insan ve kültüre dair... : Alevi Arşivi... Alevi Antropolojisi ... Almancılar... Sanat
Bu Blogda Ara
6 Kasım 2015 Cuma
Ecevit, Bülent [Bülent Ecevit]
28 Mayıs 1925'te İstanbul'da doğdu.
1944 yılında Robert Kolej'i bitirdi. 1946'da Rahşan Aral ile evlendi.
1944'te Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi'nde İngiliz Dili ve Edebiyatı; Londra Üniversitesi'nde Sanskrit, Bengalce, Sanat Tarihi bölümlerine devam etti. 1957'de ABD'de Harvard Üniversitesi'nde sekiz ay incelemelerde bulundu.
1944'te Ankara'da Basın-Yayın Genel Müdürlüğü'ne İngilizce çevirmeni olarak girdi. 1946-50 arasında Londra'da Türk Basın Ataşeliği'nde çalıştı.
1950-60 arasında "Ulus" gazetesinde, ve "Ulus"un kapatıldığı yıllarda "Yeni Ulus" ve "Halkçı" gazetelerinde, yazar ve yazı işleri müdürü olarak çalıştı. 1954 sonu ile 1955 başlarında ABD'de, Kuzey Carolina'da yayımlanan "Winston Salem" gazetesinde konuk gazeteci olarak görev yaptı.
1965'te "Milliyet" gazetesinde günlük yazılar yazdı. 1950'lerde "Forum" dergisinin yazı işleri kadrosunda yer aldı. 1972'de aylık "Özgür İnsan", 1981'de haftalık "Arayış", 1988'de aylık "Güvercin" dergilerini çıkarttı.
6 Temmuz 2015 Pazartesi
Seyirci, Musa [Musa Seyirci]
![]() |
| Musa Seyirci (1951 - 2009) |
Trabzon Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü'nde şiirle uğraştı ve edebiyat kolu başkanlığı yaptı. Mezun olduktan sonra 1974-1976 arasında Adıyaman'da Türkçe öğretmenliği yaptı. 1977'de Afyon Cumhuriyet Lisesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği yaparken aynı öğretim yılı içerisinde Afyon Eğitim Enstitüsü'ne müdür yardımcısı olarak atandı. Afyon Kültür Müdürlüğü'ne kurucu müdür olarak görevlendirildi. 1981 yılının ağustos ayında ziyaretine gelen eğitimci Rauf İnan, Musa Seyirci'nin Afyon yerel gazetesi Kocatepe'de güncel olarak yazdığı yazıları nedeniyle ona, "Çok güzel bir kalemin var, enerjini bu edebi yazılarla harcayacağına, etrafın tam bir halk kültürü cenneti, o kültürü derle ve yaz" demesi üzerine; Afyon halkbilimiyle ilgili yazılmış kaynakları gözden geçirdi; Afyon'un esnaf ve Keçeciler sokağında halkbilim araştırmalarına başladı. Afyon Müze Müdürü Ahmet Topbaş'la Afyon ve ilçelerinde keçeciliği araştırdı. Ahmet Topbaş ile birlikte araştırma alanlarını tüm Türkiye üzerine genişletti ve yaklaşık 500 sayfalık bir metin ve yüzlerce slayt ortaya çıkardılar. Ahmet Topbaş'ın yardımıyla Afyon Müzesi'ndeki bütün etnografik eserlerin, Türkmen mezar taşlarının ve İslam dönemi mezar taşlarının envanterini yaptı. Topbaş'la beraber Afyon'un 100'ü aşkın köyünü tarayarak bu köylerden derledikleri verilerin bir bölümünü yayınladı. Verilerin tamamı müze arşivindedir.
1984 yılında Antalya'ya Kültür Müdürü olarak atandı. Burada Naci Eren'in teşvikiyle Yörükler üzerine çalışmaya başladı. Yörük bir aileden gelmesi nedeniyle Yörükler tarafından çabuk kabul gördü. Söbüce ve Anamas yaylalarında Yörük yaşamını inceledi. O dönemde tek yerel radyo olan Antalya radyosunda haftada bir gün kültür programları yapmaya başladı. Bu programlarda sık sık Yörük kültürünü anlattı.
24 Mart 2014 Pazartesi
Köçek
![]() |
| Bkz. Ergün, İsmet: "Çankırı'nın Ovacık İlçesi ve Köylerinde Düğün" Türk Folklor Araştırmaları 6 (1960) 133: 2211-221 |
Chester Beatty Library'de (Dublin) bulunan yaklaşık 1600'lerden kalma bir minyatürde, kahvehane konu edinirken, kitap okuyarak sobhet eden kalabalık bir grup insan arasında müzik eşliğinde oynayan 'köçek' de dikkat çeker. Köçeklik bir meslek olarak zaman zaman profesyonellik de içerir. Yine Metin And'ın (2007: 155) kaydettiğine göre, "eskiden Çankırı'da 'hayrat kazanı' denilen loncaların büyük kazanlarını iki kişi bir sırıkla sırtlarlar, alay yürürken bu kazanların içinde köçekler oynarmış."
Bkz. Ahmet Rasim: "Köçekler, Çengiler" Akşam Gazetesi, 7 ağustos 1923: 2; Akşam Gazetesi, 9 ağustos 1923: 3; And, Metin: "Eski Temaşa Oyuncularımızdan Çengiler ve Köçekler" Hayat Tarih Mecmuası 1 (1968) 2: 25-29; And, Metin: Oyun ve Bügü - Türk Kültüründe Oyun Kavramı (Genişletilmiş Baskı). Yapı Kredi Yayınları: 1891, İstanbul 2007 (İkinci Baskı): 143, 155, 351, 548; Ataman, Sadi Yaver: "Çengilik ve Köçeklik" Türk Folkloru 7 (1986) 82-83: 3-5; Ergün, İsmet: "Çankırı'nın Ovacık İlçesi ve Köylerinde Düğün" Türk Folklor Araştırmaları 6 (1960) 133: 2211-2213; Gautier, Théophile: "Köçeklik" Çev.: Mahmut Ragıp Gazimihâl, Türk Folklor Araştırmaları 6 (1959) 123: 2001-2002; Üzrek, Sevil: "Köçekler" Mavi Marmara (1989) 15: 16-1 [20 şubat 2012; KaKuTS - KanalKultur]
23 Mart 2014 Pazar
Şatıroğlu, Veysel [Âşık Veysel]
Âşık Veysel Şatıroğlu (1894 - 1973): Halk şairi, âşık. Sivas'ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya geldi.
Yedi yaşına girdiği 1904'te Sivas'ta çiçek hastalığına yakalandı, sol gözünü yitirdi. Sağ gözüne de perde indi. Bir kaza sonucu babasının elinde bulunan değneğin ucu perde inen gözüne girdi ve o gözü de aktı...
İlk saz derslerini babasının arkadaşı olan Divriği'nin köylerinden Çamışıhlı Ali Ağa'dan (Âşık Alâ) aldı. Usta malı şiirlerden çalıp söylemeye başladı.
1931 yılında Sıvas Lisesi edebiyat öğretmeni olan Ahmet Kutsi Tecer ve arkadaşları tarafından kurulan "Halk Şairlerini Koruma Derneği", 5 aralık 1931 tarihinde üç gün süren Halk Şairleri Bayramı'nı düzenledi. Bu, yaşamında önemli bir dönüm noktası oldu.
1933'e kadar usta ozanların şiirlerinden çalıp-söyledi. Cumhuriyet'in onuncu yıldönümünde Ahmet Kutsi Tecer'in direktifiyle bütün halk ozanları Cumhuriyet ve Gazi Mustafa Kemal üzerine şiirler düzerken, bunlar arasında Veysel de vardı. Veysel'in günışığına çıkan ilk şiiri de "Atatürk'tür Türkiye'nin ihyası"... dizesiyle başlayan şiirdir...
Köy enstitülerinin kurulmasıyla birlikte, yine Ahmet Kutsi Tecer'in katkılarıyla enstitülerde, sırasıyla, Arifiye, Hasanoğlan, Çifteler, Kastamonu, Yıldızeli ve Akpınar Köy Enstitülerinde saz öğretmenliği yaptı. Bu okullarda Türkiye'nin kültür yaşamına damgasını vurmuş birçok aydın sanatçıyla tanışma olanağı buldu, şiirini geliştirdi.
1965 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi, özel bir kanunla Âşık Veysel'e, "Anadilimize ve milli birliğimize yaptığı hizmetlerden ötürü", 500 lira aylık bağlandı.
21 mart 1973 günü, Sivrialan'da, yaşama gözlerini yumdu...
Şiirinin Özellikleri
Âşık Veysel'in şiirlerini, özellikle bu sanatın ustalarıyla ünlü Sivas dolaylarında zenginliği ile öne çıkan âşık geleneği ve kültürü etkiler.
Eserlerinde yazılış tarihi genellikle verilmez.
30 Ekim 2013 Çarşamba
Perişan Baba
Perişan Baba, 19. yüzyılda yaşamış önemli Bektaşi şairlerindendir. Asıl adı Mehmed Ali, mahlası ise Perişan’dır. Bektaşi geleneği içerisinde hem şair hem de dedebaba olarak önemli bir yere sahiptir.
Turgut Koca, Perişan Baba’nın, Selanikli Hasan Baba’nın
ardından, Hacı Bektaş Dergâhı’nda dedebabalık makamına oturduğunu, 1884 yılında
Hacı Bektaş Tekkesi’nde vefat ederek buraya defnedildiğini belirtmektedir.
Ayrıca İstanbul’daki Eryek (Erikli Baba) Dergâhı’nda kendisine nispet edilen
bir makam ziyareti bulunduğunu da kaydetmektedir.
Abdülbâki Gölpınarlı ise Perişan Baba hakkında farklı bir
kronoloji aktarır. Gölpınarlı’ya göre, Hacı Hasan Dede Baba’nın ardından bir
süre Hacı Bektaş Tekkesi’nde dedebabalık yapan Konyalı Perişan Mehmet Dede
Baba, bu görevden ayrıldıktan sonra bir müddet seyahat etmiş, daha sonra
Yedikule’deki Bektaşi Tekkesi’nde ikamet etmiş ve 1875 yılında Hacıbektaş’ta Hakk’a
yürüyerek orada sırlanmıştır. (Abdülbâki Gölpınarlı, Alevî-Bektâşî Nefesleri,
2. bs., İstanbul, 1992, s. 17).
Şevki Koca, Perişan Baba’nın hayatını ve Bektaşilik
tarihindeki yerini daha ayrıntılı biçimde ele alır. Ona göre, 1875 yılında
Selanikli Hasan Dedebaba’nın Hakk’a yürümesi üzerine dedebabalık makamına,
Eryek (Erikli) Baba Dergâhı postnişini olan Hafız Mehmed Ali Perişan Baba
getirilmiştir. Her ne kadar Konya kökenli olarak tanınsa da, aslında
İşkodralıdır.
Turgut Koca’dan hareketle, Şevki Koca’nın
değerlendirmesine göre, Perişan Baba, 1826 öncesi Bektaşiliğin özgün yapısını
savunmuş; dedebabalık makamının Osmanlı Sarayı tarafından denetlenmesi ve
yönlendirilmesine karşı çıkmıştır.
Buna karşılık, Saray çevreleriyle yakın ilişkiler içinde
bulunan Mehmed Ali Hilmi Baba, Perişan Baba’nın dedebabalığını tanımamış ve
Bektaşi tarikatındaki ilk önemli ayrışmanın temelleri bu süreçte atılmıştır.
II. Abdülhamid’in desteğini de arkasına alan Mehmed Ali Hilmi
Baba’nın dedebabalık makamını talep etmesi üzerine, Nakşibendi tandanslı bir
Bektâşîliğin ortaya çıkmasından ürken Perişan Baba, Hicrî 1300 yılı sonunda
makamdan çekilerek eski görev yeri olan Kazlıçeşme Eryek Baba Dergâhı’na yerleşmiştir.
Ertesi yıl, Hicrî 1301’de yeniden Hacı Bektaş – Pirevi’ne dönen Perişan Baba, burada
Hakk’a yürümüş ve Hazret Avlusu’na defnedilmiştir.
Şevki Koca’ya göre, bu gelişmelerin ardından Bektaşilik
iki farklı tasavvufî anlayış doğrultusunda yoluna devam etmiştir:
Perişan Baba’nın takipçileri “Vahdet-i Mevcûd”, Hilmi
Baba’nın takipçileri ise “Vahdet-i Vücûd” anlayışını benimsemiştir.
Bu iki yaklaşım arasındaki görüş ayrılığının farklı
biçimlerde günümüze kadar sürdüğü ifade edilmektedir.
Perişan Baba çizgisini takip edenler “Harâbâtî”, Hilmi
Baba ekolüne bağlı olanlar ise “Müteşerri” olarak anılmaktadır.
Dâr-ül-emânımız Şâh-ı Necef’den
Tarîk-ı müstakîm dervîşânıyım
Tekye-i aşk içre ders-i Aref’den
Öğreden üstâdın Câvidânıyım
Sevmişem bir lebi kand ü sükkeri
Derd ü belâsından dönmezem geri
Râhına koymuşam cân ile seri
Sanma bu sevdânın peşîmanıyım
Dâim bir mahbûbun medhinde yektâ
Olduğum bilirler ârif ü dânâ
Perîşân olduğum bilirler ammâ
Bilmezler ki kimin perîşânıyım
Kaynaklar
Abdülbâki
Gölpınarlı: Alevî - Bektâşî Nefesleri. İnkilâp Kitabevi, (2. Baskı) İstanbul
1992: 17.
Şevki Koca: Es-Seyyid Halife Koca Turgut Baba Divânı.
İstanbul 1999.
Şevki Koca: “Şâhkulu Bektâşi Dergâhı’nın Son Babagân
Postnişinleri ve Bektâşîlerin Zor Yılları (1826-1953) (I)” Cem Dergisi, 36 (2002)
124: 19-23 [22].
Şevki Koca: Bektaşilik ve Bektaşi Dergâhları, Cem Vakfı
Yayınları, İstanbul 2005.
İsmail Engin [07 Aralık 2010; KaKuTS - KanalKultur]
5 Ekim 2013 Cumartesi
Şener, Cemal [Cemal Şener]
![]() |
| Cemal Şener (1951 - 2010) |
Karacaahmet Sultan Derneği'nde üç dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev aldı. Yaptığı radyo ve televizyon programlarında "Alevilik-Bektaşilik" konusunu işledi.
19'u Alevilik-Bektaşilik ile ilgili olmak üzere 32 eseri yayımlandı:
Çerkes Ethem Olayı (15. Baskı); Alevilik Olayı (40.Baskı); Alevi Törenleri (7.Baskı); Alevilik Üstüne Ne Dediler (5.baskı); Atatürk ve Aleviler (10. Baskı); Topal Osman Olayı (10. Baskı); Yaşayan Alevilik (7.Baskı); Alevi Sorunu Üstüne Düşünceler (5.baskı); Şeriat ve Alevilik (4.Baskı); Alisiz Alevilik Olur Mu? (3. Baskı); Bihatayık, Evladı Kerbelayık (3. Baskı); Anadolu'da Alevi-Bektaşi Dergâhları (2.Baskı); Şaha Doğru Giden Kervan (3.Baskı); Benim Kabem İnsandır (15.Baskı); Aleviler Ne Yapmalı (3.Baskı); Şamanizm (14.Baskı); Anadilde İbadet (2.Baskı); Alevilik Dersleri (1); Alevilik Dersleri (2); Osmanlı Belgelerinde Aleviler Bektaşiler(1); Osmanlı Belgelerinde Aleviler Bektaşiler (2); İbni Haldun'un Hayatı ve Düşünceleri (2 Baskı); Alevilerin Etnik Kimliği (15.Baskı); Türkler'de Çadır (2. Baskı); Osmanlı Belgeleri'nde Dersim Tarihi; Osmanlı Belgelerinde Diyarbakır Tarihi; Türkiye'de Yaşayan Etnik ve Dinsel Gruplar; Osmanlı'da Toplumsal Düzen; Arapçanın Türkleri Araplaştırması; Sorularla Alevilik (2. Baskı); Alevism With Questions; İdamla Yargılanan Bir Alevi Dedesinin Savunması...
17. Hacı Bektaş Veli Dostluk Barış Ödülü'nün sahibiydi. [KanalKultur]
16 Temmuz 2013 Salı
Erginer, Gürbüz [Gürbüz Erginer]
![]() |
| Prof. Dr. Gürbüz Erginer (1945 – 2009) |
1970'te Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Etnoloji Kürsüsü'nü bitirdi. 1970-1971 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı Milli Folklor Enstitüsü'nde araştırmacı olarak çalıştı. 1973-1974 yılları arasında da Ankara Etnografya Müzesi'nde asistan olarak görev yaptı.
1974'te TRT Ankara Televizyonu'nun açtığı film kamera asistanlığı sınavını kazanarak, TRT Ankara Televizyonu'nda kameramanlık yapmaya başladı. Bu arada Fransa'da optik bakım ve onarım kursu ile TRT ve Avusturya Kültür Ofisi'nin ortaklaşa düzenlediği "Etnografik Filmler Kursu"na katıldı. 1976 yılına kadar TRT'de kameramanlık yaptı.
1976'da Ankara Üniversitesi DTCF Etnoloji Kürsüsü'nde asistan oldu. 1978'de yüksek lisansını tamamladı.14 mart 1979'da "Halk Takvimi ve Halk Meteorolojisi" konusunda başladığı doktora çalışmasını "Uşak Halk Takvimi Halk Meteorolojisi" ana başlığıyla 15 nisan 1982'de bitirdi ve "edebiyat doktoru" oldu. 1985'te aynı fakültede Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Halkbilim Anabilim Dalı'nda yardımcı doçentliğe atandı.
1993'te etnoloji ve sosyal antropoloji doçenti ünvanını aldı. 1998'de profesör oldu. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Halkbilim Bölümü Etnoloji Anabilim Dalı'nda görev yaptı ve bölüm başkanlığı yürüttü.
Erdentuğ, Nermin [Nermin Erdentuğ]
![]() |
| Prof. Dr. Nermin Erdentuğ (1917 - 2000) |
İlkokul ve ortaokulu Çanakkale'de, liseyi İstanbul’da (İstanbul Kız Lisesi), 1936'da bitirdi. 1940 yılında Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi "Antropoloji Kürsüsü"nden mezun olduktan sonra, Atatürk'ün, ilk mezunlardan uygun olanların kürsülerde asistan kalması talimatı üzerine, asistanlığa atandı ve burada "fizik antropoloji" dalında doktorasını 1942'de tamamladı. Daha sonra da, aynı kürsüde, 1944'de, Türk üniversitelerinde "etnoloji" alanında "doçent" ünvanını alan ilk Türk bilim kadını oldu.
1949 - 1951 yılları arasında görgü ve bilgisini artırmak üzere İngiltere ve İskandinav ülkelerinde buldu. Oxford Üniversitesi Sosyal Antropoloji Enstitüsü'nde bir yıl, diğer İngiliz üniversitelerinde kısa sürelerle ve dokuz ay kadar da İskandinav (Kopenhag, Oslo, Stockholm) müze ve üniversitelerinde alanı ile ilgili araştırmalar yaptı. Türkiye'ye döndükten sonra, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Antropoloji kürsüsünde ilk defa olarak "sosyal antropoloji" ve "alan araştırması" (field work) derslerini açarak, sosyal antropolojinin D.T.C.F.'de kurucusu oldu ve "uygulamalı antropoloji" şeklinde yorumladığı bu alanın "etnoloji"ye bağlı bir yan disiplin olarak gelişmesini sağladı.
1956'da gittiği Amerika Birleşik Devletleri'ndeki çeşitli üniversitelerde (Vanderbilt, Wichita, California ve Philadelphia) alanı ile ilgili incelemelerde bulundu, seminerler ve konferanslar verdi.
1959'da memlekete döndükten bir yıl kadar sonra da Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi'nde "etnoloji profesörlüğü"ne yükseldi.
1961'de bağımsız bir kürsüye dönüşen "Etnoloji Kürsüsü"ndeki ders programını, bu sefer Amerikan kültürel antropolojisinin özelliklerini ve yaklaşımlarını yansıtacak şekilde güncelleştirdi.
1960'lı yıllarda, Sosyal Hizmetler Akademisi'nin kuruluşuna katkı yaptı ve bu arada, Akademi'nin temel dersleri arasına alınmasını sağladığı "sosyal antropoloji" derslerini başlattı. Aynı şekilde, 1968'de A.Ü. Eğitim Fakültesi, 1970 yılında da Diyarbakır Tıp Fakültesi Halk Sağlığı kürsüsünde açtığı "sosyal antropoloji" derslerinin bu kuruluşların öğretim programlarına alınmasını sağladı. Daha sonraki yıllarda, bu konudaki bir dersin S.S.Y.B. Yüksek Sağlık Meslek Okulları ders programlarına dahil edilmesi de yine onun bu konudaki çabaları sonucu gerçekleşti.
Nermin Erdentuğ, 1952 - 1955 yıllarında yaptığı Hal ve Sün köyleri (Elazığ) incelemeleri ile Türkiye'de anket metodu dışında, "katılarak gözlem" tekniğini alan araştırmasında ilk uygulayan Türk bilim kadını oldu. Ayrıca, kendi zamanının geçerli ekolü olan fonksiyonalizm çerçevesinde, bu ülkedeki Türk kültürü ve köy incelemelerine önemli ölçüde katkılarda bulundu.
Hem kendi çalışmalarında hem de yönetmiş olduğu lisans, yüksek lisans ve doktora tezlerinde, Türkiye'de kırsal kesiminde kültür değişmesi ve sorunlarına, kültür-eğitim ilişkisine, kırsal kesimde kalkınma çalışmalarında hizmet ve personel açısından (özellikle sağlık hizmetleriyle ilgili olarak) sorunlara öncelik verdi.
Nermin Erdentuğ, 1960'lı yılların başından beri, Uluslararası Antropoloji ve Etnoloji Bilimleri Daimi Konseyi'nin, Şevket Aziz Kansu'dan sonra ikinci Türk üyesi oldu ve uluslararası düzeyde çeşitli ülkelerde düzenlenen toplantılarda ülkesini temsil etti.
A.Ü.D.T.C.F'deki Etnoloji kürsüsü, 1980 yılında "Sosyal Antropoloji Birimi" ve "Halkbilim" diye ikiye ayrılana kadar, 1961- 1980 yılları arasında bu kürsünün, bölünme ile de "Sosyal Antropoloji Birimi"nin başkanlığını üstlendi.
1981'de kurulan Yükseköğretim Kurulu'nun Türk üniversitelerine getirdiği yeni örgütlenme ile bu birimin "Antropoloji Bölümü"nün bir alt birimine dönüşmesi üzerine de 1982'de hem "Sosyal Antropoloji Anabilim Dalı" hem de "Antropoloji Bölümü" başkanlığına atandı. "Sosyal Antropoloji Anabilim Dalı" Başkanlığı’nı 1983'de, kendi isteği ile başkasına devretti; ama emekli olduğu Ocak 1985 tarihine kadar Bölüm’ünün başkanlığını sürdürdü.
Saran, Nephan [Nephan Saran]
![]() |
| Prof. Dr. Nephan Saran (1924 - 2008) |
2 yıl Avukatlık yaptıktan sonra, Amerika'da St. Louis Üniversitesi'nde yüksek lisans öğrenimine devam ederek, Amerika Çocuk Mahkemeleri sisteminin Türk Ceza hukukuna tatbiki konusundaki teziyle 1955'de Master derecesini aldı.
Türkiye'ye dönüşünde Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde Asistanlık yaptı. St.Louis Üniversitesi'nin sağladığı bir bursla tekrar yüksek lisans öğrenimine döndü ve adı geçen üniversitede "Anomie" konusunda hazırladığı bir tezle 1960 yılında "Doktor" ünvanını aldı.
Yüksek lisans öğrenimi döneminde kendini tamamiyle Sosyal Antropoloji'ye verdi. 1961'de tekrar Türkiye'ye döndü ve o sırada İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde yeni ihdas edilen Sosyal Antropoloji Kürsüsü'ne asistan tayin edildi. Sosyal Antropoloji Kürsüsü'nün kuruluş ve gelişmesinde Prof. Hart'ın yanında önemli hizmetlerde bulundu. 1967 yılında da Doçent oldu. Doçentlik tezinin konusu "İstanbul Şehrinde Polis ile İlgisi Olan 18 Yaşından Küçük Çocukların Sosyo-Kültürel Özellikleri Hakkında Bir Araştırma"dır.
1961'den itibaren İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyal Antropoloji Kürsüsü'nde öğretim ve araştırmalar yaptı. Haftada 16 saat kadar ders verdi ve bu Kürsü'nün bütün yükünü uzun süre tek başına taşıdı. İstanbul Teknik Üniversitesi'nde konferanslar verdi; Kanada'da iç göçler konusundaki bir seminere katıldı; 1973 yılında da Illinois Üniversitesi'nde toplanan Uluslararası Antropoloji Kongresi'nde bir panel yönetti.
31.05.1976 tarihinde İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Antropoloji Bölümü, Sosyal Antropoloji Anabilim Dalı'nda profesör oldu.
20.10.1987 tarihinde kendi isteğiyle emekliye ayrıldı. 29.11.2008 tarihinde vefat etti.
Yayınları
Makale
"Korunmaya Muhtaç Çocuklar ve 6972 Sayılı Kanun" Yeni Ufuklar 11 (1962) 120: 36-38; "İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyal Antropoloji Bölümü Araştırma Faaliyeti" Türkiye'de Sosyal Araştırmaların Gelişmesi Semineri 1971: 115-124; "Sosyal Antropoloji ve Etnoloji Bölümü" Sosyal Antropoloji ve Etnoloji Dergisi 1 (1972): 1-4; "Antropoloji ve Kolları" Sosyal Antropoloji ve Etnoloji Dergisi 1 (1972): 9-19; "Kan Grupları ve Türkiye'deki Dağılımı" Sosyal Antropoloji ve Etnoloji Dergisi 2 (1975): 51-60; "Sosyal Antropolog Gözüyle Toplumumuzda Kadın" Sosyal Antropoloji ve Etnoloji Dergisi 3 (1979): 1-12; "Çocuk Suçluluğu ve Parçalanmış Aileler" Sosyal Antropoloji ve Etnoloji Dergisi 3 (1979) 25-30; "Aile Hayatı ve Toplum" Sosyal Antropoloji ve Etnoloji Dergisi 3 (1979) 13-23; "Çağlayan, İstanbul'un Bir Gecekondu Bölgesinin Tarihi ve Gelişimi" Antropoloji, 12 (1985): 17-33; "Göç ve Kentleşme" Sosyal Antropoloji ve Etnoloji Dergisi 4 (1986); 155-168; "Bilimsel Düşünüşün Doğuşu" Sosyal Antropoloji ve Etnoloji Dergisi 4 (1986): 147-154.
Kitap
İstanbul Şehrinde Polisle İlgisi Olan Onsekiz Yaşından Küçük Çocukların Sosyo-Kültürel Özellikleri Hakkında Bir Araştırma. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları: 1362, Sosyal Antropoloji ve Etnoloji Bölümü Yayını: 1, İstanbul 1968, 88 s.; İstatistik El Kitabı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları: 1630, Sosyal Antropoloji ve Etnoloji Bölümü Yayınları: 2 İstanbul [1971?], VII + 78 s.; Üniversite Gençliği: Öğrencilerin Sosyo-Ekonomik Yapısı ile Öğrenci Hareketlerinin Teorik ve Deneysel Seviyede Açıklanması. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları: 2032, Sosyol Antropoloji ve Etnoloji Bölümü Yayınları: 3, İstanbul 1975, 163 s.; Köylerimiz. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları: 3222, İstanbul 1984, 179 s. ; (Taylan Akkayan ile birlikte) Çalışan Gençliğin İşbaşında Eğitimi Çıraklık, Kalfalık, Mesleğe Yönelme Sorunları. MEGSB, Ankara 1988, XXII + 526 s.; Antropoloji. İnkılâp Kitabevi, İstanbul 1993, 324 s.[İsmail Engin - 30 kasım 2008; KaKuTS - KanalKultur]
Çolak, Bedia [Bedia Çolak]
![]() |
| Bedia Çolak'tan batik sanatı örneği |
![]() |
| Bedia Çolak'tan batik sanatı örneği |
1932'de doğdu. 1956 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi İç Mimari Yüksek Bölümü'nü bitirdi. 1956-1961 yılları arasında Münih'te iç mimar olarak çalıştı. 1961 yılında Türkiye'ye dönerek T.C. Emekli Sandığı'nda yüksek iç mimar olarak görev aldı ve İzmir Büyük Efes Oteli, Bursa Çelik Palas Oteli ve Büyük Ankara Oteli'nin iç dekorasyonlarını gerçekleştirdi. 1967-1973 yılları arasında Ziraat Fakültesi'nde ev planlaması, dekorasyonu ve teknik resim konularında eğitmenlik yaptı. Aynı yıllarda Atatürk Orman Çiftliği Marmara Oteli'nin dekorasyonunu gerçekleştirdi.
1972 yılında T.C. Beyrut Büyükelçiliği'nin tüm iç mimarisini tamamladı. 1973-1976 yılları arasında ADMMA Mimarlık Bölümü'nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. 1973-1977 yılları arasında T.C. Turizm Bakanlığı'nda yüksek iç mimar olarak çeşitli illerin danışman büroları ve Bakanlığın düzenlediği yurtiçi ve yurtdışı sergilerin mimari düzenlemelerini gerçekleştirdi.
![]() |
| Bedia Çolak'tan batik sanatı örneği |
1983-1985 yılları arasında T.C. Sanayi Bakanlığı'nda Yurtiçi ve Yurtdışı Fuarlar Bölümü Müdürü olarak görev yaptı. 1985-1988 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Beytepe Güzel Sanatlar Fakültesi'nde öğretim görevlisi olarak çalıştı.
İç mimariye bağlı tasarım ve uygulama çalışmalarının uzantısı olan teknoloji, malzeme ve eleman unsurlarından bağımsız çalıştı. Bireysel olarak bir anlamda özgür ve salt sanata duyduğu sevgi ve ilginin gücüyle kendi yaşama sevincini, duygu ve düşüncelerini aktarabilmek için batik sanatını birikimlerinin sözcüsü seçti. Çalışmalarında Anadolu mimarisi süsleme sanatındaki öğeleri de çağdaş bir anlayış içinde batikle yorumladı. Türkiye'de sanat dünyasında "batik sanatçısı" olarak yer edindi. İç-mimarlığı sırasında ve zaman içinde "Geleneksel Türk El Sanatları"ndan da esinlendi. Tasarlanmış kompozisyonlarla ve "Hat Sanatı"nı stilize ederek "Dekoratif Batik Panolar"la zenginleştirdi. "Dekoratif Batik Sanat"ın önemli ismi oldu. "Halk Bezeme Sanatı"na kendi yorumunu kattı. New York, Budapeşte, Japonya, Almanya ve Türkiye'de sergiler açtı. [08 şubat 2013, KaKuTS - KanalKultur]









