“Toplumsal Tarih” dergisi, eylül 2007'de yayınlanan 165. sayısında, Osmanlı İmparatorluğu’nda göç olgusunu kapağına taşıyor. Cumhuriyet kurulduktan sonra Türkiye’de yeşeren erken dönem ırkçılığını incelemenin yanı sıra “tarihçi”lik ve ırkçılık üzerine dönen güncel tartışmalara da perspektif sunan “Irkçı Düşünce” adlı yazı; II. Dünya Savaşı sırasındaki Türk-Alman ilişkilerini ele alan çalışma; Mustafa Suphi ve arkadaşlarına karşı yerel halkı kışkırtan Muhafaza-i Mukaddesat Cemiyeti’nin düzeni konusunda ilk kez yayımlanan belge; Suriçi İstanbulu’nun yüzyıl kadar önce önemli bir eğlence ve sanat merkezi olan Direklerarası’nın geçmişi; İttihad ve Terakki mensubu Ahmed Rıza Bey’in gerçekleştirdiği iki zorunlu yurtdışı seyahati; Pirenne’in ortaçağda feodalizmden kapitalizme geçiş sürecine dair tezleri üzerine yazılar ve daha pek çok nitelikli çalışma “Toplumsal Tarih”in 165. sayısında yer alıyor.
Alibeyköy Barajı’nın kurumasıyla ortaya çıkan ve Mimar Sinan’ın en önemli eserlerinden biri olan Mağlova Kemeri üzerine Semavi Eyice ile yapılan söyleşi; Sagalassos kazılarının “büyük keşfi” Hadrian heykeli parçaları üzerine kazı başkanı Marc Waelkens tarafından kaleme alınan yazı; Çatalhöyük kazılarında ortaya çıkan son buluntuları “Toplumsal Tarih”in 165. sayısında okurla buluşuyor..
Taner Timur, Osmanlı İmparatorluğu’nun farklı dönemlerine göç perspektifinden bakıyor:
insan ve kültüre dair... : Alevi Arşivi... Alevi Antropolojisi ... Almancılar... Sanat
Bu Blogda Ara
Dersim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dersim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Haziran 2015 Salı
5 Mayıs 2014 Pazartesi
Dersim'in Ötekileştirilmesi Süreci ya da Dersim Kürt Tedibi
Dersim'de 1937 ve 1938 yıllarında yaşanan vahim olaylar, o dönemden günümüze taşınan bir yara olarak sosyal, siyasal, psikolojik sonuçlarıyla birlikte içten içe kanamaya devam ediyor.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinin kara kaplı defterlerinde bilinçli olarak gözlerden ırak tutulmuş bu trajik geçmişin üzerindeki sis perdesi ise yeni yeni aralanmaya başladı.
Dersim olayları ve hemen akabinde devlet eliyle bölgede kurumsallaştırılan yaptırımlar, günümüzde yoğun biçimde tartışılan Kürt ve Alevi sorunlarının tarihsel analizini yapabilmek için olmazsa olmaz ipuçlarını barındıran olgular artık.
Bu vesileyle, o yıllarda yaşananların tanıklıklar ve belgeler ekseninde objektif bir bakış açısıyla araştırılması, söz konusu travmatik sürecin adamakıllı bilince çıkarılabilmesi için hayati önemde.
Mahmut Akyürekli, Dersim Kürt Tedibi adlı kitabında, yakın dönemin bu en önemli meselesine bilimsel yöntemlere sadık, soğukkanlı bir yaklaşımla eğiliyor.
Dersim'in "ötekileştirilmesi" sürecini adım adım betimlerken, olayların tarihsel arka planını anlaşılır kılma gayesiyle konuyu bölgenin sosyal-siyasi yapısından 1937-1938 olaylarına etki eden iç ve dış dinamiklere kadar uzanan geniş bir çerçevede ele alıyor.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinin kara kaplı defterlerinde bilinçli olarak gözlerden ırak tutulmuş bu trajik geçmişin üzerindeki sis perdesi ise yeni yeni aralanmaya başladı.
Dersim olayları ve hemen akabinde devlet eliyle bölgede kurumsallaştırılan yaptırımlar, günümüzde yoğun biçimde tartışılan Kürt ve Alevi sorunlarının tarihsel analizini yapabilmek için olmazsa olmaz ipuçlarını barındıran olgular artık.
Bu vesileyle, o yıllarda yaşananların tanıklıklar ve belgeler ekseninde objektif bir bakış açısıyla araştırılması, söz konusu travmatik sürecin adamakıllı bilince çıkarılabilmesi için hayati önemde.
Mahmut Akyürekli, Dersim Kürt Tedibi adlı kitabında, yakın dönemin bu en önemli meselesine bilimsel yöntemlere sadık, soğukkanlı bir yaklaşımla eğiliyor.
Dersim'in "ötekileştirilmesi" sürecini adım adım betimlerken, olayların tarihsel arka planını anlaşılır kılma gayesiyle konuyu bölgenin sosyal-siyasi yapısından 1937-1938 olaylarına etki eden iç ve dış dinamiklere kadar uzanan geniş bir çerçevede ele alıyor.
19 Mart 2014 Çarşamba
Meğer | Pure State of the Soul
Yusuf İres, Müslüman olarak yaşayan Dersimli bir Ermenidir. 71 yaşında vaftiz olmaya karar verir. Eşi Emine İres (72), bu durumu bir türlü kabullenemez fakat geçmişle hesaplaşmaktan da kendini alıkoyamaz.
Gösterildiği Festivaller
15. Eskişehir Uluslararası Film Festivali
Documentarist - 6. İstanbul Belgesel Günleri (Türkiye Panoraması)
20. Altın Koza Film Festivali
Ödül
20. Altın Koza Film Festivali, öğrenci filmleri yarışması / ''En İyi Belgesel''
Uğur Egemen İres
11 Mayıs 1988 İstanbul doğumlu, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Sinema Televizyon Bölümü mezunu. Çeşitli kısa film projeleri gerçekleştirdi. 2010'da "Tayland ve Myanmar Günlükleri" adlı fotoğraf projesiyle Türkiye çapında birçok üniversite ve sanat kurumlarında fotoğraf gösterimi yaptı. 2011'de çektiği "Su Çatlağını Buldu" filmi, yurt içinde ve yurt dışında çeşitli festivallerde gösterildi.
Meğer | Pure State of the Soul - Yönetmen: Uğur Egemen İres; Senarist: Uğur Egemen İres; Görüntü Yönetmeni: Şükrü Özçelik; Yapımcı: Uğur Egemen İres; Yönetmen Yardımcısı: Resul Karaca; Kurgu:Uğur Egemen İres; Ses Kurgusu: Eren Devletli; Müzik: Mikail Aslan; Grafik Tasarım: Asya Fatma Bağcı; Oyuncular: Emine İres,Yusuf İres; Türkiye, 2013, 19'
Gösterildiği Festivaller
15. Eskişehir Uluslararası Film Festivali
Documentarist - 6. İstanbul Belgesel Günleri (Türkiye Panoraması)
20. Altın Koza Film Festivali
Ödül
20. Altın Koza Film Festivali, öğrenci filmleri yarışması / ''En İyi Belgesel''
Uğur Egemen İres
11 Mayıs 1988 İstanbul doğumlu, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Sinema Televizyon Bölümü mezunu. Çeşitli kısa film projeleri gerçekleştirdi. 2010'da "Tayland ve Myanmar Günlükleri" adlı fotoğraf projesiyle Türkiye çapında birçok üniversite ve sanat kurumlarında fotoğraf gösterimi yaptı. 2011'de çektiği "Su Çatlağını Buldu" filmi, yurt içinde ve yurt dışında çeşitli festivallerde gösterildi.
Meğer | Pure State of the Soul - Yönetmen: Uğur Egemen İres; Senarist: Uğur Egemen İres; Görüntü Yönetmeni: Şükrü Özçelik; Yapımcı: Uğur Egemen İres; Yönetmen Yardımcısı: Resul Karaca; Kurgu:Uğur Egemen İres; Ses Kurgusu: Eren Devletli; Müzik: Mikail Aslan; Grafik Tasarım: Asya Fatma Bağcı; Oyuncular: Emine İres,Yusuf İres; Türkiye, 2013, 19'
17 Aralık 2013 Salı
Yakın Tarihten Notlar: Raa Haq / Re - Dersim Sempozyumu
[KanalKultur] - "Dersim", "Kültürel Sürekliliğin Sınırları", "Resmi ve Gayriresmi Bakışlar", "Zini Gediği", "Raa Haq", "Dersim Aleviliği", "Dersimli Seyitler ve Bektaşiler", "Re", "Mazgirt", "Dersim Halk Kültüründe Cin, Peri ve Hayalet" ...
Tunceli'de 17 aralık 2011 tarihinde "Tarih – İnanç – Eğitim ve Gelecek" alt başlığıyla "Dersim Sempozyumu - 2011" düzenlendi.
"Dersim Sempozyumu - 2011"in açılış konuşmalarını Edibe Şahin (Belediye Başkanı) ve Mesut Özcan (Munzur Dergisi) yaptı.
"Tarih" (Oturum Başkanı: Erdal Gezik), "Eğitim" (Oturum Başkanı: Murat Işık), "İnanç: Raa Haq" (Oturum Başkanı: Doğan Munzuroğlu) başlıklı konu kümelendirmesindeki 3 oturumda toplam 14 bildirinin yer aldığı sempozyumun "Yeniden Yapılanma ve Gelecek" (Oturum Başkanı: Mesut Özcan) başlıklı son oturumunda kimi kurum temsilcileriyle kişiler görüşlerini dile getirildi.
"Dersim Sempozyumu - 2011" - "Tarih – İnanç – Eğitim ve Gelecek"te şu bildiriler yer aldı:
Tunceli'de 17 aralık 2011 tarihinde "Tarih – İnanç – Eğitim ve Gelecek" alt başlığıyla "Dersim Sempozyumu - 2011" düzenlendi.
"Dersim Sempozyumu - 2011"in açılış konuşmalarını Edibe Şahin (Belediye Başkanı) ve Mesut Özcan (Munzur Dergisi) yaptı.
"Tarih" (Oturum Başkanı: Erdal Gezik), "Eğitim" (Oturum Başkanı: Murat Işık), "İnanç: Raa Haq" (Oturum Başkanı: Doğan Munzuroğlu) başlıklı konu kümelendirmesindeki 3 oturumda toplam 14 bildirinin yer aldığı sempozyumun "Yeniden Yapılanma ve Gelecek" (Oturum Başkanı: Mesut Özcan) başlıklı son oturumunda kimi kurum temsilcileriyle kişiler görüşlerini dile getirildi.
"Dersim Sempozyumu - 2011" - "Tarih – İnanç – Eğitim ve Gelecek"te şu bildiriler yer aldı:
29 Kasım 2013 Cuma
Süheyla Taşçıer: Dersim Damarı
![]() |
| Süheyla Taşçıer |
acının kız kardeşi anam
anneannemin rahminde
şekillenmeyi beklerken
kırkına gelmeden
yüreğinin kutsal ışığı babamın
siyah beyaz fotoğrafından
gülümseyeceğini
elliyi üç geçe
yolların türküsünü söyleyen
fide sefasının ciğerinden söküleceğini
katillerle gurur duyulacağını
elliyi yedi geçe
delikanlı zazasını
etli yaprak sarmasını yiyemeden
trafik magandalarına vereceğini
on beşinde
zengin babamın
canlı bebek aldığını sanan
ve
meme ucunu bulamadığında
oyuncağının açlıktan öleceğine ağlayan
ergen anam
feleğe nasıl çelme takılırı öğrenemeden
seksene bir kala
evet
seksene bir kala
oyuncağını kaybedeceğini
tuz yollunda
bahar kokularına hasret
kurak yaşayacağını bilseydi
doğar mıydı
inadına
inadına doğardı dersim damarı [© Süheyla Taşçıer - KanalKultur]
30 Ekim 2013 Çarşamba
Müslümanlaş(tırıl)mış Ermeniler Konferansı
![]() |
| Müslümanlaş(tırıl)mış Ermeniler Konferansı [Düzenleyen: Hrant Dink Vakfı] / 2 - 4 kasım 2013, İstanbul |
19. yüzyılın sonu, 20. yüzyılın başı Osmanlı coğrafyasında önemli siyasal ve toplumsal dönüşümlerin yaşandığı bir dönem. Bu dönüşümlerden bazıları bireysel ve kitlesel din değiştirme deneyimlerini içermiş, çeşitli zamanlarda ve süreçler sonucunda Müslümanlaş(tırıl)an çok sayıda Ermeni olmuştur. Özellikle de 1915-16 yıllarında Müslümanlaş(tırıl)an Ermenilerin sayısında önemli bir artış yaşanmıştır. Tam sayılarını bilememekle birlikte, Müslüman aileler tarafından evlat edinilen bazı Ermeni çocukları ve gençlerinin 1915 ölüm yürüyüşü ve katliamlarından bu yolla kurtuldukları; yetişkinler arasından da Müslümanlarla evlenerek kurtulan kadınların ve daha az sayıda olmakla birlikte, erkeklerin olduğu; daha istisnai durumlarda ise, bir ailedeki, mahalledeki, veya köydeki Ermenilerin önemli bir kısmının Müslümanlaşma yoluyla hayatta kaldığını da biliniyor. Bu şekilde hayatta kalan Ermenilerin bir kısmı – özellikle de erkekler – ilerleyen yıllarda Ermeni aileleriyle tekrar bir araya gelmiş olsalar da pek çoğu Türk, Kürt, Arap isimleri alarak / verilerek hayatlarının kalanını 'Müslüman' olarak geçirdiler, hikâyeleri kendilerinde saklı kaldı. Yakın zamana kadar hiçbir tarih anlatısı Müslümanlaş(tırıl)arak hayatta kalan Ermenilerin hikayelerine yer vermezken, son yıllarda bu suskunluk perdesi artan sayıda roman, hayat hikayesi, tanıklık ve tarihsel araştırma ile aralanmaya başlandı. Konferans, bir yandan Müslümanlaş(tırıl)mış Ermenilerin yaşadıklarını ve bugünkü toplumsal yansımalarını, bir yandan da bu konu etrafındaki suskunluk katmanlarını ve bu suskunluğun kırılma sürecini anlamayı, araştırmayı, tartışmayı amaçlıyor. Bununla birlikte, hem 1915'e dair tarihsel araştırmalara, hem de güncel etnik / milli aidiyet, toplumsal cinsiyet, sorumluluk ve adalet tartışmalarına katkıda bulunmayı da amaçlıyor. Konferansın bir diğer amacı, tarihsel ve güncel şiddet, ayrımcılık ve adaletsizlik deneyimleriyle yüzleşme sürecinin zorlu dönemeçlerinde akademik araştırmaların oynadığı veya oynayabileceği rolü tartışmak...
- Müslümanlaş(tırıl)mış Ermeniler neler yaşadılar?
- Yaşadıkları zor deneyimlerle nasıl başa çıktılar?
- Yaşadıklarını kimlerle ve nasıl paylaştılar?
- Onların deneyimleri çocuklarına ve torunlarına nasıl yansıdı?
- Yaşadıkları mekanları, yerellikleri nasıl etkiledi?
- Farklı yerelliklerde Müslümanlaş(tırıl)mış Ermenilerin deneyimleri nasıl hatırlanıyor ve anlatılıyor?
- Müslümanlaş(tırıl)mış Ermenilerin 'torunlar'ı büyükanne ve büyükbabalarının hikayelerine nasıl yaklaşıyorlar?
- Kendi kimlik ve aidiyet anlayışları nasıl şekilleniyor?
- Yaşanan siyasal gelişmeler ve gerilimler onları ve hayatlarını nasıl etkiliyor?
- Bu süreç farklı yerel deneyimlere nasıl yansıyor?
- Müslümanlaş(tırıl)mış Ermenilerin hayatlarının etrafındaki suskunluk katmanlarını nasıl anlayabiliriz?
- Neden Müslümanlaş(tırıl)mış Ermenilerin hikâyelerinden bu kadar geç haberdar olabildik ve onlara dair bildiklerimiz neden hâlâ bu kadar sınırlı?
- Bu suskunluğun toplumsal cinsiyet anlayışıyla; kadınlar, erkekler ve "neslin devamı"na dair inanışlarla nasıl bir ilişkisi var?
- Son yıllarda bu konuya ilginin artmasını nelere bağlayabiliriz?
- Müslümanlaş(tırıl)mış Ermenilerin hikayeleri soykırımlara, özellikle de 1915 soykırımına dair akademik literatüre nasıl bir katkıda bulunuyor veya bu literatürün sınırlarını ve varsayımlarını ne açıdan zorluyor?
- 'Survivor' / 'hayatta kalan' kavramsallaştırmalarını nasıl zorluyor veya dönüştürüyor?
- Osmanlı coğrafyasında geçmiş yüzyıllarda yaşanan Müslümanlaş(tırıl)ma deneyimleri ile geçmiş yüzyılda yaşanan deneyim arasında ne tür ilişkiler ve farklar var?
Konferansın açılış konuşmalarını Rakel Dink (Hrant Dink Vakfı), Gülay Barbarosoğlu (Boğaziçi Üniversitesi Rektörü), Hosrof Köletavitoğlu (Malatya HAYDer Başkanı) ve Ayşe Gül Altınay (Hrant Dink Vakfı ve Sabancı Üniversitesi) yapıyor. Ardından Fethiye Çetin, Nebahat Akkoç ve Sibel Asna ile "Açılış Sohbeti" bulunuyor.
18 Ekim 2013 Cuma
Seyid - Hakikat Yolunda
![]() |
| Seyid - Hakikat Yolunda - Yönetmen: Özkan Küçük; Türkiye, 2010; DigiBeta, Renkli, 80'; Kürtçe; Türkçe ve İngilizce altyazılı |
Çocukluğu ve ilk gençliği eski zaman Aleviliği atmosferinde geçen Musa Dede, eski zaman insanının inanç dünyasının içinden geçip Türkiye'nin yakın tarihini bizzat yaşamış biri olarak, bugünkü modern inanç dünyasına katkıda bulunuyor. Dersim katliamıyla ilgili çocukluğundan kalan ayrıntılar, dillerin yasaklanması, Alevilerin ibadet haklarının olmaması gibi ayrıntıları başarılı bir şekilde sunuyor. İstanbul'dan Dersim'e birlikte yapılan bir yolculuğun paralelinde, çocukluğunun Dersim'38 anılarından günümüze düşünsel bir yolculuğun anlatıldığı belgesel, aynı zamanda Aleviliğin insan odaklı felsefesinin temelleri üzerine de eğilen ender filmlerden biri olma niteliğine sahip.
Özkan Küçük
1975'te Malazgirt - Tunceli'de doğdu. Tuzla Teknik Lisesi Bilgisayar Bölümünü bitirdi. İstanbul’da, Yıldız Teknik Üniversitesi-Çevre Mühendisliği ve Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Radyo-TV ("Doksanlı Yıllar Türkiye Sineması" başlıklı tezle Yüksek Lisans) Bölümlerinden mezun oldu. 1995 yılından bu yana Mezopotamya Kültür Merkezi-Sinema Birimi bünyesinde sinema çalışmaları yapıyor. Ayrıca, sinema üzerine gazete yazıları yazıyor. 2003 ve 2004 yıllarında "Diyarbakır Sinema Atölyesi" Atölye Koordinatörü olarak görev yaptı.
Filmografi
- El Yordamıyla Renkler - 1996
- Yapıcılar - 1999 (Savaş Boyraz, Hülya Yavuz, Turan Cihanbeyli ile birlikte)
- Yıllar Sonra, İşte Diyar-ı Bekir - 2003
- Arsen Usta - 2004
- Diyarbekir Damlarında - 2005
- Nohutlu Pilav - 2005
- Rice With Chick Peas - 2005
- Yıllar Sonra, İşte Diyar-ı Bekir - 2003
- Koma Asmin (Grup Asmin) - 2002
- Toprak - 1999 (Sanat Yönetmeni, Yönetmen Yardımcısı, Kurgu)
- Simit Ustası - 2005 (Görüntü Yönetmeni)
- Büyükanne - 2000 (Yardımcı Yönetmen, Kamera, Senaryo ve Kurgu)
- Fotograf - 2001 (Sanat yönetmeni, Yönetmen Yardımcısı ve Kurgu) [KanalKultur]
12 Ekim 2013 Cumartesi
Doğu Raporları - Devletin Kara Kutusu
![]() |
| Toplumsal Tarih [Tarih Vakfı Yayınları] 195 (2010), 96 S., ISSN 1300-7025-9-1 |
Toplumsal Tarih'in 195. sayısı Zafer Toprak'ın editörlüğünü yaptığı "Doğu Raporları" dosyası, Tarih Vakfı - Necmeddin Sahir Sılan arşivinde bulunan bazı raporların ve Ovacık Kaymakamı Kadir Sözen'in raporunun değerlendirilmesinden oluşuyor. Necmeddin Sahir Sılan iki devlete de güven vermiş bir şahsiyet: Osmanlı Meclis-i Mebusanı'nda zabıt kâtipliği, TBMM'de evrak ve tahrirat müdürlüğü, CHP'den üç dönem Bingöl ve Tunceli milletvekilliği yapmış, 1950'de CHP'den aday olamayacağını anlayınca DP'ye geçmiş. Sılan'ın siyasi kariyerinin son yıllarında, 1982 yılında 12 Eylül askeri yönetiminin kurdurduğu MDP'den aday adaylığı var. "Doğu Raporları" dosyası büyük ölçüde adeta devletin kara kutusu olan N.S. Sılan'ın yazdığı ve sakladığı Zazaların ve Kürtlerin çoğunluğu oluşturduğu illerdeki durumu ele alan raporların üzerine kurulu. Dosyada Sılan'la ilgili ayrıntılı bir biyografi de yer alıyor.
Toplumsal Tarih'in 195. sayısındaki ilginç yazılardan biri de Cengiz Kırlı'nın İvrinya'da (Sırbistan) halk ile Vali Hüseyin Paşa arasındaki gerginliği ele alan "Tasvir-i Zulüm" başlıklı makalesi. Yazı, 19. yüzyılda ayan ile halk arasındaki ilişkiye dair canlı bir resim çiziyor. Kırlı, arşivden çıkardığı ve ilk defa yayınlanan taşradaki işkence resimlerini de okuyucuya sunuyor.
Edhem Eldem'in yazısı Osman Hamdi Bey'in kayıp bir tablosuyla ilgili önemli bilgiler veriyor. Eldem, Osman Hamdi'nin söz konusu tablosunun bir kısmını basan L'Autographe isimli dergideki resmi ve aynı tablo hakkında bir kritiği okuyucuyla paylaşarak kayıp tablonun neye benzediğini büyük ölçüde ortaya çıkarıyor.
25 Eylül 2013 Çarşamba
1930'lardan 1950'lere İktidarın Doğu ve Dersim Algısı
![]() |
| Toplumsal Tarih [Tarih Vakfı Yayınları] 210 (2011), 96 S., ISSN 1300-7025-9-1 |
Dergide Taner Timur, Max Weber'in eserleri; 'kapitalist espri', 'tarihi birey', 'ideal-tip', 'protestan etiği' gibi kavramlar çerçevesinde Weber'in Marx'tan hangi noktalarda etkilendiği, Marx'ın ortaya koyduğu sorunlara nasıl farklı yaklaşımlar geliştirdiği gibi konular üzerinde duruyor.
Sezai Balcı ve Mustafa Balcıoğlu, Teşkilatı Mahsusa Başkanı Tunuslu Ali Başhamba'nın hayatına ve mücadelesine odaklanan makalenin ikinci bölümünde Başhamba'nın İstanbul yıllarını ele alıyorlar.
Juliette Dumas, 15. ve 16. yüzyıllarda Osmanlı hanedanının evlilik politikasındaki değişime odaklandığı yazısının, bu sayıda yer alan ikinci bölümünde padişah kızları için kulluktan yükselen paşaların damat olarak seçilme geleneğinin nasıl oluştuğunu anlatıyor.
Mehmet Ö. Alkan, 1909'daki ilk seçimlerden 1990'ların başına dek uzanan seçimlere ilişkin seçim kitapları, seçim anketleri, sloganlar, afişler, mizah dergileri gibi kaynaklarla çok renkli bir seçim tarihi sunuyor.
Ahmet Akşit, Fikret Adanır ile 2005 yılında gerçekleşen Ermeni Konferansı ve konferansta sunulan tebliğlerin toplandığı "İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları" kitabı üzerine bir söyleşi gerçekleştiriyor.
23 Eylül 2013 Pazartesi
Dersim'de İnanç - Antropoloji - Teoloji
[KanalKultur] - Tunceli Üniversitesi tarafından organize edilen ve Onursal Başkanlığını üniversite rektörü Prof. Dr. Durmuş Boztuğ'un yürüttüğü "II. Ululararası Tunceli (Dersim) Sempozyumu", 20 - 22 eylül 2013 tarihlerinde Tunceli'de düzenlendi.
Sempozyum'da "İnanç - Antropoloji - Teoloji" de bir konu kümesi olarak ele alındı. Bu konu kümesinde "Dersim'de Küreselleşen Ocak - Aşiret İlişkileri" ve "Tunceli Sarı Saltık Ocağı'na Bağlı Alevilerde Uluhiyet İnancı" yoğunluklu şekilde tartışıldı.
II. Ululararası Tunceli (Dersim) Sempozyumu'nun düzenlenme amacı şu şekilde belirtildi:
Sempozyum'da "İnanç - Antropoloji - Teoloji" de bir konu kümesi olarak ele alındı. Bu konu kümesinde "Dersim'de Küreselleşen Ocak - Aşiret İlişkileri" ve "Tunceli Sarı Saltık Ocağı'na Bağlı Alevilerde Uluhiyet İnancı" yoğunluklu şekilde tartışıldı.
II. Ululararası Tunceli (Dersim) Sempozyumu'nun düzenlenme amacı şu şekilde belirtildi:
"Tunceli (Dersim), etno-politik saiklerle ve daha çok tarih ve sosyoloji disiplini bağlamında üzerine oldukça çok şey söylenen ve belli ki daha söylenecek çok şeyin olduğu bir kenttir. Tunceli'yle ilgili yazılanlar biraz yakından izlendiğinde genel olarak dil, inanç, etnisite veya kültür gibi 'sorunları' merkezine alan çalışmaların entelektüel gündemde belirgin bir biçimde etkili olduğu kolaylıkla görülür. Entelektüel gündeme egemen olan çalışmaların ağırlıkla dil, inanç ve etnisite ilişkili olması, muhtemeldir ki “sorunların yakıcılığıyla” (ya da sıcaklığıyla) açıklanabilir.
Ne var ki, bu 'içsel' sorunların tartışılmasındaki yoğunluk ve yaygınlık, başka bazı toplumsal sorunların tartışılmasındaki önceliği çoğu zaman 'zorunlu olarak' öteleyebilmektedir. Örneğin, yoksulluk, işsizlik, istihdam sorunu gibi önemli bazı sosyo- ekonomik sorunlar, yoğun ve yaygın 'içsel' sorunların belirleyici olduğu bir zeminde hak ettiği gündemi yakalayamamaktadır. Keza örnek gösterilen sosyo-ekonomik sorunlar ve diğer bazı sorunları merkezine almış çalışmaların yeterince yapılmıyor olması Tunceli'de tartışmaya değer başkaca sorunların olmadığı anlamına gelmemelidir.
İlki 2010 yılında yapılan I. Uluslararası Tunceli (Dersim) Sempozyumunun devamı niteliğini taşıyan ve 20-22 Eylül 2013 tarihleri arasında Tunceli'de düzenlenen II. Uluslararası Tunceli (Dersim) Sempozyumu, belirlenmiş olan konularla bir bakıma bu eksikliği de giderecek çalışmaları ve araştırmacıları buluşturmayı hedeflemiştir."Sempozyumda "Dersim - Alevilik İlişkisi", "Dil-Politik, Yakın Dönem Politik Tarih ve Siyaset", "Hikayelerde Dersim", "Dil - Alfabe Çalışmaları", "Sağlık ve Geleneksel Arayışlar", "Yeni Anayasa Sürecinde Aleviler ve Kürtler", "Mitoloji - Tarih - Arkeoloji", "Belgeler Tarihi", "Yakın Dönem Politik Tarihi", "Edebiyat - Söylence", "Kızılbaşlık - Alevilik - Ocak", "Belgeler - Tarih - Modernizm", "Güncel Sorunlar", "Ekonomi Politik", "İnanç - Antropoloji - Teoloji"... başlıklarında oturumlar yapıldı.
20 Eylül 2013 Cuma
Düşten Gerçeğe Alamut Kalesi, Dersim '38'i Araştır(ma)mak...
![]() |
| Toplumsal Tarih [Tarih Vakfı Yayınları] 217 (2012), 96 S., ISSN 1300-7025-9-1 |
Dr. Ebru Oğurlu, Dr. Emre Erşen, Yrd. Doç. Dr. İbrahim Mazlum, Dr. Nurşen Gürboğa, Dr. S. Gülfer Ihlamur Öner, Marmara Üniversitesi'nde çalışma arkadaşları olan Profesör Dr. Büşra Ersanlı'nın toplumsal adalet ve demokrasiye adanmış hayatını ele alan bir yazı kaleme alıyorlar. Mete Tunçay, 21 Eylül 1920'de Rusya'daki TKP İstihbaratının verdiği bir mülâkatı sunarak Türkiye solunun 1920 sonbaharında M. Kemal Paşa'ya ve Milli Mücadele'ye bakışını ortaya koyuyor.
Bülent Bilmez, Dersim 38 hakkında geçmişten günümüze yaşanan tartışmaları ve oluşan literatürü ele alırken, konuya Dersimlilerin hassasiyetlerini öne alarak yaklaşıyor. Cihangir Gündoğdu ise Haydaranlı Hıdır Ağa'nın ve Koçanlı Hüseyin Ağa'nın mektuplarını sunarak aşiret ileri gelenlerinin kendi bölgelerindeki askeri ve mülki erkânla görüşmelerini değerlendiriyor.
Bülent Genç ve Vural Genç, Alamut Kalesi'ni özellikle kazı döneminde ziyaret ederek mimarisini, çeşitli bölümlerini, uzun süren kuşatmalara dayanan depolama sistemlerini, sur duvarlarını ve kalenin genel yapısını inceliyorlar. Yenikapı kazılarında ortaya çıkarılan tekneler ve bunların konservasyonuyla ilgili çalışmaları yürüten Ufuk Kocabaş, Işıl Özsait - Kocabaş, Evren Türkmenoğlu, Taner Güler ve Namık Kılıç kaydedilen gelişmeleri anlatıyorlar.
12 Eylül 2013 Perşembe
Demsala Dawî: Şewaxan / Son Mevsim: Şavaklar
![]() |
| Demsala Dawî: Şewaxan / Son Mevsim: Şavaklar; Yönetmen: Kazım Öz; 2009, 91' |
28. Uluslararası İstanbul Film Festivali'nde Türkiye prömiyeri yapılan film, Mannheim - Heidelberg Uluslararası Film Festivali'nde kurmaca fimlerle birlikte finale kalıp, Jüri Özel Ödülü kazandı. 21. Ankara Uluslararası Film Festivali, belgesel yarışmasında üçüncülük ödülünün sahibi olan film, Vision du Reel, Paris Cinema, Fajr Uluslararası Film Festivallerinin de aralarında bulunduğu ondan fazla festivalde gösterilerek yoğun ilgi gördü...
Şavaklar, Dersim bölgesinde yaşayan, hayvancılıkla geçinen göçebe bir topluluk. Kışları köylerinin bulunduğu Pertek ve Çemişgezek yörelerinde yaşıyorlar. Baharın ortasında yaylalara gitmek üzere yola çıkıyorlar. Bahar yağmurları altında başlayan bu yolculuk onların çetin günlerinin de başlangıcı. Dağlar hala bembeyazdır. Bu yüzden vadilerde mola vererek karların erimesine paralel olarak dağların zirvelerine doğru çıkıyorlar. Yazın en sıcak günleri geldiğinde onlar dağların zirvelerindeki serin tepelerde konaklıyorlar. Havaların soğuması ile birlikte aynı yolu geri dönecek yolculuk başlıyor. Sürülerin yol alma hızı ile ayları alan yolculuk bittiğinde kendi köylerine varıyorlar ve bu kışın kapıda olduğunun da habercisi. Karlar yağmaya başladığında onlar kış uykusuna girmişlerdir. Çünkü önlerinde; yağmurlu, hareketli ve onları oradan oraya savuracak bir mevsim beklemektedir...
25 Temmuz 2013 Perşembe
Dersim'de Osmanlı Siyaseti: İzâle-i Vahşet, Tashîh-i İtikâd ve Tasfiye-i Ezhân 1880-1913
![]() |
| Cihangir Gündoğdu / Vural Genç: Dersim'de Osmanlı Siyaseti: İzâle-i Vahşet, Tashîh-i İtikâd ve Tasfiye-i Ezhân 1880-1913. Kitap Yayınevi, İstanbul 2013, 196 S., ISBN: 978-605-105-109-3 |
Osmanlı yönetici seçkinlerinin zihinsel arka planındaki Şark'ı büyük oranda Dersim gibi ulaşılması güç coğrafyalarda yaşayan ve merkezi otoriteye itaat etmeyen aşiretler gibi nüfus grupları oluşturuyordu.
Bu kitapta ele alınan layihalar bu algıya dair sayısız örnekler sunuyor.
Dersim'e dair kaleme alınan layihalarda sıklıkla kullanılan bu oryantalist söylemde yerli halk, keşfedilmeyi ve akabinde "medenileştirmeyi" bekleyen egzotik bir öğe olarak karşımıza çıkıyor.
Dersim, bu zihin dünyasında, Osmanlı dünyasının "vahşi Afrika akvamı" olarak tasavvur ediliyor ve ona karşı alınacak tedbirler için İngiliz kolonyalizminin Sudan pratikleri örnek olarak sunuluyor.
Layihalarda ideal Dersimli, mutî, vergi ve asker yükümlüklerini yerine getiren, padişah ve halifesine itaatte kusur etmeyen Hanefi bir zümre olarak tasavvur edilirken, asker ve sivil bürokratlar bu dönüşümü sağlamakla sorumlu tutuluyor. Bu kimseler Dersim'in "Afrika'nın akvâm-ı vahşiyesini andırır" toplulukları karşısında kendilerine medenileştirici bir misyon atfediyor.
O nedenle layihalarda Osmanlı eliti, kendi kolonyal pozisyonu çerçevesinde Dersim'de yerleşik nüfusu modern öncesi döneme ait "şakîlik", "göçebelik" "rafz ü ilhad" terminolojisi çerçevesinde değerlendirecek ve buraya yönelik müdahalesine meşruiyet kazandırmak isteyecekti.
Cihangir Gündoğdu ve Vural Genç halen University of Chicago ve İstanbul Üniversitesi'nde Osmanlı siyasi ve sosyal tarihi alanlarında doktora çalışmalarına devam ediyorlar. [KanalKultur]
Cihangir Gündoğdu / Vural Genç: Dersim'de Osmanlı Siyaseti: İzâle-i Vahşet, Tashîh-i İtikâd ve Tasfiye-i Ezhân 1880-1913. Kitap Yayınevi, İstanbul 2013, 196 S., ISBN: 978-605-105-109-3
19 Temmuz 2013 Cuma
Erken Cumhuriyet Döneminde Devletin Dersim'le İmtihanı
![]() |
| Toplumsal Tarih [Tarih Vakfı Yayınları] 212 (2011), 96 S., ISSN 1300-7025-9-1 |
Nurşen Gürboğa, Dersim'in devletin Kürt nüfusunun yoğunluklu olarak yaşadığı taşra üzerinde egemenliğini kurma ve bu nüfusu Türkleştirme çabalarının bir sahnesi olduğu üzerinde duruyor. Dersim üzerindeki "temdin" ve "temsil" politikalarının 1937-38'de nasıl "imhâ" politikalarına dönüştüğünü ortaya koyuyor.
Zafer Toprak, erken Cumhuriyet dönemindeki genç kız-kadın intiharlarına ilişkin sosyologların ve psikiyatrist hekimlerin farklı yorumlarını değerlendiriyor. Sosyologların yorumlarındaki Durkheim etkisi ile karakterlerle ilgili yorumların ötesinde intiharlara toplumsal açıklamalar getirme çabalarını aktarıyor.
Murat Koraltürk, 1924'te İstanbul Barosu'nda Müslüman olmayan avukatlara yönelik gerçekleştirilen tasfiye sürecini ve bu tasfiyenin diğer alanlardaki süregiden Türkleştirme politikaları ile paralelliğini irdeliyor.
Murat Issı, Kürtlüğü Osmanlıcılık ekseninde kendini ifade edebilmenin bir aracı olarak gören bir Osmanlı-Kürt aydını Malatyalı Bedri'nin yaşamına ilişkin yeni bilgiler vererek Malatyalı Bedri'nin makalelerini ve diğer çalışmalarını tanıtıyor.
Benjamin Gourisse, "Türkiye'de Devlette Kadrolaşma" yazı dizisinin ikinci bölümünde MHP'nin hükümete geldiği yıllarda devletteki kadrolaşma faaliyetlerini değerlendiriyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











