Her toplumda olduğu gibi doğum Tahtacılarda da kutsaldır ve evlilikten birkaç ay sonra aile büyükleri tarafından evli çiftlere çocuk yapılması için baskı gelmeye başlar. "Ocağın söyünmemesi (sönmemesi)" için çocuk şarttır.
Akçaeniş köyünde yerleşik yaşama geçilmekle birlikte hâlâ tahtacılık işiyle uğraşan ailelerde vardır. Köyde çocuğu olmayan aileler doktora gitmektedirler. Burada çare bulamazlarsa aileler evlatlık alırlar, ki ona 'beslenki' denir. Bu evlatlıklar genelde kadının ya da erkeğin kardeşlerinden alınır. Kadın çocuk yapamıyorsa dışlanmaz; baba evine gönderilmez; üzerine kuma getirilmez. Tıbbi tedavi cevap vermesse 'olçum' denilen halk hekimlerine de başvurulur.
Çocuğu olmayan kadınların başvurduğu çareler şunlardır:
- Çıkı, nöbet şekeri, karanfil, tarçın vb. baharatlarla dövülerek rahme konulur.
- Kuru incir, dövülerek üzerine kına serpilir ve rahme konur.
- Zencefil ve kuru üzüm dövülerek rahme konur.
- "Türbeye bağlanma" denilen köyün yakınlarında bulunan Abdal Musa Tekkesi'ne bez bağlanır ve adak adanır.