Bu Blogda Ara

Felix von Luschan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Felix von Luschan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Temmuz 2013 Pazar

Hamid Sadi: Anadolu Etnografyası: Tahtacılar

[KanalKultur] - Türkiye hududları dahilinde bazı gizli mezhebler elan mevcudiyetlerini muhafaza etmektedir. Bunlardan en ziyade nazara çarpanlardan biri, garbi ve cenubi Anadolu'da yaşıyan Tahtacılardır. Her dinin yazılmış tefsir ve şerh edilmiş akideleri vardır. Fakat Tahtacıların mezhebi hakkında tesbit edilmiş hiç bir şeye malik değiliz. (...) Garp müellifleri içinde Tahtacılar hakkında uzun uzadıya tetkikatda bulunan zat Berlin Darülfünunu etnografya müderrislerinden profesör Felix [von] Luschan'dır. Viyana ve Paris'de tıp tahsil ettikten sonra antropoloji ve etnoloji ihtisas kesbedip Viyana ve Berlin etnografya müzeleriyle darülfünunlarında çalışmış olan profesör Luschan'ın şarkda bilhassa Anadolu'da müteaddid tetkik seyahatleri vardır. Anadolu'daki uzun tetkikatın neticesi olarak Tahtacılara dair 1890 senesinde Die Tachtadschie (Arch. f. Antrop.) ünvanıyla büyük bir eser neşretmiştir. Birçok resimlerle tezyin edilmiş olan bu eserin nüshası bugün kalmamıştır. Yalnız kitaphanelerde  mütalaası kabil olmaktadır. Ahiren aynı müellif "Kavimler, Irklar, Lisanlar" diye yeni bir kitap neşretti. Burada Tahtacılar hakkındaki bütün malumatını hülasa etmekte olduğundan eserin bu kısmını aynen nakledelim [Luschan, Felix von: Völker, Rassen, Sprachen. Berlin 1922: 95]:

Felix von Luschan

Pek mahdut miktarda, ihtimal 1000 aile, yahut, 5000 nüfus kadar hususi bir cemaat Antalya havalisinde yayılmış - hatta gizlenmiş denecek bir halde - bulunmaktadır ki bunlar garbi Anadolu'da Alevi yani Ali taraftarı tesmiye edilir, fakat onlar kendilerine Tahtacı derler, hakikatende bunlar dağlarda yaşayan ve kerestecilikle geçinen bir zümredir. Bunların intişarı yalnız Antalya havalisini müntazır değildir, civar dağlık yerlerde de bunlara rastgelinir, şu kadar var ki Antalya'dakiler diğer yerlerdekinden daha saf, daha az karışmış bir halde bulunmaktadır. Türkçe konuşan ve resmen Müslüman addedilen Tahtacılar, uzun senelerden beri hizmet-i askeriyeye celb edilmektedir (...) Bunlar kendi itikatları hakkında harice karşı pek ketum davranırlar. Hatta son sırrı kendi karılarından bile gizlerler, çünki onlarca "kadın dili, kaynar su gibidir" sır saklayamaz.