'barbar, canavar, putperest ve hatta şeytani 'öteki'ni tanımlamak ve kötülemek için kullanılan retorik araçların sürekliliği...' [Maja Kominko]
Bizans dünyası dışında kalan kültürlerin, Bizanslılar tarafından, özellikle coğrafi ve etnik bakış açısından temsil edilişi, hem Bizans dünyasına ait olmayanın algılanışına hem de Bizans’ın kendi imgelemini nasıl oluşturduğuna ışık tutuyor. İmparatorluk sınırlarının ötesindeki kültürleri Bizanslıların nasıl tanımladıklarını, iklim, bitki örtüsü, dil ve farklı yaşam biçimleri gibi coğrafi ve etnik unsurlar şekillendiriyor.
Bizanslıların algısında bu unsurlar ötekilerin tarihi, dini gelenekleri ve siyasi durumlarıyla karmaşık bir ilişki içindedirler. Bizans’ın coğrafi ve etnik açıdan –bilinenden egzotik olana veya içerdeki ötekinden dışardaki ötekine kadar– öteki ile karşılaşması, Bizanslıların kendi çevreleriyle uzamsal olarak nasıl ilişki kurdukları ve komşularından kendilerini nasıl ayrıştırdıkları ile ilgili ipuçları sağlıyor.
'Coğrafi ve Etnik İmgelemde Bizans Kimliği ve Öteki' konusuyla düzenlenen Dördüncü Uluslararası Sevgi Gönül Bizans Araştırmaları Sempozyumu'nda öteki imgesinin oluşmasında etkisi olan coğrafi, etnik ve diğer tüm unsurlar arasındaki karmaşık ilişkinin, yazılı kaynaklar, sanatsal ve maddi bulgularla sorgulanması; Bizanslıların ötekilerden bahsederken kendilerini nasıl anlattıklarının incelenmesi amaçlanıyor.
insan ve kültüre dair... : Alevi Arşivi... Alevi Antropolojisi ... Almancılar... Sanat
Bu Blogda Ara
Bizans etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bizans etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Haziran 2016 Çarşamba
4 Mart 2016 Cuma
Toplumun Temel Güvencesi: Hilesiz veya Adil Ağırlık - Eskiçağ ve Ortaçağ’da Terazi Ağırlıkları
@kanalkultur - Toplumsal Tarih mart 2016'da yayınlanan 267. sayısında 'Eskiçağ ve Ortaçağ’da Terazi Ağırlıkları' başlıklı dosyayı kapağa taşıyor. Oğuz Tekin editörlüğündeki dosya, Antik dünyanın kamusal alandaki en önemli araçlarından terazi ağırlıklarına odaklanıyor.
Dosya yazarlarından John H. Kroll 'Bazı Antik Terazi Ağırlıklarının Düşündürdükleri' başlıklı yazısında, 'geçmiş kültürlerin ekonomik belgeleri' olan ağırlıkların anlaşılması için bir bakış öneriyor. Oğuz Tekin, 'Eskiçağ Anadolu Kent-Devletlerinde Terazi Ağırlıkları' başlıklı yazısında Klasik ve Hellenistik dönemlerde Anadolu’da terazi ağırlıklarının coğrafi dağılımını, form ve sembollerini örneklerle anlatıyor. Bendeguz Tobias, 'Akdeniz Dünyasında Geç Antik Dönem ve Bizans Ağırlıkları'nda, hakkında kapsamlı bir yayın yapılmamış olan Geç Antik Dönem ve Bizans ağırlıklarına ilişkin genel tabloyu aktarıyor.
Chris Entwistle 'British Museum’daki Bizans Metal Ağrılıkları: Tipoloji ve Kronoloji' başlıklı yazısında, British Museum’un metal ağırlık koleksiyonunu sınıflandırarak tanıtıyor; 'Bizans Cam Ağırlıkları' yazısında da Bizans cam ağrılıklarının dört formunu mercek altına alıyor: kutu ya da haç formlular, vali büstlü ve yazılılar, 'imparator' ağırlıkları ve Arap-Bizans ağırlıkları. Matteo Campagnolo 'Toplumun Temel Güvencesi: Hilesiz veya Adil Ağırlık' başlıklı yazısında tarih boyunca ticaretin temel öğelerinden olan ağırlık sistemlerindeki adalet ve standart anlayışını gözden geçiriyor.
Dosya yazarlarından John H. Kroll 'Bazı Antik Terazi Ağırlıklarının Düşündürdükleri' başlıklı yazısında, 'geçmiş kültürlerin ekonomik belgeleri' olan ağırlıkların anlaşılması için bir bakış öneriyor. Oğuz Tekin, 'Eskiçağ Anadolu Kent-Devletlerinde Terazi Ağırlıkları' başlıklı yazısında Klasik ve Hellenistik dönemlerde Anadolu’da terazi ağırlıklarının coğrafi dağılımını, form ve sembollerini örneklerle anlatıyor. Bendeguz Tobias, 'Akdeniz Dünyasında Geç Antik Dönem ve Bizans Ağırlıkları'nda, hakkında kapsamlı bir yayın yapılmamış olan Geç Antik Dönem ve Bizans ağırlıklarına ilişkin genel tabloyu aktarıyor.
Chris Entwistle 'British Museum’daki Bizans Metal Ağrılıkları: Tipoloji ve Kronoloji' başlıklı yazısında, British Museum’un metal ağırlık koleksiyonunu sınıflandırarak tanıtıyor; 'Bizans Cam Ağırlıkları' yazısında da Bizans cam ağrılıklarının dört formunu mercek altına alıyor: kutu ya da haç formlular, vali büstlü ve yazılılar, 'imparator' ağırlıkları ve Arap-Bizans ağırlıkları. Matteo Campagnolo 'Toplumun Temel Güvencesi: Hilesiz veya Adil Ağırlık' başlıklı yazısında tarih boyunca ticaretin temel öğelerinden olan ağırlık sistemlerindeki adalet ve standart anlayışını gözden geçiriyor.
26 Şubat 2016 Cuma
Türkiye’deki Arkeolojik Çalışmalara Eğitim, Araştırma ve Kazı’da İtalya Katkısı
@kanalkultur - İtalyan Kültür Merkezi, 11 - 12 mart 2016 tarihleri arasında, 'Türkiye’deki Arkeolojik Çalışmalara Eğitim, Araştırma ve Kazı’da İtalya Katkısı 7. Sempozyumu - Yerleşim Dönüşümleri | 7ª Edizione del Convegno Contributo italiano a scavi, ricerche e studi nelle missioni archeologiche in Turchia - Trasformazioni insediative' adlı toplantıyı düzenliyor.
Yedinci yılına ulaşan bu buluşma da seçkin İtalyan üniversitelerinden gelen 17 konuşmacı (Isabella Caneva, Marcella Frangipane, Stefania Mazzoni, Nicolò Marchetti, Rodolfo Brancato, Lorenzo d'Alfonso, Anna Lucia d'Agata, Francesco D'Andria, Antonio La Marca, Guido Rosada, Annalisa Polosa, Raffaella Pierobon Benoit, Maria Andaloro, Alessandra Ricci, Eugenio Russo, Claudia Barsanti, Cristina Tonghini) Türkiye'de faaliyet gösteren italyan kazı ekiplerinin halen gerçekleştirmekte oldukları çalışmaları ve geleceğe yönelik araştırma planlarını anlatıyor..
Sempozyumun 'Giriş Konuşmaları', Gianni Vinciguerra (İtalyan Kültür Merkezi Müdür Vekili), S.E. Luigi Mattiolo (Türkiye'deki İtalya Büyükelçisi) ve Melik Ayaz (Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Kazılar Dairesi Başkanı) tarafından yapılıyor.
İlgili sempozyumda 'Prehistorya, Protohistorya ve Hitit Çağı', 'Klasik Çağ' ve 'Geç Antik, Bizans Dönemi ve Orta Çağ' başlıklı üç oturumda şu sunumlar yer alıyor:
Yedinci yılına ulaşan bu buluşma da seçkin İtalyan üniversitelerinden gelen 17 konuşmacı (Isabella Caneva, Marcella Frangipane, Stefania Mazzoni, Nicolò Marchetti, Rodolfo Brancato, Lorenzo d'Alfonso, Anna Lucia d'Agata, Francesco D'Andria, Antonio La Marca, Guido Rosada, Annalisa Polosa, Raffaella Pierobon Benoit, Maria Andaloro, Alessandra Ricci, Eugenio Russo, Claudia Barsanti, Cristina Tonghini) Türkiye'de faaliyet gösteren italyan kazı ekiplerinin halen gerçekleştirmekte oldukları çalışmaları ve geleceğe yönelik araştırma planlarını anlatıyor..
Sempozyumun 'Giriş Konuşmaları', Gianni Vinciguerra (İtalyan Kültür Merkezi Müdür Vekili), S.E. Luigi Mattiolo (Türkiye'deki İtalya Büyükelçisi) ve Melik Ayaz (Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Kazılar Dairesi Başkanı) tarafından yapılıyor.
İlgili sempozyumda 'Prehistorya, Protohistorya ve Hitit Çağı', 'Klasik Çağ' ve 'Geç Antik, Bizans Dönemi ve Orta Çağ' başlıklı üç oturumda şu sunumlar yer alıyor:
12 Mart 2015 Perşembe
Ayasofya: Kimlik, Hafıza ve Mekân
Toplumsal Tarih, şubat 2015'te yayınlanan 254. sayısında Nevra Necipoğlu ve Çiğdem Kafescioğlu’nun editörlüğünü yaptığı dosyayla, Bizans’tan bu yana İstanbul’un belleğini kaydeden Ayasofya’ya sayfalarını açıyor.
Giriş yazısının başlığı, dosyanın hazırlanma amacını içinde taşıyor: “Ayasofya: Kimlik, Hafıza ve Mekân Üzerine Binbeşyüz Yıllık Bir Tartışma”.
Buket Kitapçı Bayrı, Hayrettin Yücesoy, Gülru Necipoğlu ve Edhem Eldem’in yazıları yapının tarihsel ve fiziksel olarak geçirdiği değişimi, yüklendiği simgesel anlamdaki dönüşümü farklı açılardan incelerken, Zeynep Ahunbay da bir dünya mirası olan Ayasofya’daki koruma sorunlarının üzerinde duruyor.
Dosya dışı sayfalarda Stefo Benlisoy, “Patrik III. Yuvakim ve Anadolulu Ortodokslar” başlıklı yazısıyla Anadolulu Ortodoksların Patrikhane seçimlerinde neden iki dönem patrik seçilen III. Yuvakim’i destekledikleri sorusunu ortaya atıyor ve bu soruya, sınıfsal ve etnik meseleleri ve Ortodoks ruhban hiyerarşisindeki sorunları göz önünde tutarak cevap arıyor.
“İstanbul’da Rus Arkeoloji Enstitüsü (1897-1914)” başlıklı yazısında Pınar Üre 19. yüzyılda kurulan ve Osmanlı ülkesinde arkeoloji alanında önemli işler yapan Rus enstitüsünün emperyal bir amaçla kuruluşunu, faaliyetlerine hangi motivasyonun yön verdiğini ve bu faaliyetlerin sonuçlarını anlatıyor.
Giriş yazısının başlığı, dosyanın hazırlanma amacını içinde taşıyor: “Ayasofya: Kimlik, Hafıza ve Mekân Üzerine Binbeşyüz Yıllık Bir Tartışma”.
Buket Kitapçı Bayrı, Hayrettin Yücesoy, Gülru Necipoğlu ve Edhem Eldem’in yazıları yapının tarihsel ve fiziksel olarak geçirdiği değişimi, yüklendiği simgesel anlamdaki dönüşümü farklı açılardan incelerken, Zeynep Ahunbay da bir dünya mirası olan Ayasofya’daki koruma sorunlarının üzerinde duruyor.
Dosya dışı sayfalarda Stefo Benlisoy, “Patrik III. Yuvakim ve Anadolulu Ortodokslar” başlıklı yazısıyla Anadolulu Ortodoksların Patrikhane seçimlerinde neden iki dönem patrik seçilen III. Yuvakim’i destekledikleri sorusunu ortaya atıyor ve bu soruya, sınıfsal ve etnik meseleleri ve Ortodoks ruhban hiyerarşisindeki sorunları göz önünde tutarak cevap arıyor.
“İstanbul’da Rus Arkeoloji Enstitüsü (1897-1914)” başlıklı yazısında Pınar Üre 19. yüzyılda kurulan ve Osmanlı ülkesinde arkeoloji alanında önemli işler yapan Rus enstitüsünün emperyal bir amaçla kuruluşunu, faaliyetlerine hangi motivasyonun yön verdiğini ve bu faaliyetlerin sonuçlarını anlatıyor.
5 Mart 2015 Perşembe
On Birinci Yüzyıl Konstantinopolisi’nde Bedeni ve Ruhu Sağaltmak - Sempozyum: Hayat Kısa, Sanat Uzun : Bizans’ta Şifa Sanatı – Yeni Bakışlar
Pera Müzesi, 14 mart 2015 günü "Hayat Kısa, Sanat Uzun : Bizans’ta Şifa Sanatı – Yeni Bakışlar" başlıklı bir sempozyum düzenliyor. Sempozyum "Açılış Konuşması"nı Brigitte Pitarakis yapıyor.
İlgili sempozyumda "Şifaya Dair Algılar ve Endişeler", "Şifa Mabetleri ve Pagan Mirası", "Şifa Mabetleri ve Azizlerin Hayat Öyküleri" ve "Tıbbi Uygulamalar, Şifa ve Hastalık" konu kümelerinde şu bildiriler yer alıyor:
Derek Krueger (Kuzey Carolina, Greensboro Üniversitesi): Bizans’ta Şifa ve Kurtuluş; Frederick Lauritzen (Venedik): On Birinci Yüzyıl Konstantinopolisi’nde Bedeni ve Ruhu Sağaltmak; Christos Merantzas ve Brigitte Pitarakis (Patras Üniversitesi ve CNRS, Paris): Cinlerin Gürültüsünden Cennetin Melodisine: Bizans’ta Şifa; Şehrazat Karagöz (İstanbul Arkeoloji Müzeleri): Gerçekten Efsaneye Hekim Tanrı Asklepios; Philipp Niewöhner (Dumbarton Oaks, Washington, D.C.): Anadolu’nun Şifa Pınarları: Pagan Mirasın Sorunu; Philipp Niewöhner: Şifa Mabetleri ve Azizlerin Hayat Öyküleri; Halûk Çetinkaya (Mimar Sinan Üniversitesi, İstanbul): Konstantinopolis’te Kosmidion; Anna Lampadaridi (CNRS/IRHT, Paris): Yunan Mucize Metinleri Külliyatında Şifa: Trabzonlu Aziz Eugenios Örneği; Petros Bouras-Vallianatos (King’s College, Londra): Geç Bizans’ta Tıbbi Teori ve Uygulamalar; Koray Durak (Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul): Egzotik İlaçlar ve Bizans Tıbbının Gelişimi; F. Arzu Demirel (Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, Burdur): İskeletlerden Elde Edilen Veriler Işığında Anadolu Bizans Toplumlarında Sağlık.
Pera Müzesi, Meşrutiyet Caddesi No.65, Tepebaşı - Beyoğlu - 34443 İstanbul; Tel. + 90 212 334 99 00
İlgili sempozyumda "Şifaya Dair Algılar ve Endişeler", "Şifa Mabetleri ve Pagan Mirası", "Şifa Mabetleri ve Azizlerin Hayat Öyküleri" ve "Tıbbi Uygulamalar, Şifa ve Hastalık" konu kümelerinde şu bildiriler yer alıyor:
Derek Krueger (Kuzey Carolina, Greensboro Üniversitesi): Bizans’ta Şifa ve Kurtuluş; Frederick Lauritzen (Venedik): On Birinci Yüzyıl Konstantinopolisi’nde Bedeni ve Ruhu Sağaltmak; Christos Merantzas ve Brigitte Pitarakis (Patras Üniversitesi ve CNRS, Paris): Cinlerin Gürültüsünden Cennetin Melodisine: Bizans’ta Şifa; Şehrazat Karagöz (İstanbul Arkeoloji Müzeleri): Gerçekten Efsaneye Hekim Tanrı Asklepios; Philipp Niewöhner (Dumbarton Oaks, Washington, D.C.): Anadolu’nun Şifa Pınarları: Pagan Mirasın Sorunu; Philipp Niewöhner: Şifa Mabetleri ve Azizlerin Hayat Öyküleri; Halûk Çetinkaya (Mimar Sinan Üniversitesi, İstanbul): Konstantinopolis’te Kosmidion; Anna Lampadaridi (CNRS/IRHT, Paris): Yunan Mucize Metinleri Külliyatında Şifa: Trabzonlu Aziz Eugenios Örneği; Petros Bouras-Vallianatos (King’s College, Londra): Geç Bizans’ta Tıbbi Teori ve Uygulamalar; Koray Durak (Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul): Egzotik İlaçlar ve Bizans Tıbbının Gelişimi; F. Arzu Demirel (Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, Burdur): İskeletlerden Elde Edilen Veriler Işığında Anadolu Bizans Toplumlarında Sağlık.
Pera Müzesi, Meşrutiyet Caddesi No.65, Tepebaşı - Beyoğlu - 34443 İstanbul; Tel. + 90 212 334 99 00
11 Şubat 2015 Çarşamba
Bizans: Yapılar, Meydanlar Yaşamlar
"Bizans: Yapılar, Meydanlar Yaşamlar", Fransız Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi’ne (CNRS) bağlı olarak İstanbul Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü’nde (IFEA) düzenlenen konferanslar dizisinin ürünü.
Ocak 2004 - haziran 2007 tarihleri arasında gerçekleştirilen konferanslar, konularının uzmanı tarihçiler, arkeologlar, sanat tarihçileri tarafından verildi:
Jean Pierre Sodini: Konstantinopolis, bir megapolün doğuşu; Elisabeth Malamut: I. Aleksios Komnenos döneminde Konstantinopolis; Marie-France Auzepy: Konstantinopolis’in Hipodromu; Alessandra Ricci: Bizans’ta kır sevgisi, Konstantinopolis’in Anadolu yakasındaki banliyösü; Pierre Chuvin: Ayasofya yeniyken bazilikanın bezemeleri; Marie-France Auzepy: Konstantinopolis’in siyasal ve dinsel yaşamında Ayasofya’nın yeri, Michel Kaplan: Büyük bir imparatorluk vakfı: Pantokrator (Zeyrek Camii); Catherine Jolivet-Lévy: Khora Manastırının (Kariye Camii) bezemeleri; Paul Magdalino: Paleologoslar döneminde yaşanan Bizans Rönesans’ı: Theodoros Metokhites ve Kariye Manastırı; Stefanos Yerasimos: Kostantiniye kiliselerinden İstanbul camilerine bir değişimin tarihi; Brigitte Pitarakis: İmparatorluğun mücevherleri ve Konstantinopolis’in kuyumcuları; Nano Chadzidakis: Konstantinopolis’in ikonaları; Michel Balivet: 1391’de Ankara’da bir ilahiyat tartışması: Hacı Bayram-ı Veli ve II. Manuel Paleologos; Véronique François: İyileşmek ve iblislerden korunmak: Konstantinopolis’ten İstanbul’a toprak kaplar; Auzépy: 8. Konstantinopolis ve Araplar; Balivet: Konstantinopolis’te Türkler; Schreiner: Konstantinopolis’te seyyahlar ve rehberleri; Jean-Claude Cheynet: Bizans mühürleri, bir toplumun görüntüleri; Christophe Giros: Bizanslılar ve Savaş; Nicole Thierry: 10. yüzyılda kral kiliseleri: Ahtamar, İşhan, Tokalı.
Annie Pralong (Ed.): Bizans: Yapılar, Meydanlar Yaşamlar. Çev.: Buket Kitapçı Bayrı, Kitap Yayınevi, İstanbul 2011, 400 S., ISBN : 978-605-105-072-0
Ocak 2004 - haziran 2007 tarihleri arasında gerçekleştirilen konferanslar, konularının uzmanı tarihçiler, arkeologlar, sanat tarihçileri tarafından verildi:
Jean Pierre Sodini: Konstantinopolis, bir megapolün doğuşu; Elisabeth Malamut: I. Aleksios Komnenos döneminde Konstantinopolis; Marie-France Auzepy: Konstantinopolis’in Hipodromu; Alessandra Ricci: Bizans’ta kır sevgisi, Konstantinopolis’in Anadolu yakasındaki banliyösü; Pierre Chuvin: Ayasofya yeniyken bazilikanın bezemeleri; Marie-France Auzepy: Konstantinopolis’in siyasal ve dinsel yaşamında Ayasofya’nın yeri, Michel Kaplan: Büyük bir imparatorluk vakfı: Pantokrator (Zeyrek Camii); Catherine Jolivet-Lévy: Khora Manastırının (Kariye Camii) bezemeleri; Paul Magdalino: Paleologoslar döneminde yaşanan Bizans Rönesans’ı: Theodoros Metokhites ve Kariye Manastırı; Stefanos Yerasimos: Kostantiniye kiliselerinden İstanbul camilerine bir değişimin tarihi; Brigitte Pitarakis: İmparatorluğun mücevherleri ve Konstantinopolis’in kuyumcuları; Nano Chadzidakis: Konstantinopolis’in ikonaları; Michel Balivet: 1391’de Ankara’da bir ilahiyat tartışması: Hacı Bayram-ı Veli ve II. Manuel Paleologos; Véronique François: İyileşmek ve iblislerden korunmak: Konstantinopolis’ten İstanbul’a toprak kaplar; Auzépy: 8. Konstantinopolis ve Araplar; Balivet: Konstantinopolis’te Türkler; Schreiner: Konstantinopolis’te seyyahlar ve rehberleri; Jean-Claude Cheynet: Bizans mühürleri, bir toplumun görüntüleri; Christophe Giros: Bizanslılar ve Savaş; Nicole Thierry: 10. yüzyılda kral kiliseleri: Ahtamar, İşhan, Tokalı.
Annie Pralong (Ed.): Bizans: Yapılar, Meydanlar Yaşamlar. Çev.: Buket Kitapçı Bayrı, Kitap Yayınevi, İstanbul 2011, 400 S., ISBN : 978-605-105-072-0
İnanç, Büyü ve Tıp: Bizans'ta Şifa Sanatı
Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, 11 Şubat - 26 Nisan 2015 tarihleri arasında adını Hippokrates'in ünlü aforizmasından alan “Hayat Kısa, Sanat Uzun: Bizans'ta Şifa Sanatı” sergisini sunuyor. Sergi, Bizans'ta şifa sanatı ve pratiğini, Yunan-Roma döneminden geç Bizans dönemine uzanan bir süreçte inceliyor.
Küratörlüğünü Dr. Brigitte Pitarakis'in yaptığı sergide, antik dünyanın kutsal şifacıları Apollo ve Asklepios ile rasyonel tıbbın ve farmakolojinin kurucuları Hippokrates ve Dioskorides'in altyapısını oluşturduğu Bizanslıların şifa metotları (inanç, büyü, rasyonel tıp), İstanbul'daki şifa ve mucize merkezleri, doktor azizler gibi çeşitli konular; tıp ve botanik elyazmaları, mermer oyma eserler, ikonalar, rölikerler, muskalar, tıp aletleri, bitki örnekleri, nadir baskı kitap, gravür ve arşiv fotoğrafları aracılığıyla anlatılıyor.
Sağlık her zaman insanlığın merkezi meselelerinden biri olmuştur. Bir uygarlığı, hastalıkta ve sağlıkta bedene yaklaşımı perspektifinden değerlendirmek, onun kimliğinin derinliklerine götürür.
"Hayat Kısa, Sanat Uzun: Bizans'ta Şifa Sanatı" sergisi Bizans uygarlığına ve toplumuna, bir arada uygulanan üç geleneksel şifa yöntemi aracılığıyla kısa da olsa bir bakış sunuyor: Bunlar inanç, büyü ve tıptır.
Sergi, Bizans'ın kadim kültürel mirasının dinsel ve akılcı düşünceye ve bunun yanı sıra Akdeniz çevresindeki çağdaş bilimsel gelişmeler ve yenilikler üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor.
Sergide Bizans'ın şifa sanatının gelecek kuşaklara aktarılmasındaki merkezi rolü de vurgulanıyor.
Hastalığın, birincil nedeninin şeytanlar olduğuna dair inanç ile Hippokratik öğretilere dayandırılan akılcı bir algılanışın "şifa sanatı"nın öncülerinde -hekimler, eczacılar, azizler ve büyücüler- çarpıcı biçimde birlikte var oluşu ele alınıyor, sağlıklı olmak ve hastalıklardan, şeytanlardan korunmak, bedeni ve ruhu arındırmak için yapılan günlük ritüeller anlatılıyor.
İstanbul'un Bizans geçmişiyle ilgili yenilikçi kavrayışlar sunan eserler, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, İstanbul, İstanbul Rum Patrikliği, Heybeliada Aya Triada Manastırı Kütüphanesi, Yeniköy Panayia Rum Ortodoks Kilisesi ve Mektebi Vakfı, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Koleksiyonu, Rezan Has Müzesi, Fransa Ulusal Kütüphanesi, Oxford Üniversitesi Bodleian Kütüphaneleri ile ve Oxford Üniversitesi Herbarium'ları, Atina Benaki Müzesi, Kastoria Bizans Müzesi ve özel koleksiyonlardan derlendi.
Hayat Kısa, Sanat Uzun Bizans'ta Şifa Sanatı / 11 şubat - 26 nisan 2015; Pera Müzesi, Meşrutiyet Caddesi No.65, Tepebaşı - Beyoğlu - 34443 İstanbul; Tel. + 90 212 334 99 00
1 Mayıs 2014 Perşembe
Zonguldak Kömür Havzasında Amele Köyleri Projeleri
[KanalKultur] - Toplumsal Tarih, ağustos 2007'de yayınlanan 164. sayısında, Gelibolu Yarımadası'nda bulunan Lysimakheia antik kentini kapağına taşıyor.
Bizans'ta ikona kırıcılık dönemi; kırsal yaşamdan koparılan Zonguldaklılar; Osmanlı'da zorunlu askerlik sistemine geçiş; Harput kazısında çıkarılan Yunanca Danişmendli sikkesi; 19. yüzyıldan 20. yüzyıla "şeytan arabalarının" yani bisikletin İzmir'e girişi; Antikçağ'ın festivalleri: Agonlar; I. Dünya Savaşı'nda Almanların Arap politikası; Narodnik hareketin ortaya çıkışı ve gelişimi; Paşabahçe vapuru üzerine yazılar, nitelikli araştırmalar ve daha birçok araştırma "Toplumsal Tarih"in 164. sayısında yer alıyor.
Hellenistik devrin başkenti: Lysimakheia - "Gelibolu Yarımadası'nda Bir Hellenistik Devir Başkenti: Lysimakheia" başlıklı kapsamlı çalışma, daha önce yapılmış araştırmalara ve büyük ölçüde de yazar Mustafa Sayar'ın kendi içinde bulunduğu grubun çalışmalarına dayanıyor. Sayar'ın bölgedeki çalışmalarından başka, dönemle ilgili ikinci kaynaklara hâkimiyeti sonucu, ortaya keyifle okunan bir arkeoloji ve eski tarih makalesi çıkıyor.
Bizans'ta ikona kırıcılık dönemi - Fatmagül Berktay'ın Bizans'ta ikona kırıcılık dönemine ilişkin yazdığı "Din, Kadınlar ve Tasvirin Önemi" başlıklı makale, Selim İleri'nin "Hepsi Alev" adlı romanını çıkış noktası olarak alıyor. Berktay, kadınların ikona kırıcılığa karşı çıkmalarını ve hararetli ikona taraftarları olmalarını açıklarken, o dönem kadınının içinde bulunduğu toplumsal koşulları da analiz ediyor. Berktay'a göre: "Kadınlar için ikona belirli bir kutsal kişiyle, kendi evinin mahremiyetinde ve herhangi bir kısıtlamaya tabii olmaksızın bir ilişki kurma anlamına geliyordu."
Kırsal yaşamdan koparılan Zonguldaklılar - Nurşen Gürboğa'nın "Zonguldak Kömür Havzası'nda Amele Köyleri Projeleri" adlı makalesi, Zonguldak'ta yaklaşık 100 yıllık bir zaman dilimi içinde kömür madenlerinde çalıştırılan nüfusun, "nitelikli işgücü yaratmak" amacıyla kırsal yaşamdan koparılışını ele alıyor. Gürboğa, çalışmasında sermayenin ihtiyaçları ile işçilerin yaşam ve çalışma koşulları talebi arasındaki mücadele sürecini aktarırken, çalışma koşularına eşlik eden mekânsal dönüşümü de ele alıyor.
Bizans'ta ikona kırıcılık dönemi; kırsal yaşamdan koparılan Zonguldaklılar; Osmanlı'da zorunlu askerlik sistemine geçiş; Harput kazısında çıkarılan Yunanca Danişmendli sikkesi; 19. yüzyıldan 20. yüzyıla "şeytan arabalarının" yani bisikletin İzmir'e girişi; Antikçağ'ın festivalleri: Agonlar; I. Dünya Savaşı'nda Almanların Arap politikası; Narodnik hareketin ortaya çıkışı ve gelişimi; Paşabahçe vapuru üzerine yazılar, nitelikli araştırmalar ve daha birçok araştırma "Toplumsal Tarih"in 164. sayısında yer alıyor.
Hellenistik devrin başkenti: Lysimakheia - "Gelibolu Yarımadası'nda Bir Hellenistik Devir Başkenti: Lysimakheia" başlıklı kapsamlı çalışma, daha önce yapılmış araştırmalara ve büyük ölçüde de yazar Mustafa Sayar'ın kendi içinde bulunduğu grubun çalışmalarına dayanıyor. Sayar'ın bölgedeki çalışmalarından başka, dönemle ilgili ikinci kaynaklara hâkimiyeti sonucu, ortaya keyifle okunan bir arkeoloji ve eski tarih makalesi çıkıyor.
Bizans'ta ikona kırıcılık dönemi - Fatmagül Berktay'ın Bizans'ta ikona kırıcılık dönemine ilişkin yazdığı "Din, Kadınlar ve Tasvirin Önemi" başlıklı makale, Selim İleri'nin "Hepsi Alev" adlı romanını çıkış noktası olarak alıyor. Berktay, kadınların ikona kırıcılığa karşı çıkmalarını ve hararetli ikona taraftarları olmalarını açıklarken, o dönem kadınının içinde bulunduğu toplumsal koşulları da analiz ediyor. Berktay'a göre: "Kadınlar için ikona belirli bir kutsal kişiyle, kendi evinin mahremiyetinde ve herhangi bir kısıtlamaya tabii olmaksızın bir ilişki kurma anlamına geliyordu."
Kırsal yaşamdan koparılan Zonguldaklılar - Nurşen Gürboğa'nın "Zonguldak Kömür Havzası'nda Amele Köyleri Projeleri" adlı makalesi, Zonguldak'ta yaklaşık 100 yıllık bir zaman dilimi içinde kömür madenlerinde çalıştırılan nüfusun, "nitelikli işgücü yaratmak" amacıyla kırsal yaşamdan koparılışını ele alıyor. Gürboğa, çalışmasında sermayenin ihtiyaçları ile işçilerin yaşam ve çalışma koşulları talebi arasındaki mücadele sürecini aktarırken, çalışma koşularına eşlik eden mekânsal dönüşümü de ele alıyor.
2 Nisan 2014 Çarşamba
Konstantinopolis'in Düşüşü
Batı Roma İmparatorluğu'nun çöküşünden sonra Roma İmparatorluğu'nun mirası yüzyıllarca Doğu Roma İmparatorluğu'nda ya da sonradan tarihçilerin verdikleri adla Bizans İmparatorluğu'nda yaşadı.
1453'te Fatih Sultan Mehmed'in komuta ettiği 80.000 kişilik Osmanlı gücü harekete geçtiğinde İmparator XI. Konstantinos'un yönetimindeki Bizans İmparatorluğu küçük bir kırsal alanla çevrelenmiş, ama tarihi surlarıyla çok iyi korunabilen bir kentten, Konstantinopolis'ten ibaretti.
Dört ay süren kuşatma, karada, denizde ve surları havaya uçurmak veya bunu engellemek için karşılıklı olarak lağım (tünel) kazan askerler nedeniyle yer altında şiddetli çatışmalara sahne oldu. Osmanlı ordusu tarihin gördüğü en güçlü toplarla kent surlarını günlerce dövdü. Hatta Bizans tarihçisi Kritovulos'a göre bu kuşatma savaşında uzun menzilli yeni bir havan topu tasarlamanın onuru da II. Mehmed'e ait oldu.
Sonunda Osmanlı kuvvetleri kente girdiler. Padişah da 29 Mayıs'ta öğle civarına kadar kara surlarının dışında kaldıktan sonra at üstünde kente girerek Ayia Sofia'ya gitti.
"Konstantinopolis'in Düşüşü; Osmanlıların Bizans'ı Fethi" bu konuda yazılmış kitaplardan oldukça farklı.
Eserin ilk bölümünde John Haldon Bizans'ın tarihçesini, politik dünyasını, askeri örgütlenmesini ve dış dünyayla ilişkilerini araştırıyor.
İkinci bölümü yazan Stephen Turnbull ise Konstantinopolis savunmasının Bizans tarihi boyunca daima temel dayanağı olan kent surlarını inceliyor.
Kitabın son bölümünde kuşatma öncesindeki hazırlıklar anlatıldıktan sonra, kent çevresinde ve surlarda cereyan eden savaş ele alınıyor. Bölümün yazarı David Nicolle, her iki tarafın kumandanlarını, askeri kuvvetlerini, kullandıkları teknolojileri inceliyor ve bir savaş muhabiri gibi bizi adım adım sona, kentin düşüşüne götürüyor.
1453'te Fatih Sultan Mehmed'in komuta ettiği 80.000 kişilik Osmanlı gücü harekete geçtiğinde İmparator XI. Konstantinos'un yönetimindeki Bizans İmparatorluğu küçük bir kırsal alanla çevrelenmiş, ama tarihi surlarıyla çok iyi korunabilen bir kentten, Konstantinopolis'ten ibaretti.
Dört ay süren kuşatma, karada, denizde ve surları havaya uçurmak veya bunu engellemek için karşılıklı olarak lağım (tünel) kazan askerler nedeniyle yer altında şiddetli çatışmalara sahne oldu. Osmanlı ordusu tarihin gördüğü en güçlü toplarla kent surlarını günlerce dövdü. Hatta Bizans tarihçisi Kritovulos'a göre bu kuşatma savaşında uzun menzilli yeni bir havan topu tasarlamanın onuru da II. Mehmed'e ait oldu.
Sonunda Osmanlı kuvvetleri kente girdiler. Padişah da 29 Mayıs'ta öğle civarına kadar kara surlarının dışında kaldıktan sonra at üstünde kente girerek Ayia Sofia'ya gitti.
"Konstantinopolis'in Düşüşü; Osmanlıların Bizans'ı Fethi" bu konuda yazılmış kitaplardan oldukça farklı.
Eserin ilk bölümünde John Haldon Bizans'ın tarihçesini, politik dünyasını, askeri örgütlenmesini ve dış dünyayla ilişkilerini araştırıyor.
İkinci bölümü yazan Stephen Turnbull ise Konstantinopolis savunmasının Bizans tarihi boyunca daima temel dayanağı olan kent surlarını inceliyor.
Kitabın son bölümünde kuşatma öncesindeki hazırlıklar anlatıldıktan sonra, kent çevresinde ve surlarda cereyan eden savaş ele alınıyor. Bölümün yazarı David Nicolle, her iki tarafın kumandanlarını, askeri kuvvetlerini, kullandıkları teknolojileri inceliyor ve bir savaş muhabiri gibi bizi adım adım sona, kentin düşüşüne götürüyor.
22 Mart 2014 Cumartesi
Türkiye'deki arkeolojik çalışmalara eğitim, araştırma ve kazı'da İtalya katkısı 5. sempozyum arkeolojik peyzajın korunması ve değerlendirilmesi
[KanalKultur] - Yumuktepe, Arslantepe, Uşaklı Höyük, Karkamış, Yukarı Dicle Vadisi, Kınık Höyük, Frig Hierapolisi, Aiolis Kyme'si, Iasos, Tyana, Elaiussa Sebaste, Kazıklı yarımadası, Kapadokya, Absid ve Aya Sofya arasında Büyük Saray, Günümüz İstanbul'unda Bizans, İstanbul Ayasofya Müzesi
İstanbul İtalyan Kültür Merkezi'nde 21 - 22 mart 2014 tarihleri arasında "5ª Edizione del Convegno Contributo italiano a scavi, ricerche e studi nelle missioni archeologiche in Turchia Tutela e valorizzazione del paesaggio archeologico | Türkiye'deki arkeolojik çalışmalara eğitim, araştırma ve kazı'da İtalya katkısı 5. sempozyum Arkeolojik peyzajın korunması ve değerlendirilmesi" başlıklı bir toplantı düzenleniyor.
"Inizio lavori | Çalışmaların başlangıcı" başlıklı " Discorsi introduttivi | Giriş konuşmaları"nı Maria Luisa Scolari (Addetto Reggente Istituto Italiano di Cultura | İtalyan Kültür Merkezi Müdür Vekili), S.E. Gianpaolo Scarante (Ambasciatore d'Italia in Turchia | Türkiye'deki İtalya Büyükelçisi), Melik Ayaz (Ministero della Cultura e del Turismo Direzione Generale dei Beni Culturali e Musei, Capo Ufficio Scavi | Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Kazılar Dairesi Başkanı yapıyor.
Sempozyumda "Prehistorya, Protohistorya ve Hitit Çağı", "Klasik Çağ" ve "Geç Antik ve Bizans Dönemi" başlıklı 3 oturumda şu bildiriler yer alıyor:
İstanbul İtalyan Kültür Merkezi'nde 21 - 22 mart 2014 tarihleri arasında "5ª Edizione del Convegno Contributo italiano a scavi, ricerche e studi nelle missioni archeologiche in Turchia Tutela e valorizzazione del paesaggio archeologico | Türkiye'deki arkeolojik çalışmalara eğitim, araştırma ve kazı'da İtalya katkısı 5. sempozyum Arkeolojik peyzajın korunması ve değerlendirilmesi" başlıklı bir toplantı düzenleniyor.
"Inizio lavori | Çalışmaların başlangıcı" başlıklı " Discorsi introduttivi | Giriş konuşmaları"nı Maria Luisa Scolari (Addetto Reggente Istituto Italiano di Cultura | İtalyan Kültür Merkezi Müdür Vekili), S.E. Gianpaolo Scarante (Ambasciatore d'Italia in Turchia | Türkiye'deki İtalya Büyükelçisi), Melik Ayaz (Ministero della Cultura e del Turismo Direzione Generale dei Beni Culturali e Musei, Capo Ufficio Scavi | Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Kazılar Dairesi Başkanı yapıyor.
Sempozyumda "Prehistorya, Protohistorya ve Hitit Çağı", "Klasik Çağ" ve "Geç Antik ve Bizans Dönemi" başlıklı 3 oturumda şu bildiriler yer alıyor:
3 Şubat 2014 Pazartesi
Mustafa Kemal-İttihatçılık İlişkisi ve Konstantinopolis'teki Bizans Sarayları
[KanalKultur] - Toplumsal Tarih, ağustos 2006'da yayaınlanan 152. sayısında kapağını Konstantinopolis'teki Bizans saraylarına ayırıyor. Birçok efsaneye ve rivayete konu olan bu saraylarla ilgili bilgilerin yanı sıra, "Mustafa Kemal ve İttihatçılık İlişkisi", "İkinci Dünya Savaşı yıllarında Nazilerin Türk Basınını Etkileme Çabaları", Ecouen Şatosu Rönesans Müzesi'nde yer alan Osmanlı İznik Seramikleri gibi konular derinlemesine inceleniyor. Selanik'in nüfus ve görünüm itibarıyla Yunanlaşmasında önemli bir etken olan 1917 Selanik yangınının hikayesi, sosyal psikolog Muzaffer Şerif'in 1940'lı yıllarda Türkiye'yi terk etmesinin nedenleri, Anadolu'da sosyo-ekonomik hiyerarşinin ortaya çıkışı ile konut, ticaret, gömü ve takılardaki değişim, Latife Hanım'ın biyografisini yazan İpek Çalışlar ile söyleşi Toplumsal Tarih'in 152. sayısında yer alan konular arasında.
Derginin ağustos 2006 eki ise 20. yüzyıl başı Selanik haritası.
Sur İçinde İmparatorluk Mekanları - Konstantinopolis'teki Bizans Sarayları - Gülgün Köroğlu'nun kaleminden sur içindeki Bizans sarayları anlatılıyor: "Saray anlamına gelen, Lâtince palatium, Grekçe palation kelimesinin, Roma'da imparator sarayının yer aldığı Palatine Tepesi'nden kaynaklandığına inanılmaktadır. Burası 3. yüzyıla kadar Roma imparatorlarının resmi ikametgâhı olduğundan kelime literatüre bu şekilde girmiştir. Roma İmparatorluğu'nun doğudaki Hıristiyan bölümü olan Bizans'ta da saraylar, palation ya da hükümdar evi anlamına gelen basileos oikia gibi adlarla anılmıştır."
II. Dünya Savaşı Yıllarında Nazilerin Türk Basınını Etkileme Çabaları - Rıfat Bali, Amerikan elçilik arşivlerinden belgelere dayandırdığı bilgiler eşliğinde Nazilerin Türk basınını etkileme çabalarını gözler önüne seriyor: "II. Dünya Savaşı yıllarında Türkiye'nin, güttüğü tarafsızlık siyaseti nedeniyle istihbaratçıların cirit attıkları bir ülke olduğu malumdur. Bu sadece istihbarat savaşının yaşandığı bir dönem değil, aynı zamanda Almanya'nın Türk basınını, siyasi ve entelektüel elitlerini etkilemek için yoğun bir propagandaya giriştiği bir dönemdir. Makalenin konusu, Ankara'da mukim Amerikan Askeri Ataşesi tarafından düzenlenmiş ve Amerikan Genelkurmay Başkanlığı Savaş Bölümü Askeri İstihbarat Bölümü'ne sunulmuş 4 Aralık 1944 tarihli, 'gizli' tasnifli bir istihbarat raporudur. Raporun içeriği, 'Türk basınını etkilemek isteyen Almanların gayretleri'dir. Kaynağı, 'sabık bir Alman Ajanı', güvenirlilik derecesi ise B-3'tür."
Derginin ağustos 2006 eki ise 20. yüzyıl başı Selanik haritası.
Sur İçinde İmparatorluk Mekanları - Konstantinopolis'teki Bizans Sarayları - Gülgün Köroğlu'nun kaleminden sur içindeki Bizans sarayları anlatılıyor: "Saray anlamına gelen, Lâtince palatium, Grekçe palation kelimesinin, Roma'da imparator sarayının yer aldığı Palatine Tepesi'nden kaynaklandığına inanılmaktadır. Burası 3. yüzyıla kadar Roma imparatorlarının resmi ikametgâhı olduğundan kelime literatüre bu şekilde girmiştir. Roma İmparatorluğu'nun doğudaki Hıristiyan bölümü olan Bizans'ta da saraylar, palation ya da hükümdar evi anlamına gelen basileos oikia gibi adlarla anılmıştır."
II. Dünya Savaşı Yıllarında Nazilerin Türk Basınını Etkileme Çabaları - Rıfat Bali, Amerikan elçilik arşivlerinden belgelere dayandırdığı bilgiler eşliğinde Nazilerin Türk basınını etkileme çabalarını gözler önüne seriyor: "II. Dünya Savaşı yıllarında Türkiye'nin, güttüğü tarafsızlık siyaseti nedeniyle istihbaratçıların cirit attıkları bir ülke olduğu malumdur. Bu sadece istihbarat savaşının yaşandığı bir dönem değil, aynı zamanda Almanya'nın Türk basınını, siyasi ve entelektüel elitlerini etkilemek için yoğun bir propagandaya giriştiği bir dönemdir. Makalenin konusu, Ankara'da mukim Amerikan Askeri Ataşesi tarafından düzenlenmiş ve Amerikan Genelkurmay Başkanlığı Savaş Bölümü Askeri İstihbarat Bölümü'ne sunulmuş 4 Aralık 1944 tarihli, 'gizli' tasnifli bir istihbarat raporudur. Raporun içeriği, 'Türk basınını etkilemek isteyen Almanların gayretleri'dir. Kaynağı, 'sabık bir Alman Ajanı', güvenirlilik derecesi ise B-3'tür."
10 Ekim 2013 Perşembe
Kuruluş, Kuşatmalar, Kültür: Eski Çağ'da Byzantion (İstanbul)
![]() |
| Toplumsal Tarih [Tarih Vakfı Yayınları] 197 (2010), 96 S., ISSN 1300-7025-9-1 |
197. sayıdaki önemli yazılardan biri de Fatmagül Berktay'ın Hannah Arendt'in Türkçeye çevrilen kitabıyla aynı başlığı taşıyan "Kötülüğün Sıradanlığı: Eichmann Kudüs'te" başlıklı yazısı. Berktay yazısında, Arendt'in "kişinin kendisi hakkındaki hakikati anlatması daha zordur ve dolayısıyla daha değerlidir" tespitinin altını çiziyor. Bu sayıda Fatma Berktay'ın yazısı ile birlikte M. İnanç Özekmekçi'nin Eichmann'ın İsrail'deki yargılanmasının o yıllarda Türkiye'de basına nasıl yansıdığını ele alan bir değerlendirme de yer alıyor.
Keza, Tarih Vakfı'nın bastığı İlhan Tekeli'nin toplu eserlerinin onuncu cildinin yayınlanması vesilesiyle Ferdan Ergut'un yaptığı kapsamlı bir söyleşi var. Tekeli tarih anlayışından siyasete, üniversiteden Aydınlar Dilekçesi'ne kadar birçok konuda görüş ve anılarını okuyucuyla paylaşıyor.
Namık Erkal "İstanbul'da Üç Yıl, Çarşıda Bir Gün: Charles White Seyahatnamesi" başlıklı yazısında 19.yüzyılın ortalarında kaleme alınmış olan White'ın seyahatnamesini ele alıyor.
Feza Tansuğ notaya alınan ilk Mevlevî ilahisi "Ey Ki Hezar Aferin"in musiki tarihindeki yerini ele alıyor ve söz konusu ilahiyi yeniden kuruyor.
Ruben Melkonyan "Çağdaş Türk Edebiyatında İslamlaştırılmış Ermeni Kadın İmajı" başlıklı yazısında söz konusu sorunun edebiyata nasıl yansıdığını örneklerle inceliyor.
8 Ekim 2013 Salı
Günümüze Ulaşan Tek Bizans Destanı
![]() |
| Richard C. Dietrich (Hazırlayan): Digenēs Akritēs - Günümüze Ulaşan Tek Bizans Destanı. Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul 2009, 178 S., ISBN 978-975-333-229-3 |
Richard C. Dietrich'in destanın farklı nüshalarını karşılaştırarak çevirdiği ve yayına hazırladığı Bizans destanı, yine Dietrich'in açıklayıcı giriş yazısıyla yayımlanıyor.
Basileios Digenēs Akritēs adlı bir kahramanı konu alan destan, aynı zamanda Anadolu'nun ortaçağına ait önemli bir tarihsel kaynak.
Bu destan, Basileios Digenēs Akritēs adlı kahramanın soyunu, kahramanlıklarını, evliliğini, vahşi hayvanlara ve insanlara karşı verdiği mücadeleleri ve sonunda ölümünü konu ediniyor.
1868'de Trabzon'da Sümela Manastırı kütüphanesinde ortaya çıkarılan ilk nüshasının 1875'te yayımlanmasına kadar unutulmuş olan Digenēs Akritēs, Fransız Chanson de Roland ya da İspanyol Cantar de mío Cid gibi ortaçağa ait diğer destanlardan farklı olarak milli bir destan niteliği taşımıyor. Fransız ve İspanyol destanlarında Hıristiyan bir kahraman Müslümanlara karşı savaşıyor. Digenēs Akritēs'te ise kahramanın babası Hıristiyanlığı kabul eden bir Arap emiri ve Digenēs çoğunlukla Hıristiyan haydutlara karşı savaşıyor. Bu çelişkili durum, kahramanın adına da yansıyor; digenēs "çift soylu" anlamına gelen bir sıfat iken, akritēs "uç beyi, uç askeri" anlamını taşıyor. Bu melez kimlikli kahramanın canavarlar, haydutlar ve savaşlarla dolu hayatı, hakkında çok az bilgi sahibi olduğumuz Anadolu'nun ortaçağını okurla paylaşıyor..
30 Eylül 2013 Pazartesi
Burak Gümüş: Cogito Dergisi'nin Bizans Özel Sayısı Üzerine
![]() |
| Cogito [Yapı Kredi Yayınları] 17 (1999), 421 S., ISSN 1300-2880 |
Dergi, beş bölümden oluşmakta: Bizanslı manastırlarının kurallarına uyduğu dünyeviliğe karşı çıkan Kayseri piskoposu Aziz Basileios'un "Yunan Edebiyatının Nasıl Okunacağı Konusunda Gençlere Söylev"i[3] yer aldığı 'Bir Bizans Klasiği' bölümü; Doğu Roma İmparatorluğu'nun hiyerarşik dünya düzeni'ndeki konumu, Arap İslam, Latin Batı ve Slav Dünyası'na kültürel etkisinin işlendiği 'Harita'da Bizans'ı Aramak' kısımı; Rum-i Şarki'deki toplumsal yaşam ve aşk ilişkilerinin denetlenmesi çabaları, okuryazarlığın ve yoksulların durumu, manastırlardaki hayat, Osmanlı-Bizans ticari ilişkileri bazında Türk-Rum içiçeliği ve İstanbul'un fethine dönemin Bizanslı tarihçilerin bakışını ele alan "Bizans'ta Yaşamak" bölümü; Bizans'taki Türk imajı ve Osmanlı'nın gözüyle Bizans bölümü ve de Türkiye'de Bizantoloji'nin ihmali hakkında makale, tartışma ve söyleşilerin yer aldığı "Bizans: Nasıl Okundu, Neden Okunmadı?" bölümü.
Bizans kültürünün yerine bir Bizans Uygarlığı'ndan söz eden Bizantolog Speros Vryonis, Helenizm ve Hıristiyan Sentezi üzerine kurulmuş olan Doğu Roma'nın Batı Latin, Arap İslam ve Slav dünyasına farklı kültürel katkılarını sorunsallaştırmakta. Dinleri Hint-Avrupa paganlığı olan Slavlar, "9. Yüzyılın ilk yarısında ne alfabeye, ne de yazıya sahiptiler, okuma yazma bilmezlerdi."[4] Rum-i Şarki İmparatoru tarafından misyoner olarak Moravya'ya gönderilen Aziz Kyrillos ve Methodios, Hıristiyanlığın kutsal kitapları ve edebiyatının tercüme edilmesini ve ilk Slav Kiril alfabesinin oluşumunu içeren bir dinî yayma proğramında muvaffak olmaları sonucu, bunların etkisi altında kalan Bulgarların vasıtasıyla, Sırp, Rumen ve Rusların slavlaştırlmış hıristiyan Bizans kültürünün tesiri altında kalmıştır.
23 Temmuz 2013 Salı
Tanıdık Yabancı: Bizans
![]() |
| Toplumsal Tarih [Tarih Vakfı Yayınları] 229 (2013), 96 S., ISSN 1300-7025-9-1 |
Toplumsal Tarih dergisinin bu sayısındaki "Bizans'tan Türkiye'ye Kalan Miras: Tanıdık Yabancı" başlıklı dosyada editörler Koray Durak ve Anestis Vasilakeris'in yanı sıra Paul Magdalino, Zeynep Ahunbay, Alessandra Ricci, T. Engin Akyürek, Nevra Necipoğlu, Ece Zerman ve Buket Kitapçı Bayrı gibi isimler yer alıyor. Paul Magdalino, mimari eserleri inceleyerek Konstantinopolis'in kimliği ve Osmanlı İstanbul'u dönemindeki devamlılık ve kırılmalara dair önemli gözlemlerde bulunuyor. Zeynep Ahunbay, Bizans kültür mirasının korunması ile ilgili kurum ve süreçleri kapsayan yazısında şimdiye dek yapılan uygulamalara örnekler verip çözüm önerileri getiriyor. Anestis Vasilakeris, İstanbul Surları'ndan yola çıkarak Bizans'ın modern kentin hafızasından silinmesini ele alıyor. Alessandra Ricci, Sultanahmet Meydanı'ndan başlayan bir şehir turuyla İstanbul'un kent dokusunun nasıl tahrip edildiğine dikkat çekiyor ve Bizans dönemi mirasının nasıl sadece turistik bir değer olarak görüldüğünü vurguluyor. Engin Akyürek, Bizans eserlerinin ne tür tehlikelere maruz kaldığının bir örneği olarak Sultanahmet'teki Azize Euphemia'nın martyrion-kilisesine odaklanan makalesinde adı geçen kalıntıların önemine ve bugünkü durumuna değiniyor. Nevra Necipoğlu, Türkiye'de Bizans tarihi çalışmalarının içinde bulunduğu durum hakkında bilgi verip, gelişmesi için gerekli koşulları vurguluyor. Koray Durak, Cumhuriyet tarihi boyunca liselerde okutulan tarih ders kitaplarında Bizans'a ne kadar yer verildiğine saptıyor, Konstantinopolis imgesini ve "Fetih" kurgusunu inceliyor. Ece Zerman, Konstantinopolis'in fethini, Panorama 1453 Tarih Müzesi, fetih kutlamaları ve bazı sinema filmleri üzerinden inceleyerek fethin nasıl güncel bir referans halini aldığını gösteriyor. Buket Kitapçı Bayrı, Abdullah Ziya Kozanoğlu'nun Bizans ve Konstantinopolis'i konu alan romanlarını inceleyerek Bizans'ın cinsiyetçi ve milliyetçi temsilini örnekliyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)














