Bu Blogda Ara

Moda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Moda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Nisan 2016 Cuma

Suyun Koruyucu Ruhu ve Geleneksel Gaziantep Kutnu Dokuması

Foto: Jerry Stolwijk
'Suyun Koruyucu Ruhu', Argande’nin SS2016 koleksiyonu için derinlerden yüzeye çıkıyor!

Türk mitolojisinin önemli tabiat kültlerinden Su İyeleri ve Su Atası’ndan ilham alan 'Takdim' isimli koleksiyon, değişen ve dönüşen ancak özde hep aynı kalan ve tüm varlıklar için vazgeçilmez olan hayatın kaynağı suyu yüceltmek için hazırlandı.

Hatice Gökçe ve Zehra Zülfikar’ın ortak çalışmasının ürünü olan koleksiyonun yüzü ise ünlü oyuncu ve model Sema Şimşek oldu; koleksiyonun Halfeti’de çekilen fotoğraflarını saç tasarımcısı ve fotoğraf sanatçısı Jerry Stolwijk çekti, makyaj tasarımını ise Meryem Perilhou yaptı.

Türk Moda dünyasının erkek giyiminde öncü ismi Hatice Gökçe, Argande’nin 'Takdim' isimli 2016 ilkbahar-yaz koleksiyonuna Zehra Zülfikar ile birlikte hayat verdi. 'Takdim' ile Türk mitolojisinde yaratılışın ve evrenin özü olan suyu koruyan su iyeleri, bu kez su yüzüne çıkıyor.

8 Kasım 2015 Pazar

Ece Çayırlı: Unique ve Fason Dünyalar...

[© Ece Çayırlı - KanalKultur] - Değişik ülkelerde birçok insana sorsalar, "Dünya’nın en etkili modacısı kim?" diye, hiç tereddüt etmeden herhalde Karl Lagerfeld der.

Neden? En çok üreten modacılardan biridir de ondan.

Yanlış hatırlamıyorsam, her sezon değişik moda evleri için sekiz ayrı koleksiyon hazırlıyor – bu, yılda 16 koleksiyon demek –. Bunların hepsi birbirinden farklı ve hiçbir zaman birbirinin tekrarı değil. Bunu başarabilen insan, şu anda 82 yaşında.

80’inci doğum günü için hayatına dair kitaplar yazılıp, filmler çekildiğinde anlamıştım Lagerfeld’in tükenmek bilmeyen yaratıcılığının kaynağını. Çocukluğundan beri okuyan, sanatın her dalını takip eden, çok iyi çizim yapan, ustaca fotoğraf ve film çeken çok yönlü bir sanatçı olduğunu...

Geçtiğimiz günlerde yazılı ve görsel medyada yoğun olarak ünlü bir moda zincirinin moda kampanyasının haberi işlendi. Kendisini Türkiye’nin elit kesiminden sayan, "unique" – yani eşi olmayan, örnek kabul eden insanların, fason üretim yapan bir şirketin global bir kampanyasına nasıl kurban gittiklerine ve bunun farkına dahi varmadıklarına tanık olduk!

Düşündürücü olan, azımsanmayacak sayıda insanın, bir mağazadaki ürünleri yağmalarcasına kapması değildir. Böyle kampanyalar her ülkede yapılıyor ve aynı ilgiyi görüyor.

Düşündürücü olan, orada bulunan insanların hepsinin, gerçek tasarım ürünlerini alabilecek ekonomik güce sahip olmalarına rağmen, orjinalden ziyade taklidini seçmeleridir.

Bu, Türkiye’de yaratıcılığın hangi noktada bulunduğu gerçeğinin sosyolojik yansımasıdır; zira, orada mağazadaki ürünleri yağmalarcasına kapanların önemli bir kısmı, Türkiye’de modaya ve cemiyet hayatına yön verme iddasıyla yazılı - görsel medyada her gün arz-ı endam eden insanlardır.

Sanat ile modanın – ki moda sanatın günümüzde en önemli ayaklarından birini oluşturuyor – en ama en önemli özelliği, yaratıcı ve orjinal olmasından geçer. Onu özel kılan, o güne kadar hiç kimsenin o şekilde bir ürün ortaya koy(a)mamasıdır.

Dünya çapında "unique", yani eşi benzeri olmayan, insanların biyografilerini incelediğimiz zaman, işlerinin / ürünlerinin farklı ve tek olmasının altındaki en önemli unsurun, uzun yılların sanat ve eğitim birikimi olduğunu görürüz.

Bu insanlar, değişik sanat dallarına birden hakim olup, köklü bir eğitimden sonra, öğrendiklerini farklı ülkelerde ve üstatların yanında sınarlar.

Toplumsal ve ailevi yetiştirme şekli, eğitim kurumlarının eğitim anlayışı, bireyin sadece üretken olması için değil, mümkün olduğunca iyi donanım kazanması / elde etmesi; edindiği bütün birikimin sonucu olarak da özgün sonuçlara varması için çaba gösterir. Hedef, birbirinin taklidi ürünler ve çözümler üretmek yerine, bazen toplum ona hazır olmasa bile – yeni bir düşünce, duruş, anlayış veya moda bağlamında düşünülecek olursa – toplumsal ruhu en iyi şekilde yansıtabilen kreasyonlar ortaya koymaktır.

Ne yazık ki, Türkiye toplumu bu düşünce ve yetiştirme tarzına henüz uzak kalmaktadır; zira, toplumda kabul gören tutum ve duruş, birbirinin benzeri olmaktan geçmektedir. Bunu, siyasetten eğitim anlayışına; inancın icra şekline; kurumların işleyişine; müzikten sanatın değişik alanlarına kadar, bütün toplumsal yelpazede görmek mümkündür.

Sonuç olarak, bireysel ve farklı düşüne(bile)n, risk ala(bile)n, fikrini yalnız olsa da söylemekten sakınmayan bireyler yerine, "fason" yani başkasının daha önce düşünüp, doğru diye kurgulayıp karar kıldığı modele sıkı sıkı sarılan; bunu hayatının her aşamasında mükemmelliyet düzeyinde uygulamaya çalışan insanlarla karşı karşıya kalınıyor ve bu toplumun fasonlaşmasını sağlıyor...

Toplumda farklı, yani "unique" olma anlayışı örselendiği veya zayıf olduğu için, kendini Türkiye toplumunun eliti kabul eden insanlar; dünyada fason üretiminde en üst noktaya gelmiş bir moda zincirinin mağazasında, farklı ve eşsiz olacağım düşüncesiyle, yangından mal kaçırırcasına alış-veriş çılgınlığına kapılabiliyor; hezeyan halinde bunu savunabiliyor. [© Ece Çayırlı - KanalKultur]

4 Haziran 2015 Perşembe

Moskova'da Modern Türk Kıyafetleri Defilesi

Fotoğraflar ve ayrıntılı bilgi için bkz.
T.C. Moskova Büyükelçiliği
- Посольство Турции Москва-Turkish Embassy Moscow
27 mayıs 2015 günü Moskova'da modern Türk kıyafetlerini içeren bir moda defilesi yapıldı.

Defile, Türkiye Cumhuriyeti Moskova Büyükelçisi Ümit Yardım'ın eşi Nurtop Yardım’ın evsahipliğinde Moskova Büyükelçiliği İkametgahı’nda düzenlendi.

Defilede, Türkiye hakkında kısa bir video gösterimi de sunuldu; Çaykovskiy Devlet Konservatuvarı’ndan Çetin Ceviz ve Cemil Yener Gökbudak kısa bir konser verdi. Gülsen - Doğan Soysal çiftinin dekoratif cam ve resim sergileri açıldı.

5 Mayıs 2015 Salı

Dünyadan Geleneksel Kadın Kıyafetleri Defilesi

Ankara Üniversitesi Öğrenci Destek Komisyonu, 7 mayıs 2015 perşembe günü [Saat: 14.00 / A.Ü. Tıp Fakültesi Morfoloji Yerleşkesi, Abdulkadir Noyan Konferans Salonu, Ankara] öğrenci yararına “Dünyadan Geleneksel Kadın Kıyafetleri” konulu bir defile düzenliyor.

13 Temmuz 2013 Cumartesi

Kıyafet Devrimine Kadar Basında Kadın ve Moda


 
[KanalKultur] - Geçtiğimiz yıllarda, 12 kasım - 20 aralık 1993 tarihleri arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri Daire Başkanlığı Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğü tarafından İstanbul Şehir Müzesi'nde (Yıldız Sarayı, Barbaros Bulvarı, Yıldız - 80690 İstanbul, Tel. 0212 258 53 44) "Kıyafet Devrimine Kadar Basında Kadın ve Moda" başlıklı bir sergi düzenlenmiş. Serginin küratörlüğünü Füsun Kılıç'ın yaptığını sergi tanıtımı için yayınlanan bröşürde yer alan sergi hakkındaki yazısından anlaşılıyor...

Sergide Kıyafet Devrimi'ne kadar çıkarılan süreli yayınlarda yer alan moda ile ilgili resim, çizim, yazı ve ilanlarla birlikte İstanbul Büyükşehir Belediyesi gazete ve dergi koleksiyonundan orjinal örnekler yer almış, dönemin kadın ve moda ilişkisi bu çerçevede incelenmiş...

Füsun Kılıç, sergi broşüründeki "Kıyafet Devrimine Kadar Basında Kadın ve Moda" başlıklı yazısında şunları kaydediyor:

"Osmanlı Devleti'nde Tanzimatın ilanından sonra hızlanan toplumsal değişimde kadın da yerini almıştır. 19. yüzyılın ikinci yarısında kadınlara sağlanan eğitim olanakları ve yasal haklar, kadınların kültürel ve toplumsal yaşamla ilişkilerini artırmıştır. 1869'da Terakki Gazetesi kadınlar için ayrı bir gazete çıkarınca bunu diğerleri izlemiştir. Bu yayınlarda Osmanlı kadınının durumu, Batı'daki kadın hareketleri yer almaktadır. 1900'lere doğru gazete ve dergilerde ditiş-nakış, resim ve çizimler, 1908 Meşrutiyetinden sonra ise, bu tür yayınlarda artış, içeriklerde zenginleşme ve özgürlük göze çarpar. Yine bu dönemde özgürlük ve milliyetçilik akımı modayı da etkilemiş, milli moda, milli kıyafetlerle ilgili yazılar ve tesettür gündeme gelmiştir. 

1923'de Cumhuriyetin kuruluşu ve 1925'de Kıyafet Devrimi ile başlayan yeni döneme dek Türk Kadınının moda ile ilişkisi daha pekişmiştir. Artık 19. yüzyılda yerleşmeye başlayan giyimdeki Batı etkisi modaya hakim olmuştur. Batılılaşmanın etkisiyle çağdaş giyime duyulan ilgi, geleneksel kadın kıyafetlerinde hızlı bir değişime neden olmuştur. Türk Kadınının çarşaf ve peçesi zaman içinde yerini manto ve başlıklara bırakmış, kadınlar takı, dantel ve kurdeleler ile şıklıklarını tamamlamışlardır. Eldiven, yelpaze ve şemsiye ise uzun yıllar kadın giyiminin vazgeçilmez aksesuarları olmuştur.
Sergiye konu olan kadınlarla ilgili süreli yayınlar incelendiğinde, bunların büyük bir bölümünün yayımcılarının ve yazarlarının kadın olduğu ve yalnız kadınlar için yayım yaptığı, "Şehbal", "Resimli Ay", "Yıldız" ve benzeri dergilerin ise herşeyden bahsetmekle birlikte kadınlara da yer ayırdığı görülmektedir. İlk yayınlarda doğrudan moda konusu işlenmemiştir. 1880 yılında yayımlanan Aile'de "Elbise" başlığı altında giyim üzerine bir yazı göze çarpar.

Moda ile ilgili ayrıntılı bilgi veren ilk yayın "Hanımlara Mahsus Gazete"dir. 1895 yılında başlayan ve uzun yıllar yayımlanan bu gazetede moda ve biçim adı altında daha çok Avrupai, yaz, kış, bahar modellerinin tanıtımı, biçki, dikiş, nakış örnekleri moda konusunda makaleler yer almaktadır. Aynı yıllarda çıkarılan "Hanımlara Mahsus Malumat" benzeri bir yayın yapmaktadır.

Meşrutiyetten sonraki süreli yayınlar arasında bulunan "Hale" (1909), başlığında moda sözcüğünü kullanan bir gazetedir. Yine bu dönemde yayınlanan "Mahasin" gazetesi elbise modellerinin yanı sıra iç giyim ve aksesuarlara da bol yer vermektedir.

Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllarında yayımlanan "İnci" ve "Salon" dergileri moda ile daha çok ilgilenmişlerdir. 1923 yılında çıkarılan "Süs" dergisi bu konuda oldukça zengin bir başka yayındır. 1925 yılında kabul edilen Şapka Kanunu ile kılık kıyafette değişim başlamış, ancak Türk Kadınları yasa çıkarılmadan çarşaf ve peçeyi bırakarak çağdaş giyimi benimsemişlerdir."

Sergide kıyafet devrimine kadar çıkarılan süreli yayınlarda yer alan moda ile ilgili resim, çizim, yazı ve ilanlarla birlikte İstanbul Büyükşehir Belediyesi gazete ve dergi koleksiyonundan orjinal örnekler yer almakta olup, dönemin kadın ve moda ilişkisi bu çerçevede incelenmektedir."... [KanalKultur]