Bu Blogda Ara

30 Aralık 2014 Salı

Mahmut Karatoprak - Kırkikindi Gölgeleri

© Mahmut Karatoprak
Mahmut Karatoprak'ın "Kırkikindi Gölgeleri" adını verdiği kişisel resim sergisi, 19 aralık 2014 - 6 ocak 2015 tarihleri arasında Nurol Sanat Galerisi'nde (Ankara) sanatseverlerle buluşuyor...

Mahmut Karatoprak 

1953'de Kayseri'de doğdu. 1973'de Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu'na girdi ve 1978 yılında Mustafa Aslıer Atölyesi'nden mezun oldu. Aynı yıllar başta Hürriyet, Milliyet, Cumhuriyet, Milliyet Sanat olmak üzere çeşitli gazete ve dergilerde grafik, illüstrasyon, karikatür ve strip-bant çalışmaları yaptı. Üç eseri, Basel Plastik Sanatlar ve Karikatür Müzesi'ne kabul edildi. 1978 – 81 yılları arasında İsviçre (Zürih) ve Almanya'da grafik çalışmaları, Münih'de Bastel Verlag, Hamburg'da Kelter Verlag'da illüstrasyon, çizgi roman ve resim çalışmaları yaptı. 1985'de Axel Springer Verlag için çalışmalar, Genschpenster Dergisi'nde kapak ve çizgi romanlar yaptı. 1985'den bu yana Almanya'daki Hörzu Dergisi'nde çalışmaları yayımlandı. 1997'de İstanbul'a döndü. Milliyet, Radikal, Elle, Maison Francoise, Options Dergileri'ne illüstrasyon yaptı. 2002'de Kayseri'de yaşamaya başladı. Halen Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde Öğretim Görevlisi olarak çalışıyor..

Mahmut Karatoprak - Kırkikindi Gölgeleri / 19 aralık 2014 - 6 ocak 2015; Nurol Sanat Galerisi, Gelincik Sok. 2/2 Güvenevler - Ankara; Tel.: 0312 468 86 70 

Yaratıcı Eylem ve Toplumsal Hareketler Atölyesi

Anadolu Kültür, Ermenistan ve Türkiye'den toplumsal ve politik meselelere ilgi duyan ve bu konular üzerine çalışan kişileri 26-31 mart 2015 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleşecek olan Yaratıcı Eylem ve Toplumsal Hareketler Atölyesi'ne davet ediyor.

Altı gün sürecek olan atölye, politik sanat, aktivizm, yaratıcı direniş, toplumsal hareketler gibi konuları tartışmaya açmanın yanı sıra katılımcılar arasında deneyim paylaşımının da yapılacağı bir platform sağlamayı amaçlıyor.

Yaratıcı Eylem ve Toplumsal Hareketler Atölyesi sırasında Türkiye, Ermenistan ve farklı ülkelerden gelecek olan akademisyenler ve uzmanlar tarafından örnekler aktarılırken, katılımcıların ilgi alanları doğrultusunda şekillenecek etkinlikler de düzenlenecek.

Tartışma grupları ve saha ziyaretlerinin yer alacağı atölye boyunca, katılımcılar çalışma alanlarına göre ortak eylem grupları oluşturup birlikte çalışma ve üretme fırsatı da bulacaklar.

Son başvuru tarihi 23 Ocak 2015 Cuma, saat 17.00!

Gerekli bilgiye creativeaction@anadolukultur.org adresinden ulaşabilirsiniz.

28 Aralık 2014 Pazar

Kış Ortası

[KanalKultur] - Galatea Art Gallery 6 - 23 ocak 2015 tarihleri arasında  MSGSÜ GSFMezunları ve Akademisyenlerinden oluşan "Kış Ortası" isimli karma sergiye ev sahipliği yapıyor.

Çağdaş sanatı bilimsel yöntemlerle zenginleştirmeyi, öğrencilerinin bu yönde gelişmesine katkı sağlamayı ve sanatsal yapısını evrensel değerlere taşımayı hedefleyen Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi mezunları ve akademisyenlerinden oluşan 12 genç kuşak sanatçının (Deniz Defne Acerol, Hayri Ağan, Yiğit Altınparmakoğulları, Levent Aygül, Fatih Dülger, Tarık Töre Elgay, Devrim Karakuş, Begüm Mütevellioğlu, Hilal Onur, Can Özal, Derya Ülker ve Kadir Selçuk Yaşa) eserlerinin yer aldığı "Kış Ortası" karma resim ve heykel sergisi 6 - 23 ocak 2015 tarihleri arasında Galatea Art Gallery’de sanatseverlerle buluşuyor. [KanalKultur]

MSGSÜ GSF Mezunları ve Akademisyenleri "Kış Ortası" Resim ve Heykel Sergisi / 6 - 23 ocak 2015; Galatea Art Gallery, Asmalımescit Mah. Sofyalı Sok. No:12/3, Beyoğlu - İstanbul; Tel.: +90 212 245 80 38

27 Aralık 2014 Cumartesi

Süheyla Taşçıer: O Günler Bugünler

Süheyla Taşçıer
[© Süheyla Taşçıer - KanalKultur] o günler bugünler

"radyoyu kapatın da türküler biriksin" diyen neslin torunuyum
yüksek öngörü ailemin en büyük kadınından gelmiş ve bugün CD
telefonla çok erken tanışmış annem
ilk "ALO" 1949
doğmuşum çok çok çok sonra
sekizinci sıraya yerleşirken ailede
yaramazlıklarıma oturdu acele büyümenin telaşı
telefon oyuncağımdı
"EVDE TEK BAŞINA" repliğini altı yaşında yazdım
ve
oynadım
şu adreste hasta var
şu adreste yangın var
haber oldum gazetelere
o zaman tespit eden de yoktu adım düşmedi
bu oyuna "ihbar edenin adı ve soyadı" sorulunca noktayı koydum
sonra düşündüm oyunlara nokta konulmaz ki

virgül dedim
yeni
yeni
oyunlara yol aldım

radyoevini çevirmeye başladı parmaklarım
kerim afşar
macide tanır uygunsa görüşebilir miyim
kocaman sesler nasıl sığardı küçücük ahizeye

sokak lambaları yanarken
kulağıma döküldü sesler
buyurun ben kerim afşar
buyurun ben macide tanır

13 Aralık 2014 Cumartesi

Karikatürlerle İnsan Hakları - Göçmen Hakları

Türkiye Barolar Birliği ile Karikatür Vakfı tarafından ortaklaşa düzenlenen bir etkinlikle, Ankara'da [Barış Manço Caddesi 1366 Sokak No: 3, Balgat - Ankara] 13 aralık 2014 - 10 ocak 2015 tarihleri arasında "Karikatürlerle İnsan Hakları - Göçmen Hakları" başlıklı bir sergi düzenleniyor.

Tan Oral, Eray Özbek, Nezih Danyal, Recep Bayramoğlu, Ümit Öğmel, İzel Rozental, Emre Yılmaz, Ferit Avcı, Sait Munzur, Şevket Yalaz, Mustafa Saryal, Musa Gümüş, Muhammet Şengöz, Oğuz Gürel, Hicabi Demirci ve Erdem Çelik karikatürleriyle sergiye katkı veriyor.

12 Aralık 2014 Cuma

Handbuch Christentum und Islam in Deutschland

"So ist die Abhandlung über das Alevitentum die wohl beste Zusammenfassung zu dieser Thematik in deutscher Sprache, die sowohl auf die Geschichte, Lehren und rituelle Praxis als auch auf das Selbsverständnis als Muslime oder Nichtmuslime eingeht." [Prof. Dr. Dr. Peter Antes: "Rezension"]

Praktisches Arbeitsmittel und Grundlage für den Dialog: Im "Handbuch Christentum und Islam in Deutschland" analysieren christliche und muslimische Autoren, wie Zusammenleben gelingt.

Wie bestimmen die religiösen Grundhaltungen von Christen und Muslimen das Zusammenleben hierzulande? Wie ist die Situation der dauerhaft hier lebenden Muslime, die keine deutsche Staatsangehörigkeit besitzen? Was sagen Wissenschaftler zu den religiösen, sozialen und politischen Hintergründen konkreter Probleme und Konfliktfelder? Wo besteht akuter, wo langfristiger Handlungsbedarf? Gibt es gelungene und vorbildliche Integrationsprojekte - und was zeichnet sie aus? Experten muslimischer und christlicher Provenienz zeigen die gesellschaftlichen, rechtlichen und politischen Aspekte des Zusammenlebens von Muslimen und Christen aus muslimischer und christlicher Perspektive. Die grundlegende Orientierung.

Havva Engin, Mouhanad Khorchide, Mathias Rohe, Ömer Özsoy, Hansjörg Schmid (Hg.): Handbuch Christentum und Islam in Deutschland. Grundlagen, Erfahrungen und Perspektiven des Zusammenlebens. 1. Auflage, Verlag Herder, Freiburg im Breisgau 2014, 2 Bde., zus. 1297 Seiten, ISBN 978-3-451-31188-8

Weitere Informationen zum Buch erhalten Sie unter diesem Link: http://eugen-biser-stiftung.de/Handbuch_Christentum_und_Islam_in_Deutschland.594.0.html

Die Araber und der Islam in Spanien. Ein Modell für die Toleranz zwischen den Religionen? Eine psychohistorisch-tiefenpsychologische Interpretation

Die islamischen Araber kamen 711 nach Spanien auf Bitten der dort verfolgten Juden und eroberten den Süden des Landes.

Hier entwickelte sich nun eine jahrhundertelange kulturelle Hochblüte, in der eine gewisse Toleranz zwischen den drei monotheistischen Religionen herrschte. Das weibliche Prinzip des Eros drückte sich dabei besonders in der Verehrung und Wertschätzung der Frau durch Liebesdichtung und Mystik aus.

Die christlich regierten Regionen im Norden Spaniens gewannen im langen, zähen Glaubenskrieg der "Reconquista" den größten Teil des Landes zurück – mit Ausnahme von Granada, wo die Araber noch bis 1492 den Höhepunkt ihrer Kunst und Kultur im kristallenen Königspalast der Festung Alhambra voll entfalten konnten. Der Vortrag versucht diesen historischen Prozess zwischen 711 und 1492 mit tiefenpsychologischen Kategorien von C. G. Jung, Erich Neumann, Sigmund Freud und Erich Fromm, aber auch mit Elementen der Geistes-, Symbol-, Literatur- und Kunstgeschich...

Dr. phil. Friedrich Schröder - Die Araber und der Islam in Spanien. Ein Modell für die Toleranz zwischen den Religionen? Eine psychohistorisch-tiefenpsychologische Interpretation / Freitag, 12. Dezember 2014, 19:00 Uhr, im Vortragsraum der Yavuz Sultan Moschee, Luisenring 28, 68159 Mannheim-Jungbusch; Eintritt frei

11 Aralık 2014 Perşembe

Cemal Erez - Bir Bürokratın 24 Saati

Cemal Erez - Karabasan

Cemal Erez - Kokteyl

Cemal Erez - Gizli Oturum
[KanalKultur] - Galeri Selvin'in 30. kuruluş yıl dönümü sanat etkinliklerinden ikincisi / 5 aralık 2014 - 4 ocak 2015 tarihleri arasında, Tütün Depo'sundaki Cemal Erez'in "Bir Bürokratın 24 Saati" isimli resim sergisi ile devam ediyor.

Cemal Erez'in "Bir Bürokratın 24 saati" adlı resim sergisinde, iktidarların, kendi güçlerini korumak üzere yarattıkları, çelişkiler ve saçmalıklarla kitlelerin öneri ve girişimlerini engellemek üzere yapılandırılmış atanmışlar güruhunun soytarılıkları, bir sanatçının gözüyle ironik bir tavır içinde yorumlanıyor.

Sanatçı, bu sergiyi 2002 -2010 yılları arasında, Paris-İstanbul gelgitleri süresince eskizler halinde tasarlamış ve 2011-2013 yılları arasında İstanbul'daki atölyesinde gerçekleştirmiş.

Cemal Erez

1973 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (bugünkü adıyla Mimar Sinan Üniversitesi) Grafik Sanatlar Bölümü'nden mezun oldu.

1980-1983 yılları arasında Paris'te Des Arts Decoratifs Okulu Animasyon Bölümü'nde eğitimini sürdürdü.

Cemal Erez - Uyanış
1980-1990 yılları arasında, Fransız Kültür Bakanlığı Sinema Merkezi sübvansiyonları ile yönetmen olarak filmler gerçekleştirdi, Paris'deki büyük animasyon stüdyolarında çalıştı.

1990-1997 yılları arasında TC.Kültür Bakanlığı'ndan aldığı subvansiyonlarla filmler gerçekleştirdi. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde öğretim görevlisi olarak çalıştı.

1989-2000 yıllarında resim çalışmalarıyla ortak sergilere katıldı.

2000-2010 yılları aralığında Fransız Kültür Bakanlığı ve Fransız televizyonu 2. kanal tarafından aldığı sübvansiyonlarla animasyon filmleri gerçekleştirdi.

2004 yılından bu yana Bahçeşehir Üniversitesi VCD bölümünde Animasyon ve Desen dersleri veriyor ve resim çalışmalarını sürdürüyor. [KanalKultur]

Cemal Erez - Bir Bürokratın 24 Saati / 5 aralık 2014 - 4 ocak 2015; Tütün Deposu - Galeri Selvin Etkinliği, Depo / Tütün Deposu, Lüleci Hendek Caddesi, No:12, Tophane - İstanbul; Tel. (0212) 292 39 56-57 

Başrolde İşçiler ve Göçmenler - 6. Hangi İnsan Hakları? Film Festivali

Documentarist tarafından İstanbul'da düzenlenen Hangi İnsan Hakları? Film Festivali, 13-17 aralık 2014 tarihleri arasında altıncı kez gerçekleşiyor. Her sene belli temalara odaklanan festival programının bu seneki ana temaları, 'iş cinayetleri' ve 'göçmenlik' (yerinden edilmiş insanlar) olarak belirlendi. Festival programında Gezi belgesellerine de özel bölüm ayrılıyor.

Madenciler başta olmak üzere işçileri konu alan pek çok filmin gösterileceği festivalde, sinema tarihinin önemli ustalarından Georg Wilhelm Pabst'ın 1931 tarihli yapıtı "Maden Trajedisi" (Kameradschaft) ile Ertem Göreç'in "Karanlıkta Uyananlar" (1964) adlı filmlerine özel gösterim yapılıyor. Program, ayrıca Türkiye'deki işçilerin yaşam ve çalışma koşulları üzerine yapılmış bir dizi belgesel ve kurmaca film içeriyor.

Çağımızın en kangren sorunlarından biri olan 'yerinden edilmişlik' konusu da festivalde bir dizi film ve bir panelle ele alınıyor.  Bu bölümdeki filmler, başta Suriye ve Filistin halkları olmak üzere, savaş, yoksulluk veya siyasi görüşleri nedeniyle yerini yurdunu terk eden insanların öykülerine odaklanıyor. 6. Hangi İnsan Hakları? Film Festivali kapsamında Çağımızın Yerinden Edilmiş Halkları: Filistinliler ve Suriyeliler başlığı altında, bu ülkelerden sığınmacıların katılımıyla bir de yuvarlak masa toplantısı gerçekleştiriliyor.

Geçen sene de festivalde yer bulan Gezi direnişi seçkisi, bu yıl yeni filmlerle devam ediyor. Seçkide bir kaç yeni belgeselin yanı sıra, Reyan Tuvi'nin Antalya Altın Portakal Film Festivali programından çıkarılması büyük tepkilere yol açan "Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek." adlı filmi bir kez daha seyirciyle buluşuyor.

Hangi İnsan Hakları? Film Festivali'nin geleneksel etkinliklerinden olan Video-Eylem Atölyesi yeni bir içerikle geçekleşirken, video-eylem tarzında üretilen film örnekleri festival boyunca 'Tanıklıklar' başlığı altında bir ekranda gösteriliyor. Festival kapsamında ayrıca Alternatif Kentsel Gelecekler konulu bir atölye ile Müşterek Alanların Geri Kazanımı başlıklı bir seminer düzenleniyor.

Festivalin geleneksel bir etkinliklerinden olan ve yıl içinde çeşitli kentlerde gerçekleştirilen Çocuklarla Atölyeler devam ediyor. Festivalin hemen ardından, çocuk atölyesi gönüllüleri Urfa'da Suriyeli çocuklarla, Soma'da da madenci ailelerin çocuklarıyla video ve sanat atölyeleri gerçekleştiriyor.

6. Hangi İnsan Hakları? Film Festivali'nin SALT Beyoğlu, Aynalıgeçit Etkinlik Mekânı, Tütün Deposu ve SALT Galata'da gerçekleşecek film gösterimleri ve tüm etkinlikleri ücretsiz olarak izlenebilir.

Şeyda Cesur - Update

Şeyda Cesur - Cactus,
Tuval Üzerine Yağlı Boya | Oil on Canvas,
146 x 210 cm., 2014
[KanalKultur] - Şeyda Cesur, "Update" adını verdiği kişsel sergisiyle 25 kasım 2014 - 20 aralık 2014 tarihleri arasında, Merkur'de sanatseverlerle buluşuyor.

Bugün hepimiz medyanın çocukları sayılırız. Biçimlendirdiği yeni enformasyon yapıları ile çekim merkezimiz haline gelen sosyal medyaya tıpkı örümceğin görkemli tasarımıyla yaptığı ağa doğru çekilmesi gibi hızla çekiliyoruz. İmaj, imge ve gerçeği arasında kopamadığımız ancak tutsak kalmayı da istemediğimiz karmaşık ama sıkı bir bağ oluştu.

Kendimizi sürekli güncelleyerek her gün biraz daha doluyor ve yükleniyoruz. Bu bağlamda Şeyda Cesur'un "Update" ismini verdiği yeni sergisinde, sanatçı sanatı yoluyla müdahalede bulunuyor. Üst üste gelerek birbirini örten yağlı boya katmanlarıyla eserlerini oluşturan Cesur, bu şekilde farklı bir teknik dil kuruyor.

Sanatçının ifadesiyle:

Şeyda Cesur - Wolf,
Tuval Üzerine Yağlı Boya | Oil on Canvas,
150 x 180 cm., 2014
"Yaratmayı engelleyen her şey eninde sonunda yaratmayı kamçılar. Ben çalışmalarımda farkına varmanın, sorgulamanın, yargılamanın, kısacası imgenin biçime dönüşmüş hâlini ironik bir kurgu ile örtüştürüyorum. İmgeyle ve özellikle tekrar dönüşen tarafıyla ilgileniyorum. İmge ve gerçeği arasındaki bu kurgu mutlaka sanatçıyı da içine alır. Çünkü sanatçının sezgi ve duygu dünyasına dair her şey bu kurguya eklenmiştir. En etkili vurgularından birini Âşık Veysel'in "Güzelliğin on par'etmez / Bu bendeki aşk olmasa" dizelerinde bulan bu durum, insan zihni ve sezgileri olamadan varlığın anlamsızlığını ortaya koyar. İmge, duyuyla edinilen bir deneyimin zihindeki görüntüsü; diğer bir deyişle düşünsel bir resimdir. Her bir imge dış dünyaya ait gözlemleri bulundurur ve bir seçme yapar. Sanatçı bu süreçte bir katalizördür, duyarlılığı ve hayal gücüyle seçtiği bu nesneler arasında bir bağlantı kurar, bu bağlantıyı günceller ve modernize eder. Sanatçı bu şekilde algısının farkını ortaya koyar. O "anda" kalır."

* * *

Şeyda Cesur - Phoenix,
Tuval Üzerine Yağlı Boya | Oil on Canvas,
150 x 180 cm., 2014
We can all be considered as the children of media today. We are being swiftly attracted to social media which has become our center of attraction by shaping its own information structures in the way a spider is attracted to the web it crafted with marvellous design. There occured a complex yet strong bond among the image, imagery and reality which we cannot escape but we also do not want to be imprisoned by.

We are more and more charged and loaded as we constantly update ourselves. From this perspective, the artist Şeyda Cesur interferes via her art in her new exhibition titled Update, By putting layers of oil paint on top of one another, the artists works on a different technical language.

Artist's own statement:

"Everyting which hinders creativity ultimately ends up promoting it. In my works, I bring the act of realization, questioning and judgment, in short the image turned into form, together with an ironic set up. I am interested in the image and especially its recycling nature. The setup between the image and reality definetly includes the artist as everything concerning the artist's world or instincts and emotions adds up to it. Finding one of its most powerful expressions in Âşık Veysel's verse "Your beauty is worthless / if my love wouldn't exist", this situation clearly shows the meaningless nature of existence without the human mind and intuitions. Image is the manifestation of an experience gained through the senses in the human mind, in other words, an intellectual representation. Every image consists of observations related to the external world and makes a selection. The artist's role in the process is that of a catalyzer as s/he makes connections among the objects chosen through perception and imagination. S/he constantly updates and modernize these connections and thus expresses the difference of his or her perception. S/he stays in "that moment".

* * *

Şeyda Cesur

1973'te Antalya'da doğdu. 1998'de Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü'nü; 1999'da Mimar Sinan Üniversitesi Yüksek Lisans Serbest Grafik Programı'nı bitirdi. [KanalKultur]

Şeyda Cesur - Update / 25 kasım 2014 - 20 aralık 2014; Merkur, Mim Kemal Öke Cad. Erenler Apt. No: 12 D: 2 Nişantaşı - İstanbul; Tel.: 0212 225 37 37