Bu Blogda Ara

12 Ocak 2016 Salı

Türkiye’de Dini Kurumlar, Temsilcileri ve Sosyal Medya - Dini Kurumların Sosyal Medya Deneyimleri

Yeniköy Panayia Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı tarafından AB desteğiyle 14 ocak 2016 günü (18:30, Feriköy Ermeni Kilisesi Nazar Şirinoğlu Salonu, Şahadet Sok. No: 13 Feriköy - İstanbul) Türkiye’de Dini Kurumlar, Temsilcileri ve Sosyal Medya - Dini Kurumların Sosyal Medya Deneyimleri konulu panel düzenleniyor.

Panelde Rum, Antakya Ortodoks, Ermeni, Yahudi, Süryani, Protestan, Ezidi, Latin Katolik, Alevi, Sünni cemaatlerden temsilciler kurumlarının sosyal medya tecrübelerini, sosyal medyada nasıl varlık gösterdiklerini paylaşıyor.

Söz konusu panelin açılışını Laki Vingas (Yeniköy Panayia Rum Ortodoks Kilisesi ve Mektebi Vakfı Başkanı) yapıyor. Giriş konuşmacısı ise Erkan Saka (Yrd. Doç. Dr.).

Panelin moderatörlüğünü Av. Rita Ender üstleniyor.

Türkiye’de Dini Kurumlar, Temsilcileri ve Sosyal Medya - Dini Kurumların Sosyal Medya Deneyimleri panelinin konuşmacıları arasında Prof Dr. Elpidoforos Lambriniadis (Bursa Metropoliti, Heybeliada Aya Triada Manastırı Baş Rahibi), Rahip Harutyun Damatyan (Türkiye Ermeni Partikhanesi), Süleyman Bayraktar (Araştırmacı - Yazar), Peder Fetros Gülçe (Süryani Kadim Kilisesi), Dr. Leyla Ferman (Avrupa Ezidi Federasyonu Eş Başkanı), Kayra Akpınar (Protestan Pera Diriliş Kilisesi Vaizi), Buğra Poyraz (Latin Katolik Kilisesi Temsilcisi), Kemal Akgün (Alevi Düşünce Ocağı İl Başkanı) ve Peder Dimitri Doğum (Antakya Ortodoks Kilisesi) bulunuyor.

9 Ocak 2016 Cumartesi

MeMeT Güreli - olağan

MeMeT Güreli - Atölyeden I,
Tuval üzeri yağlıboya, 150 x 220 cm., 2015
'Olağan' bir yaşamda, atölyenin ne önemi olabilir?

MeMeT Güreli’nin 8. kişisel sergisi 'olağan', 24 aralık 2015 – 14 ocak 2016 tarihleri arasında Evin Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşuyor.

'olağan', kaynağını sanatçının çalışma ortamından (atölye) alıyor ve bir sanat eserinin atölyede başlayan ve sokaklara karışan özerkliğini, bir sanatçının yaşamında atölyenin – veya bir yazarın yaşamında bir çalışma odasının – önemi üzerinden sorgulatıyor.

Emre Zeytinoğlu, 'olağan' sergisi üzerine hazırladığı yazıda atölye kavramından şöyle bahsediyor:

'Bir kez daha söylemeliyiz ki bir atölye demek, sanat yapıtının kendi yeri demektir; doğru, bu resimler ona dikkat çekiyor. Diğer yandan onların her biri atölyenin niteliklerini anlattığı gibi, kendileri de bizzat bir sanat yapıtı halinde sunuluyor: Atölyeyi gösteren, onu yücelten, fakat aynı zamanda o atölyede doğmuş olmakla, özerkliğini yitirmemiş sanat yapıtları bunlar.'

7 Ocak 2016 Perşembe

Ermenice Elyazması Kolofonlar: Elyazması Kolofonlarda Celali İsyanları

Toplumsal Tarih ocak 2016'da yayınlanan 265. sayısında Henry Shapiro’nun '17. Yüzyıl Osmanlı-Ermeni Sosyal ve Entelektüel Tarihine Aralanan Yeni Bir Pencere: Ermenice Elyazması Kolofonlar' başlıklı yazısını kapağa taşıyor. Henry Sapiro, Ermeni rahiplerin yazdığı ve Türkçe tarih yazımında neredeyse hiç yararlanılmamış olan elyazması kolofonlardan örnekler sunuyor.

Sato Moughalian 'Kütahya’dan Kudüs’e: Kudüs’te Ermeni Seramik Ticaretinin Doğuşu' başlıklı yazısında, Kudüs’ün dokusuna işlemiş seramik ustalığının Osmanlı döneminde Kütahya’daki Ermeni zanaatkârlara uzanan köklerinin izini sürüyor.

Sinem Erdoğan '18. Yüzyılda Nakkaşhane Üzerine Belgeler: Sûrname-i Vehbî ve Musavvir İbrahim Çelebi' başlıklı yazısında, 1720 yılında Osmanlı Sarayı’nda düzenlenen şenlik için hazırlanan resimli sûrname kopyalarının üretim süreci hakkında yeni fikirler öne sürüyor.

Sibel Gürses Söğüt 'Osmanlı’nın Modernleşme Sürecinde İstanbul’un Yangın Söndürme Araçları' başlıklı yazısında Osmanlı’da suyun yangınla mücadeledeki yerini ve kurulan su şebekesiyle yangın söndürme konusundaki tasarıları ele alıyor.

5 Ocak 2016 Salı

Mehmet Sakızcı Kişisel Resim Sergisi

© Mehmet Sakızcı
Urfa'da yaşamını sürdüren ressam Mehmet Sakızcı, 8 - 19 ocak 2016 tarihleri arasında Kursart Sanat Galerisi'nde Ankaralı sanatseverlerle buluşuyor.

Mehmet Sakızcı

1966'da Şanlıurfa'da doğdu. 1996'da Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü'nden, Prof. Zahit Büyükişleyen Atölyesi'nden fakülte ve bölüm birincisi olarak mezun oldu.

1999'da Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Resim Ana Sanat Dalı'nda Prof. Zafer Gençaydın danışmanlığında “Kuşatılmış Bireyin Plastik İmge Yaratma Sürecinin Çözümlenişi” adlı tez konusuyla yüksek lisansını tamamladı.

4 Ocak 2016 Pazartesi

Taha Baydar - Gibi | As

© Taha Baydar
[KanalKultur] - Taha Baydar, Gibi | As adlı cam heykel sergisiyle 8 - 27 ocak 2016 tarihleri arasında Galeri Soyut'ta Ankaralı sanatseverlerle buluşuyor.

Sanatçı, çalışmalarında; edindiği teknik ve tecrübeleri, kendi karakteriyle bağdaştırmaya çalışarak eserlerine şekil veriyor. Doğada varolan amorf formları yorumlayıp, renkle farklı algılar oluşturarak kendini camın akışına bırakıyor.

Taha Baydar

1987'de Eskişehir’de doğdu. 2005 yılında Eskişehir Yunus Emre Anadolu Meslek Lisesi, Otomasyon Bölümü’nden mezun oldu. Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Cam Bölümü’nde lisans eğitimini 2009 yılında tamamladı. Paşabahçe ve Yakamoz cam fabrikasında staj eğitimi gördü. Aynı yıl Mimar Sinan Üniversitesi’nde yüksek lisans öğrenimine başladı. Tasarımcı olarak 1,5 yıl çalıştı. 2010 yılında Cam Ocağı Vakfı’nda Robert Stern’den burslu eğitim aldı. 2011 Eylül itibariyle de Eskişehir Odunpazarı Belediyesi Sıcak Cam Atölyesi’nde sanatçı olarak çalışmalarına devam ediyor.

TED Senfoni Orkestrası Geleneksel Yeni Yıl Konserleri

Kültür ve sanatın destekçisi Türk Eğitim Derneği, müziğin evrensel dilini duyurmak amacıyla her yıl düzenlediği Geleneksel Yeni Yıl Konserleri’nde 2016'da İstanbullu ve Ankaralı müzikseverlerle buluşuyor. Şef Ahmet Ünlü yönetimindeki TED Senfoni Orkestrası, 8 ocak 2016’da İstanbul İş Sanat Konser Salonu’nda, 16 ocak 2016’da ise Ankara MEB Şura Salonu’nda...

TED Senfoni Orkestrası gelenekselleşen yeni yıl konserleri kapsamında 2016'da soprano Esin Talınlı ve tenor Şenol Talınlı eşliğinde eşsiz bir müzik ziyafeti sunuyor..

Öğrencilik yıllarında “TED Ankara Koleji Nefesli Sazlar Orkestrası”nda görev yapan TED Ankara Koleji mezunlarının, 2007 yılında bir araya gelerek kurduğu TED Ankara Koleji Mezunları Orkestrası ilk konserini 2008’de ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde verdi. Mezunlar Orkestrası, 2010 yılından itibaren, bünyesine yaylı enstrümanları katarak senfonik bir yapıya kavuştu ve Türk Eğitim Derneği çatısı altında “TED Senfoni Orkestrası” adını aldı. Orkestranın genel müzik direktörlüğünü Ahmet Ünlü üstleniyor.

TED Senfoni Orkestrası

Profesyonel müzik eğitimi almamış TED Okulları mezunlarından oluşan, Türkiye’nin ilk ve tek amatör senfoni orkestrası olma özelliğini taşıyor. 120 kişilik kadrosuyla TED Senfoni Orkestrası, her yıl geleneksel yeni yıl ve yaz konseri olmak üzere toplam on bir konser verdi. TED Ankara Koleji’nin 80. Yıl Oratoryosu’nu seslendiren orkestra, Türk Eğitim Derneği’nin 85. yılı onuruna düzenlenen “85 dakikada 85. yıl” etkinliğinde de görev aldı. Orkestra ayrıca Zülfü Livaneli, Murat Karahan ve Güvenç Dağüstün gibi seslere eşlik etti ve birçok Türk bestecinin eserlerinin dünya prömiyerini de gerçekleştirdi.

Şam'da Kayısı

İstanbul ve kentteki sanatçı topluluklarına odaklanarak hareketlilik ve sürgün dönemlerinde sanat üretimini araştıran fanzin ve sergi projesi Şam'da Kayısı, apexart (New York) girişimiyle ve SALT'ın işbirliğinde gerçekleştiriliyor.

Suriye'de savaşın şiddetlenmesinden bu yana milyonlarca kişi ülkeden iltica etmek zorunda kaldı; savaştan kaçanların çoğu Türkiye, Lübnan ve Ürdün'e sığındı. Kamu alanlarını değiştiren bu hareketlilik ve sürgün iklimi, İstanbul gibi büyük kentlerde farklı karşılaşma ve etkileşim ihtimallerini beraberinde getiriyor. Dilek Winchester ve Atıf Akın tarafından bu bağlamda kurgulanan fanzin ve sergi projesi Şam'da Kayısı, André Breton'un "İnsan yoldaş bulmak için yayın yapar!" sözüne göndermeyle, sanatçı yayınları ve fanzinler aracılığıyla çok dilli bir üretim ve paylaşım ortamı yaratmayı hedefliyor. Projenin katılımcıları, fanzin formatını kullanarak gerek kendi deneyimleri temelinde gerekse Cumhuriyet tarihi boyunca İstanbul'u merkeze alan göç dalgalarının etkileri üzerine öneriler sunuyor.

Mevcut durumun olasılıklardan en iyisi olduğu anlamını taşıyan "Bundan iyisi, Şam'da kayısı" ifadesinden hareketle adlandırılan proje, Winchester'ın 2010-2011'de çıkardığı Kayısı Kent A4 fanzininden temel alıyor. Her bir sayısı, aralarında Akın'ın da bulunduğu sanatçıların katkısıyla oluşturulup tasarlanan fanzin, İstanbul'un dört bir yanında PVC kaplama ve fotokopi hizmeti veren seyyar tezgâhlarda çoğaltılarak dağıtılmıştı. Genellikle görmezden gelinen ve kayıt dışı ekonominin bir parçası olan bu işi yapanlar, çoğunlukla Doğu Anadolu'dan, özellikle de kayısısıyla meşhur Malatya'dan İstanbul'a göçmüş kişilerdir.

2 Ocak 2016 Cumartesi

9/8 Roman Dansı: Kültür, Kimlik, Dönüşüm ve Yeniden İnşa

'Çingeneler, Çingeneliği sevenler, Çingene gibi olanlar, Çingene doğanlar sıklıkla popülist bir söylemin kaynağı olabiliyor. Çoğu zaman, ‘Keşke Çingene olsaydım,’ diyebiliyor ya da bu ve benzeri cümlelerle isterik bir öykünmeye şahit olabiliyoruz. Hangi Çingene gibi olmak istiyoruz peki? Bir moda yarışmasında kıyafet sunumu esnasında mutlaka ‘göbek attırılan’ o dolgun, egzotik, merak uyandıran, konuştuğunda komik olan Çingene gibi mi? Yoksa kentsel dönüşümle barınma hakkı elinden alınmış, kullanılmış, sahip olmadığı cümlelerle konuşturulmuş, yarınını bilmeyen Çingene gibi mi? Akademinin sadece bir malzeme ve kaynaktan ibaret gördüğü, içine girip tüm anlamlarını lime lime ettiği, zorla aydınlattığı, zorla sevdirdiği ya da nefret ettirdiği o mahallelerde mi yaşamak istiyoruz? Siyasi iktidarın demokratik açılım paketindeki tehlikeli ‘hevallere’ karşı sevimli ‘şoparlar, kızanlar’ mı bizi kendine yakın hissettiren?'

Gonca Girgin tarafından kaleme alınan 9/8 Roman Dansı, Osmanlı İmparatorluğu’ndan günümüze Türkiye’deki Çingene-Roman toplulukların dönüşümünü irdeliyor. Bunu hem bireysel ve kolektif anlamlar taşıyan, hem nesne ve özne olabilen, hem de kültürel arşiv niteliğini her koşulda sürdürebilen 'bedenler' ve kültürel sermaye alanı olarak kimliklerin kurulmasında, yıkılmasında ve dönüşmesinde etkin role sahip 'dans' üzerinden yapıyor.

Son dönemde iyiden iyiye küresel ekonomilerin, hızlı kültürel ve toplumsal dönüşümlerin popüler kaynaklarından biri olan Çingene-Roman kimliği, karmaşık bir yapıya sahip. Bu karmaşık yapının sebepleri arasında, hem kimlikle ilgili konuların aidiyet merkezlerinden sapmış olması, hem de tarz ve tercihlerin kolektif görünümleri aracılığıyla üretilen söylemlerin bolluğu sayılabilir.

1 Ocak 2016 Cuma

hemzemin'de diğerleri

© Ayhan Çetin
'Sanatı tanımlamak bizim için hiçbir zaman zor olmadı. Bizce sanat bir algı yanılsamasıdır. Bir varoluş manifestosudur. « Diğerleri »nin sanatçının varoluş çabasına ortak olması bazen içgüdü, bazen şans bazen de ferasetle mümkün olur.  İmgeleri, sanrıları, hülyaları, sezgileri ve hayalleri bir zırh gibi kuşanan sanatçı vasata hücum eden bir ruh şövalyesi gibidir. Üretim sancısı çeken bu zavallı keşişin ümitsiz ve bitimsiz mücadelesi « diğerleri » olmadan, onların aynı kaygıları taşıyan, aynı zeminde filizlenen destekleri olmadan beyhude bir çaba olarak kalmaya mahkûmdur.

Farklı disiplinlerden ve farklı sosyo-kültürel kaynaklardan beslenen bizler, daha fazla insanı « diğerleri »ni varoluş çabamıza ortak edebilmek ve daha çok insanla ortak bir zeminde buluşabilmek için cepheyi geniş tutmayı amaçladık. Farklı sanat dallarını bir araya getirme amacımız aslında böyle zarif bir kaygının ifadesi. Hemzemin sanat grubunun üyeleri olarak bizler kendi varoluşumuzda başkalarını da duyumsamayı ve « diğerleri » ile hemhal olmayı arzuluyoruz. Muhayyilelerimizi diri tutan imgeleri sizlerle paylaşma isteğimiz bundan. « Diğerleri » ile hemzeminde buluşma arzusu bizler için yalnızca gündelik-pratik bir çaba değil aynı zamanda bir tutku, bir özlem ya da bir tür romans. Hemzemin sanat grubu olarak çok uzun bir yola çıktığımızın farkındayız. Menzile hiçbir zaman varamayacağız belki ama -her yeni sergide-  her yeni durakta daha fazla insanı « diğerlerini » heyecanımıza ve varoluşumuza ortak edeceğiz.'