Bu Blogda Ara

Mevlevilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mevlevilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Aralık 2015 Cuma

Şeb-i Arûs

Hz. Mevlâna'nın 742. Vuslat Yıldönümü vesilesiyle Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü tarafından Kerim Vakfı işbirliği ile 9 aralık 2015 günü, saat 14.00-16.00 arasında [Üsküdar Üniversitesi Nermin Tarhan Konferans Salonu, Merkez Yerleşke, Haluk Türksoy Sk. No:14, Altunizade - Üsküdar - İstanbul] “Hz. Mevlana” konulu bir program gerçekleştiriliyor.

Mutasavvıf yazar Cemalnur Sargut ve Prof. Dr. Emine Yeniterzi söyleşisinin yer aldığı programda “Dinle” isimli kısa film gösterimi yapılıyor. Programın ikinci bölümünde “La Edrî”  tasavvuf musıkîsi topluluğu tarafından ilahilerden oluşan kısa bir konser sunuluyor. Program sonunda katılımcılara Türkiye Diyanet Vakfı Yayınlarından, Prof. Dr. Emine Yeniterzi’nin hazırlamış olduğu “Mevlana” kitabı hediye ediliyor..

20 Eylül 2015 Pazar

Osmanlı Devlet ve Toplum Hayatında Mevlevilik

Osmanlı Devleti için 19. yüzyıl, ekonomik, sosyal, siyasi ve askeri alanda olduğu kadar dini-tasavvufi hayat alanında da önemli değişmelerin yaşandığı bir yüzyıl oldu.

Özellikle 1826’da yeniçeri ocağının kaldırılmasından sonra Bektaşiliğin yasaklanması tasavvufi hayatta meydana gelen önemli gelişmelerdendi.

19. yüzyılın başlarında Osmanlı tahtında bulunan III. Selim’in Mevlevi müntesibi olması, II. Mahmud’un ise yine mevlevihaneleri ziyaret ederek Mevlevi şeyhleri ile iyi ilişkiler içinde bulunması Mevlevilik için devlet katında önemli bir avantaj oluşturmuştu.

Dönemin Galata Mevlevihanesi şeyhi ve divan edebiyatının önemli isimlerinden Şeyh Galib’in III. Selim’in Nizam-ı Cedit adı altında uygulamaya koymak istediği yenilik hareketlerini destekleyen şiirler kaleme almasında gerçekleştirilmek istenen yeniliklerin önemini kavraması kadar III. Selim’in Mevlevi müntesibi olması da etkili olmuştu.

Ancak aynı desteğin Konya Mevlana Dergâhı Şeyhi Hacı Mehmed Çelebi tarafından verildiğini söylemek zordur.

Hacı Mehmed Çelebi’nin Nizam-ı Cedit’e muhalif olma sebeplerinin en önemlileri ise İstanbul’dan uzak olması kadar getirilen yeni vergilerdir. Zira mevlevihane şeyhleri bulundukları illerde devlet görevlileri ve toplum nazarında önemli bir konumda yer aldıkları için yeni vergilerin konulması ya da yerel yöneticilerin adaletsizliklerinden duyulan rahatsızlıklarda zaman zaman halkın başvurduğu isimler olmuşlardır.

21 Temmuz 2015 Salı

Fotoğraflarla Edirne Mevlevileri - 19. yüzyılın sonu, 20. yüzyılın başı -

Edirne'de son Mevlevi Şeyhi Ahmet Selahattin Efendi

Edirne Mevlevileri 1900'lerin başları

Edirne Mevlevileri 1900'lerin başları:
Ali Eşref Dede, Kamil Dede, Selahattin (Şeyh)...

Edirne Muradiye Camii ve Mevlevihanesi

28 Mayıs 2015 Perşembe

Hareketsiz Hareket | Actionless Action: Rahmet Kapısı | Door of Mercy - Uluslararası Kenan Rifâî Sempozyumu

[KanalKultur] - KERİM Eğitim Kültür ve Sağlık Vakfı, TÜRKKAD-Türk Kadınları Kültür Derneği İstanbul Şubesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından ortaklaşa olarak 29-31 mayıs 2015 tarihlerinde İstanbul'da Rahmet Kapısı | Door of Mercy adıyla "Uluslararası Kenan Rifâî Sempozyumu" düzenleniyor.

Sempozyuma, Türkiye'den 30, Türkiye dışından da 8 olmak üzere toplam 38 davetli konuşmacı katılıyor ve 9 ayrı oturumda "Kenan Rifâî" hakkında sunum yapıyor.

Sempozyum, 29 mayıs 2015 günü Açılış Konuşmaları ve Konya Türk Tasavvuf Mûsıkîsi Topluluğu'nun icrâ edeceği Mevlevî Ayin-i Şerîfi ile Yenikapı Mevlevîhânesi'nde başlıyor.

Oturumlar ise, 30-31 mayıs 2015 tarihlerinde İstanbul'da Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda yapılıyor.

Ayrıca, 29 mayıs 2015 günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda (saat: 20'de) Lâ Edrî grubunun icrâ edeceği İlâhiyât-ı Ken'an konseri var.

Sempozyumda şu sunumlar tartışmaya açılıyor:

11 Haziran 2014 Çarşamba

Semiha Şakir Elveren - Gel



[KanalKultur] - Galeri Eksen, 3-14 haziran 2014 tarihleri arasında Semiha Şakir Elveren'in "Gel" adlı 5. kişisel resim sergisini ev sahipliği yapıyor.

Semiha Şakir Elveren, "Gel" sergisinde hayranı olduğu Mevlâna'nın gündelik hayata yön veren düşüncelerini aşina olduğumuz motif ve söylemlerle yorumluyor.

Mevlâna'nın dehası, yenilikçiliği, insan sevgisi ve hoşgörüsü sergilenen resimlerin üzerinde yeniden canlanıyor.

"Gel" sergisinde yer alan resimler renkleri ve hat sanatına yaptığı göndermeler ile bir bütünlük içinde olsa da her biri kendi başına anlamını koruyor. [KanalKultur]

Semiha Şakir Elveren - "Gel" / 3 - 14 haziran 2014; Galeri Eksen, Maçka Cd. No:29, Nişantaşı - İstanbul; Tel.: (0212) 219 08 50

26 Ocak 2014 Pazar

Çizgilerde Edirne Mevlevileri - 19. yüzyılın sonu, 20. yüzyılın başı -

Rakım Ertür'e göre "Edirne Mevlevihanesi"
[Rakım Ertür: "Edirne Mevlevihanesi"
hakkında 5 makale, Edirne Gazetesi,
16 - 20.12.1959] -
bkz. A. Süheyl Ünver:
"Edirne Mevlevihanesi Tarihine Giriş"
Anıt Sayı 30'dan ayrıbasım, 1962: 7

Edirne Mevlevihanesi'nde 19. yüzyılda bir âyin
- bkz. A. Süheyl Ünver:
"Edirne Mevlevihanesi Tarihine Giriş"
Anıt Sayı 30'dan ayrıbasım, 1962: 6

25 Ocak 2014 Cumartesi

Yakın Tarihten Notlar: Saltanatın Dervişleri,Dervişlerin Saltanatı: İstanbul'da Mevlevilik

İstanbul'un tasavvuf tarihine ışık tutan "Saltanatın Dervişleri Dervişlerin Saltanatı: İstanbul'da Mevlevilik" Sergisi 2007 Mevlana Yılı'nda, İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Galerisi'nde sanatseverlerle buluştu.

Suna ve İnan Kıraç Vakfı İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, İslam tarihinin en büyük mistik şairlerinden olan Mevlana Celâleddin Rûmî'nin (1207 - 1273), 800. doğum yıldönümü nedeniyle UNESCO tarafından ilan edilen "Mevlana Yılı"nda, İstanbul'un tasavvuf tarihine ışık tutan bir sergiyi; "Saltanatın Dervişleri, Dervişlerin Saltanatı: İstanbul'da Mevlevilik" sergisini, sanatseverlerle buluşturdu.

Suna ve İnan Kıraç Vakfı İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, Osmanlı İmparatorluğu'nun görsel arşivinde önemli bir yer tutan İstanbul Mevleviliği'ne ait levha, gravür, fotoğraf ve gündelik hayata ilişkin objelerden oluşan, küratörlüğünü Ekrem Işın'ın, danışmanlığını Prof. M. Baha Tanman'ın yaptığı "Saltanatın Dervişleri, Dervişlerin Saltanatı: İstanbul'da Mevlevilik" sergisiyle, sema eden, ney üfleyen dervişlerin büyüsüyle, evrenin sınırlarına doğru gizemli bir yolculuğa çıkardı.

İstanbul Mevlevihaneleri'ndeki sanatın, musikinin ve edebiyatın ince örneklerin yer aldığı sergide; Sadberk Hanım Müzesi, Sakıp Sabancı Müzesi, Süleymaniye Kütüphanesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yıldız Şehir Müzesi, Galeri Alfa, Suna ve İnan Kıraç, Baki Baykara, Ayşe Yetişkin Kubilay, M. Baha Tanman, Ekrem Işın ve Emin Barın koleksiyonlarından derlenen toplam 76 orijinal eser arasında, değer biçilemeyen levhalar, sikkeler, defterler ve semazen kıyafetleri de vardı.

Sergide, özel koleksiyonlardan ve müzelerden derlenen eserler, tasavvuf geleneğinde önemli bir yeri olan İstanbul Mevleviliğini yakından tanıma imkanı sağladı. Sergideki eserler arasında bulunan Şeyh Galib'in Hüsn-ü Aşk'ı, Hamamizade İsmail Dede Efendi'nin kudümü, dervişlerin kaleminden çıkan hat levhaları özel bir öneme sahipti. Özellikle Yenikapı Mevlevihanesi'nin son şeyhi Abdülbaki Dede'nin torunu Baki Baykara'nın koleksiyonundan seçilen fotoğraflar, levhalar, sikkeler, semazen kıyafetleri ve müttekalar, görülmesi gereken eserler arasındaydı. Keza, pek çok yabancı ressamın eserlerini de bulmak mümkündü.

İstanbul'u ziyarete gelen sanatçılar, karşılaştıkları Mevlevî dervişlerini kendi üsluplarıyla aktarıyorlar; kâh bir ayinde sema eden dervişleri resmediliyor, kâh bir Mevlevihane fotoğraflanıyor.

14 kasım 2007 Çarşamba 19:00'da Pera Müzesi'nde gerçekleşen davetle İstanbul Araştırmaları Enstitüsü'nde açılan "Saltanatın Dervişleri, Dervişlerin Saltanatı: İstanbul'da Mevlevilik" sergisi, 15 Kasım 2007 tarihinden, 30 Mart 2008'e kadar İstanbulluların ziyaretine açık kaldı.

İstanbul Mevleviliği

13. yüzyıldan itibaren Mevlevilik, Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'u fethiyle Konya'dan İstanbul'a uzanan yolda, İstanbul'un Avrupa rönesansına dönük yüzü nedeniyle Dünya üzerindeki yerini alır. 1491'de kurulan Galata Mevlevihanesi'yle birlikte Balkanlar ve Akdeniz coğrafyasına yayılma imkânı bulduysa da, İstanbul Mevleviliği'nin temelleri 17. yüzyıl ortalarından itibaren İstanbul'daki Mevlevi şeyh aileleri tarafından atılır.

26 Aralık 2013 Perşembe

Yakın Tarihten Notlar: Sırrın Sırrı - Aşkın Tevazuu ve Yedinci His - Vahdet-i Vücud

[KanalKultur] - "Tarîkat-ı Işkıyye-i Velediyye-yi Celâliyye", "Sultan Veled", "Âşık Derviş", "Sultan Veled'in Evliya Hiyerarşisi Üzerine Öğretisi", "Tuhfetü's-Sâimîn", "Evliyâ vârisleri", "Sadreddin Konevî ve Mânevî Dehânın Sistemleştirilmesi", "Kâmil Velî", "Şems", "Kitabu'l- Hikemiyye Adlı Maârif", "Sultan Veled Adına Kayıtlı Güfte ve Besteler", "Sultan Veled'in Mürid Anlayışı", "İbtidâ-Nâme", "Sultan Veled ve Ahîler", "Gizli Evliya", "Yedinci His – Vahdet-i Vücud"...

Türk Kadınları Kültür Derneği (TÜRKKAD) İstanbul Şubesi tarafından T.C. Kültür Bakanlığı ve Beyoğlu Belediyesi'nin de katkılarıyla "Sırrın Sırrı" - Sultan Veled Uluslararası Sempozyumu 10-11 aralık 2011 tarihlerinde İstanbul'da yapıldı.

Sempozyumun ikinci ayağı ise Şeb-i Arûs haftasında Konya Büyükşehir Belediyesi ile TÜRKKAD İstanbul Şubesi'nin ortak programı olarak 15-16 aralık 2011 tarihlerinde Konya'da gerçekleştirildi.

"Sırrın Sırrı" - Uluslararası Sultan Veled Sempozyumu Bilim Kurulu'nda Mustafa Tahralı (Prof. Dr., Türkiye, İstanbul, Marmara Üniversitesi, İlâhiyat Fakültesi, Tasavvuf Anabilim Dalı), Mahmud Erol Kılıç (Prof. Dr., Türkiye, İstanbul, Marmara Üniversitesi, İlâhiyat Fakültesi, Tasavvuf Anabilim Dalı) ve Hülya Küçük (Doç. Dr., Türkiye, Konya, Selçuk Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi, Tasavvuf Anabilim Dalı) bulunuyordu. Konya'da düzenlenen programın "Açılış Konuşmaları"nı Ahmed Selâhaddin Çelebi Hidâyetoğlu adına kızı Banu Hidayetoğlu (Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî'nin 21. batından torunu), Ayşe Esin Çelebi Bayru (Uluslararası Mevlânâ Vakfı 2. Başkanı, Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî'nin 22. batından torunu), Tuğrul İnançer (İstanbul Tarihi Türk Musikisi Topluluğu Müdürü), Cemâlnur Sargut (TÜRKKAD İstanbul Şubesi Başkanı) ve Tahir Akyürek (Konya Büyükşehir Belediye Başkanı) yaptı.

Sempozyumun İstanbul ayağında 6 oturumda toplam 19 bildiri, Konya ayağında 7 oturumda toplam 21 bildiri sunuldu...

"Sırrın Sırrı" - Uluslararası Sultan Veled Sempozyumu'nda yer alan bildiriler şunlardı:

6 Aralık 2013 Cuma

Yakın Tarihten Notlar: Şems - Güneşle Aydınlananlar

[KanalKultur] - "Alt Kıtada Şems-i Tebrîzî Üstüne Araştırmalar", "İki Beden Tek Gölge: Mevlâna Celâleddin-i Rumi ve Şems-i Tebrîzî", "Pakistan'da Şems-i Tebrîzî Hakkındaki Kurgu ve Gerçekler", "Uçan Şems: Şems ve Mevlânâ'nın Görüşmesine Bir Bakış", "Şems-i Tebrîzî'nin Hayatı ve Ölümü", "Hz. Mevlânâ'nın Tasavvufî Meşrebi ve Sülûk Anlayışında Şems'in Tesiri", "Şems-i Tebrîzî ve Felsefeciler", "Cennet Ehli Olmak: Tebrizli Şems'in Öğretileri Üzerine Düşünceler", "Makalat-ı Şems'deki Mevlânâ", "Şems-i Tebrîzî ve Beyazıd-ı Bestâmi'nin Yürekliliği", "Şems'in Gaybûbeti, Mevlânâ'nın Huzûru: Mesnevî ve Osmanlı Şerhlerine Göre Şems-i Tebrîzî", "Allah'ın Şems'deki Nûrâni Tecellîsi Aşktır", "Hz. Şems Mezarlığı ve Kaldırılan Mezar Taşları", "Allah'ın Aynası, Mevlânâ'nın aynası: Ayna olarak Şems ve Mevlânâ", "Şems'in Aklı", "Sırr-ı Hz.Şems veyâhud Şems-i Sırr", "Şems-Mevlânâ Buluşmasının Tasavvufî Tecrübe Açısından Değeri", "Hz. Şems Mezarlığı ve Kaldırılan Mezar Taşları", "20. Yüzyılın İlk Yarısında Şems Zâviyesi"...

Türk Kadınları Kültür Derneği İstanbul Şubesi (TÜRKKAD) İstanbul 2008'de Türkiye'de ilk defa gerçekleştirilen "Modern Çağ ve İbn-i Arabi Sempozyumu"nun ardından, 11-16 aralık 2009 tarihleri arasında İstanbul ve Konya'da "Güneşle Aydınlananlar" başlıklı uluslararası bir Şems Sempozyumu düzenledi.

Sempozyumun amacı, dünyada büyük bir saygı ve hassasiyetle incelenen ve birleştirici bakış açısından faydalanılmaya çalışılan "Hamdım, piştim, yandım!" diyen ve Şems-i Tebrizi'den önceki dönemini "Hamdım" diye nitelendiren büyük İslam mütefekkiri Mevlânâ Celaleddin Rûmî'nin daha iyi anlaşılabilmesi ve özümsenebilmesi için hocası Şems-i Tebrizi'nin Türkiye'de daha geniş kitlelerce tanınmasının ve algılanmasının sağlanması olarak belirtildi.

Sempozyum "Açılış Konuşmaları"nı Ayşe Esin Çelebi Bayru (Uluslararası Mevlânâ Vakfı 2. Başkanı; Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî'nin 22. Batından Torunu), Ahmed Selâhaddin Çelebi Hidâyetoğlu adına kızı Banu Hidâyetoğlu (Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî'nin 21. Batından Torunu), Cemâlnur Sargut (TÜRKKAD İstanbul Şubesi Başkanı, Tasavvuf Araştırmacısı), Nur Artıran (Tasavvuf Araştırmacısı) ve Yrd. Doç. Dr. Nuri Şimşekler (Selçuk Üniversitesi Mevlânâ Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü) yaptı. Ney eşliğinde Türkçe (Cüneyt Türel) ve Farsça (Reza Hemmatirad) Divan-ı Kebir'den bölümler okundu.

9 Kasım 2013 Cumartesi

Mevlana Celaleddin-i Rumi - Aşkın Dansı | Rumi - The Dance of Love


 
Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol,
Şefkat ve merhamette güneş gibi ol,
Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol,
Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol,
Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol,
Hoşgörülülükte deniz gibi ol,
Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol...'
[Mevlana Celaleddin-i Rumi]

[KanalKultur] - 13. yüzyıl.. Anadolu.. Aşkın ve sevginin çığlığını haykıran bir adam. Yüzyılları aşan şiirleriyle, hümanizmin temellerini atan bir kalp. Gel, çağrısıyla zamanı ve insanlığı sürükleyen bir şair. Doğunun ve batının sevgi önderi.. Mevlana Celaleddin Rumi.

Yüzyılları aşan evrensel barış, hümanizm, kardeşlik ve aşk düşünceleriyle tüm dünyada geniş kitleler tarafından sevilen ve saygı duyulan, büyük felsefi düşünür ve şair Mevlana Celaleddin-i Rumi belgesel filmin ana konusu oldu.

Düşünceleri 13. yüzyıldan günümüze kadar uzanan, aşk ve hümanizm temalarıyla insanlığı kucaklayan Mevlana'nın evrensel düşüncelerini şiirsel ve dramatik bir dille anlatan belgesel, Mevlana'yı ve eserlerinin insanlığı aydınlatan ışığını aşk, sema ve ney kavramlarıyla açıklıyor.
"Mevlana Aşkın Dansı" Anadolu'dan yayılan Mevlana'nın sevgi ışığını canlandırma sahneleri, görsel animasyon ve şiirsel anlatım tarzıyla izleyiciye sunuyor.

"Mevlana Celaleddin-i Rumi - Aşkın Dansı"  ilk defa özel 3D, matte painting ve 14. yüzyıl minyatürlerinin dijital ortamda yeniden yaratılmasıyla yepyeni bir dünyanın kapılarını açıyor.

Kürşat Kızbaz

1981 yılında doğdu. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo- TV ve Sinema bölümü mezunu. 2002 yılında yönetmenliğini üstlendiği, Mevlana'nın evrensel barış ve hümanizm duygularını yansıtmaya çalıştığı 'Rumi-Ahlaf', tüm dünyada Discovery Channel, Discovery Europe ve NTVmsnbc aracılığıyla izleyiciyle buluştu.

İkinci belgesel filmi olan ve Mustafa Kemal Atatürk'ün barış sözleri üzerine kurguladığı, 'Çanakkale Destanı 1915'i (The Epic of Gallipoli 1915) (2004) Çanakkale Savaşları'nda savaşan, yaralanan ve hayatını kaybeden tüm askerler ve aileleri anısına hazırladı. [KanalKultur]

Mevlana Celaleddin-i Rumi - Aşkın Dansı | Rumi - The Dance of Love - Yönetmen: Kürşat Kızbaz; Senaryo: Kürşat Kızbaz; Yapım: Imagine Film Productions; Yapımcı: Kürşat Kızbaz; Görüntü: Levent Vural; Kurgu: Vedat Vural; Müzik: Ömer Faruk Tekbilek, Yansımalar, Sezen Aksu, Burcu Güneş; Oyuncular: Sinan Tuzcu, Burak Sergen, Özcan Deniz, Müşfik Kenter, Selçuk Yöntem, Turan Özdemir; Türkiye, 2008, 60'

2 Ekim 2013 Çarşamba

Hammâmîzâde İsmail Dede Efendi Konseri

Türk Müziği Konserleri - "
Hammâmîzâde İsmail Dede Efendi"
/ 6 ekim 2013, 15:30;
Pera Müzesi Oditoryumu,
Meşrutiyet Caddesi No.65,
Tepebaşı - Beyoğlu - 34443 İstanbul;
Tel.: (0212) 334 99 00
[KanalKultur] - Pera Müzesi, Genç Çarşamba ve Oda Müziği konserleriyle başlattığı ve Türk Müziği Konserleri serisiyle sürdürdüğü müzik etkinliklerine sonbaharda devam ediyor.

Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca danışmanlığında, Yrd. Doç. Dr. Adnan Çoban sanat yönetmenliğinde ve Sinan Sipahi koordinatörlüğünde düzenlenen Türk Müziği Konserleri serisinin ikincisi, 6 ekim Pazar günü, saat 15:30'da, Pera Müzesi Oditoryumu'ndaki "Hammâmîzâde İsmail Dede Efendi" konseri.

Günümüzün usta yorumcuları ve sazendelerinin, büyük bestecilerin seçme eserlerini seslendirecekleri programa Çiğdem Yarkın'ın misafir solist olarak katılıyor. Türk Müziği Konserleri serisinde; Türk müziğinin tarihsel, kültürel, geleneksel, sosyolojik, antropolojik, felsefî ve edebî yönlerinin ele alındığı sunuş ve sohbetler de yer alıyor.

Türk müziğinin en kudretli, dahi bestekarlarından ve en yüksek zirvelerinden biri olan "Hammâmîzâde İsmail Dede Efendi" seçkin eserleriyle Pera Müzesi'nde.

Misafir Solist: Çiğdem Yarkın; Saz Sanatçıları: Taner Sayacıoğlu – Kanun, Yurdal Tokcan - Ud, Selim Güler – Kemençe, Emrullah Şengüller – Viyolonsel

Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca, konser hakkında kaleme aldığı "Sunuş" yazısında şunları kaydediyor:
"Hammâmîzâde İsmail Dede Efendi, Meragalı Abdülkadir'den başlayan Hafız Post'a ve Itri'ye, Itri'den 18. ve 19. yüzyıla kadar gelişerek devam eden Klasik Türk Mûsıkîsi'nden zamanımıza uzanan sağlam bir köprüdür. Geniş halk kitlelerinin zevkine hitap ederek şahsiyetini yansıtarak bestelediği Kârlar, Kâr-ı Natıklar, Ayin-i Şerifler, Yürük Semaîler, Besteler, Ağır Semaîler, Şarkılar, Köçekçeler, Rumeli Türküleri, Semaî'ler ve değişik formdaki diğer eserleriyle klasik mûsıkîmizi temsil eden sıra dağların en yüksek zirvelerinden biri olan Dede Efendi, mûsıkîde gelişmeyi, yeniliği toplumdan kopmadan toplumu kendine yükselterek sağlayan, birçok yüzyılları tutan ve gelecek yüzyılları da aydınlatacak olan bir Türk mûsıkîsi sembolüdür.

18 Temmuz 2013 Perşembe

Derviş Küçek Mustafa Dede - Beyati Mevlevi Ayini

Derviş Küçek Mustafa Dede
- Beyati Mevlevi Ayini / Yöneten: Ulvi Erguner;
Cemre Müzik, 1998; Prodüktör: İlhan Dişli;
Grafik Tasarım: İhsan Eroğlu, Cemre Grafik;
Minyatürler: A. Ülker Erke
[KanalKultur] - Cemre Müzik tarafından cd olarak müzik piyasasına sunulan Derviş Küçek Mustafa Dede'nin "Beyati Mevlevi Ayini" adlı albüm, 10 eserden oluşuyor.

Bestekâr Derviş Küçek Mustafa Dede (ölm. 1684), Edirne'de doğdu. Edirne Mevlevihanesi'nde çilesini tamamlayıp "dede" ve dergâha "aşçıbaşı" oldu. Müzik öğrendi. Birçok dinî ve din dışı söz - saz eseri besteledi.

Derviş Küçek Mustafa Dede'nin günümüze kalan en önemli eseri Beyati Mevlevi Ayin-i Şerîfi'dir. Beyati Mevlevi Ayin-i Şerîfi'nden önceki Mevlevi ayinlerin tüm bestekârları meçhuldür.

Beyati Mevlevi Ayin bestekârı bilinen ilk ayindir.

Mevlevi Ayinleri

Mevlevi ayinleri, Kul'un kendi benliğinden kurtulup, Hakk ile hak olma yolunda verdiği mücadelenin sembolü olarak yapılageliyor. Mevlevihanelerin Semahane bölümlerinde "Mutrıp Heyeti" tarafından çalınıyor ve söyleniyor. "Mutrıp Heyeti" içinde, ney ve kudüm olmak üzere, Türk muziği içinde yer alan diğer enstrümanları çalanlarla birlikte ayini okuyan "Naathan" grubu da bulunuyor.

"Mutrıp Heyeti" ve "Semazenler"in Mevleviliğe ait özel giyisilerle icra ettiği Mevlevi ayinleri dört ana bölümden oluşuyor. Her bölüm "Selam" ismi ile anılıyor.

"Birinci Selam"da âşıklar şüpheden kurtulup Allah'a iman ediyor. "İkinci Selam"da Allah'ın birliğini görüş haline getiriyor. "Üçüncü Selam"da bu biliş ve görüş, olgunluk devresine eriyor; "mutlak olgunluk durağı"na ulaşılıyor. "Dördüncü Selam"da ise "birlik durağı"nda ayak direterek, kendi merkezleri etrafında dönmeye başlanıyor. Bu Selam'da "Şeyh" de semaya katılıyor. Ortada "sema eden" "Şeyh" Mevlana'yı temsil ediyor. "Şeyh" "sema"dan sonra makamı olan "Post"a vardığında "sema" sona eriyor ve Kur'an okunmaya başlanıyor. Ardından yapılan dua ile ayin sona eriyor.

Eserler
  • Nat-ı Mevtana / Aziz Bahriyeli 9'51''
  • Beyati taksim / Niyazi Sayın 2'46''
  • Beyati peşrevi / Emin Efendi 6'01''
  • Birinci selam 8'22''
  • İkinci selam 8'03''
  • Üçüncü selam 6'07''
  • Dördüncü selam 4'57''
  • Tambur taksimi / Necdet Yaşar 2'01''
  • Niyaz ilahisi 4'50''
  • Son taksim / Aka Gündüz Kulbay 0'55'' [KanalKultur] 
Derviş Küçek Mustafa Dede - Beyati Mevlevi Ayini / Yöneten: Ulvi Erguner; Cemre Müzik, 1998; Prodüktör: İlhan Dişli; Grafik Tasarım: İhsan Eroğlu, Cemre Grafik; Minyatürler: A. Ülker Erke

16 Temmuz 2013 Salı

Bir Mevlevinin Hayatı - 17. Yüzyılda Sufilik Öğretisi ve Ayinleri

Alberto Fabio Ambrosio:
Bir Mevlevinin Hayatı
- 17. Yüzyılda Sufilik Öğretisi
 ve Ayinleri. Çev.: Ayşe Meral,
Kitap Yayınevi,
İstanbul 2013, 350 S.,
ISBN: 978-605-105-099-7
[KanalKultur] - Osmanlı manevi dünyasının simgesel simaları olan Mevlevi dervişleri yüzyıllardır insanları etkiliyor.
 
Mevlana'nın 13. yüzyılda kurduğu Mevleviye tarikatı şimdiye kadar pek çok kapsamlı araştırmaya konu olsa da dervişlerin hayatları, adapları ve ayinleri pek fazla bilinmiyor.

Mevlana'nın önemli yorumcularından Ankaravî İsmail Rusûhî Efendi'nin mistik yolculuğunu temel alan bu araştırma, Osmanlı iktidarının çöküşünün nedenlerini tarikatlarda aradığı bir dönemde sufiliği ele alıyor.

İstanbul Galata Mevlevi Tekkesi'nin, etkileri günümüze kadar süren ilmî ve mistik eserler kaleme almış şeyhi Ankaravî, bir yandan dervişleri savunan diğer yandan da gerçek bir mistik yolculuk rehberi olan Minhacu'l-fukara'nın da yazarı.

Alberto Fabio Ambrosio, Mevlevi dervişlerin adaplarını anlamaya imkân veren metinlerin tümünü, biçimleri ve yapılarıyla bu kitapta bir araya getirip inceliyor.

Eser okurlara Mevlevi yolun tarihine ve semboliğine giden apaydınlık bir yolculuk imkânı sunuyor.

Türk tarihi ve Osmanlı sufizmi alanında uzman olan Dominiken Rahip Alberto Fabio Ambrosio İstanbul'da yaşıyor. Dominiken Enstitüsü'ne (DOSTİ, Dominican Studies Institute) bağlı olan yazar, İFEA (Anadolu Araştırmaları Fransız Enstitüsü) ve CETOBAC'ta (Osmanlı, Balkan ve Orta Asya Araştırmaları Merkezi, Paris) araştırmacı, Gregoryen Üniversitesi ve Thomas d'Aquinas Üniversitesi gibi Kiliseye bağlı üniversitelerde ders veriyor. Fransızca, İngilizce ve İtalyancada çok sayıda eseri var. [KanalKultur]

Alberto Fabio Ambrosio: Bir Mevlevinin Hayatı - 17. Yüzyılda Sufilik Öğretisi ve Ayinleri. Çev.: Ayşe Meral, Kitap Yayınevi, İstanbul 2013, 350 S., ISBN: 978-605-105-099-7