Bu Blogda Ara

Peker Sanat Evi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Peker Sanat Evi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Mart 2016 Perşembe

III. Geleneksel Peker Sanat Ödülleri Yarışması

@kanalkultur - Peker Grubu, sanata ve sanatçıya destek olmak amacıyla 'Başarı Ödülleri', ''Mansiyon'' ve 'Onur Ödülü' veriyor..

Sanata değer katmak için, 2016'da 3.'sü verilecek ödüller için yarışmaya katılım tarihleri 1-25 nisan 2016.

Peker Sanat Başarı Ödülleri ve Mansiyonları, resim alanında yaratımda bulunan genç sanatçıları tanıtmak, çalışmalarını desteklemek, yapıtlarını sergilemek ve sanat dünyasına kalıcı değerler kazandırmak amacıyla her yıl veriliyor.

Başarı Ödülleri

3 yarışmacı ödüllendiriliyor. Başarı kazanan yarışmacıların her birine 7.500 TL yanı sıra ödül sahiplerine 'Peker Sanat Başarı Ödülü' plaketi veriliyor. Ödül alan yapıtlar ‘'Peker Sanat Koleksiyonu''na satın alınmış gibi işlem görerek katılıyor. Yapıtlar üzerindeki tüm haklar Peker Sanat'a ait.

Mansiyon Ödülleri

5 Yarışmacı ödüllendiriliyor. Mansiyon kazanan yarışmacıların her birine 3.500 TL yanı sıra ödül sahiplerine 'Peker Sanat Mansiyon Ödülü' plaketi veriliyor. Ödül alan yapıtlar 'Peker Sanat Koleksiyonu'na satın alınmış gibi işlem görerek katılıyor. Yapıtlar üzerindeki tüm haklar Peker Sanat'a ait.

Seçici Kurul; Doğan Hızlan, Yalçın Gökçebağ, Habip Aydoğdu, Prof. Dr. Cebrail Ötgün, Yrd. Doç. Lütfi Özden, Hakan Esmer, Döne Otyam, İsmail Küçükkaya, Hande Peker Kuyumcu ve İbrahim Karaoğlu'ndan oluşuyor.

23 Mart 2016 Çarşamba

Funda İyce Tuncel - Suretler ve Öyküler

@kanalkultur - Funda İyce Tuncel, 'Suretler ve Öyküler' adlı solo sergisiyle, 30 mart - 21 nisan 2016 tarihleri arasında Peker Sanat Evi'nde sanatseverlerle buluşuyor.

Ümit Gezgin, sanatçı ve eserlerini değerlendirdiği 'Kadın Olmanın Ayrıcalığında Sanat' başlıklı yazısında şunları kaydediyor:

'Kadın olmak sanat için bazılarının sandığının aksine bir ayrıcalık özelliği de taşıyabilmektedir. Veya öylesi bir hissediş ve duyarlılık açılımı geliştiren sanatçılar için cinsiyet kimliği ve olgusu, bir ayrıcalık işlevi de pekâlâ taşıyabilir. İşte bu ayrıcalıklı olmak durumunu yaşayan sanatçılardan biri de Funda İyce Tuncel'dir. Yarattığı ve ortaya koyduğu bütün eserlerinde ve resimsel serüveni içinde o; yaşamının hem izdüşümünü aramakta, aralamakta ve hem de bireysel, toplumsal mücadelesini sanat vasıtasıyla da gerçekleştirmektedir.

İnce, narin dokunuşlarla oluşan hassasiyet katsayısı yüksek tuşlar hem kompozisyonu benzersiz kılma adına yola çıkarlar hem de bir kadının serüvenini oluştururlar. Hüzünlü, yalnız, kendine kapalı; toplumsal, mekânla kuşanmış; simge varlık olan kuşla anlama ermiş; sıcak-soğuk renk uyumuyla bütünleşmiş her bir resim boyutunda ressam hep aslında kendi gizemli öyküsünün peşinden koşar. Tabloda merkeze kendisini, varlığını ve yanılgılarını alarak öyküler halinde kurgular sanatçı. Bu öyküler yalındır yalın olmasına, ama bu bütün yalınlıkları gizemi ve ilmik ilmik oluşmuş dokuyu da içinde barındırır. Yalınlığı oranında derin ve karmaşık estetiği de böylece ortaya çıkarır Funda'nın resme ve elbet öncelikle hayata bakışı. (...)

1 Ocak 2016 Cuma

hemzemin'de diğerleri

© Ayhan Çetin
'Sanatı tanımlamak bizim için hiçbir zaman zor olmadı. Bizce sanat bir algı yanılsamasıdır. Bir varoluş manifestosudur. « Diğerleri »nin sanatçının varoluş çabasına ortak olması bazen içgüdü, bazen şans bazen de ferasetle mümkün olur.  İmgeleri, sanrıları, hülyaları, sezgileri ve hayalleri bir zırh gibi kuşanan sanatçı vasata hücum eden bir ruh şövalyesi gibidir. Üretim sancısı çeken bu zavallı keşişin ümitsiz ve bitimsiz mücadelesi « diğerleri » olmadan, onların aynı kaygıları taşıyan, aynı zeminde filizlenen destekleri olmadan beyhude bir çaba olarak kalmaya mahkûmdur.

Farklı disiplinlerden ve farklı sosyo-kültürel kaynaklardan beslenen bizler, daha fazla insanı « diğerleri »ni varoluş çabamıza ortak edebilmek ve daha çok insanla ortak bir zeminde buluşabilmek için cepheyi geniş tutmayı amaçladık. Farklı sanat dallarını bir araya getirme amacımız aslında böyle zarif bir kaygının ifadesi. Hemzemin sanat grubunun üyeleri olarak bizler kendi varoluşumuzda başkalarını da duyumsamayı ve « diğerleri » ile hemhal olmayı arzuluyoruz. Muhayyilelerimizi diri tutan imgeleri sizlerle paylaşma isteğimiz bundan. « Diğerleri » ile hemzeminde buluşma arzusu bizler için yalnızca gündelik-pratik bir çaba değil aynı zamanda bir tutku, bir özlem ya da bir tür romans. Hemzemin sanat grubu olarak çok uzun bir yola çıktığımızın farkındayız. Menzile hiçbir zaman varamayacağız belki ama -her yeni sergide-  her yeni durakta daha fazla insanı « diğerlerini » heyecanımıza ve varoluşumuza ortak edeceğiz.'

13 Kasım 2015 Cuma

Osman Arık'tan Otomobil Resimleri

© Osman Arık
[KanalKultur] - Peker Sanat; 9 kasım – 15 aralık 2015 tarihleri arasında, Ankara sanat sezonunun ilk sergisine, sanatçı Osman Arık ile merhaba diyor.

Sergide genç sanatçının son dönem yapıtlarından oluşan özel çalışmaları yer alıyor...

Osman Arık "Neden Araba Resimleri" başlığıyla kaleme aldığı yazısında şunları kaydediyor:

"Sanatçıların çoğu gibi ben de resim yapmaya çocukluk yıllarımda başladım. Sanki gözümü açar açmaz çizmeye başladım gibi hissediyorum. Sadece otomobil çizerdim. Kimsenin bana, "şunun resmini yap" dediğini anımsamıyorum. Kendi kendime bu işe başlamamda bir anlam vardı bence ve hayatım boyunca otomobil çizimleri yapmak için bu yüzden ısrarcı davrandığımı söyleyebilirim. İlk yıllarda kendi kendime tasarımlar yapardım daha sonra genelde klasik otomobillere ilgi duydum. Nedenini şu şekilde açıklayabilirim sanırım:

İnsanlık; modern çağda yaşamasına, neredeyse bütün teknolojik imkânlara sahip olmasına, bunları kullanabilmesine rağmen geçmiş dönemlere karşı bir özlem ve hayranlık duymaktadır. Eski kıyafetler, ev eşyaları, apartmanlar, tasarımlar, sanat eserleri vb.… Bu hayranlık yaşadığımız her anın geçmişten kopup gelmesine bağlıdır belki de. Geçmişe karşı duyulan hayranlığın en temel örneklerinden biri ise otomobillerdir kuşkusuz. Çünkü üretildikleri dönemin tasarım fikrini ve belki de sanat anlayışını yansıtırlar. Abartıyor olabilirim hatta ama her biri sanat eseri gibi geliyor bana, en azından o kaygı ile tasarlanmışlar sanki. Örneğin; üretildiği dönemin bütün özeliklerini yansıtan 1929 model Bentley Blower marka otomobilde içe-dışa doğru genişleyen daralan hatlar, yuvarlak dalgalı çizgiler ve her eski otomobilde bulunduğuna inandığım estetik kaygı bana bir heykeli anımsatıyor. Yürüyen, ses çıkaran ve hatta hız yapabilen bir heykel. Bir çok parça kaportanın altına gizlenmemiş, apaçık ortadadır. Bu durum detayları da gözler önüne serer. Detaylar her zaman ilgimi çekmiştir.

8 Nisan 2015 Çarşamba

Mehmet Ali Doğan - Cennet ve Günahlar

Ressam Mehmet Ali Doğan 9 nisan 2015 - 4 mayıs 2015 tarihleri arasında Ankara Peker Sanat Galerisi'nde “Cennet ve Günahlar” konseptiyle sanatseverlerle buluşuyor.

Üniversite yıllarında atölye çalışmalarında, ürettiği resimlerde, kendiliğinden oluşan geometrik alanların varlığını hisseden sanatçı, zaman içerisinde resimlerinde bu devamlılığı güçlendirdi. Böylelikle geometrik formlar resimlerimde tercih nedeni olmanın yanı sıra, asıl anlam yüklemeye çalıştığı alanlar oldu. Bugüne kadar, Kadın ve Şeritli Mekân, Siyam Serisi, Anadolu Uygarlıkları Çeşitlemeler Serisi, Kastamonu Serisi, Yer-Gök-Deniz Serisi, Sınırlanmış Alanlar Serisi ve şimdi de Cennet ve Günahlar Serisi ile dönemler halinde resimler üretti.

Cennet ve Günahlar serisine devam eden Sanatçı, bu seride günümüze, yaşama ait kavram ve içerikleri sorguluyor. Bu nedenledir ki ağaç formlarını bir metafor olarak kullandığı gibi şehir görüntüleri ve siluetleri tercih nedeni oluyor.

20 Mart 2015 Cuma

Lidya Sökmen - Çığlık

Lidya Sökmen "Çığlık" adlı ilk kişisel resim sergisiyle 26 mart - 4 nisan 2015 tarihleri arasında Peker Sanat Evi'nde sanatseverlerle buluşuyor.

Sergide sanatçının ilk duvar resimlerinden son dönem resmine kadar (3 - 10  yaş arasındaki çalışmalarının bütününü kapsayan) işleri yer alıyor.

Lidya Sökmen

2005 yılında Ankara’da doğdu. İlk eğitimini 3 - 4 yaşında Monteseri Kreşi'nde aldı. Daha sonra 5 ve 6 yaşında TED Ankara Koleji Ana Okulu’na devam etti. Halen aynı okulun 4. sınıfını okuyor.

Resme 3 yaşında duvarlarını boyayarak başladı. Resim tutkusuna İbrahim Demirel yönetimindeki Sanat Yapım Galerisi’nde aldığı resim dersleriyle devam etti. 1. ve 2. sergisini yine aynı galeride 2012 ve 2013 yılında karma sergilere katılarak açtı. 3. sergisini 2013 yılında TED Kolejinin congresium salonlarında açtığı okul sergisiyle gerçekleştirdi.

17 Şubat 2014 Pazartesi

Sami Gedik - Buluşma


[KanalKultur] - Peker Sanat Evi'nin şubat 2014'teki konuğu sanatçı Sami Gedik. "Buluşma", genç sanatçının son dönem yapıtlarından oluşan, özel bir seçki.

Ressam İbrahim Balaban, Fikret Otyam, Turan Erol, Burhan Doğançay, Duran Karaca, Mustafa Ayaz, Zafer Gençaydın, Yalçın Gökçebağ, Hasan Pekmezci, Habip Aydoğdu, Yıldız Doyran, Lütfi Özden ve koleksiyoner Erhan Peker'in portreleri sergide sanatseverle buluşuyor...

Ayrıca, Peker Sanat tarafından "Buluşma" adlı bir kitap hazırlandı.

Kitapta Peker Grup sahibi Erhan Peker’in özel bir sunu yazısı, sanat eleştirmeni İbrahim Karaoğlu’nun genç sanatçının yaratıcı duyarlılığını övgüyle yüreklendiren yazısı ve sergide portreleri bulunan her sanatçının, genç sanatçı hakkında yazdığı özel yazılar yer alıyor.

Sami Gedik, "Buluşma" adlı resim sergisine ilişkin düşünlerini bir manifestoyla sunuyor:

5 Ocak 2014 Pazar

Mustafa Kula - Hiçliğin Kıyısında

[KanalKultur] - Mustafa Kula "Hiçliğin Kıyısında" adını verdiği ve son dönem yapıtlarında etkin bir izlek olan kişisel resim sergisiyle 9 - 30 ocak 2014 tarihleri arasında Peker Sanat Evi'nde sanatseverlerle buluşuyor. Sergi aynı zamanda kitaplaştırılmış. Peker Sanat tarafından yayınlanan "Hiçliğin Kıyısında" adlı kitapta Peker Grup sahibi Erhan Peker'in özel bir sunu yazısı, ressam Yalçın Gökçebağ, öğretim görevlisi Serap Emnungil Karamanoğlu ve sanat eleştirmeni İbrahim Karaoğlu'nun genç sanatçının yaratıcı duyarlılığını övgüyle yüreklendiren yazıları yer alıyor..

Mustafa Kula

1986'da doğdu. 2004 yılında Eskişehir Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi'ni bitirdikten sonra Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü'nden mezun oldu. Öğrencilik yıllarından bu yana kendi atölyesinde çalışmalarına devam ediyor.

Sanatçının yapıtları bugüne kadar, Proje 4L Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi'nde "İstanbul Meltemi", Kore'de "Türkiye ve Kore'den Çağdaş Sanat", Siemens Sanatta "Sınırlar Yörüngeler", Ankara Alman Kültür Merkezi'nde "Konuş Benimle" ve 2006 yılında Tunus Bienali gibi önemli uluslararası sergilerde yer aldı.

2008 yılında Helikon Sanat Galerisi'nde ilk kişisel sergisini açan Kula, Moldova'da "SUMMART" başlığı altında düzenlenen resim sempozyumuna, Almanya Frankfurt'ta "Made in Turkey" sergisine, Sabancı Üniversitesi Kasa Galeri, 'İşin Başı: Çizime Farklı Yaklaşımlar' sergisine katıldı.

2009-2011 yılları arasında İstanbul Beyoğlu Akademililer Sanat Galerisi'nde "Dört Dörtlük", "Yılbaşı Karması", "Genç Figür" ve "Buluşma Noktası Akademililer" sergilerinde bulundu. Proje 4L Elgiz Çağdaş Sanatlar Müzesi'nde kendisine verilen proje odalarında duvar resmi projeleriyle yer aldı.

Ankara Alman Kültür Merkezi'nde "İyi, Kötü, Çirkin" sergisinde yer alan sanatçı 2012 yılında ikinci kişisel sergisini açtı. 2013 Mart ayında 14. ODTÜ Sanat Festivali ve Galeri Zilberman'da "The Way We Were / Olduğumuz Gibi" sergilerine katıldı. [KanalKultur]

Mustafa Kula - Hiçliğin Kıyısında / 9 - 30 ocak 2014; Peker Sanat Evi, Hilal Mahallesi Alexander Dubcek Caddesi (6.cadde) 18/B, Yıldız - Çankaya - Ankara; Tel.: (0312) 439 30 03