Bu Blogda Ara

23 Nisan 2014 Çarşamba

Hakan Kamışoğlu Resim Sergisi

Hakan Kamışoğlu - karton üzerine karışık teknik,
50 x 50 cm.
[KanalKultur] - Hakan Kamışoğlu Resim Sergisi 24 nisan - 17 mayıs 2014 tarihleri arasında Derinlikler Sanat Merkezi'nde sanatseverlerle buluşuyor...

Hakan Kamışoğlu

1963 yılında doğdy. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Özdemir Altan Atölyesinden mezun oldu.

Kişisel Sergileri

1993 Sanat Bank Sanat Galerisi. İstasyon Sanat Evi. Erenköy - İstanbul

2010 Ak Galeri. Altıpatlar Sok. No:12, Çukurcuma - Beyoğlu - İstanbul [KanalKultur]

Hakan Kamışoğlu Resim Sergisi / 24 nisan - 17 mayıs 2014; Derinlikler Sanat Merkezi, Teşvikiye Cad. Nar Apt. No: 59 K: 2 D: 2, Şişli - 34365 İstanbul; Tel.: (0212) 291 8255

13 Nisan 2014 Pazar

23 Nisan Internationales Kinderfest / 19 - 21 nisan 2014, Berlin

İsmail Acar - Kayıp Şehir

İsmail Acar - İstanbul,
tuval üzeri yağlı boya, 85 x 100 cm.
[KanalKultur] - İsmail Acar, Türk toplumunun tüketim seçkilerinden yola çıkarak Anadolu'nun tanrıları ve kralları teması altında oluşturduğu sergisi "Kayıp Şehir" ile 3 nisan - 10 mayıs 2014 tarihleri arasında Galeri İdil'de sanatseverlerle buluşuyor.

Günümüz şehir yaşamında 21. yüzyıl şehir insanının var olma sürecine tanıklık eden sanatçı, geçmiş zaman insanlarının endişeleriyle oluşturdukları kültürlerin günümüz yaşamında da varolma endişesini gözlemliyor. Şehirlerin farklı zaman dilimlerinde var olma serüvenleri, şehrin zamansal perspektifiyle yüzleştirilirken, geçmişte anlatılan birçok hikaye güncelligini koruyor...

Sanatçının eserlerinde Süleymaniye ve Galata Kulesi eski görkeminden bir şey kaybetmezken şehir ve hikayeler günümüzü hiç umursamazcasına kompoze ediliyor.

İsmail Acar - Lale İstanbul,
tuval üzeri yağlı boya, 110 x 171 cm.
Acar, güncel olanın geçmişi umursamayaşını eleştirirken, şehre olan günümüz müdahalelerine ve sataşmalarına karşın tavrını, yeni ve dayatılanı görmezden gelerek, yeni olana ve müdahaleye olan tepkisini, eski olanı yeniden yorumlama eylemiyle gösteriyor.

30 adet tuval üzeri yağlı boya eserden oluşan sergide İstanbul, Konya, Bursa ve Türkler için önem arzeden şehirler, şehre dair olan ve görmezden gelinen bir çok olgu kayıp şehir teması içinde tekrardan yorumlanıyor... [KanalKultur]

İsmail Acar - Kayıp Şehir / Galeri İdil, Valikonağı Cad.No:45/47 Nişantaşı - İstanbul; Tel.: (0212) 283 23 83

Heidelberg: Baden Bölgesi Türk Dili ve Kültürü Öğretmenleri ile Göçmen Türk Veliler İçin Veli Akademisi Seminerleri Yapıldı

Heidelberg'te (PH- Heidelberg, Keplerstr. 87, Salon 222, 69120 Heidelberg) 12 Nisan 2014 günü; saat 11:30 - 13:30 arasında "Göç Sürecinde İki Dilli Yetişme ve Velilerin Eğitim Sistemindeki Sorumlulukları" başlıklı, "Baden Bölgesi Türk Dili ve Kültürü Öğretmenleri İçin Veli Akademisi Semineri" ile saat 14:30 - 17:00 arasında "Çocuğumun iki dilli yetişmesine nasıl katkı sağlayabilirim ve veli olarak eğitim sürecini nasıl takip edebilirim?" başlıklı "Veli Semineri" yapıldı.












Gamze Taşdan - Mesele Yok! | No Big Deal!

Gamze Taşdan - Kim Bilir Kaç Kişi
[KanalKultur] - Gamze Taşdan'ın ilk kişisel sergisi "Mesele Yok!"taki çalışmalarının çıkış noktasını Türk sinemasında kadınlık halleri, toplumsal cinsiyet ve geleneksel kültür kavramları oluşturuyor. İşlerinde, dilde ve görsellikte kadını ikincil kılan unsurları abartarak, ya da onları bozup yeniden kurarak sonunu erkeğin yazdığı hikâyeleri değiştiriyor. Özellikle 80'ler sineması sanatçı için önemli bir ilham kaynağı. Bu dönem, bir yandan feminizm etkisinde; ama filmin sonunda kadının erkek egemen düzene teslim olduğu toplumsal içerikli filmleriyle, diğer yandan da bikinili, davetkâr; ama elde edilemeyen kadınların, maço erkekler tarafından kovalandığı popüler örnekleriyle hâlâ yerleşik olan bir bakış açısını yansıtıyor. Birçok kadının özgür bir hayat yaşıyormuş gibi davrandığı, ancak sürekli olarak kendini, yaşadıklarını, istek ve arzularını inkâr etmeye zorlandığı toplumda, bu durumu görünür kılarak söylemsel bir özgürlük alanı yaratıyor. İşlerinde, kimi zaman kendi yüzünü ve bedenini de birer imge olarak kullanan sanatçı, alaycı tavrıyla dikkati çekiyor.

* * *

The works in Gamze Taşdan's first solo exhibition "No Big Deal!" take as their starting point states of womanhood, gender, and traditional culture in Turkish cinema. In her works, by exaggerating linguistic and visual elements that subordinate women, or by deconstructing and reconstructing these, she changes stories whose endings are written by men. The artist especially draws inspiration from movies of the 1980s. During that period, on the one hand were films with social content which were influenced by feminism yet ended with women surrendering to the male-dominated system; and on the other hand were popular examples in which enticing yet unattainable women in bikinis were chased by macho men. Through these films, the 1980s is an era which reflects a view that continues to hold sway today. In a society in which many women act as if they have a free life yet are constantly forced to deny what they are, what they experience, and their wishes and desires, Taşdan renders this situation visible and thus creates a discursive space of freedom. The artist, who sometimes uses her own face and body as images, draws the attention with her mocking attitude. [KanalKultur]

Gamze Taşdan - Mesele Yok! | No Big Deal! / 8 mayıs - 5 haziran 2014; Galeri Apel, Hayriye Cad. No:5A, Galatasaray - 80060 İstanbul; Tel.: (0212) 292 72 36 

11 Nisan 2014 Cuma

Heidelberg: Baden Bölgesi Türk Dili ve Kültürü Öğretmenleri İçin Veli Akademisi Semineri - Göç Sürecinde İki Dilli Yetişme ve Velilerin Eğitim Sistemindeki Sorumlulukları


Veli Akademisi - Heidelberg, 12 nisan 2014 günü saat 11:30 - 13:30 arasında Heidelberg'te (PH- Heidelberg, Keplerstr. 87, Salon 222, 69120 Heidelberg) "Baden Bölgesi Türk Dili ve Kültürü Öğretmenleri İçin Veli Akademisi Semineri" düzenliyor. Seminerin konusu "Göç Sürecinde İki Dilli Yetişme ve Velilerin Eğitim Sistemindeki Sorumlulukları"..

Temür Köran - Ağaç

[KanalKultur] - Çağdaş Türk resminin önemli temsilcilerinden Temür Köran, "Ağaç" isimli ondokuzuncu kişisel sergisiyle 17 nisan – 20 mayıs 2014 tarihleri arasında Evin Sanat Galerisi'nde izleyicisiyle buluşuyor.

Sergi, sanatçının yağlıboya ve desenlerini biraraya getiriyor.

Kendi çevresini olduğu kadar güncel olayları da kendine özgü yorumuyla tuvallerine yansıtan Temür Köran, anlatmak istediği öyküyü veya durumu kullandığı imgelerle işaret ediyor. Birçok resmin ağaç imgesinin etrafında şekillendiği sergiyle ilgili sanatçı, temsili bir durumun işareti olarak ağaç imgesini kullandığının altını çiziyor.

Cesur renk kullanımının öne çıktığı resimlerde, biçim ve renk birlikteliği dinamik bir yapı ve çok katmanlı bir görsellik oluşturuyor.

Temür Köran

1960'da Siverek'te doğdu. 1986'da Mimar Sinan Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Yüksek Resim Bölümü Devrim Erbil Atölyesi'nden mezun oldu. 1996 yılında aynı üniversitede Sanatta Yeterlilik programını tamamladı. Çeşitli müze ve özel koleksiyonlarda eserleri bulunan sanatçı, İstanbul'daki atölyesinde çalışmalarına devam ediyor. [KanalKultur]

Temür Köran - Ağaç / 17 nisan - 20 mayıs 2014; Evin Sanat Galerisi, Büyük Bebek Deresi Sokak No:13, Bebek - 34342 İstanbul; Tel.: (0212) 265 81 58 

10 Nisan 2014 Perşembe

Aslı Çakar Özen Sergisi

[KanalKultur] - Aslı Özen, 11 - 25 nisan 2014 tarihleri arasında kişisel sergisiyle Kursart Sanat Galerisi'nde sanatseverlerle buluşuyor.

Sanatçı, sosyal içerikli figüratif konuları mekan figür bağlantısı kurarak çalışıyor. Yöresel doku olan keşan ve peştamalı, evrensel kaygılar içerisinde, sanatsal ögeler kullanarak ifade ediyor.

Aslı Çakar Özen

1956'da Trabzon'da doğdu. Samsun Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü'nü ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi'ni bitirdi. Samsun Eğitim Enstitüsü'nde Adem Genç, Numan Aslan, Hüseyin Bilgin ve Fikri Cantürk'ün öğrencisi oldu. Halen Gaziantep Özel Sanko Okulları Sanat Bölüm Başkanlığı'nı ve Sanko Sanat Galerisi seçici kurul üyeliğini yürütüyor. Resim çalışmalarına özel atölyesinde devam ediyor.

Kişisel Sergileri

2010 MTSO (Mersin Ticaret Odası) Mersin
2009 Cemal Reşit Rey, İstanbul
2009 Sanko Sanat Galerisi, Gaziantep
2007 Çarşıbaşı Keşan Festivali, Trabzon
2997 Sanko Sanat Galerisi, Gaziantep
2004 Sanko Sanat Galerisi, Gaziantep
1998 DGSG, Gaziantep
1983 Arhavi Festivali, Artvin
1981 Trabzon Fuar Sergi Salonu, Trabzon
1979 DGSG, Trabzon [KanalKultur]

Aslı Özen Kişisel Resim Sergisi / 11 - 25 nisan 2014; Kursart Sanat Galerisi, Malazgirt Mah. 1010 Sok. 10 / A, Dikmen - Ankara; Tel.: (0312) 475 44 99

7 Nisan 2014 Pazartesi

Burcu Perçin - Dağların Sahibi Yoktur

Burcu Perçin - tuval üzerine yağlıboya,
180 x 270 cm., 2014
[KanalKultur] - Burcu Perçin, "Dağların Sahibi Yoktur" isimli dokuzuncu kişisel sergisiyle 15 nisan – 24 mayıs 2014 tarihleri arasında, Art ON İstanbul'da sanatseverlerle buluşuyor.

"Dağların Sahibi Yoktur" başlığı altında yeni bir seri meydana getiren Burcu Perçin, bu projesinde bakışını doğaya ve doğanın sermaye tarafından tüketiliş biçimine yönlendiriyor. Perçin'in endüstriyel, terkedilmiş mekanlarla kurduğu resimsel ilişki, yapıtlarında küreselleşmenin doğaya, insana ve mekana etkilerini görselleştirdiği formlar olarak izleyicinin karşısına çıkıyor. Sanatçının küreselleşen sermaye piyasalarının kamusal alanları kullanma ve tüketme biçimlerine eğilimi, bu serisinde dağlara yapılan tahribatlar üzerinden resimleştiriliyor. Perçin'in dağcıların benimseyip kullandığı "Dağların sahibi yoktur!" deyişi bu vesileyle serginin adına dönüşüyor.

Burcu Perçin - tuval üzerine yağlıboya,
170 x 240 cm., 2014
Sanatçının çalışmalarında daha önce de izlerine rastladığımız dış mekan ve doğa görüntüleri bu seride başlı başına konunun kendisi haline dönüşüyor. Türkiye'de son yıllarda artan ve hemen hemen her bölgeye yayılan dağların taş ve maden ocaklarına dönüştürülerek kazılması, kamusal alan olan dağların sermaye güçleri tarafından acımasızca yok edilişi, sanatçının duyduğu kaygının bir dışa vurumu olarak yapıtlarına yansıyor.

Sanatçı yeni serisi "Dağların Sahibi Yoktur"u şu cümlelerle ifade ediyor:

"Dağların tüm canlılar için bir yaşam alanı ve kaynağı olmaktan çıkartılıp sermayenin hizmetinde bir rant aracına dönüşmesini konu ediniyorum bu seride. İnsan müdahaleleri sonucunda coğrafyanın değişmesiyle ilgili izlenimlerimi kendi resimsel üslubumla tekrar dışa vurmaya çalıştığım bu işlerde başlıca imge olarak kazılmış dağlar; taş ve mermer ocakları yer alıyor. Doğaya umarsızca yapılan, geri dönüşü olmayan müdahaleler sonrasında, doğanın buna karşı cevabı ne olur sorusu bu sergiyi hazırlama sürecinde sık sık aklıma gelen sorulardan biri oldu… Konunun ideolojik boyutunun yanı sıra oluşan manzarada görsel bir zenginlik söz konusu... Bu imajlar beni resimsel olarak da konuya çekiyor; ortaya çıkan form, renk ve dokular teknik arayışlarıma cevap veren bir niteliğe sahip. Bu bağlamda konunun beraberinde getirdiği görsellik, resimlerime geometrik ve heykelsi formlar ekliyor."

Burcu Perçin - tuval üzerine yağlıboya,
160 x 220 cm., 2014
Proje sürecinde farklı zaman ve mekanlarda bir çok fotoğraf çekip araştırmalarda bulunan sanatçı, sergide tuvallerinin yanı sıra fotoğraf üzerine yağlı boya uyguladığı işlerine de yer veriyor.

Burcu Perçin

1979 yılında Ankara'da doğdu. İstanbul'da yaşıyor ve çalışıyor. Tuval işleriyle öne çıkıyor. Fotoğraf, kolaj, boyayla müdahale ettiği fotoğraf çalışmaları da bulunuyor. Yapıtları İstanbul Modern, T.C Dış İşleri Bakanlığı, Demsa Koleksiyonu, Papko Koleksiyonu ve özel koleksiyonlarda yer alıyor. [KanalKultur]

Burcu Perçin - Dağların Sahibi Yoktur / 15 nisan – 24 mayıs 2014; ArtON İstanbul, Şair Nedim Caddesi No: 4 Akaretler, Besiktaş - 34307 İstanbul; Tel.: (0212) 259 15 43

4 Nisan 2014 Cuma

İsmail Engin: Nuran Elmacı ve Sağlık Antropolojisi veya Erkek Egemen Bir Toplumda / Kültürde Kadın Sorununa Analitik – Alternatif, Antropolojik Bir Bakış

[İsmail Engin] "Ülkemizde sağlık antropolojisi ile ilgili araştırmalar çok yenidir. Bu araştırmalar hızlı bir şekilde artacaktır. Çünkü bir taraftan yeni antropoloji bölümleri açılmakta, sağlığa duyulan ilgi artmakta, diğer taraftan değişen koşullara ve sosyal yapımıza uyan sağlık modelleri denenmektedir. Bu kitapta yer alan makaleler halk sağlığı sorunlarının antropolojik açıdan nasıl inceleneceğini gösteren örneklerdir. Aynı zamanda bu makaleler halk sağlığı sorunlarının köklerinin nerelerde olduğunu araştıran, sağlık sorunlarının toplumdaki hâkim davranış kalıplarından ve toplumsal değişmelerden nasıl etkilendiğini gösteren örneklerdir."

deniyor, Nuran Elmacı'nın hazırladığı "Sağlık Antropolojisi" adlı eserinin arka kapağında...

"Önsöz"de Nuran Elmacı,"toplumsal yapı ve kültürel anlayışlar sağlık hizmetlerinin kabul edilmesinde önemli rol oynamakta, hatta hizmetin ne kadar alınacağının / alınmayacağının sınırlarını belirlemektedir. Bazı makalelerde de hastalıklara karşı insan davranışını anlayabilmek için inanışların önemine değinilmektedir. Çünkü inanışlar hastalık ve sağlıkta önemlidir." (s. 5) görüşlerini kayda alıyor ve kitabın amacının "sağlıkçıların dikkatini içinde çalıştıkları toplumun yapısına ve kültürel etkenlere çekmek" olduğunu (s.6) vurguluyor. Yazara göre, "kitap içerisinde yer alan bilgiler, sağlıkçıların topluma hizmet verirlerken hizmeti engelleyen engellerden haberdar olmaları, farklı anlayışlarının olabileceğini akıllarında tutmaları gerektiğinin örnekleridir." (s. 6)

"Sağlık Antropolojisi" adlı eser, "Önsöz" ve "Giriş" kısmı hariç, "Antropoloji, Kültür, Sağlık Antropolojisi", "Tıbbı Antropoloji Araştırma Örnekleri", "Geleneksel Tedavinin Sosyal ve Kültürel Temelleri" ile "Sağlık Eğitimi: Sosyal ve Kültürel Kalıpların Önemi" başlıklı dört ana bölümden oluşuyor. "Sağlık - Hastalık - Kültür İlişkisini İnceleyen Sağlık Antropolojisi ile İlgili Türkçe Kaynaklar" da ekte okura sunuluyor.

Ana hatlarıyla Diyarbakır yöresini ele alan eserin, "Giriş" kısmında yer alan – kırsal kesimde bebeklere ilk altı ayda su verilmemesi, bebeklerin altına bez yerine toprak bağlanması, lohusalık dönemindeki "kırk basması", "al basması", "kırkı çıkma", köylülerin parazit tanısı için "gaitalarını" vermemeleri, kan vermeye karşı isteksizlik, kadınların gebeliklerini saklamaları, ishalli çocuklara ORS verilmemesi vb. – nedenlerin araştırmacının sağlık antropolojisi alanında yaptığı ilk incelemeler olduğunu öğreniyoruz. Kuşkusuz, bu hususlar, aynı zamanda Türkiye'de sağlık antropolojisi veya tıbbi antropolojinin bir bilim dalı olarak ortaya çıkış ve gelişim nedenleri de...

Ahmet Gençler'in Diyarbakır Tıp Fakültesi'nde hazırladığı "Diyarbakır ve Çevresinde Sosyalleştirilmiş Sağlık Hizmetlerini Etkileyen Toplumsal ve Kültürel Faktörler" (1974) adlı doktora tezinin akabinde aynı fakültede hazırladığı ve savunduğu "Diyarbakır Kentinin Üç Farklı Köysel Grubunda Doğumla İlgili Değer ve Tutumlar" başlıklı doktora teziyle, Türkiye'da sağlık antropolojisi alanındaki çalışmaları başlatan ve geliştiren araştırmacı Nuran Elmacı, zaman içerisinde kadın sağlığını etkileyen sorunların, örneğin akraba evliliklerinin, erken yaş evliliklerinin, aile içi şiddetin, intiharların da irdelenen konular arasına girdiğini (s. 17); bunlara obezite, yaşlılık, cinsel hastalıkların, narkotik alışkanlıkların, alkolizmin eklemlendiğini belirtiyor.

İlk bölümde antropoloji, fizik antropoloji, sosyal antropoloji ve uygulamalı antropoloji hakkında bilgiler veren yazar, kültür kavramı ve kültür kavramının özellikleri, kültürel boşluk, bütünleşme ve foksiyonalist yaklaşım hakkında genel bilgileri okurla paylaşıyor. Keza, "kültür nasıl incelenir" alt başlığında katılarak gözlem tekniğine değinirken, karşılaştırmalı olarak niteliksel ve niceliksel araştırmaların özelliklerini tablolaştırarak veriyor. Antropologların bakış açılarına "Antropolojik ilkeler" alt başlığında yer veren yazar, bunları "etnosentrizm", "kültürel görelilik", "evrensellik" ve "bütüncül yaklaşım" olarak sıralayıp, ana hatlarıyla okura yansıtıyor.