Bu Blogda Ara

Göç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Göç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ağustos 2025 Pazar

İsmail Engin : Oranienstraße'de miş evi

 

İsmail Engin : Oranienstraße'de miş evi, 1'25' [10.09.2024]

https://youtube.com/shorts/L4YpmVoEUlw

Ayşe Erkmen - Am Haus | On the House, 1994, Oranienstrasse 18, Heinrichplatz, Berlin

Köken memleketimin çocuklarının hayaliy-miş, memleketimin vatandaşlığı... "Anavatan"dan "Babavatan"a "göçmeye" ve "göçmen" olup yerleşmeye hazırlar-mış. Bilirim, "göç kültürü"dür bu... Göçeriz - konarız, oradan buraya... -Miş'li geçmiş zamandan, bu zamana ve yarına veya yarından da yakına.. 

23 Ağustos 2025 Cumartesi

İsmail Engin : Alamancı - Arafta Yaşayanların Hikâyesine Giriş

 

İsmail Engin : Alamancı - Arafta Yaşayanların Hikâyesine Giriş, 2'50'' [20.08.2025]

https://youtube.com/shorts/bA15lfCNB_Y

"Alamancı", "aradalık" hâli...

Kavram, hem Türkiye’de hem Almanya’da dışlanan, ötekileştirilen, kimlik bunalımı yaşayan bir insan tipini tanımlar hâle geldi.

"Alamancı", aidiyet krizinin canlı temsili..

İki dilli ama aynı zamanda iki dilsizdir. Türkçesi kırma, Almancası kırık.

Doktora derdini anlatamaz, bürokrasiyle baş edemez.

Kendi ülkesinde küçümsenir; yaşadığı ülkede "yabancı"dır.

Sınıfsal bir tanım onu yakalayamaz. Sınıf bilincinden yoksundur, çünkü hiçbir sınıf ona ait olmayı hissettirmez.

"Alamancı" olmak, sadece başka bir ülkede yaşamak değildir. Bir kimlik bölünmesi, dil yitimi, aidiyet sarsıntısıdır.

Bedenin bir yerde, ruhun başka yerde yaşamasıdır.

Ve bu parçalanmışlık içinde, sadece çalışmaz; aynı zamanda bekleyen, içinden kendini – geçmişini özleyen ve geçmişte yaşayan insandır:

10 Mart 2017 Cuma

Havva Engin / İsmail Engin: Uzun İnce Bir Yol | Ein langer seidener Weg

[Havva Engin / İsmail Engin] Zafer Gündoğdu yönetiminde Stuttgart Alevi Kültür Merkezi (SAKM) Halk Müziği Korosu'nun Horasan'dan Anadolu'ya ve Avrupa'ya "göç hikayesi", "Uzun İnce Bir Yol | Ein langer seidener Weg". 11 Haziran 2011 günü Liederhalle Mozartsaal, Berliner Platz 1, 70184 Suttgart adresinde, saat 19'da başlayan, adı geçen derneğin, söz konusu etkinliğinin 16 sayfalık broşürünün de adı aynı zamanda.

"Yitirdiklerimizin anısına" | "Zum Gedenken an die Opfer" diye başlayan, broşürün, Basri Askin'ın yazdığı Almanca "Vorwort"u ve Zafer Gündoğdu'nun Türkçe kaleme aldığı "Önsöz"ü bulunuyor.

"Gönüllerden bağlamanın tellerine düşen ezgiler; Anadolu'nun yaylalarından, ovalarından, başı dumanlı dağlarından Avrupa'ya, Almanya'ya ulaşıyor.. (...) Gökkubbe altında cem olup, semah dönen canlar geliyor!... (...) Sınırlara bakmadan, kültürler arasında köprü oluyor türküler (...)" diyor usta şef, Gündoğdu.

Derya Bektaş, "SAKM Çocuk Korosu" başlığında "(...) Küçük yüreklerin büyük sesi. Bu akşam Çocuklarımızın hepsi birer Barış Güvercin'i (...)" kaydını düşüyor...

"SAKM Koro Komitesi" adına kaleme alınan yazıda "Bundan 50 yıl önce Babalarımızın Dedelerimizin çıktığı 'O Uzuuun Ince Yol'u anlatan, Gurbeti en derinden işleyen neredeyse Türkiye'nin bütün yörelerinden Türkülerin olduğu, Zeybeklerin oynandığı, Semahların dönüldügü, Deyişlerin şaha kalktığı, Çernobilin yuhalandığı, Sivasın acılarını haykıran, ağlanılan, gülünen, yani; Tamamıyla bizi, Anadolu'yu anlatan bir konser..." ibareleri yer alıyor.

6 Mayıs 2016 Cuma

Türkiye'den Almanya'ya Göçün 55. Yılının Düşündürdükleri - Uluslararası Göçün Eğitim - Öğretim Açısından Sonuçları ve Hizmetlerin Kültürlerarası Açılımı

- İşgücü Göçünden Yüksek Öğrenim İşbirliğine -

@kanalkultur - Türk vatandaşlarının AB ülkelerine serbest seyahat koşullarının başlayacağı bugünlerde, Akdeniz Üniversitesi AB Araştırma ve Uygulama Merkezi (AKVAM) 9 Mayıs Avrupa Günü etkinlikleri çerçevesinde uluslararası göçün eğitim öğretim açısından olası sonuçlarını değerlendiriyor.

9 mayıs 2016 günü Antalya'da geçen 55 yıldan sonra uluslararası göç konusunda nelerin farklı yapılabileceği ele alınıyor. Ayrıca eğitim öğretimde işbirliği ve ortak programlar çerçevesinde olası potansiyeller ve yüksek öğrenimde işbirliği modelleri tartışılıyor.

Özellikle göçmen kökenlilerin, örneğin sağlık, sosyal ve eğitim alanlarındaki hizmetlere nasıl daha iyi ulaşabileceği, nelerin işbirliği içerisinde yapılabileceği, ne tür işbirlikleri yolu ile uluslararası göçün bir fırsata dönüştürülebileceği değerlendiriliyor.

Üniversiteler için yükseköğrenim programlarının uluslararasılaşması anlamına gelen bu sürecin, ülke ekonomileri için nasıl bir katkıya dönüştürülmesi de ele alınıyor.

Program çerçevesinde, Akdeniz Üniversitesi ve Almanya’dan Heidelberg Eğitim Bilimleri Üniversitesi Rektörleri arasında bir de işbirliği protokolü imza töreni gerçekleştiriliyor.

Antalya Valisi Muammer Türker, Akdeniz Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Mustafa Ünal, AKVAM Müdürü Prof. Dr. Erol Esen ve Almanya Federal Cumhuriyeti Antalya Konsolosu Martin Vetter'in açılış konuşmalarının ardından Doç. Dr. Mehmet Canbulat (Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi) başkanlığındaki 'Uluslararası Göçün Eğitim - Öğretim Açısından Sonuçları' başlıklı oturumda Prof. Dr. Hans Werner Huneke (Heidelberg Eğitim Bilimleri Üniversitesi Rektörü), Dr. Yaşar Aydın (Hamburg HafenCity Üniversitesi), Prof. Dr. Mihri Özdoğan (Landshut Uygulamalı Bilimler Üniversitesi), Doç. Dr. Murat Erdoğan (Hacettepe Üniversitesi) ve İsmail Demiryürek (YTB Yurtdışı Vatandaşlar Daire Başkanı) konuyu ele alıyor.

7 Ekim 2015 Çarşamba

Sınırlar ve Mülteciler | Borders and Refugees

[KanalKultur] - Ünü sınırları aşan karikatür e-dergisi Don Qichotte; Neşe ve Karikatür Müzesi, Mülteci-Der ve Konak Belediyesi'nin desteğiyle "Sınırlar ve Mülteciler | Borders and Refugees" adlı uluslararası bir sergiyi 9 ekim - 27 kasım 2015 tarihleri arasında İzmir'de Neşe ve Karikatür Müzesi'nde sanatseverlerle buluşturuyor.

Don Qichotte Uluslararası Karikatür Sergisi | Don Qichotte International Cartoon Exhibition - Sınırlar ve Mülteciler | Borders and Refugees / Neşe ve Karikatür Müzesi, Yüzbaşı Şerafettin Bey Sokak, No: 9, Alsancak - İzmir

18 Eylül 2015 Cuma

Romanlar, Sınırlar ve Göç(ebelik)

Toplumsal Tarih ağustos 2015'te yayınlanan 260. sayısında “Romanlar, Sınırlar ve Göç(ebelik)” başlıklı dosyayı kapağa taşıyor. Editörlüğünü Pelin Tünaydın’ın yaptığı dosya, Kuzey ülkelerinde ve Türkiye’de ırkçı kalıp yargılarla hazırlanan yasaların mantığına ve bunlara bağlı olarak göçebe Romanların çektiği sıkıntılara odaklanıyor.

Dosya yazarlarından Ilsen About “Yabancı Uyruklu Göçebeler: Batı Avrupa’nın İki Savaş Arası Sınır Rejiminde Roman Aileler” başlıklı yazısında, iki dünya savaşı arasındaki dönemde Batı Avrupa’ya hâkim olan “Çingene karşıtı” politikaları inceliyor. Ludwig Wiklander 1840-60 arasında Romanya’da serfliğin ve köleliğin ilga edilmesiyle serbest kalan Roman nüfusun İskandinav ülkelerine göçünde yaşanan sorunları ele alıyor.

Pelin Tünaydın da “Irkçılık ile Antikomünizm Arasında: 1950-1951 Bulgaristan Göçü ve Romanlar” başlıklı yazısında, II. Dünya Savaşı sonrasında Bulgaristan’ın kendi vatandaşı olup Türkçe konuşan insanların yanında, anadilleri Türkçe olmayan 1000 kişilik bir Roman grubunu da Türkiye’ye göçe zorlaması ve sonra Türkiye’nin bu grubun geri göndermesi üzerinde duruyor.

Murat Koraltürk’ün “Hisar Vapuru Faciası ve Kabotajı Yeniden Düşünmek” başlıklı yazısı Zonguldak’tan İstanbul’a kömür taşıyan yaşlı Hisar gemisinin Eşek Adası önlerinde batmasını ve 22 denizcinin 22 Aralık 1937 günü hayatını kaybetmesini konu ediyor. Zafer Toprak “Mayakovski’nin İntiharı ve Nâzım Hikmet” başlıklı yazısında ünlü şair Vladimir Mayakovski’nin 14 Nisan 1930 günü silahını kalbine dayayıp intihar etmesini, bu intiharın yankılarını ve Nâzım Hikmet üzerinde yarattığı etkiyi ele alıyor.

24 Temmuz 2015 Cuma

Şiddet, Açlık, Yoksulluk ve Sürgün: Zoraki Metropol ve Zoraki Göç

“…Örtünün altından çıkan mühim hadiselerden biri de ‘zorunlu göç’. Hani son yirmi yılda, kentlerde sorulagelen “Nereden çıktı bu insanlar?” sualinin cevabıdır, adresidir bu iki kelime. Eğer bu sualle yetinmeyip de “bu insanların neden ve nasıl çıkıp geldikleri” ve “yeni diyarlarda hallerinin nice olduğu” sorusunu da sorarsanız şayet, bin pişman olursunuz. Coğrafyanın bir ucundan diğer ucuna kurulan ‘zorunlu rota’, tuvalin en koyu renklerindendir…”

“Zoraki Göç” İstanbul Dergisi’nin 2007'de yayınlanan 61. sayısının dosya konusu. Cibali’de, Tarlabaşı’nda, Gazi Mahallesi’nde, Sultanbeyli’de ve daha nice mahallede süregelen; kısıtlı dayanışma imkanlarıyla, belleklerinde geçmişe dair biriktirdiklerini bile dile getiremeden hayat mücadelesi veren insanların öyküleri şiddet, açlık, yoksunluk ve sürgünün panoramasını çiziyor. Dosya zorunlu göçün kentlerdeki yansımalarını, bu göçler planlanır ya da uygulanırken gözardı edilen aileler, çalışanlar, kadın ve çocuklar açısından tespit etmeye çalışıyor.

Murat Belge’nin 61. sayıdaki konuğu “Moda’yı Moda yapanlardan, eczanesi entelektüel semtlilerin uğrak yeri olan Melih Ziya Sezer.” Belge ve Sezer birlikte Moda’nın sokaklarını arşınlıyor ve gidenleri, “gitmek zorunda kalanlar”ı yâd ediyor.

Eviyle beraber ruhunu yitiren gelenek 

"Lise Söyleşisi" bölümüne ise, Haydarpaşa Lisesi’nin 60. mezunları konuk oluyor. Tarihi binaların koridorlarından, yemekhanesinden, yatakhanesinden, tiyatro salonlarından ve muhabbetlerinden yükselen asli “Haydarpaşalılık” halini okurlarla paylaşılıyor.

30 Haziran 2015 Salı

Osmanlı’da Göç

“Toplumsal Tarih” dergisi, eylül 2007'de yayınlanan 165. sayısında, Osmanlı İmparatorluğu’nda göç olgusunu kapağına taşıyor. Cumhuriyet kurulduktan sonra Türkiye’de yeşeren erken dönem ırkçılığını incelemenin yanı sıra “tarihçi”lik ve ırkçılık üzerine dönen güncel tartışmalara da perspektif sunan “Irkçı Düşünce” adlı yazı; II. Dünya Savaşı sırasındaki Türk-Alman ilişkilerini ele alan çalışma; Mustafa Suphi ve arkadaşlarına karşı yerel halkı kışkırtan Muhafaza-i Mukaddesat Cemiyeti’nin düzeni konusunda ilk kez yayımlanan belge; Suriçi İstanbulu’nun yüzyıl kadar önce önemli bir eğlence ve sanat merkezi olan Direklerarası’nın geçmişi; İttihad ve Terakki mensubu Ahmed Rıza Bey’in gerçekleştirdiği iki zorunlu yurtdışı seyahati; Pirenne’in ortaçağda feodalizmden kapitalizme geçiş sürecine dair tezleri üzerine yazılar ve daha pek çok nitelikli çalışma “Toplumsal Tarih”in 165. sayısında yer alıyor.

Alibeyköy Barajı’nın kurumasıyla ortaya çıkan ve Mimar Sinan’ın en önemli eserlerinden biri olan Mağlova Kemeri üzerine Semavi Eyice ile yapılan söyleşi; Sagalassos kazılarının “büyük keşfi” Hadrian heykeli parçaları üzerine kazı başkanı Marc Waelkens tarafından kaleme alınan yazı; Çatalhöyük kazılarında ortaya çıkan son buluntuları “Toplumsal Tarih”in 165. sayısında okurla buluşuyor..

Taner Timur, Osmanlı İmparatorluğu’nun farklı dönemlerine göç perspektifinden bakıyor:

23 Haziran 2015 Salı

3. Sınıf Öğrencilerine Migration | Göç Olgusu Nasıl Anlatılır?

DAI – Deutsch Amerikanisches Institut – Erlebbare Wissenschaften – Sunum: Migration | Göç

Prof. Dr. Havva Engin, 24 Haziran 2016 günü, DAI’nin davetlisi olarak, kurumun PH Heidelberg ile yürüttüğü "Erlebbare Wissenschaften" (Bilimi Uygulayarak Öğrenmek) Projesi çerçevesinde, göç konulu bir sunum yapıyor.

Sözü edilen proje bağlamında, PH Heidelberg Eğitim Bilimlerinin değişik bölümlerinden öğretim üyeleri ve Öğretmenlik Bölümü öğrencileri, Heidelberg’in değişik okullarından katılan 3. sınıf öğrencileriyle beraber bilimsel bir konuyu teorik ve pratik olarak işliyor..

Prof. Dr. Havva Engin’in sunumu ve akabinde öğrencilerle gerçekleştirilecek çalışma guruplarının ana teması "Göç Olgusu".

Prof. Dr. Havva Engin göçü, insanoğlunun içinde bulunduğu sürekli bir durum olarak öğrencilerle işliyor. Sunumda çıkış noktası olarak, ilk insanların Afrika’dan çıkıp, değişik kıtalara göçü ele alınıyor. Onun akabinde, 18. - 20. yy arasında Almanya’dan Amerika'ya göç eden insanların tecrübelerine değiniliyor.

20. yy periyodunda, Almanya açısından en önemli göç olan, 2. Dünya Savaşı bitiminde 14 milyon Alman kökenli insanın – ki aralarında yüzbinlerce çocuğun öldüğü bir göç dalgası – Doğu Avrupa’nın değişik ülkelerinden kaçıp, bugünkü Almanya topraklarına sığınması işleniyor.

6 Haziran 2015 Cumartesi

Bekleme Odasından Oturma Odasına - Suriyeli Mülteciler

[İsmail Engin] Anadolu Kültür ve Açık Toplum Vakfı desteğiyle, Zümray Kutlu tarafından "Bekleme Odasından Oturma Odasına - Suriyeli Mültecilere Yönelik Çalışmalar Yürüten Sivil Toplum Kuruluşlarına Dair Kısa Bir Değerlendirme" başlığıyla hazırlanan ve Suriyelilere yönelik çalışma yürüten STK’lara dair rapor yayınlandı.

Rapor, Suriyeli mültecilere destek veren sivil toplum kuruluşlarının ve yürüttükleri çalışmaların mutevazı bir dökümünü yapmayı amaçlıyor.

Raporda, Türkiye’de bulunan Suriyeliler Türkiye hukukundaki resmi statülerine bakılmaksızın "mülteci" olarak adlandırılıyor. Türkiye’nin 10 ilinde kurulan 24 kampta yaklaşık 256.000 mülteci kaldığı vurgulanıyor. Kamp dışında yaşayan yaklaşık 1.8 milyonu bulduğu belirtilen Suriyeli mülteciden söz ediliyor. Türkiye’nin Nisan 2011’den Kasım 2014’e kadar yaptığı harcamanın 4,5 milyar dolar; BM ve Avrupa ülkelerinden gelen miktarın ise 246 milyon dolar olduğuna atıf yapılıyor.

Büyük çoğunluğunun Hatay, Antep, Kilis, Urfa ve Mardin olmak üzere sınır şehirlerinde yoğunlaşan bu mültecilerin Türkiye’nin farklı şehirlerinde kendi imkanları ile hayatlarına devam ettiği; iş bulma ümidi ile daha büyük şehirlere göç edenlerin de bulunduğu ve İstanbul’da yaşayan Suriyeli mültecilerin sayısının 330.000’i bulduğu, İstanbul’un yanı sıra İzmir, Mersin, Adana gibi şehirlerin de mülteciler için bir çekim merkezi olduğu belirtiliyor.

3 Haziran 2015 Çarşamba

Ezidi Çocuklar İçin Eğitim Desteği

2014 sonlarına doğru, İŞİD’in saldırıları sonucu, Şengal’den kaçan ve Türkiye’ye sığınan binlerce Êzîdî için yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, GABB ve halkın destekleriyle birçok ilde kamplar kuruldu. Türkiye’ye giriş yapan ortalama 30.000 civarında Êzîdî; Diyarbakır (Fidanlık, Bismil, Çınar), Batman, Siirt, Şırnak (Cizre, İdil, Silopi), Mardin (Midyat, Nusaybin) ve Urfa (Viranşehir)’de kurulan kamplara yerleştirildi. Temel ihtiyaçların giderilmesine yönelik başlatılan ilk çalışmalar, uluslararası desteklerle de ivme kazandı.

Anadolu Kültür’ün Aram Yayınevi işbirliği ile yürüttüğü, Chrest Vakfı ve Açık Toplum Vakfı'nın desteklediği "Ezidi Çocuklar İçin Eğitim Desteği" projesi nisan - ağustos 2015 tarihleri arasında Diyarbakır, Batman, Siirt, Şırnak, Urfa'da uygulanıyor.

Êzîdîlerin temel ihtiyaçları sağlanmaya çalışılırken eğitim ve sosyal aktiviteler çok kısıtlı imkanlarla yürütülüyor. Başta eğitim materyallerinin eksikliği bu çalışmaların önündeki en büyük engel. "Ezidi Çocuklar İçin Eğitim Desteği" projesiyle kamplarda yaşayan çocukların eğitimleri için gereken materyal eksikliklerinin giderilmesi hedefleniyor. Bununla beraber, eğitmen ihtiyacı da giderildikten sonra, eğitmenler arasında fikir alışverişi yapabilecekleri bir platform oluşturalarak deneyim paylaşımı sağlamak için atölyeler düzenlenmesi planlanıyor.

28 Mart 2015 Cumartesi

Fransa’ya Türk Göçü Üzerine Genç Araştırmacıların Çalışmaları

Fransa ve Türkiye arasında 8 nisan 1965 tarihinde imzalanmış işgücü anlaşmasının ellinci yılı vesilesiyle, Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü (IFEA), Galatasaray Üniversitesi'nin işbirliği ile 9 nisan 2015 tarihinde, "Fransa’ya Türk Göçü Üzerine Araştırmacıların Çalışmaları" başlıklı bir çalıştay düzenliyor.

IFEA’daki çalıştay, Fransa’ya Türk göçü konusunda çalışan, Fransa ve Türkiye’deki yükseköğretim ve araştırma kurumlarına kayıtlı doktora ve yüksek lisans öğrencilerinin katılımına açık.

Çalıştayın amacı, Fransa’ya Türk Göçü hakkında farklı disiplinlerin buluştuğu, entellektüel paylaşım ve tartışma platformu oluşturmak olarak belirlenmiş. Çalıştay, IFEA’da, göç olgusuna geniş bir perspektiften bakılmasını destekleyen, "Göçler ve Hareketlilik" adlı araştırma biriminin (Axe de recherche « Migrations et Mobilités ») gelişimi kapsamında düzenleniyor. Çalıştayda gerçekleştirilecek Fransa’ya Türk göçü konusu odaklı sunumlar, Türkiye’ye ilişkin farklı göç olguları üzerine çalışan araştırmacılar tarafından tartışılıyor. Sunum dilleri Fransızca ve Türkçe.

Çalıştayın bilim ve organizasyon komitesinde şu isimler yer alıyor: Hafsa Afailal (Université Rovira i Virgil / Université Galatasaray / IFEA - Axe « Migrations et Mobilités »), Elif Aksaz (IFEA - Axe « Migrations et Mobilités »), Armand Aupiais - L’homme (Université Paris 7 - URMIS / IFEA - Axe « Migrations et Mobilités »), Kristen Biehl (Université Oxford - COMPAS / IFEA-Observatoire urbain d’Istanbul - Axe « Migrations et Mobilités »), Adeline Braux (IFEA - Observatoire du Caucase - Axe « Migrations et Mobilités »), Didem Danış (Université Galatasaray / IFEA - Axe « Migrations et Mobilités »), Clémence Scalbert - Yücel (IFEA - Pôles d’études contemporaines)

Adı geçen çalıştayda şu sunumlar tartışmaya açılıyor:

24 Mart 2015 Salı

Çocuğumu Okula Hazırlıyorum – Materyal Paketi / Ders Kâğıtları CD’si

Göçmen Türk Veliler İçin Veli Akademisi
Prof. Dr. Havva Engin'in hazırladığı Çocuğumu Okula Hazırlıyorum – Materyal Paketi / Ders Kâğıtları CD’si, Göçmen Türk Veliler İçin Veli Akademisi Projesi kapsamında yayınlandı: Ücretsiz olarak velilere dağıtılıyor...

Heidelberg Eğitim Bilimleri Üniversitesi (Pädagogische Hochschule Heidelberg) bünyesinde faaliyet gösteren Heidelberg Göç Araştırmaları ve Kültürleraşırı Pedagoji Merkezi (Hei-MaT) ile Baden Türk Okul Birlikleri Dernekleri Federasyonu;  T.C. Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı'nın malî desteğiyle 2013 yılı Aralık ayından itibaren "Göçmen Türk Veliler İçin Veli Akademisi" Projesi’ni yürütmeye başladı.

Projenin ana hedefi, Baden Türk Okul Birlikleri Dernekleri Federasyonu ile birlikte, Almanya'nın Baden bölgesinde yaşayan Türkiye kökenli velileri, Alman eğitim sisteminin yapısı, işleyişi ve beklentileri konularında bilgilendirmek, veli hakları ve okulda veli çalışmalarına aktif katılma temelinde kendilerini eğitmek olarak belirlendi.

İlgili proje 30.11.2014 tarihinde nihayetlendi.

Projeyle ilgili ilk geçici sonuçlar "Abschulusskonferenz" başlığıyla düzenlenen Konferans ile 22. Kasım 2014 günü PH Heidelberg'de açıklandı...

Proje kapsamında Prof. Dr. Havva Engin tarafından hazırlanan "Çocuğumu Okula Hazırlıyorum – Materyal Paketi / Ders Kâğıtları CD’si" yayınladı.

CD'de, şu konular ele alınıyor:

13 Aralık 2014 Cumartesi

Karikatürlerle İnsan Hakları - Göçmen Hakları

Türkiye Barolar Birliği ile Karikatür Vakfı tarafından ortaklaşa düzenlenen bir etkinlikle, Ankara'da [Barış Manço Caddesi 1366 Sokak No: 3, Balgat - Ankara] 13 aralık 2014 - 10 ocak 2015 tarihleri arasında "Karikatürlerle İnsan Hakları - Göçmen Hakları" başlıklı bir sergi düzenleniyor.

Tan Oral, Eray Özbek, Nezih Danyal, Recep Bayramoğlu, Ümit Öğmel, İzel Rozental, Emre Yılmaz, Ferit Avcı, Sait Munzur, Şevket Yalaz, Mustafa Saryal, Musa Gümüş, Muhammet Şengöz, Oğuz Gürel, Hicabi Demirci ve Erdem Çelik karikatürleriyle sergiye katkı veriyor.

5 Aralık 2014 Cuma

Elternakademie für Eltern mit türkischem Migrationshintergrund ging mit Abschlusskonferenz zu Ende

Mit einer großen Abschlusskonferenz am vergangenen Samstag, den 22.11.2014 ging das erfolgreiche Kooperationsprojekt des Heidelberger Zentrums für Migrationsforschung und Transkulturelle Pädagogik (Hei-MaT) mit der Föderation der Vereine türkischer Elternbeiräte in Baden zu Ende.

Neben Vertreter/innen der beiden Projektpartner, nahmen auch der Erziehungsattaché des Generalkonsulats der Republik Türkei in Karlsruhe , Herr Hasan Ünsal sowie Herr Erhan Sengül und  Herr Ünal Koyuncu vom Präsidialamt für die Belange der im Ausland lebenden Türken und verwandter Volksgruppen, dem türkischen Migrationsministerium, an der Konferenz teil.

In Ihren Ansprachen betonten sowohl der Erziehungsattaché als auch die Ministeriumsvertreter die Bedeutung des Projekts und gaben ihrer Hoffnung Ausdruck, dass die begonnene erfolgreiche Arbeit mit türkischstämmigen Familien und Eltern unbedingt weitergeführt wird.

Im Rahmen der Projektaktivitäten von Januar bis August 2014 nahmen in verschiedenen Regionen des Landesteils Baden Eltern mit türkischer Zuwanderungsgeschichte an den Informations- und Bildungsseminaren zu den Themen „deutsches Bildungssystem, Lernen, Elternbeteiligung“ teil.

Darüber hinaus wurden im Rahmen der wissenschaftlichen Begleitung durch das Hei-MaT empirische Erhebungen mit Eltern, Muttersprachenlehrkräften sowie mit deutsch-türkischen Schüler/innen zu ihrer Sprach(en)praxis durchgeführt.

Auf der Abschlusskonferenz wurden von Frau Prof. Dr. Havva Engin die Zwischenergebnisse der Untersuchung mit türkischen Muttersprachenlehrkräften präsentiert, die deutlich machen, dass diese Lehrergruppe für viele Migrationseltern eine zentrale Brückenfunktion zwischen Familie und Schule einnimmt und sie in vielen Fällen konkrete Unterstützung geben.

Darüber hinaus zeigte die Untersuchung auf, dass türkische Muttersprachenlehrkräfte die gezielt mehr Kooperationsmöglichkeiten mit einheimischen Lehrkräften fordern und sich für die Etablierung von flächendeckenden Elternberatungsangeboten aussprechen.

Im kommenden Jahr sollen die Ergebnisse der umfangreichen Elternbefragung ebenfalls im Rahmen einer internationalen Konferenz der interessierten Öffentlichkeit vorgestellt werden.

19 Eylül 2014 Cuma

Panel: Wandel durch Dialog | Diyalog Aracılığıyla Değişim

[KanalKultur] - Heidelberg Eğitim Bilimleri Üniversitesi (Pädagogische Hochschule Heidelberg) bünyesinde faaliyet gösteren Heidelberg Göç Araştırmaları ve Kültürleraşırı Pedagoji Merkezi (Hei-MaT) "Wandel durch Dialog | Diyalog Aracılığıyla Değişim" başlığıyla 1 ekim 2014 günü saat 15 - 18 arasında "Pädagogische Hochschule Heidelberg, AULA, Keplerstr. 87, 69120 Heidelberg" adresinde bir panel düzenliyor.

Panele ilgi duyan herkes ücret ödemeden katılabiliyor.

Toplantının hedefi, "Wandel durch Dialog" [Diyalog Aracılığıyla Değişim] (Verlag Kohlhammer, Stuttgart 2014, ISBN 978-3-17-025614-9) adlı kitap başlığından yola çıkarak, toplumdaki kültürel ve inançsal çoğulcu yapıyı içeren aktüel duruma yönelik ipuçlarını tespit etmek ve barış içinde beraber yaşamanın çerçevesinin muhtevasını çizmek olarak belirlenmiş.

Toplantının moderatörlüğünü Dr. Katja Thörner (Eugen-Biser-Stiftung, München) ve Prof. Dr. Havva Engin (PH Heidelberg) yürütüyor.

Panelle ilgili duyuruda şu hususlara yer veriliyor:

"Son zamanda, Müslümanlık ve Müslümanlar; a) bir yandan değişik Müslüman ülkelerinde başgösteren politik – toplumsal değişimlerden, çatışma ve savaşlardan dolayı, b) diğer yandan Müslüman gençler arasında Musevilere yönelik olumsuz önyargıların arttığı savıyla, c) birkaç Alman kentinde kimi "Müslüman grupların" sokaklarda "Şeriat Polisi" olarak devriye gezmeye başlaması ve d) Selefiler tarafından işlenen suçlardan dolayı, medyanın odağında bulunuyor. Kısaca, Müslümanlık ve Müslümanlara yönelik olumsuz haberlerin dozajı medyada giderek artıyor.

Böyle bir zamanda;

• Müslümanlar ve toplumun değişik kesimine mensup aktörler arasında diyalog nasıl gerçekleştirilebilinir?

• Günümüze kadar bilinen diyalog şekilleri geçerliliğini korumakta mı ya da diyalog için yeni içerik ve çerçeve mi gerekli?

• Gelecekte, Almanya’da Müslümanlar ve Hıristiyan toplum arasındaki ilişkilerin çerçevesini artarak devletin güvenlik politikaları ve önlemleri mi belirleyecek?

• Müslüman dernek temsilcileri, ülkedeki genel durumu nasıl algılıyor?

• Yerel toplumsal temsilciler konuyla ilgili ne gibi gözlemler yapıyor?

* * *

In letzter Zeit stehen Islam und Muslime durch politische Umbrüche, Konflikte und Kriege in verschiedenen Ländern mit muslimischer Bevölkerung, aber auch durch Diskurse wie die Zunahme von Antisemitismus unter muslimischen Jugendlichen, dem Aufkommen einer so genannten "Scharia-Polizei" auf deutschen Straßen oder dem religiösen Extremismus der Salafiten im Fokus medialer Öffentlichkeit, deren Grundton sich zunehmend verschärft.

Wie kann in diesen Zeiten ein Dialog zwischen Muslimen und den gesellschaftlichen und politischen Akteuren der hiesigen (Mehrheits-)Gesellschaft gestaltet werden? Macht ein Dialog in der angespannten Lage überhaupt Sinn oder muss er ganz anders geführt werden? Werden künftig in immer stärkerem Maße sicherheitspolitische Fragen das Verhältnis und das Zusammenleben von Bürger/innen muslimischer und christlicher Zugehörigkeit bestimmen? Wie erleben Vertreter/innen muslimischer Verbände die Stimmung im Land? Welche Beobachtungen und Feststellungen machen hiesige gesellschaftliche und politische Akteure?

Die Veranstaltung des Heidelberger Zentrum für Migrationsforschung und Transkulturelle Pädagogik in Kooperation mit der Eugen-Biser Stiftung München setzt sich zum Ziel, anknüpfend an der aktuellen Buchpublikation "Wandel durch Dialog" (Verlag Kohlhammer, Stuttgart 2014, ISBN 978-3-17-025614-9 2014), herausgegeben im Auftrag der Eugen-Biser-Stiftung von Havva Engin und Michael Reder gegenwärtigen gesellschaftlichen Befindlichkeiten im Hinblick auf kulturelle und religiöse Vielfalt nachzugehen und auszuloten, welche Rahmenbedingungen unerlässlich für ein friedliches Miteinander sind.

Programm:

Begrüßung und einleitendes Inputreferat

• Dipl. theol. Stefan Zinsmeister M.A., Geschäftsführer der Eugen-Biser-Stiftung, München

Teilnehmende des Podiumsgesprächs (alphabetisch):

• Dr. Bekir Alboğa, Beauftragter für interreligiösen Dialog der "Türkisch-Islamische Union der Anstalt für Religion" (DITIB), Köln
• Dr. Max Bernlochner, Ministerium für Integration Baden-Württemberg, Referat Interkulturelle Angelegenheiten, Stuttgart
• Yakup Divrak, Alevi Bektaşi Gemeinde Heidelberg und Umgebung e.V., HABT, Heidelberg
• Dr. Jens Hildebrandt, Dez. III, Bildung, Jugend, Gesundheit, Mannheim
• Ayhan Kuzu, Vorsitzender, Defne Kulturverein Mannheim
• Şafak Öztürk, Turkuaz Plattform, Düsseldorf

Moderation:

• Dr. Katja Thörner, Eugen-Biser-Stiftung, München
• Prof. Dr. Havva Engin, PH Heidelberg

Ort: Pädagogische Hochschule Heidelberg, AULA, Keplerstr. 87, 69120 Heidelberg

Datum: 01.10.2014

Zeit: 15:00-18:00 Uhr

Die Teilnahme ist kostenlos. Wir bitten um eine Anmeldung per Mail unter: mail@hei-mat-online.de