[KanalKultur] - "Eski Çağ'da Tanrılar, Tanrı, Tanrısızlık ve Ahlak", "Natüralizm, Ateizm ve Darwinizm", "'Tanrı' Nasıl 'Öldü'?", "Tanrı İnancı ve Felsefe"...
1 - 2 şubat 2013 tarihleri arasında "Assos'ta Felsefe Toplantıları" kapsamında "Felsefe, Tanrı ve Din" başlıklı bir toplantı düzenlendi.
Behramkale'de yapılan toplantıda, toplam sekiz konu başlığı tartışmaya açıldı. Halil Turan, Türker Armaner, Örsan K. Öymen, Barış Parkan, Ayhan Sol, Cemil Güzey, Oruç Aruoba ve Uluğ Nutku tarafından tartışmaya açılan konu başlıkları şunlardı:
Halil Turan: "Eski Çağ'da Tanrılar, Tanrı, Tanrısızlık ve Ahlak"; Türker Armaner: "Tapınak Yıkılırken Spinoza"; Örsan K. Öymen: "Hume'un Agnostisizmi ve Nietzsche'nin Ateizmi"; Barış Parkan: "Feuerbach, Marx ve Kierkegaard'da Din ve Bireyin Oluşumu"; Ayhan Sol: "Natüralizm, Ateizm ve Darwinizm"; Cemil Güzey: "Şair, Sezgi ve Hakikat"; Oruç Aruoba: "'Tanrı' Nasıl 'Öldü'?"; Uluğ Nutku: "Tanrı İnancı ve Felsefe".
insan ve kültüre dair... : Alevi Arşivi... Alevi Antropolojisi ... Almancılar... Sanat
Bu Blogda Ara
Felsefe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Felsefe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Aralık 2013 Çarşamba
25 Ekim 2013 Cuma
Niyazi Öktem: Türk Aydınının Serencamı
[© Niyazi Öktem - KanalKultur] - Aydınlanma Felsefesi'nin, kuşku yok ki eleştirilecek yanları vardır. Ancak "Aydınlanma Düşüncesi" bilimin verilerine itibar etmesi, hoşgörüyü gündeme getirmesi, 'ötekini' anlamaya çaba göstermesi bağlamında dünya tarihinin çok önemli bir dönüşüm sürecidir. Hoşgörü ve demokrasi bilinci bağlamında, Aydınlanma Felsefesi'nin ruh ve mantığını ifade eden en güzel yaklaşımı, bu çağın ünlü filozofu Voltaire dile getirmiştir. Yakın bir dostunun düşüncelerinden nefret etmektedir.. Mealen ona der ki : 'Dostum senin bu düşüncelerinden nefret ediyor ve hatta tehlikeli buluyorum. Ancak, bu düşüncelerini savunabilmen için hayatımı dahi feda edebilirim'.
Aydınlanma işte böyle bir zihniyeti yaratmıştır: Düşünceye, inanca saygı, hoşgörü, ifade özgürlüğünün mutlak bir hak olması…
Gençlik dönemimizde ülkemiz aydınları sık sık "Aydınlama Düşüncesi"nden söz ederdi. Bugünün Ergenekon yandaşlarının, sanıklarının, sempatizanlarının ileri gelenlerinin bir bölümü "Aydınlanma" sözünü dillerinden düşürmezdi. Aydınlanmanın Türkiye'ye gelmesinin gerekliliğinden söz açar ve böyle bir ortamın yaratılması için çoğulcu demokrasinin gerekliliğini savunurlardı. İfade özgürlüğünün mutlak haklar kategorisi içerisinde kabul edildiği, her türlü düşüncenin savunulduğu siyasal ortamların zemininde ancak "Aydınlanma" sürecine girilebileceğini, bizlerle birlikte onlar da gündeme getirirlerdi. Fikirlerin çatışmasından hakikatin ortaya çıkacağını onlar da bilmekteydi. Hepimiz demokrattık. Demokrattan öte çoğulcu demokrasiyi savunmaktaydık. Bu mücadelenin ürünü olarak TCK. 141., 142., 163. maddeleri yürürlükten kalktı. O maddeler ki, Atatürk ve arkadaşlarının Türk halkıyla birlikte kurmuş olduğu cumhuriyeti ortadan kaldırmak isteyenleri mahkum ediyordu. O günün Ergenekoncularını bilmem, biz Atatürkçüydük, rejimi yıkmak isteyenlerden yana değildik, ancak tıpkı Voltaire gibi, mahiyeti ne olursa olsun inanç ve düşünceyi ifade özgürlüğü için mücadele vermekteydik. Biz o zaman da demokrattık, bugün de… Onlar, o zamanlar demokrat görünürken acaba takiyye mi yapıyorlardı?
Onlar ki bir Mümtaz Soysal hoca, çoğulcu demokrasi lafının anlam ve mahiyetini '100 Soruda Anayasa'nın Anlamı' kitabında enine boyuna anlatmıştı. Çoğulcu demokrasinin erdemini hocamızdan öğrenmiştik. Geçen yıl kendisiyle bir resepsiyonda karşılaştığımızda nelerin değiştiğini sormuştum. Bana yanıt vermeden çekip gitti.
Aydınlanma işte böyle bir zihniyeti yaratmıştır: Düşünceye, inanca saygı, hoşgörü, ifade özgürlüğünün mutlak bir hak olması…
Gençlik dönemimizde ülkemiz aydınları sık sık "Aydınlama Düşüncesi"nden söz ederdi. Bugünün Ergenekon yandaşlarının, sanıklarının, sempatizanlarının ileri gelenlerinin bir bölümü "Aydınlanma" sözünü dillerinden düşürmezdi. Aydınlanmanın Türkiye'ye gelmesinin gerekliliğinden söz açar ve böyle bir ortamın yaratılması için çoğulcu demokrasinin gerekliliğini savunurlardı. İfade özgürlüğünün mutlak haklar kategorisi içerisinde kabul edildiği, her türlü düşüncenin savunulduğu siyasal ortamların zemininde ancak "Aydınlanma" sürecine girilebileceğini, bizlerle birlikte onlar da gündeme getirirlerdi. Fikirlerin çatışmasından hakikatin ortaya çıkacağını onlar da bilmekteydi. Hepimiz demokrattık. Demokrattan öte çoğulcu demokrasiyi savunmaktaydık. Bu mücadelenin ürünü olarak TCK. 141., 142., 163. maddeleri yürürlükten kalktı. O maddeler ki, Atatürk ve arkadaşlarının Türk halkıyla birlikte kurmuş olduğu cumhuriyeti ortadan kaldırmak isteyenleri mahkum ediyordu. O günün Ergenekoncularını bilmem, biz Atatürkçüydük, rejimi yıkmak isteyenlerden yana değildik, ancak tıpkı Voltaire gibi, mahiyeti ne olursa olsun inanç ve düşünceyi ifade özgürlüğü için mücadele vermekteydik. Biz o zaman da demokrattık, bugün de… Onlar, o zamanlar demokrat görünürken acaba takiyye mi yapıyorlardı?
Onlar ki bir Mümtaz Soysal hoca, çoğulcu demokrasi lafının anlam ve mahiyetini '100 Soruda Anayasa'nın Anlamı' kitabında enine boyuna anlatmıştı. Çoğulcu demokrasinin erdemini hocamızdan öğrenmiştik. Geçen yıl kendisiyle bir resepsiyonda karşılaştığımızda nelerin değiştiğini sormuştum. Bana yanıt vermeden çekip gitti.
16 Temmuz 2013 Salı
Başkaldırıdan Felsefeye: İoanna Kuçuradi
1945 yılında kurulan Dünya Felsefe Kurumları Federasyonu'nun ilk kadın başkanı olan, Türkiye Felsefe Kurumu'nun kurucularından, İoanna Kuçuradi'nin yaşamını anlatan bir belgesel yapıldı. Belgeselde öğrencilik yıllarından bugün asker ve polis kökenli profesyonellerin bulunduğu kitleye verdiği insan hakları yüksek lisans programına dek uzanan geniş bir zaman dilimi ele alıyor.
Maltepe Üniversitesi'nin yapımını üstlendiği belgeseli Maltepe Üniversitesi Sinema Bölümü öğretim üyesi Celal Oktay Yalın yönetti. Maltepe Üniversitesi Rektör Yrd. Prof. Dr. Şahin Karasar'ın yapımcılığını; Maltepe Üniversitesi Felsefe Bölümü Başkanı Prof. Dr. Betül Çötüksöken'in danışmanlığını yaptığı ve yaklaşık iki yıllık bir çalışmanın ürünü olan belgeselin çekimleri Gökçeada, İstanbul, Ankara ve Alacahöyük ile Boğazköy'deki tarihi mekânlarda gerçekleştirildi.
Sözlü tarih yönteminin yanı sıra İoanna Kuçuradi'nin yapıtlarından alıntılara da yer verilen filmde yirminin üzerinde felsefecinin, sanatçının ve bilim insanının görüşleri yansıtıldı.
"Başkaldırıdan Felsefeye: İoanna Kuçuradi" belgeselinin ön gösterimi 5 temmuz 2010'da Maltepe Üniversitesi'nde Ahmet Adnan Saygun Sahnesi'nde gerçekleştirildi.
"Başkaldırıdan Felsefeye: İoanna Kuçuradi" Belgeseli
"Başkaldırıdan Felsefeye: İoanna Kuçuradi" belgeseli, çağımızın en önemli düşünürlerinden biri olan İoanna Kuçuradi'nin yaşamına ve felsefesine tanıklık etmeyi amaçlıyor.
Belgesel, İoanna Kuçuradi'nin yaşamı çerçevesinde, 1960'ta üniversiteleri sarsan 147'ler olayı, ülkemizde insan hakları mücadelesinin son 30 yıllık serüveninin bazı satırbaşları ve Türkiye'de felsefenin kurumsallaşması gibi konuları ele alıyor.
"Başkaldırıdan Felsefeye: İoanna Kuçuradi" - Yönetmen: C. Oktay Yalın; Yapımcı: Prof. Dr. Şahin Karasar; Danışman: Prof. Dr. Betül Çotuksöken; Araştırma: Cem Çınar, Nazan Alioğlu; Görüntü Yönetmeni: Halil Ergin; Müzik: Cem Ulu; Kurgu: C. Oktay Yalın; Grafik: Faruk Gür; Türkiye, 58'
C. Oktay Yalın
1963 yılında Gölcük’te doğdu. Marmara Üniversitesi Sinema-TV Bölümünden mezun oldu ve sanatta yeterlik tezini aynı bölümde tamamladı. 1989 yılından itibaren sektörde kurgucu olarak çalıştı. 2000 yılında akademik yaşamına başladı ve aynı zamanda bir çok belgesel filmin kurgu yönetmeni olarak görev aldı. Halen Maltepe Üniversitesi Temel Sanat Eğitimi Bölüm Başkanı olarak görev yapıyor.
Belgesel dört ana bölümden oluşuyor:
İlk bölüm; İoanna Kuçuradi'nin İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü'ndeki öğrencilik ve asistanlık döneminde yaşadıklarını ve Felsefi Antropoloji'ye (İnsan Felsefesi) yönelişini ele alıyor. Prof. Dr. Betül Çötüksöken "Türkiye'de gerçekten Felsefi Antropoloji bağlamında bir ekolleşme söz konusudur ve bu ekolleşmenin en önemli aktörlerinden biri de hiç kuşkusuz İoanna Kuçuradi'dir" diyor. Bu bölümde onun, 1960 yılında 147 öğretim üyesinin üniversiteden uzaklaştırılışı karşısında aldığı tavır ve kaleme aldığı bildiri ile ilgili tanıklıklara da yer veriliyor.
İkinci bölüm; İoanna Kuçuradi'nin değer sorunlarına dönük ilk felsefi katkılarını, sanat yapıtlarında tüm çıplaklığıyla görebildiğimiz etik çatışmaları nasıl ele aldığını ortaya koyuyor. Oyun yazarı Güngör Dilmen onun için: "İoanna benim için çağdaş Antigone'dir. Sözünü esirgemeyen, gereksiz yere konuşmayan, içine atan, sabreden ama insanca ilkelerinden hiç şaşmayan bir kişilik" diye söz ediyor. Bu bölüm aynı zamanda Kuçuradi'nin Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü'nü kurması ve güçlü eğitimci kişiliğini de ele alıyor. Bu bölümde 2009 yılında yitirdiğimiz yazar Kemal Demirel'le yapılan son söyleşi de yer alıyor.
Üçüncü bölüm; Kuçuradi'nin Hacettepe Üniversitesi'nde 1980 yılında ilk kez bir Felsefe lisans programında insan hakları dersine yer verişinden başlayarak, insan hakları alanında bugüne dek süren çabalarını ele alıyor. Felsefeci Anat Biletzki, Kuçuradi'nin Maltepe Üniversitesi'ndeki insan hakları yüksek lisans programına devam eden ve içlerinde asker ve polis kökenli profesyonellerin de yer aldığı öğrencilerini işaret ederek şöyle diyor: "Prof. Kuçuradi eğitimle, bu çok zor işleri yapan insanların, yaptıkları işte etik konularla ilgili sorular sormalarını sağlıyor, bu da muhteşem bir şeydir. Böyle bir çalışmanın yapıldığı başka bir yer bilmiyorum dünyada."
Dördüncü bölümde ise Kuçuradi'nin ülkemizde ve dünyada, gerek felsefenin kurumsallaşmasına, gerekse çağın sorunlarının çözümüne katkıda bulunma çabalarına yer veriliyor. UNESCO Genel Direktör Yardımcısı Pierre Sané felsefenin günümüz sorunlarını ele almasına, farklı bölgelerden gelen filozoflar arasındaki diyaloga ve felsefe eğitiminin önemine vurgu yaparak " Bunlar şu anda uyguladığımız stratejinin üç ana programıdır. Bunları geliştirirken ve uygularken İoanna'nın büyük katkıları olmuştur. Dünyada barış kültürünü teşvik etmede felsefenin rolüne ilişkin İoanna'nın görüşlerini yansıttıklarını düşünüyorum" diyor.
![]() |
| Prof. Dr. İoanna Kuçuradi |
1959'da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü "Max Scheler ve Nietzsche'de Trajik" adlı teziyle bitirdi. 1965'te İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nde, "Schopenhauer ve Nietzsche'de İnsan" adlı teziyle doktorasını yaptı.
İstanbul Üniversitesi'nde (1961-1969), Erzurum Atatürk Üniversitesi'nde (1965-1968) ve Hacettepe Üniversitesi'nde (1968-2003) öğretim üyesi olarak çalıştı ve emekli oldu.
Belli başlı kitapları arasında şunlar bulunuyor: "Apo to Parapetasma Piso (Perdenin Arkası), Şiirler" (İstanbul 1962); "Max Scheler ve Nietzsche'de Trajik" (İstanbul 1965); "Nietzsche ve İnsan" (İstanbul 1966, 1995, 1997, 1999); "Schopenhauer ve İnsan" (İstanbul 1967, 2006); "İnsan ve Değerleri" (İstanbul 1971, 1998, 2003); "Etik" (Ankara 1977, 1988, 1996, 1999, 2006); "Sanata Felsefeyle Bakmak" (Ankara 1980, 1997, 1999); "Çağın Olayları Arasında" (Ankara 1981, 1997) ve "Uludağ Konuşmaları" (Ankara 1988, 1993, 1997) .
Şu konularda yazdığı makaleler ve yaptığı çalışmalarla da tanınıyor: "Simbolik Anlatışa Yaklaşma" (1968); "Liselerimizde Felsefe Öğretimi" (1969); "Çeşitli Dialektik Kavramları: Metod ve Görüş" (1974); "Denge Sorunu ve Geleceği" (1977); "Value, Values and Art" (1977); "Tradition and Revolution or Philosophy and World Politics" (1978); "Felsefî Bakış" (1979); "Felsefe ve Kişi Eğitimi" (1979); "Anarşi Üzerine" (1979); "Ahlâksal Politika: Bir Olanak mı, Yoksa Çelişmeli bir Deyim mi?" (1982); "Felsefe ve İnsan Hakları" (1982); "Felsefe ve Sosyal Adaletsizlik" (1982); "İnsan Haklarından Devlet Kavramına" (1983); "Özgürlük Kavramı" (1987); "Ortaöğretim Kurumlarında Felsefe Öğretimi" (1987); "İnsan Hakları Açısından Dünya Problemleri" (1988); "Nietzsche: Çağı ve Çağımız" (1988); "Felsefede Çeviri" (1989); "Sağlık Bilimlerinde Etik" (1990); "İnsan Haklarına Dayalı Anayasa veya Devlet Kavramı" (1991); "Yirmibirinci Yüzyıla Girerken Klasikçağ Düşüncesi, Avrupa ve Türkiye" (1992); "Atatürk Devriminin Temelleri ve Kültür Sorunu" (1993); "Adalet Kavramı" (1994); "Bizde Dil ile Kültür Arasındaki Bir İlişkide Karşımıza Çıkan İki Sorun" (1995); "Hoşgörü: Kavramı ve Sorunları" (1996); "Laiklik ve İnsan Hakları" (1996); "Felsefe Açısından Eğitim" (1996); "Yirminci Yüzyıl Felsefî Antropolojisinde Takiyettin Mengüşoğlu'nun Yeri" (1997); "Düşünce Özgürlüğü: Nedir Acaba?" (1998); "Ulusal Politikaların Ana Amacı Olarak İnsan Hakları" (1998); "Sivil Toplum Kuruluşları: Kavramlar" (1998); "Yirmibirinci Yüzyılın Eşiğinde Demokrasi Kavramı ve Sorunları" (1998); "Evrensel Bildirgenin 50. Yılında İnsan Hakları" (1999); "İnsan Haklarına Felsefeyle Bakınca" (2000); "Modernite, Aydınlanma ve bir Dünya Görüşü Olarak Bilim" (2000)... [KanalKultur]
15 Temmuz 2013 Pazartesi
Hiç Kimse Olmak: Siyaset Teorisi İçin Gerçekçi Bir Antropolojiye Doğru...
[KanalKultur] - "Kapitalizme Başkaldırının Mantığı ve Mekanizmaları: Felsefenin Yeni Bir Konumuna Doğru?"; "Politik Ekonomi, Teknik ve Küreselleşme: Felsefe ve Yeni Komünizm"; "Özne, Tinsellik ve Arzu: Felsefe ve Uygarlığın Sınırları"; "Teknoloji, Medya ve İktidar: Felsefe ve Zamanın Ruhu"; "Yazı, İmge ve Mekan: Felsefeden Edebiyat ve Sanata"; "Demokrasi, Hukuk ve Komünite Felsefe, Toplum, Aşk, Dostluk"; "Cinsel Sıkışma"; "El Aswany Paradigması: Mısır Devrimi"; "Tinin Felaketleri"; "Hiç Kimse Olmak: Siyaset Teorisi İçin Gerçekçi Bir Antropolojiye Doğru"; "Kara Güneş: Maddeci Diyalektiğin Bir Yeniden Doğuşuna Doğru"; "Yeni bir mekanın doğuşu: İnternet-te-olma"...
Giorgio Agamben, Jean-Luc Marion, Jean-Luc Nancy, Bernard Stiegler, Gianni Vattimo ve Joan Copjec'in özel katılımlarıyla Bakırköy Belediyesi ve Monokl Yayınları 30 kasım - 3 aralık 2012 tarihleri arasında "Demokrasiler Çağında Uygarlık" konferansı düzenledi.
Konferans, dört temel alt-başlığın uzantısında gerçekleştirildi: "Felsefe Şimdiki Zamanlar İçin Ne Söyleyebilir?", "Felsefe ve Kapitalizme Karşı Çıkışın Mantığı", "Felsefe ve Yeni Komünizm", "Felsefe ve Sanat"...
Etkinlikte felsefenin teorik bir izleme ve kavramsallaştırma olmanın ötesinde özellikle kapitalist toplumla ilişkisi bağlamında eleştirel bir yaşamsallık sergilemesinin olanağı araştırıldı. Kavramların yaşama hangi yeni yaşamsallıklar zemininde iade edilebileceği yeni bir özne ve ortaklık arayışı zemininde sorgulandı. Felsefenin yeni bir çağrıyı ve onun üretim mekanizmalarını kendi biçimsel jestiyle nasıl üretebileceği tartışıldı.
Konferansta "adalet, ideoloji, sanat, din, yeni komünizm arayışları, tin, teknoloji, ekoloji, iletişim ve insanın yeni duygulanımları" gibi genel temaları öne çıktı.
Etkinlik Monokl'un yayımlayacağı kitapların bir uzantısı olarak da planlanmış.
Konferansta Agamben, Vattimo, Nancy, Stiegler, Marion, Copjec'in kitaplarından oluşan 10 yeni kitap da ilk kez okuyucularla buluştu.
Konferansta yer alan ilk "Açık Oturum"da "Kapitalizme Başkaldırının Mantığı ve Mekanizmaları: Felsefenin Yeni Bir Konumuna Doğru?" ["The logic of revolt against capitalism and its mechanisms: Toward a new position of philosophy" / "Logique et mécanismes de la révolte contre le capitalisme: Vers une nouvelle position de la philosophie?"] sorusu, Nami Başer moderatörlüğünde Giovanni Vattimo, Frederic Neyrat, Alain Brossat, Joan Copjec, Jodi Dean, Bernard Stiegler, Thomas Metzinger ve Jean-Luc Marion tarafından tartışıldı.
İkinci "Açık Oturum"un konusu "Politik Ekonomi, Teknik ve Küreselleşme: Felsefe ve Yeni Komünizm" ["Political economy, technique, globalisation: Philosophy and New Communism" / "Economie politique, Technique et Mondialisation: La philosophie et le nouveau communisme"]; moderatorü Nami Başer"di. Tartışmacıları ise: Bernard Stiegler, Jean-Luc Nancy, Bernard Aspe, Jodi Dean, Erich Hörl, Gianni Vattimo, Volkan Çelebi...
Üçüncü "Açık Oturum"; "Özne, Tinsellik ve Arzu: Felsefe ve Uygarlığın Sınırları"nı ["Subject, Spirituality and Desire: Philosophy and the Limits of Civilisation" / "Sujet, Spiritualité et Désir: La philosophie et les limites de la civilisation"] içeriyordu. Moderatorü Emre Şan. Tartışmacılar arasında şu isimler yer alıyor: Joan Copjec, Jean-Luc Marion, Gianni Vattimo, Jean-Luc Nancy, Giorgio Agamben, Ahmet Soysal..
Dördüncü "Açık Oturum"da "Teknoloji, Medya ve İktidar: Felsefe ve Zamanın Ruhu" ["Technology, Media and Power: Philosophy and the Zeitgeist" / "Technologie, Médias et Pouvoir: La philosophie devant le 'Zeitgeist'."] konusu ele alındı. Moderatörü Nilgün Tutal. Katılımcıları: Erich Hörl, Bernard Stiegler, Thomas Metzinger, Volkan Çelebi, Gianni Vattimo, Alain Brossat, Jean-Luc Marion.
Konferansın beşinci "Açık Oturum"unun başlığı "Yazı, İmge ve Mekan: Felsefeden Edebiyat ve Sanata" ["Writing, Image, Space: From Philosophy to Literature and Art" / "Ecriture, Image et Espace: De la philosophie à la littérature et à l'art". Moderatörü Ahmet Soysal. Katılımcılar arasında Bernard Stiegler, Jean-Luc Nancy, Jean-Luc Marion ve Giorgio Agamben bulunuyordu.
Altıncı ve son "Açık Oturum"da "Demokrasi, Hukuk ve Komünite Felsefe, Toplum, Aşk, Dostluk" ["Democracy, Right and Community: Philosophy, Society, Love, Friendship" / "Démocratie, Droit et Communauté: La philosophie, la société, l'amour, l'amitié"] konusu irdelendi. Moderatörleri Nami Başer, Ahmet Soysal ve Volkan Çelebi. Tartışmacıları: Jean-Luc Nancy, Giorgio Agamben, Bernard Aspe, Fredric Neyrat ve Erich Hörl.
Demokrasiler Çağında Uygarlık Konferansı'nda Gianni Vattimo, Jean-Luc Marion ve Giorgio Agamben'ın yanı sıra şu katılımcılar da özel bildiriler sundu:
Joan Copjec: "Sexual Compact / Cinsel Sıkışma"; Jodi Dean: "From the Dictatorship of the Proletariat to the Sovereignty of the People" / "Proletaryanın Diktatörlüğünden İnsanların Egemenliğine"; Alain Brossat: "Le paradigme El Aswany: La révolution égyptienne" / "El Aswany Paradigması: Mısır Devrimi"; Fredric Neyrat: "C/AP. Eléments pour un Antagonisme Vital –" / "C/AP – Yaşamsal bir Çatışkı için Öğeler"; Ahmet Soysal: "Désastres de l'Esprit" / "Tinin Felaketleri"; Bernard Stiegler: "Relire l'idéologie allemande et repenser l'idéologie après la révolution conservatrice" / "Alman İdeolojisini Yeniden okumak ve Muhafazakar Devrimden Sonra İdeolojiyi Yeniden Düşünmek"; Thomas Metzinger: "Being No One: Towards a realistic anthropology for political theory" / "Hiç Kimse Olmak: Siyaset Teorisi İçin Gerçekçi Bir Antropolojiye Doğru"; Bernard Aspe: "Soleil noir: vers un renouveau de la dialectique matérialiste" / "Kara Güneş: Maddeci Diyalektiğin Bir Yeniden Doğuşuna Doğru"; Volkan Çelebi: "The birth of a new space: Being-in-the-internet" / "Yeni bir mekanın doğuşu: İnternet-te-olma"; Erich Hörl: "Towards a General Ecology: An Emergent Paradigm" / "Genel Bir Ekolojiye Doğru: Baş Gösteren Bir Paradigma"; Jean-Luc Nancy: "Quelques affirmations simples pour le temps qui vient" / "Gelmekte Olan Zaman İçin Bazı Basit Olumlamalar / Önesürümler"
Konferansta Jean-Luc Nancy, Giorgio Agamben, Joan Copjec, Jean-Luc Marion, Bernard Stiegler, Gianni Vattimo, Volkan Çelebi, Murat Erşen, Ahmet Soysal gibi isimlerin bulunduğu "Özgür Platform"da ["Free Platform" / "Platform libre"] "Monokl ve Türkiye'de Felsefe" - "Düşünürlerin Yeni Kitaplarını Tanıtımı / İmzalaması" ["Monokl and Philosophy in Turkey. The presentation / signing of the new books by thinkers" / "Monokl et Philosophie en Turquie. Séance des signatures-présentations de nouveaux livres des penseurs"] ve "Bir Diyalog: Jean-Luc Nancy ve Giorgio Agamben" ["A Dialogue: Jean-Luc Nancy and Giorgio Agamben" / "Une dialogue: Jean-Luc Nancy et Giorgio Agamben"] kısımları da yer aldı.
Demokrasiler Çağında Uygarlık Konferansı [Düzenleyen: Bakırköy Belediyesi ve Monokl Yayınları] / 30 kasım - 3 aralık 2012; WOW Kongre Merkezi, İstanbul Dünya Ticaret Merkezi 34 149, Yeşilköy - İstanbul
Giorgio Agamben, Jean-Luc Marion, Jean-Luc Nancy, Bernard Stiegler, Gianni Vattimo ve Joan Copjec'in özel katılımlarıyla Bakırköy Belediyesi ve Monokl Yayınları 30 kasım - 3 aralık 2012 tarihleri arasında "Demokrasiler Çağında Uygarlık" konferansı düzenledi.
Konferans, dört temel alt-başlığın uzantısında gerçekleştirildi: "Felsefe Şimdiki Zamanlar İçin Ne Söyleyebilir?", "Felsefe ve Kapitalizme Karşı Çıkışın Mantığı", "Felsefe ve Yeni Komünizm", "Felsefe ve Sanat"...
Etkinlikte felsefenin teorik bir izleme ve kavramsallaştırma olmanın ötesinde özellikle kapitalist toplumla ilişkisi bağlamında eleştirel bir yaşamsallık sergilemesinin olanağı araştırıldı. Kavramların yaşama hangi yeni yaşamsallıklar zemininde iade edilebileceği yeni bir özne ve ortaklık arayışı zemininde sorgulandı. Felsefenin yeni bir çağrıyı ve onun üretim mekanizmalarını kendi biçimsel jestiyle nasıl üretebileceği tartışıldı.
Konferansta "adalet, ideoloji, sanat, din, yeni komünizm arayışları, tin, teknoloji, ekoloji, iletişim ve insanın yeni duygulanımları" gibi genel temaları öne çıktı.
Etkinlik Monokl'un yayımlayacağı kitapların bir uzantısı olarak da planlanmış.
Konferansta Agamben, Vattimo, Nancy, Stiegler, Marion, Copjec'in kitaplarından oluşan 10 yeni kitap da ilk kez okuyucularla buluştu.
Konferansta yer alan ilk "Açık Oturum"da "Kapitalizme Başkaldırının Mantığı ve Mekanizmaları: Felsefenin Yeni Bir Konumuna Doğru?" ["The logic of revolt against capitalism and its mechanisms: Toward a new position of philosophy" / "Logique et mécanismes de la révolte contre le capitalisme: Vers une nouvelle position de la philosophie?"] sorusu, Nami Başer moderatörlüğünde Giovanni Vattimo, Frederic Neyrat, Alain Brossat, Joan Copjec, Jodi Dean, Bernard Stiegler, Thomas Metzinger ve Jean-Luc Marion tarafından tartışıldı.
İkinci "Açık Oturum"un konusu "Politik Ekonomi, Teknik ve Küreselleşme: Felsefe ve Yeni Komünizm" ["Political economy, technique, globalisation: Philosophy and New Communism" / "Economie politique, Technique et Mondialisation: La philosophie et le nouveau communisme"]; moderatorü Nami Başer"di. Tartışmacıları ise: Bernard Stiegler, Jean-Luc Nancy, Bernard Aspe, Jodi Dean, Erich Hörl, Gianni Vattimo, Volkan Çelebi...
Üçüncü "Açık Oturum"; "Özne, Tinsellik ve Arzu: Felsefe ve Uygarlığın Sınırları"nı ["Subject, Spirituality and Desire: Philosophy and the Limits of Civilisation" / "Sujet, Spiritualité et Désir: La philosophie et les limites de la civilisation"] içeriyordu. Moderatorü Emre Şan. Tartışmacılar arasında şu isimler yer alıyor: Joan Copjec, Jean-Luc Marion, Gianni Vattimo, Jean-Luc Nancy, Giorgio Agamben, Ahmet Soysal..
Dördüncü "Açık Oturum"da "Teknoloji, Medya ve İktidar: Felsefe ve Zamanın Ruhu" ["Technology, Media and Power: Philosophy and the Zeitgeist" / "Technologie, Médias et Pouvoir: La philosophie devant le 'Zeitgeist'."] konusu ele alındı. Moderatörü Nilgün Tutal. Katılımcıları: Erich Hörl, Bernard Stiegler, Thomas Metzinger, Volkan Çelebi, Gianni Vattimo, Alain Brossat, Jean-Luc Marion.
Konferansın beşinci "Açık Oturum"unun başlığı "Yazı, İmge ve Mekan: Felsefeden Edebiyat ve Sanata" ["Writing, Image, Space: From Philosophy to Literature and Art" / "Ecriture, Image et Espace: De la philosophie à la littérature et à l'art". Moderatörü Ahmet Soysal. Katılımcılar arasında Bernard Stiegler, Jean-Luc Nancy, Jean-Luc Marion ve Giorgio Agamben bulunuyordu.
Altıncı ve son "Açık Oturum"da "Demokrasi, Hukuk ve Komünite Felsefe, Toplum, Aşk, Dostluk" ["Democracy, Right and Community: Philosophy, Society, Love, Friendship" / "Démocratie, Droit et Communauté: La philosophie, la société, l'amour, l'amitié"] konusu irdelendi. Moderatörleri Nami Başer, Ahmet Soysal ve Volkan Çelebi. Tartışmacıları: Jean-Luc Nancy, Giorgio Agamben, Bernard Aspe, Fredric Neyrat ve Erich Hörl.
Demokrasiler Çağında Uygarlık Konferansı'nda Gianni Vattimo, Jean-Luc Marion ve Giorgio Agamben'ın yanı sıra şu katılımcılar da özel bildiriler sundu:
Joan Copjec: "Sexual Compact / Cinsel Sıkışma"; Jodi Dean: "From the Dictatorship of the Proletariat to the Sovereignty of the People" / "Proletaryanın Diktatörlüğünden İnsanların Egemenliğine"; Alain Brossat: "Le paradigme El Aswany: La révolution égyptienne" / "El Aswany Paradigması: Mısır Devrimi"; Fredric Neyrat: "C/AP. Eléments pour un Antagonisme Vital –" / "C/AP – Yaşamsal bir Çatışkı için Öğeler"; Ahmet Soysal: "Désastres de l'Esprit" / "Tinin Felaketleri"; Bernard Stiegler: "Relire l'idéologie allemande et repenser l'idéologie après la révolution conservatrice" / "Alman İdeolojisini Yeniden okumak ve Muhafazakar Devrimden Sonra İdeolojiyi Yeniden Düşünmek"; Thomas Metzinger: "Being No One: Towards a realistic anthropology for political theory" / "Hiç Kimse Olmak: Siyaset Teorisi İçin Gerçekçi Bir Antropolojiye Doğru"; Bernard Aspe: "Soleil noir: vers un renouveau de la dialectique matérialiste" / "Kara Güneş: Maddeci Diyalektiğin Bir Yeniden Doğuşuna Doğru"; Volkan Çelebi: "The birth of a new space: Being-in-the-internet" / "Yeni bir mekanın doğuşu: İnternet-te-olma"; Erich Hörl: "Towards a General Ecology: An Emergent Paradigm" / "Genel Bir Ekolojiye Doğru: Baş Gösteren Bir Paradigma"; Jean-Luc Nancy: "Quelques affirmations simples pour le temps qui vient" / "Gelmekte Olan Zaman İçin Bazı Basit Olumlamalar / Önesürümler"
Konferansta Jean-Luc Nancy, Giorgio Agamben, Joan Copjec, Jean-Luc Marion, Bernard Stiegler, Gianni Vattimo, Volkan Çelebi, Murat Erşen, Ahmet Soysal gibi isimlerin bulunduğu "Özgür Platform"da ["Free Platform" / "Platform libre"] "Monokl ve Türkiye'de Felsefe" - "Düşünürlerin Yeni Kitaplarını Tanıtımı / İmzalaması" ["Monokl and Philosophy in Turkey. The presentation / signing of the new books by thinkers" / "Monokl et Philosophie en Turquie. Séance des signatures-présentations de nouveaux livres des penseurs"] ve "Bir Diyalog: Jean-Luc Nancy ve Giorgio Agamben" ["A Dialogue: Jean-Luc Nancy and Giorgio Agamben" / "Une dialogue: Jean-Luc Nancy et Giorgio Agamben"] kısımları da yer aldı.
Demokrasiler Çağında Uygarlık Konferansı [Düzenleyen: Bakırköy Belediyesi ve Monokl Yayınları] / 30 kasım - 3 aralık 2012; WOW Kongre Merkezi, İstanbul Dünya Ticaret Merkezi 34 149, Yeşilköy - İstanbul
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

