 yılı nüfus istatistiki, Dolap No. (53) -9, Göz (5-2) 3, Klasör 523, Dosya No. (29-31) 118) İnsanlık tarihinin, iki devlet arasındaki ilk anlaşmalı insan değişimi eylemi olan mübadele (1924) sonucunda 1.200.000 Anadolulu Hıristiyan Yunanistan'a gönderilmiş, bunun karşılığında 350.000 Müslüman Türkiye'ye getirilmişti.

Belgesel, her iki halkın yaşadığı tarihi dramı aynı anda konu alıyor.

Belgeselin yönetmeni Yönetmen Ömer Asan, filmle ilgili olarak şunları söylüyor:
"İnsanlık tarihinin, iki devlet arasındaki ilk anlaşmalı insan değişimi eylemi olan mübadele (1924) sonucunda 1 milyon 200 bin Anadolulu Hıristiyan Yunanistan'a gönderilmiş, bunun karşılığında 350 bin Müslüman Türkiye'ye getirilmişti. Her iki halkın yaşadığı tarihi dramı aynı anda analitik bir bakışla konu alan filmimiz, alanında bir ilk olma özelliğini taşımaktadır. Belgesel çalışması sonucunda anlaşıldı ki, mübadelenin yarattığı büyük dramın sonuçları üçüncü kuşakta dahi travmatik izler bırakmıştır. Şaşırtıcı bir şekilde, kaybedilen anayurda özlem mübadil çocuklarında canlı olarak varlığını korumaktadır."
77 dakikalık belgesel bir film olan çalışmayı Ömer Asan yönetti. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca desteklenen filmin danışmanlığını İbrahim Dizman yaptı. Belgeselin müzikleri Serdar Kemal Sarak'a ait. [KanalKultur]

Kardeş Nereye: Mübadele | Where are you going bro: The Exchange / Yönetmen - Yapımcı: Ömer Asan; Danışman: İbrahim Dizman; Müzik: Serdar Kemal Sarak; 2011, 77'

Harraga

Harraga / Yönetmen: Eva Patricia Fernández 
& Mario de la Torre; Senaryo:
Eva Patricia Fernández, Mario de la Torre;
Görüntü: Laura Sánchez-Vizcaino;
Montaj: Antonio Gómez-Escalonilla;
Yapım: Creta Producciones S.L.,
Uzala Films S.L., irene productionP;
2008, Renkli, 20', 35mm 1:1.85,
Dolby SR, İspanya
[KanalKultur] - Harraga karadan, denizden, havadan ülkeye giren illegal göçmenlerdir. Vize ve pasaport olmadan. Kanun dışı (...) Evet, anahtar sözcük bu: kanun kaçağı... peki ya bu harragalar çocuksa ne olur?

Mario de la Torre

Yönetmen ve senaryo yazarı. Chocolate con Churros (2005) adlı kısa filmini çekti. 14 ödül kazandı ve 100'den fazla uluslararası festivale seçildi. Tiyatro yönetmenliği yaptı Cannes Film Festivali'nde Prix de la Jeunesse ve Berlinale'de Talent Campus üyesiydi.

Eva Patricia Fernández

Bilişim Bilimleri doktorası sahibi. Film senaryosu asıl çalışma alanı. Mesleki kariyerine 2003'te Creta Prducciones ekibine katılarak reklam sektöründe başladı. Proje yönetiminin (El Chupinazo, 2005) yanı sıra, Érase Perdices canlandırma dizisinin senaryolarının koordinatörlüğünü yaptı.  Mesleki faaliyetlerini üniversitedeki öğretmenlik çalışmalarıyla birlikte sürdürüyor. [KanalKultur]

Harraga / Yönetmen: Eva Patricia Fernández  & Mario de la Torre; Senaryo: Eva Patricia Fernández, Mario de la Torre; Görüntü: Laura Sánchez-Vizcaino; Montaj: Antonio Gómez-Escalonilla; Yapım: Creta Producciones S.L., Uzala Films S.L., irene productionP; 2008, Renkli, 20', 35mm 1:1.85, Dolby SR, İspanya

Darwin'in Kabusu | Darwin's Nightmare

Darwin'in Kabusu | Darwin's Nightmare
- Yönetmen: Hubert Sauper; Yapım:
Avusturya, Belçika, Fransa;
Senaryo: Hubert Sauper; Görüntü Yönetmeni:
Hubert Sauper; 2004 - Color - 107';
35mm - dolby SRD
[KanalKultur] - Yönetmen Hubert Sauper, Darwin'in Kabusu | Darwin's Nightmare için "yeni dünya düzeninin ironik ve dehşet verici alegorisi" diyor. Ve ekliyor:
"'Darwin'in Kabusu'nda silah ticaretinin varlığını balık ticaretine, balık ticaretinin varlığını da savaşa borçlu olduğunu göstermek istedim. Kendimi gazeteci olarak değil, film yönetmeni olarak görüyorum. Anlattığım yeni bir şey değil. Afrika'da savaş, fuhuş, açlık, AIDS, sokak çocukları gibi sorunlar olduğunu söyleyen ben değilim. Bunları herkes biliyor. 'Darwin'in Kâbusu', çağımızın bir röntgeni gibi. 'Darwin'in Kâbusu'nda bir balığın başarı öyküsünü tersyüz etmek, dönüştürmek ve bu 'güçlü' hayvan etrafında oluşan kısa ömürlü bolluğu, refahı yeni dünya düzeninin ironik ve dehşet verici alegorisi olarak göstermek istedim. Aynı filmi Sierra Leone'de de yapabilirdim. O filmde balığın yerini elmas alırdı. Honduras'ta muz, Irak, Nijerya ya da Angola'da ise ham petrol..."
Sauper'in küçük bir el kamerasıyla çektiği film, kısa sürede sinema tarihinin en sarsıcı belgesellerinden biri olarak kabul görüyor...

Ödüller: Akademi Ödülleri (Oscar) 2006 - En İyi Belgesel Film adayı; Avrupa Film Ödülleri 2004 - En İyi Avrupa Belgeseli; Venedik Film Festivali 2004 - Avrupa Sinemaları Label Jüri Ödülü; Prix Arte - En İyi Avrupa Belgeseli; Sidney Film Festivali 2005 - FIPRESCI Ödülü; Angers Avrupa Film Festivali 2005 - Avrupa Jürisi Özel Ödülü; Viennale 2004 - Viyana Film Ödülü; Fribourg IFF 2005- En İyi Belgesel Ödülü; Montreal NFB Belgesel Ödülü-2004; Paris Çevre Filmleri Festivali Büyük Ödülü-2004; Entrevues Film Festivali 2004 - İzleyici Ödülü; Mexico City Uluslararası Çağdaş Film Festivali 2005 - İzleyici Ödülü

1960'lı yıllarda, Afrika'nın göbeğindeki Victoria Gölü'ne küçük bir deney uğruna yeni bir balık atıldı. Doymak bilmez yırtıcı hayvan Nil Levreği, neredeyse bütün yerel balık türlerini yiyip bitirdi. Ama yeni balık öyle hızlı çoğaldı ki, bölgeyi baştan sona değiştiren ekonomik bir zenginliğe dönüştü. Bu levrek bildiğimiz levrek değil, bir etobur, asıl adı 'lates niloticus'. Balığın beyaz filetoları bugün bütün dünyaya ihraç ediliyor... Bu bereketin yerlilere getirdiği şey ise sefalet ve ölümden başka bir şey değil. Tanzanya'da, Afrika nın en büyük gölü olan Victoria'nın kıyısındaki Mwanza kentinin havaalanında iki uçak. Biri 45 bin ton nohutla yüklü, diğeri 50 bin ton taze balık. Nohut, BM kamplarındaki sığınmacılara gelmiş, taze balık AB ülkelerine gidiyor. Balığı götüren uçak, dönüşte silah getiriyor. O silahlar iç savaşta kullanılacak, çatışmalardan kaçıp BM kamplarına sığınan talihli insanlar nohutla karın doyuracak… 200 balık türünü yok eden bu etobur balık, Avrupa Birliği ülkelerine her hafta tonlarca taşınırken, Tanzanya'da halk zenginleşeceği yerde gitgide daha da yoksullaşıyor öte yandan Victoria Gölü'nde çevresel bir felaket yaşanıyor.

Buluşma: Mersin Mezarlığı

Buluşma: Mersin Mezarlığı / Yönetmen: Yeliz Çiçek;
Görüntü Yönetmeni: İlker Çanga; Yapımcı: Yeliz Çiçek;
Kurgu: Yeliz Çiçek; Ses: Enes Dinç, Türkiye, Belgesel,
Renkli, DV, 2008, 14'
[KanalKultur] - 1938 yılında Mersin'de dönemin Belediye Başkanı Mithat Toroğlu farklı dinlerden olan insanların mezarlarını aynı mezarlıkta toplamış ve bundan sonraki süreçte insanlar ölülerini buraya gömmüşler. Bu mezarlıktaki bir araya geliş sürecinin nasıl geliştiği, Mersin'deki farklı dinden insanların arasındaki arkadaşlık, dostluk ve yaşanmışlıklar Gündüz Artan, Ali Merzeci, Lina Nasif, Erdoğan Ölçer, Fevzi Eryılmaz, Şarman Toroğlu ve Şinasi Develi tarafından anlatılıyor.

Yeliz Çiçek

1981 Samsun doğumlu. 2004 yılında Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Sinema ve Televizyon bölümüne girdi. 2006 yılının yazında Yavuz Özkan'ın "İnekler İnsanlar Sonbahar" adlı sinema filminin hazırlık aşamasında staj gördü. Çeşitli Tv dizilerinde sanat yönetmenliği asistanlığı yaptı.

Filmografi

İletişim Yıldızı, Gün Işığı, 5. Hüseyin Gezer Heykel Sempozyumu [KanalKultur]

Buluşma: Mersin Mezarlığı / Yönetmen: Yeliz Çiçek; Görüntü Yönetmeni: İlker Çanga; Yapımcı: Yeliz Çiçek; Kurgu: Yeliz Çiçek; Ses: Enes Dinç, Türkiye, Belgesel, Renkli, DV, 2008, 14'

Üstü Kalsın - Hatırlamıyorum... Niçin yapıldığını da hatırlayamıyorum...

Üstü Kalsın - Yönetmen - Ceren Bayar,
Elif Karadenizli, Dilek İyigün, Savaş İlhan,
Özge Kendirci; Yapımcı: Ankara Üniversitesi,
İlef Belgesel & Kısa Film Atölyesi; Kamera:
Savaş İlhan; Kurgu: Dilek İyigün; Yasal Hakları:
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi;
Belgesel, 2003, 26'
[KanalKultur] - 2000'li yılların başında F-Tipi Cezaevlerinin açılmasına karşı ölüm orucuna giren bir grup mahkûma karşı düzenlenen "Hayata Dönüş Operasyonu" çok sayıda mahkûmun hayatına mal olmuştu, pek çok mahkumu da sakat bırakmıştı... Sadece güncel olanın konuşulduğu; ama konuşulanların yeni güncel olanlara yerini bıraktığı ve hemen unutulduğu günümüz dünyasında bu ölüm oruçları ve "Hayat Dönüş Operasyonu" da unutuldu...

F-Tipi cezaevlerinin açılmasına karşı ölüm orucu yapan bir grup mahkum ve 19 aralık 2000 tarihinde yapılan "Hayata Dönüş Operasyonu" sonrasında Wernike-Korsakoff olan ve hafızalarını yitiren bu mahkumların tekrar sosyal yaşama dönme çabaları... Bu çabaların sonucunda kurdukları "yaşam evi", sosyalleşmek için insanlarla kurmaya çalıştıkları iletişim... Kendi hafızalarını yeniden kazanmaya ve dünyayı yeniden anlamlandırmaya çalışan bu insanların karşısında, operasyonu bütün gün canlı yayında televizyonlarda izledikleri halde operasyonun yıl dönümünü bile hatırlamayan bir toplum... Ve bu toplumun hafızasının, mahkumların hafızası karşısında aciz duruma düşüşü..

Geçmişten Günümüze Azınlık Okulları - Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Panel - "Geçmişten Günümüze Azınlık Okulları -
Sorunlar ve Çözüm Önerileri"
[Nurcan Kaya, Selçuk Akşin Somel, Garo Paylan
ve Mihail Vasiliadis] / 19 eylül 2013,
Saat: 14 - 17; Aynalı Geçit, Meşrutiyet Cad.
Avrupa Pasajı No: 8, Kat 2,
Galatasaray - Beyoğlu - İstanbul;
Tel.: (0212) 522 02 02
[KanalKultur] - Tarih Vakfı, Global Dialogue ile ortaklaşa 19 eylül 2013 tarihinde "Geçmişten Günümüze Azınlık Okulları - Sorunlar ve Çözüm Önerileri" başlıklı bir panel düzenliyor.

Panelin konuşmacıları arasında Nurcan Kaya, Selçuk Akşin Somel, Garo Paylan ve Mihail Vasiliadis bulunuyor.

Panel - "Geçmişten Günümüze Azınlık Okulları - Sorunlar ve Çözüm Önerileri" [Nurcan Kaya, Selçuk Akşin Somel, Garo Paylan ve Mihail Vasiliadis] / 19 eylül 2013, Saat: 14 - 17; Aynalı Geçit, Meşrutiyet Cad. Avrupa Pasajı No: 8, Kat 2, Galatasaray - Beyoğlu - İstanbul; Tel.: (0212) 522 02 02

Filiz Hallıoğlu: Tasarımdan Üretime İğne Oyaları - Gerdanda Ödemiş Mekiği

© Filiz Hallıoğlu - Gerdanda Ödemiş Mekiği

Firuz Kutal çizdi: 'Biri bizi gözetliyor! O kadar yanlış birşey ki, doğru olduğu varsayılıyor...'

© Firuz Kutal çizdi: 'Biri bizi gözetliyor!
O kadar yanlış birşey ki, doğru olduğu varsayılıyor...'