Bu Blogda Ara

Safeviler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Safeviler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mart 2014 Çarşamba

Osmanlı-İran İlişkileri ve Sünni-Şii İttifakı

Komşu coğrafyalarda yaşayan, güçlü devlet geleneklerine sahip Türklerle İranlıların yaşamları bir taraftan büyük mücadeleler içinde geçerken, diğer taratan ise çok önemli kültürel ortaklıklara imza attılar.

Her iki halk, Müslümanlığı kabullerinden önce Budizm, Yahudilik, Hıristiyanlık, Mecusilik ve Zerdüştlük gibi belli başlı dinleri birlikte tecrübe ettiler.

Bu süreçte elde ettikleri dini deneyimlerini Müslüman olduktan sonra İslâm'a taşıyarak başta inanç ve siyaset olmak üzere İslâm medeniyetinin şekillenmesinde Araplarla birlikte pay sahibi oldular.

İslamlaşma maceraları ve tarihi deneyimleri Türkleri merkezi Müslüman siyasal yapının hamileri konumuna taşırken İranlılar ise Araplarla tarihi ilişkileri nedeniyle aynı süreç içinde muhalif yapının ana damarını oluşturan Şiiliğin temsilcileri oldular.

Türkler, kurdukları İran merkezli Selçuklu Devleti'yle Sünni hilafetin savunuculuğunu üstlendiler. Ardından Batı'ya yönelerek Osmanlılarla İslamiyet'i Avrupa'nın içlerine kadar taşıdılar.

İranlılar ise topraklarından ayrılmayarak süreç içinde Şiileşmiş ve 16. yüzyıla gelindiğinde, tarihin bir cilvesi olarak, Türklerin eliyle büyük oranda Şii olmuşlar.

15 Ocak 2014 Çarşamba

Safeviler Döneminde Kahve ve Kahvehaneler - Rus Tarihçilerinin Gözüyle Kırım Savaşı - Çerkes Mitolojisi

[KanalKultur] - Toplumsal Tarih'in 2006 tarihli 155. sayısının kapak konusunu, Çarlık ve Sovyet dönemlerinde ve 1990 sonrasında Kırım Savaşı'nın Rus ve Sovyet tarihçileri tarafından algılanmasındaki değişim oluşturuyor. 1878'de Bosna'yı işgal eden Avusturya'nın karikatür dergilerinde yer alan çizimlerle ilgili yazı, oryantalist bakış açısını ve işgali meşrulaştırmak için girişilen "medenileştirme" çabasını inceliyor. Göçebe Türk toplumunun devamı olan Göktürkler'in şehirleşmesi üzerine ilginç bilgiler veren bir yazı yine Toplumsal Tarih'in 155. sayısında yer alıyor.

Türk-Yunan Savaşı'nda Alasonya ve Yanya cephelerinde yaralı tedavisi, Safeviler döneminde kahve ve kahvehanelerin İran'daki tarihi, M.Ö. 3500-1200 yıllarında Anadolu'da muhtelif yerleşimlerde ekonomilerin merkezileşmesi, Cemaleddin Afgani'nin savunduğu İslam birliği fikri, 19. yüzyıl Avrupa'sında milliyetçilik paradoksu, Çerkes mitolojisi üzerine yazılar ve daha birçok konu üzerine derinlikli incelemeler de okurla buluşuyor.

155, sayının eki, 1855'te Kırım Harbi'ne katılarak Sivastopol'un zaptında önemli rol oynayan Mahmûdiye kalyonunun posteri...

Rus ve Sovyet Tarih Yazımında Kırım Savaşı - Candan Badem, Rus tarih yazımında değişen Kırım Savaşı algısını anlatıyor: "Dünya tarihçiliğinin en çok yazdığı savaşlardan biri olan Kırım Savaşı, Rus tarih yazımında da büyük yer tutmuştur. Çarlık dönemi tarihçileri savaşı açıklarken toplumsal ve ekonomik etkenleri göz ardı etmişler, kişileri ve olaylardaki yanlışlarını ön plana çıkararak savaşın suçunu 'karşı taraf'a atmaya çalışmışlardır. Bolşevizmin etkisiyle değişen tarih algısı ile Kırım Savaşı'na yaklaşım da farklılaşmış, Rusya, yenilginin sosyo-ekonomik kökenlerine odaklanmıştır. Ancak 1970'lere gelindiğinde Sovyet tarihçileri savaşın karşı tarafına, yani 'Osmanlı Cephesi'ne de eğilmeye başlamışlardır."

6 Ocak 2014 Pazartesi

Lale Devrinde Savaş - İran Seferinde Organizasyon ve Lojistik

Lale Devri deyince hemen herkesin aklına Osmanlı İmparatorluğu'nun kısa ama bir o kadar da "eğlenceli" barış dönemi geliyor.

Özellikle Ahmet Refik'in anlatımlarında lale bahçeleri ve Sadabad eğlenceleriyle ünlenen, şaşalı bir dönem olarak tanımlanıyor.

Ancak bu devirde Osmanlı İmparatorluğu, Şah İsmail'den itibaren rekabet halinde olduğu doğudaki komşusu Safevîler ile uzun süre devam edecek olan bir savaşa girişmiştir. Dolayısıyla Lale Devri, aynı zamanda uzun süren savaşların ve oldukça sıkıntılı diplomatik bir sürecin yaşandığı dönem...

Bu savaşlar sırasında Osmanlı ordusu İran'a üç koldan seferler düzenleyerek başarılar kazanmışsa da bunu sürdürememiş.

Öyle ki, ele geçirilen yerlerin kaybedilmeye başlanması, sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın katlinde ve Sultan III. Ahmed'in tahttan indirilmesinde önemli bir rol oynayacaktır.

600 yılı aşkın bir süre geniş coğrafyalara, kıtalara egemen olan Osmanlı İmparatorluğu'nun başarılarında askeri gücünün yanı sıra seferleri organize edebilme yeteneği ve tecrübesi ile lojistik ikmali sağlama becerisinin payı yadsınamaz.

Serdar Genç tarafından kaleme alınan "Lale Devrinde Savaş - İran Seferinde Organizasyon ve Lojistik" adlı eser,  tam da bu konuya odaklanıyor.

Kitapta İran'a düzenlenen seferler için yapılan hazırlıklar, seferler sırasında cephelere ulaşımın nasıl ve hangi vasıtalarla sağlandığı, sefere katılan askeri birlikler, bu birliklerin iaşesinin karşılanması, seferin taşraya yansımaları ile seferin mali yönü inceleniyor.

Kısaca bir seferin görünmeyen ve pek de bilinmeyen yönü yani arka planı ortaya konulmaya çalışılıyor.

Serdar Genç, halen Balıkesir Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nde öğretim üyesi. Genç'in Osmanlı seferleri, Osmanlı döneminde Karesi Sancağı ve Osmanlı giyim kuşam kültürü ile ilgili çalışmaları var.

Serdar Genç: Lale Devrinde Savaş - İran Seferinde Organizasyon ve Lojistik. Kitap Yayınevi, İstanbul 2013, 251 S., ISBN : 978-605-105-119-2