Bu Blogda Ara

Imre Adorján etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Imre Adorján etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ekim 2013 Perşembe

Imre Adorján: Bir Macar Keşişin Anadolu Sufilerini Tanıtması

Imre Adorján
[© Imre Adorján - KanalKultur] - Eserin ve Yazarının Tarihi

Georgius, 1422'de Macaristan Erdel bölgesi'nin büyük bir olasılıkla Romos (Romosz) köyünde doğdu. Osmanlı ordusu Macaristan'a yaptığı 15. yüzyılda başlayan seferlerin birisinde, bazen Macar ordusuyla çarpmıştır. Bu esnada Osmanlılar 2. Murad (1404-1451) döneminde Erdel'deki Sasşebeş (Szászsebes, Almanca: Mühlbach / Mühlenbach) çevresinde 1438'de Macarlarla savaşırken Domokoş (Dominikanus) tarikatının keşişi olan Georgius'u esir aldı. Georgius, Edirne'deki kul pazarında satılıp Anadolu'daki Bergama bölgesine götürülmüş.[1] Keşiş, yirmi yıl kadar Türkler arasında, esir olarak yaşadı. Sekiz defa da kaçmak istedi, ama her seferinde yakalandı. Esirlikten çıktıktan sonra gördüklerini, esir olarak yazdığı ve Roma'ya götürdüğü notlarına dayanarak, kaleme alıp Latince kitap şeklinde yayımladı. Eserini "Incipit prohemium in tractatum de moribus, conditionibus et necqucia Turcorum" (Macarca: Értekezés a törökök szokásairól, viszonyairól és gonoszságáról, Türkçe: Türklerin Geleneklerini, Durumunu ve Kötülüğünü Tanıtan Tez) adıyla 1480'de Roma'da yayımladı. Georgius 1502'de Roma'da öldü.

Kitabı Avrupa'da büyük alâka uyandırırken, okuyucuların sayısı yükseldi. 1514'e kadar 2 baskısı Köln'de 3 baskısı da Paris'te[2] olmak üzere eserin 7 baskısı çıktı. Sonra da 1596'ya kadar Batı Avrupa'da en az 25 kez basıldı.[3] Osmanlı İmparatorluğu'nun vaziyetini Avrupa'da ilk defa bu kitap ayrıntılı tanıttı.

20. yüzyılın ilk yarısına kadar söz konusu yazarın ismi tanınmamış olduğundan sadece "Sasşebeşli isimsiz" şeklinde anıldı. 1939'da 1526 yılına ait Domokoş tarikatinin yazarlarını içeren basılı bir listede "fr. Georgius de Hungaria" şeklinde bir ada rastlandı. Sonra 1957'de kitabın İngiltere'de bulunan bir nüshası üzerinde "...Georgius domokoş (L. dominicanus) keşiş tarafından yayımlandı, bu zat Roma'da mucizelerinden meşhur Aziz Meryem Sopra Minerva kilisesinde gömüldü" elyazısı bulundu. Domokoş tarikat kroniği dikkatli bir şekilde incelendiğinde zatın kişiliği tam olarak bilinmektedir. [4]

Macaristan'da Erik Fügedi 1976'da, bir yıl sonra Lajos Tardi ve iş arkadaşları da bu eserin Budapeşte'de Országos Széchenyi Könyvtár'da (Devlet Kütüphanesinde) RRK App. H numaralı 1576 tarihli nüshasını kaynak olarak Macarca'ya çevirip yayınladı. İncelememde Tardi'nin metnini esas olarak alıp, kaynak olarak kullandım.

14 Ekim 2013 Pazartesi

Imre Adorján: Gül Baba Türbesi

Imre Adorján
[© Imre Adorján - KanalKultur] - Türbenin Bulunduğu Yer

Gül Baba'nın Türbesi Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de, Tuna nehrinin sağ tarafında yükselen Rózsadomb (Gültepe) semtinde, tepenin doğuya bakan yamacında bulunur. Peşte'den Buda'ya[1] Tuna üzerindeki Margit Köprüsü'nü geçtikten sonra, köprübaşından batıya doğru yaklaşık 100 m. yürüyerek, anayoldan (Margit körút) ayrılıp sağa doğru Török utca (Türk Sokağı) başlar. Küçük ve kısa sokak ucundan Gül Baba utca'dan (Gül Baba Sokağı) tam türbeye kadar gidilir.

Türbenin Mimari Özellikleri

Gül Baba türbesi 3. Budin beylerbeyi Yahyapaşazâde Mehmed Paşa'nın 1543-1548 tarihleri arasında süren beylerbeyliği döneminde yerli inşaat malzemesinden ve büyük ihtimalle yerli inşaat işçileri tarafından yapılmıştır.[2] Plâni çapı altı m.li[3] sekizgen temel üzerine ayaklığa yerleştirilmiş sekizgen düz gövdesi kesme (blok) kum taşlarındandır. Binanın her yüzeyi kare biçiminde nişlerle düzenlenmiştir. Binanın kubbe altındaki kenarı, kesme kireç taşlarındandır. Kubbe ile pandantifleri tuğladan yapılmıştır. Kubbenin çatısı eskiden kurşunla örtülmüştü. Kapısı segment (yayvan) kemerlidir. Aslında giriş kapısı, üzerinde tek bir "Bursa kemeri" biçiminde oluşturduğu demir parmaklı penceresiydi.

 Gül Baba Türbesi
Türbenin iç mekânının tek süslemesi sadece gövde duvarlarının sekiz "kör Bursa kemeri"dir. İç duvarları sıvalanmış; dış yüzeyi sıvalanmamıştır. Yazık ki sonraki tamirler sırasında, eski badanası tamamen bozuldu. Çünkü türbenin iç duvarlarında ziyaretçiler tarafından yazılmış güzel gazeller bulunduğunu yazılı kaynaklar bildirirler. [4] Mekân ortasında tek bir sanduka yerleştirildi. Türbede mihrab nişi yoktur.

Eserin Tarihi ve Onarımları

Alman Wernher 1551 tarihli Budin'i ve çevresini de değerlendirdiği yazısında ilk defa türbe ile zaviyeyi (tekke) anar, ama Gül Baba'nın şahsiyetinden hiç söz etmez. Bu kaynak Evliya Çelebi'nin "Seyahatnâme" eserinden yüz yıl önce yazılmıştır.

29 Temmuz 2013 Pazartesi

Imre Adorján: Dede Korkut Kitabı'nın Macaristan'daki Geçmişi ve Önemi

Imre Adorján
[© Imre Adorján - KanalKultur] - Kitabın Macaristan'daki Geçmişi

1977'te Ankara'da sanat tarihçisi[1] Gábor Pap, Orhan Şaik Gökyay tarafından yeni Türkçeye çevrilen Dede Korkut kitabını (İstanbul, 1976) aldı, sonra hediye olarak bana verdi.[2] Macaristan'a döndükten sonra kitabı okurken, hemen ilgimi çekti. Dr. András Kelemen'le[3] seçtiğimiz üç hikâyeyi beraber Macarcaya çevirmeye karar verdik.

İlk çevirdiğimiz hikâye Boğaç Han soylamasıydı. Bu esnada eserin Türk kültürünün ama Macar ile de hazine sahibi olduğunu fark ettik. Örneğin, delikanlı boğa ile güreşmesi bizi şaşırttı. Zira János Arany ünlü Macar şair'in eserinde de Miklós Toldi boğa ile savaşıyor! Ama "kırk yiğidin" yani nökerlerin sayısı, hem Toldi'da hem Boğaç soylamasında da 40'tır. Bundan sonra artık Macar ile Türk, özellikle halk geleneklerindeki benzeyişlerini, aramaktaydık.

Deli Dumrul'daki soylamayla Macar halk şiirlerinden "Sevginin Sınanması" denilen türdeki destanların büyük bir benzerliklerini buldum. Bunu benden önce Macar balad araştırıcıları da bilmekte idiler, ama Deli Dumrul hikâyesini hiç okumadılar.

Düşündük, ki Macaristan'da Dede Korkut hikâyelerini tanıtmalıyız. Bunun için Boğaç Han hikâyesi kaynak olarak kullanıp, bir kukla oyununun senaryosunu yazdım. Székesfehérvár'daki bir ortaokulun öğrencilerinin katılmasıyla 1983'te sahneye konuldu. Kukla oyunun galası, o zamanki Türk Büyükelçisi, sayın Osman Başman ve çalışma arkadaşlarının huzurunda, İl Kültür Merkezi'nde, Aziz Stefanos adlı tiyatro salonunda düzenlendi. Öğrenciler bu kukla oyunuyla çok defa yarışmalara katılıp değerli ödüller kazandılar.

1984'te Székesfehérvár'daki Alba Regia Otel'de düzenlenen "Türk Mutfak Gecesi" sırasında, Deli Dumrul ve Sevginin Sınanması aynı zamanda beraber iki yerli tiyatrocu katılmasıyla sahneye konuldu.[4] Piyes aynı şeklinde Yapıcılar'ın Kültür Evi'nde tekrarlandı. Sayın Osman Başman T.C.'nin Büyükelçisi sayın eşiyle ve çalışma arkadaşlarıyla bu iki şölene de katıldı.