Bu Blogda Ara

Çerkesler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çerkesler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ocak 2014 Çarşamba

Safeviler Döneminde Kahve ve Kahvehaneler - Rus Tarihçilerinin Gözüyle Kırım Savaşı - Çerkes Mitolojisi

[KanalKultur] - Toplumsal Tarih'in 2006 tarihli 155. sayısının kapak konusunu, Çarlık ve Sovyet dönemlerinde ve 1990 sonrasında Kırım Savaşı'nın Rus ve Sovyet tarihçileri tarafından algılanmasındaki değişim oluşturuyor. 1878'de Bosna'yı işgal eden Avusturya'nın karikatür dergilerinde yer alan çizimlerle ilgili yazı, oryantalist bakış açısını ve işgali meşrulaştırmak için girişilen "medenileştirme" çabasını inceliyor. Göçebe Türk toplumunun devamı olan Göktürkler'in şehirleşmesi üzerine ilginç bilgiler veren bir yazı yine Toplumsal Tarih'in 155. sayısında yer alıyor.

Türk-Yunan Savaşı'nda Alasonya ve Yanya cephelerinde yaralı tedavisi, Safeviler döneminde kahve ve kahvehanelerin İran'daki tarihi, M.Ö. 3500-1200 yıllarında Anadolu'da muhtelif yerleşimlerde ekonomilerin merkezileşmesi, Cemaleddin Afgani'nin savunduğu İslam birliği fikri, 19. yüzyıl Avrupa'sında milliyetçilik paradoksu, Çerkes mitolojisi üzerine yazılar ve daha birçok konu üzerine derinlikli incelemeler de okurla buluşuyor.

155, sayının eki, 1855'te Kırım Harbi'ne katılarak Sivastopol'un zaptında önemli rol oynayan Mahmûdiye kalyonunun posteri...

Rus ve Sovyet Tarih Yazımında Kırım Savaşı - Candan Badem, Rus tarih yazımında değişen Kırım Savaşı algısını anlatıyor: "Dünya tarihçiliğinin en çok yazdığı savaşlardan biri olan Kırım Savaşı, Rus tarih yazımında da büyük yer tutmuştur. Çarlık dönemi tarihçileri savaşı açıklarken toplumsal ve ekonomik etkenleri göz ardı etmişler, kişileri ve olaylardaki yanlışlarını ön plana çıkararak savaşın suçunu 'karşı taraf'a atmaya çalışmışlardır. Bolşevizmin etkisiyle değişen tarih algısı ile Kırım Savaşı'na yaklaşım da farklılaşmış, Rusya, yenilginin sosyo-ekonomik kökenlerine odaklanmıştır. Ancak 1970'lere gelindiğinde Sovyet tarihçileri savaşın karşı tarafına, yani 'Osmanlı Cephesi'ne de eğilmeye başlamışlardır."