Bu Blogda Ara

21 Mart 2014 Cuma

Burak Çebi - Piyano Konseri

[KanalKultur] - Piyano Yarışması İstanbul - Orchestra'Sion'un Birincilik Ödülü'nü paylaşan sanatçı Burak Çebi, 27 mart 2014 günü 19:30'da Notre Dame de Sion Fransız Lisesi'nde "Piyano Konseri" veriyor. Konser programında şu eserler yer alıyor: J. Haydn: Piyano Sonatı Hob.XVI: 51 Re Majör; A. Berg: Piyano Sonatı Op.1; F. Liszt: Transendental Etüdler'den No. 11 , Harmonies du soir; C. Debussy: L'isle Joyeuse; C. Debussy: 12 Prelüd, 1. Kitap.

Burak Çebi

1985 yılında İzmir'de doğdu. Müzisyen bir ailede yetişti ve küçük yaştan itibaren klasik batı müziği ve piyano ile içiçe oldu. 6 yaşında piyano dersleri almaya başladı. 1996-2004 yılları arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nda eğitim gördü ve 2004 yılında Almanya'da Nürnberg Yüksek Müzik Okulu'nda okumaya hak kazanıp eğitimini burada devam ettirdi. 2011 yılında aynı okulun Konser Solistliği Bölümü'nden başarıyla mezun oldu.

2013 yılında İstanbul'da düzenlenen Uluslararası Orkestra Sion Piyano Yarışması 1.si olan sanatçı; bunun dışında Münih'te düzenlenen Klavierpodium 2008 Uluslararası Piyano Yarışması'ndan ödüller aldı. Ayrıca 2011 yılında Nürnberg Mozart Derneği'nin düzenlediği oda müziği yarışmasında 4.'lük ödülü verildi. Çeşitli zamanlarda DAAD, Nürnberg Sparda Bankası ve Richard Wagner Derneği'nin burslarına layık görüldü.

İlk solo resitalini İzmir'de 2002 yılında verdi. 2007 yılında İbrahim Yazıcı yönetimindeki İzmir Devlet Senfoni Orkestrası ile ilk orkestralı konserini gerçekleştirdi. Berlin'deki ilk önemli konserini 2012 yılında Berliner Camerata ile yaptı. Bu konserde Wolfgang Amadeus Mozart'ın 9 numaralı Piyano Konçertosu'nu ve Türk bestecilerin eserlerini seslendirdi.

Ingeborg Schmidt-Noll tarafından eğitilen sanatçı, ayrıca Jura Margulis, Jean Francois Antonioli, Filippo Gamba, Wolfgang Manz, Werner Bärtschi gibi önde gelen piyanistlerle de ustalık sınıfları ve workshoplar yaptı.. [KanalKultur]

Burak Çebi - Piyano Konseri / 27 mart 2014, 19:30; Notre Dame de Sion Fransız Lisesi, Cumhuriyet cad no 127, Harbiye - İstanbul; Tel.: (0212) 219 16 97

19 Mart 2014 Çarşamba

Süheyla Taşçıer: Nevruz

Süheyla Taşçıer
[© Süheyla Taşçıer - KanalKultur] nevruz

gelinlik kız gibi
sabaha uzandı toprak
güneş
kıvrımlarından öperken filizleri
bahar
tanrıları dansa kaldırdı
dillendi bütün kuşlar
ey yer
ey gök
ağlatmayın bereket anayı
çocukların
gözlerinden akıyor
yeşil ırmaklar [© Süheyla Taşçıer - KanalKultur]

Mürûr tezkereleri: 19. yüzyıldan 20. yüzyıla Osmanlı topraklarında seyahat, göç ve asayiş belgeleri

Tarih Vakfı'nın Ankara Şubesi tarafından düzenlenen Ankara Tartışmaları'nda 21 mart 2014 tarihinde Doç. Dr. Nalan Turna (Yıldız Teknik Üniversitesi) tarafından "Mürûr tezkereleri: 19. yüzyıl'dan 20. yüzyıl'a Osmanlı topraklarında seyahat, göç ve asayiş belgeleri" konusu ele alınıyor.

Devletler modern öncesi dönemde de tebaalarını kontrol altında tutmaya çalışırlardı. Fakat 19.yüzyılda yaygın ve etkili bir bürokratik yapının oluşması devletlerin bu çabasını yeni bir düzleme taşıdı.

Osmanlı Devleti de bu dönemde diğer devletler gibi tebaası hakkında sistematik bilgi toplamak ve onları kontrol altında tutmak için çeşitli araçlara başvurdu. İşte bu araçlardan biri de mürûr tezkereleriydi.

Nalan Turna konuşmasında, tahakkümü elinde bulunduran iktidarın mürûr tezkereleri üzerinden hareketleri nasıl kontrol ettiğini ve bunun ne tür direnişlere yol açtığını konu ediniyor.

Konuşmada direnişin büyüklüğüne göre tahakkümü uygulayan iktidarın daha fazla kurnazlık gösterdiğinin ve bireylerin de sistemin boşluklarından faydalanarak kendilerine hareket alanı açtığının da altı çiziliyor.

Turna'ya göre devletin insanları kontrol çabası dinamik bir süreçtir ve bu sürecin tek müdahili devlet değil...

Ayrıca mürûr tezkereleri, yani Osmanlı'daki iç pasaportlar, sadece kontrol-disiplin meselesiyle alakalı değil; kimlik-tabiiyet sorunları ve ekonomiyle de yakından ilişkili.

Doç. Dr. Nalan Turna (Yıldız Teknik Üniversitesi) - "Mürûr tezkereleri: 19. yüzyıl'dan 20. yüzyıl'a Osmanlı topraklarında seyahat, göç ve asayiş belgeleri" / 21 mart 2014, 18:00-20:00; Selanik Caddesi, 82/30, Tankut İş Merkezi, 5. Kat, Kızılay - Ankara; Tel.: (0312) 424 00 50

Meğer | Pure State of the Soul

Yusuf İres, Müslüman olarak yaşayan Dersimli bir Ermenidir. 71 yaşında vaftiz olmaya karar verir. Eşi Emine İres (72), bu durumu bir türlü kabullenemez fakat geçmişle hesaplaşmaktan da kendini alıkoyamaz.

Gösterildiği Festivaller

15. Eskişehir Uluslararası Film Festivali
Documentarist - 6. İstanbul Belgesel Günleri (Türkiye Panoraması)
20. Altın Koza Film Festivali

Ödül

20. Altın Koza Film Festivali, öğrenci filmleri yarışması / ''En İyi Belgesel''

Uğur Egemen İres

11 Mayıs 1988 İstanbul doğumlu, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Sinema Televizyon Bölümü mezunu. Çeşitli kısa film projeleri gerçekleştirdi. 2010'da "Tayland ve Myanmar Günlükleri" adlı fotoğraf projesiyle Türkiye çapında birçok üniversite ve sanat kurumlarında fotoğraf gösterimi yaptı. 2011'de çektiği "Su Çatlağını Buldu" filmi, yurt içinde ve yurt dışında çeşitli festivallerde gösterildi.

Meğer | Pure State of the Soul - Yönetmen: Uğur Egemen İres; Senarist: Uğur Egemen İres; Görüntü Yönetmeni: Şükrü Özçelik; Yapımcı: Uğur Egemen İres; Yönetmen Yardımcısı: Resul Karaca; Kurgu:Uğur Egemen İres; Ses Kurgusu: Eren Devletli; Müzik: Mikail Aslan; Grafik Tasarım: Asya Fatma Bağcı; Oyuncular: Emine İres,Yusuf İres; Türkiye, 2013, 19'

Dil

'Dil' kaybolmak üzere olan bir sosyal sınıfın gündelik hayatını grotesk bir çerçevenin içinden anlatırken gündelik dille pop kültür dilini, tüketim diliyle politik dili ustaca melezleyerek yarattığı fantastik atmosferde toplumun tüm kayıplarının izini sürüyor.

Orta sınıf bir ailenin yaşadığı modern bir apartman dairesi, günlerden sanki bugündür... 30'larında bir hanım olan Arzu'yla oğlu Yiğit arasında, tüketim, merkeziyetçilik, şehirleştirme çılgınlığı üzerine gerçek üstü ama bir yandan da bir o kadar gerçekçi ve günümüze dokunan trajikomik bir oyun...  Ne oyun sırasında devreye giren ve "toplumsal yetkili" olduğunu belirten Berna'nın çabaları, ne de ortadan kaybolan bir baba ve yine üst katta yaşayan Profesör ve memleketin sorunları, Arzu'nun ve Yiğit'in tüketim kültürüne olan bağımlılığına çare olamayacaktır.

2006 yılından bu yana Türkiye'de oyun yazarlığı konusunda önemli adımlar atmış olan Yeni Metin Yeni Tiyatro Projesi'nden çıkan yazarlardan Şenay Tanrıvermiş'in "Dil" adlı oyunu mart 2014'te her perşembe, cuma ve cumartesi 20:30'da GalataPerform'da sahneleniyor.

Dil - Yazan: Şenay Tanrıvermiş; Yöneten: Yeşim Özsoy Gülan; Oyuncular: Özlem Saraç, Şirvan Akan, Sezer Arıçay; Profesörün Sesi: Emin Maltepe; Profesörün İçine Kaçan Adamın Sesi: Beyti Engin; Dramaturji: Ferdi Çetin; Görsel Tasarım: Yeşim Özsoy Gülan; Müzik ve Ses Tasarım: Korhan Erel; Afiş Tasarım: Ethem Onur Bilgiç; Teknik Sorumlu: Tugay Görmez; Sahne Amiri: Mustafa Dileklen; Reji Asistanı: Ilgıt Uçum; 80', Tek Perde

GalataPerform, Büyük Hendek Cad. No:21/1 Galata Kuledibi, Beyoğlu - İstanbul

Birinci Dünya Savaşı'nda Almanya'ya Gönderilen Osmanlı Yetimleri

Tarih Vakfı Perşembe Konuşmaları'nın "Birinci Dünya Savaşı" temalı 2014 bahar dönemi, 20 mart 2014 günü üçüncü buluşmayla devam ediyor. Dizinin ilk konuşmasında Mehmet Beşikçi seferberliği, ikinci konuşmasında Zeynep Kutluata arzuhaller üzerinden Osmanlı kadınlarının savaş deneyimini tartışmışlardı. Bu defaki buluşmada Nazan Maksudyan çocukların deneyimlerine, özellikle de yetim kalan çok sayıda çocuğun çırak olarak Almanya'ya gönderilmeleri konusu üzerine yoğunlaşıyor.

Birinci Dünya Savaşı sırasında çok sayıda yetim erkek çocuk, zanaat, maden ve ziraat alanlarında çıraklık yapmak üzere, Osmanlı İmparatorluğu'ndan Almanya'ya gönderilmişti.

Osmanlı ve Alman İmparatorlukları arasındaki bu tek yönlü çırak eğitim programı tam olarak nasıl işliyordu?

Böylesi uzun mesafeli ve geniş tabanlı bir çocuk sevkıyatı savaşın ortasında nasıl hayata geçirilmişti?

Hepsinden önemlisi Osmanlı ve Alman hükümetleri hangi saiklerle bu uygulamaya yönelmişlerdi?

Maksudyan konuşmasında bu ve benzeri soruları ele alırken, çocukları yerinden eden bu projeyi bizatihi onların deneyimleri üzerinden de değerlendirmeye öncelik veriyor. Alman Dışişleri ve Başbakanlık Osmanlı arşivlerinin yanı sıra, biyografik ve sözlü kaynakları da dikkate alan araştırma, Almanya'ya gönderilen bu "ilk kuşak göçmen işçilerin" yoksunluklarına, mutsuzluklarına, ama öte yandan da hayatlarını değiştiren yeni fırsatlara yoğunlaşıyor.

Nazan Maksudyan - Birinci Dünya Savaşı'nda Almanya'ya Gönderilen Osmanlı Yetimleri / 20 mart 2014, 18:30 - 20:30; Aynalı Geçit, Meşrutiyet Caddesi, Avrupa Pasajı, No: 8, Kat: 2, Galatasaray - Beyoğlu - İstanbul

Çiğdem Buçak Telli - Kedilerle Köşe Kapmaca

Çiğdem Buçak Telli - Kedilerle Köşe Kapmaca,
70 x 50 cm., 2014
[Çiğdem Buçak Telli'nin 11 mart - 11 nisan 2014
arasında Krişna Sanat Merkezi'ndeki (Kennedy Cad.
No:29/3, Kavaklıdere - Ankara; Tel.: (0312) 418 02 53)
- "Kaat İşler" Desen Resim Sergisi'nden] 

Çiğdem Buçak Telli

1958'de Antakya'da doğdu. 1975'te Ceyhan Lisesi'ni, 1978'de Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü'nü bitirdi. 1980'de Resimli Çocuk Kitabı yayınlandı. 1992'de Milli Eğitim Bakanlığı, Talim Terbiye Kurulu, Resim İhtisas Komisyonu Üyeliği'nde bulundu. 1994'te Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde lisans tamamlama eğitimini aldı. 1990 – 2001 arasında Ankara Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Resim Öğretmenliği yaptı.1995'te Ankara Devlet Güzel Sanatlar Galerisi Koruma ve Yaşatma Derneği kurucu üyesiydi ve Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği üyeliği; 1999'de Türk-Macar Kültür ve Dostluk Derneği üyeliği, 2006'de SUMMA – TÜRYAK üyeliği ve SUMMART kulüp üyeliğine başladı. 2008'de Grup Sanat Galerisi Art Direktörlüğü'ne geldi.

18 Mart 2014 Salı

Yakın Tarihten Notlar: Bir Tasavvuf Yolculuğu Seyahatname - Doğumunun 400. Yılında Bir Seyyahın İzleri: Evliya Çelebi

[KanalKultur] - "XVII. Yüzyıl Osmanlısı'nda Anadolu'da Yaşayan Gayri Müslimlerin Durumları", "Bir Tasavvuf Yolculuğu Seyahatname", "XVII.Yüzyıl'da İstanbul'daki İnanca Dayalı Şifa Yerleri", "Seyahatnamede Musiki Bilgileri", "Yalova'dan Mekke'ye Evliya Çelebi'nin İzinde"; "İstanbul Bahçeleri"...

Doğumunun 400. yıldönümü dolayısıyla 2011 yılı Unesco tarafından Türkiye'de "Evliya Çelebi Yılı" ilan edildi. Bu kapsamda Evliya Çelebi'nin seyahatleri çeşitli etkinliklerle anıldı ve yeniden değerlendirildi.

25 - 26 mart 2011 tarihlerinde Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi'nde "Doğumunun 400. Yılında Bir Seyyahın İzleri: Evliya Çelebi" sempozyumu düzenlendi.

"Doğumunun 400. Yılında Bir Seyyahın İzleri: Evliya Çelebi" başlıklı Sinevizyon Gösterisi'nin ardından üç oturumda toplam 13 bildiriyle Evliya Çelebi yeniden değerlendirildi.

Başkanlıklarını Prof. Dr. İlber Ortaylı, Prof. Dr. Feridun Emecen ve Doç. Dr. Tansu Açık'ın yaptığı oturumlarda şu bildiriler yer aldı:

Michelle


"Michelle" - John Lennon [1940 - 1980], Paul McCartney [1942 - ]

"Michelle", dünyanın en ünlü aşk baladlarından biri. Beatles üyelerinden Lennon ve McCartney tarafından bestelendi. Grubun yazdığı en melankolik ve büyüleyici parçalardan... 1967 senesinde yılın "En İyi Şarkısı" seçildi. Grammy Ödülü'nü kazanmış şarkının metni içinde Fransızca da kullanılması sebebiyle "Michelle" Fransa'da inanılmaz bir şöhret yakaladı. Onur Şenler, İbrahim Aydoğdu, Yaz Irmak ve Köklü Yiğit Tan'dan oluşan CSO Cello Quartet Konseri'nde seslendirilen parça, 4 çello için modern bir uyarlama.