Bu Blogda Ara

Mine Sanat Galerisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mine Sanat Galerisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Temmuz 2015 Salı

Devrim Erbil - Bodrum - Bodrum 2015

Devrim Erbil - "İstanbul Topkapı'ya Bakış",
tuval üzerine yağlıboya, 100 x 150 cm., 2015
[KanalKultur] - Devrim Erbil, “Bodrum - Bodrum 2015” başlığı altında topladığı çalışmaları ile 17 temmuz – 4 ağustos 2015 tarihleri arasında Mine Sanat Galerisi Palmarina (Yalıkavak – Bodrum)  mekanında izleyiciyle buluşuyor.

Türk Resim Sanatı’nın yaşayan en önemli temsilcisi Devrim Erbil, kendisiyle özdeşleşen çizgilerini, kendi söylemiyle “öteden beri uygarlık kenti, görsel sanatların tapınağı” Bodrum’da sanatseverlerin seyrine sunuyor.

Usta sanatçı, aynı zamanda kentin dokusunu oluşturan çizgilerini, kenti meydana getiren yapıların mimari planlarıyla bir araya getirerek, çizgiyi, resmin plastik unsurundan öte kavramsal bir zemine taşıyor. Bu bağlamda mimari form, yapıyı oluşturan teknik ögeden bağımsızlaşarak, yaşamı oluşturan bir kurguya dönüşüyor.

29 Haziran 2015 Pazartesi

Deniz Sağdıç - Tin | Soul

Deniz Sağdıç - "Soul"
tuval üzeri yağlı boya, 120 x 120 cm., 2015
[KanalKultur] - Deniz Sağdıç, “Tin” başlığı altında topladığı çalışmaları ile 29 haziran - 13 temmuz 2015 tarihleri arasında Mine Sanat, Bodrum Yalıkavak Palmarina Galerisi’nde izleyiciyle buluşuyor.

Sağdıç, 2014 yılında başladığı “Tin” serisinde, antik dönemden buyana düşünce dünyasının temel inceleme konusu olmuş, modern dönemle birlikte sanatçılar için öncelikli sorunsal haline gelmiş “Tin” kavramına; kendi penceresinden, yeni yaklaşımlar sunuyor.

Genç sanatçı, somut imgelerin duyularla algılanan, kabul edilmiş ifadelerini, kendine has pentür tekniğiyle yeniden yorumlarken üslubunu, çoklu katmanlarla, şeffaf yüzeylere uygulayarak oluşturduğu çalışmaları da ilk defa bu sergide izleyicinin karşısına çıkıyor.

15 Haziran 2015 Pazartesi

PostHoc II

[KanalKultur] - “PostHoc II” sergisi, 16 haziran - 31 temmuz 2015 tarihleri arasında Mine Sanat Galerisi Nişantaşı’nda.

Türkiye sanat ortamında 30. yılını bir dizi sergi, etkinlik ve galerinin 30 yıllık tarihini üç ciltlik belgesel nitelikte “Çağdaş 1985” isimli kitap ile kutlayan Mine Sanat, Nişantaşı galerisinde genç kuşak sanatçıların çalışmalarını “PostHoc” başlığı altında sergilemeye devam ediyor.

Latince bundan sonra anlamına gelen PostHoc, İstanbul sanat ortamında 30 yılı geride bırakan Mine Sanat Galerisi’nin, kariyerine yeni başlayan sanatçılara alan yaratmak amacıyla düzenlemeye başladığı sergilerin ikincisi. Mine Sanat Galerisi, PostHock sergileri ile genç kuşak sanatçıların zaman içerisindeki yönelimlerini takip etmek, genç sanatçılara destek olmak gibi önemli bir sorumluluğu da yerine getirmeyi amaçlıyor.

Mine Sanat 30. yıl etkinlikleri kapsamında, Hande Özdilim ve Dolunay May küratörlüğünde hazırlanan, PostHoc II sergisinde her sanatçı birden fazla çalışmasıyla yer alıyor ve "Mine Sanat 30. Yıl" kavramını merkez edinen bir adet eserin üretildiği workshop (teknik ve malzeme seçimi sanatçılara bırakılarak) düzenleniyor..

18 Mayıs 2015 Pazartesi

Halil Akdeniz, Bedri Baykam, Bubi ve Yusuf Taktak - Dört Taraf

© Halil Akdeniz
Çağdaş Türk sanatının ustaları Halil Akdeniz, Bedri Baykam, Bubi ve Yusuf Taktak, 19 mayıs - 19 haziran 2015 tarihleri arasında, "Dört Taraf" isimli sergiyle Mine Sanat Galerisi Bodrum Yalıkavak Palmarina’da…

Az şeyle çok şey ifade eden ve motiflerinde zamanı, tarihi, zaman aşın kavramlarını kullanan Yusuf Taktak; yaşamın içinde, aşkları olan ve özellikle çevresinde ve dünyada gelişen olumsuzlara sanatıyla reaksiyonlar gösteren, hislerini dışa vuran ve taraf tutan bir sanatçı.

Bedri Baykam’ın “boyasal” bir sanat geçmişine sahip, yeni-dışavurumcu akımın öncülerinden biri olarak yaptığı multi-medya enstalasyonları, kolajlı siyasi sanat eserleri, taraf olduğunu gösteriyor.

Bubi, sürekli yeniyi, farklıyı arayan Dikişli İşler, Aplike Yüzeyler, Motifler, Şekilli Tualler ve Kafesler başlıklı dönemleriyle tanınıyor.

11 Aralık 2014 Perşembe

Sabahat Çıkıntaş - de-şif-re | de-cipher

Sabahat Çıkıntaş - isimsiz,
kaışık teknik, 155 x 145 cm., 2013
[KanalKultur] - İstanbul Mine Sanat Galerisi, Nişantaşı mekânında 17 aralık 2014 - 24 ocak 2015 tarihleri arasında küratörlüğünü Lütfiye Bozdağ'ın yaptığı Sabahat Çıkıntaş'ın resim, video ve enstalâsyonlarından oluşan "de-şif-re" başlıklı sergisi yer alıyor.

Sabahat Çıkıntaş, sezgileriyle sanat üreten bir sanatçı. Üretimlerinde etkilendiği ve resimlerinin arketipinde yer alan varlık ve zaman sorunsalı, onun tüm sanat anlayışının bir özeti olarak okunabilir.

Çıkıntaş, "de-şif-re" sergisi için ürettiği işlerinde; geçmiş anların donmuş kanıtları olan görüntülerin üzerine boya müdahaleleri ve yerleştirdiği kare biçimler ile dikkati çekiyor. Pisagor'a göre; ateş-hava-su-toprak gibi evreni oluşturan dört temel elementin sembolü olan kare, sanatçının resimlerinde yer alan en asal öge. Sabahat Çıkıntaş için kare, nesneler dünyasının sembolik durumlarını temsil ediyor. Kare üzerinden yaptığı biçimsel soyutlamalar sanatçının öznelci ve ifadeci bir tavırla gerçekleştirdiği kompozisyonlarında resim yüzeyini bölen, parçalayan, bazen de tümleyen yüzeyler olarak, onun kozmos içinde evrenselliği aradığı bir neoplastisizmi gözler önüne seriyor.

Sabahat Çıkıntaş - isimsiz,
tuval üzerine akrilik, 80 x 40 cm., 2014
Sabahat Çıkıntaş'ın üretimleriyle yaşamı aynı paralelde ilerleyen, gelişen bir paralel süreç olarak ortaya çıkıyor. Üretimlerinde kendini ve yaşamından kesitleri soyutlayarak dışavuran sanatçı, kendi tasarladığı kostümü giymesiyle kendi varlığını sanatıyla bütünleştiriyor. Tam ve bütün olarak, görünen ve görünmeyen, algılanan ve algılanmayan yanlarıyla içsel sezgilerini, duyumlarını "de-şif-re" ediyor, dudak hareketlerinden oluşan videosu ile kesik kesik heceler şeklinde serginin tematiği olan "de-şif-re" repliğini heceliyor.

d-e-ş-i-f-r-e------------de-şif-re-----d-e-ş-i-f-r-e----de-şif-re---deşifre---deşifre-----

* * *

"de-cipher"

In Istanbul Mine Art Gallery, Nisantasi venue, there is an exhibition named under the title of "de-cipher", curated by Lutfiye Bozdag, which consists of the artist Sabahat Çıkıntaş paintings, videos and installations.
Sabahat Çıkıntaş is an artist, who produces art with her intuitions. The problematique of existence and time partaking in the influences and the archetype of her paintings can be read as a summary of her whole art perceptivity.

In the produced works for the "de-cipher" exhibition, Çıkıntaş catches the attention with the paint interventions on the images which are the frozen proofs of the past moments. According to Pythagoras; square is the symbol of fire-air-water-earth which are the four main elements that compose the universe, and square is also the most fundamental element in the paintings of the artist. Square represents the symbolic conditions of the world of the objects regarding to Sabahat Çıkıntaş. Artist's figural abstractions through square, by dividing, shattering and sometimes complementing the painting surface in the created compositions with a subjectivist and expressionist attitude displays a neoplasticism, which is in search of universalism in the cosmos.

Sabahat Çıkıntaş - isimsiz,
tuval üzerine akrilik, 80 x 160 cm., 2014
Sabahat Çıkıntaş outputs and her life proceed in same parallel, and arise as a thriving parallel process. The artist, who manifests by abstracting herself and slices of her life, integrates her existence with her art, while wearing the costume that she designed. She "de-ciphers" her inner intuitions, and sensations with factual and entire, seen and unseen, perceived and unperceived sides, with the video composed of the movement of her lips, she syllabise by snatches the theme of the exhibition "de-cipher".

d-e-c-i-p-h-e-r-------de-cipher-----d-e-c-i-p-h-e-r---de-cipher---decipher---decipher-----

Sabahat Çıkıntaş "de-cipher" titled exhibition can be seen in Mine Art Gallery, Nisantasi venue between the dates 17th December – 24th January 2015.

* * *

Sabahat Çıkıntaş

1955'te Eskişehir'de doğdu. 1974'te Soma-Linyit Lisesi'ni bitirdi. 1998-1999 arasında çocuk yuvasında resim hocalığı yaptı.  18 kişisel sergi gerçekleştirdi. Çalışmalarını halen İstanbul Beyoğlu'ndaki atölyesinde sürdürüyor. [KanalKultur]

Sabahat Çıkıntaş - de-şif-re | de-cipher / 17 aralık 2014 - 24 ocak 2015; Mine Sanat Galerisi | Mine Art Gallery Teşvikiye, Prof. Dr. Müfide Küley Sok. No:1/1 Yasemin Apt. D:5, Nişantaşı - İstanbul; Tel.: +90(212) 232 38 13

23 Ekim 2014 Perşembe

H. Avni Öztopçu - Korunaklar ve Tekler

[KanalKultur] - H. Avni Öztopçu "Korunaklar ve Tekler" adlı kişisel sergisiyle, 23 ekim - 23 kasım 2014 tarihleri arasında Mine Sanat Galerisi, Nişantaşı mekânında sanatseverle buluşuyor.

Sanatçı, 1985 başlangıçlı "tek"lerini ve yakın zamanlarda gelişen "korunak"larını “Korunaklar ve Tekler” başlığı ile sergiliyor.

H. Avni Öztopçu’nun resimlerinde 1985 yılından itibaren her dönemin tavrı kendi "Tek"lerini oluşturdu; bu tavır, geçmiştekilerle hesaplaşarak sürdü. Kendi içindeki dönüşümle korunaklı alanlarda farklı bir arayışa girdi. Bu arayış yolculuğunda her dönemin; kendi düşünüş ve duyuş perspektifinden hareket eden sanatçının üretimlerinden “tek”ler görünüyor. Her dönem yeni arayışlara yönelmede sanatçı, resimlerinde temel aldığı zaman ve mekân algısı içinde görünürlüğün-duyulurluğun döngüsünün izlenmesine olanak sunuyor. Daha dar zaman içinde gelişen "korunak"lar ve "tek"ler birlikte aynı alan içinde sergileniyor.

Sanatçı, otuz yıl içinde ele aldığı problematiği, kendi dönemleri içinde oluşan kurgusal değişimleri, bir bütün içinde görmemize olanak veren bir mekânda bir araya getiriyor.

Her çalışılan sanatsal üretim, dönemine göre şekilleniyor ve yorumlanıyor. Yaşananların konumlarını ve tavırlarını ışık-gölge, form, renk gibi plastik dünyanın araçları üzerinden ifade etmek, evrenselliği yakalamak ve ileriki dönemler için ipuçları barındırmak H. Avni Öztopçu’nun “Korunaklar ve Tekler” sergisi ile bütünlüğe ulaşıyor. Dönemlerin kendi içindeki koridorlarında süren arayışın, bugün de devam ettiği ve dönüşerek, değişerek geleceğe yol aldığı görülüyor.

“Korunaklar ve Tekler” sergisinde 1985 başlangıçlı, geniş zamanlı birlikteliğin yaklaşımlarını ve ayrışmalarını dar zamanlı galeri mekanında görme imkanı bulunuyor.

Sanatçının resimlerinde ele aldığı en temel sorunsal olan “zaman ve mekân” algısını sorgularken plastik sanatların imkanlarından nasıl yararlandığı, sanatın temel öğelerini nasıl ele aldığı ve bu öğelere yaklaşımı 1985'den itibaren tarihsel bir döngüde görme fırsatı bulunuyor..

H. Avni Öztopçu

1962'de Erzincan'da doğdu. 1984'te Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Resim-iş Eğitimi Bölümü'nde lisans; 1986'da Mimar Sinan Üniversitesi Resim Anasanat Dalı'nda yüksek lisans; 1989'da Mimar Sinan Üniversitesi Resim Anasanat Dalı'nda sanatta yeterlilik eğitimini tamamladı.

1991'de Son Baskı gazetesinde sanat muhabiri olarak çalıştı ve Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Resim-iş Eğitimi Bölümü Resim Eğitimi Anasanat Dalı'na Araştırma Görevlisi oldu. Aynı kurumda Yardımcı Doçent olarak  görev yapıyor.. [KanalKultur] 

H. Avni Öztopçu - Korunaklar ve Tekler / 23 ekim - 23 kasım 2014; Mine Sanat Galerisi Teşvikiye, Prof. Dr. Müfide Küley Sok. No:1/1 Yasemin Apt. D:5, Nişantaşı - İstanbul; Tel.: +90(212) 232 38 13

13 Eylül 2014 Cumartesi

Erkan Yaprakkıran - Bir - Bütün | One-Whole

Erkan Yaprakkıran - "bir-bütün"
ağaç konstrüksiyon, 160 x 130 cm., 2014
[KanalKultur] - Erkan Yaprakkıran, "Bir - Bütün" başlıklı sergisiyle 10 – 27 eylül 2014 tarihleri arasında Mine Sanat Galerisi'nde sanatseverlerle buluşuyor.

Genç sanatçının bu kişisel sergisinde, boya, desen, tuval, fotoğraf ve farklı malzemelerle kurgulanan beden dili;  uzayıp süzülen zarif kesitlerle "bir-bütün" olarak, duyularımızda bıraktığı hazzın gerilimini yansıtıyor bize... Zincirin tutsaklığıyla sarmalanan kırmızı; figür paketlemeleri içerisinde, hazzın sıcak temasıyla karşımıza çıkıyor; kadın ve birleşeni ile… izleyiciyle buluşuyor.

Ahmet Cemal, sanatçı ve eserleriyle ilgili şunları kaydediyor:

"Karşımızdaki resimlerde kadın – yalnızca bedeni ile değil, tüm varlığıyla – bir tür tapınağa dönüşmüş. Canlı taşlarla inşa edilmiş bir tapınak. Ressamın dokunmaktan hiç bıkmadığı taşlarla.

Haz, ressamın tuvallerinde ve fotoğraflarında alabildiğine konuşkan. Kadın, bu konuşkanlık aracılığıyla doğada hak ettiği saygınlığa kavuşuyor. Bu saygınlığın eşiğinden sonra o, artık resmin ne öznesi ne de nesnesi. Doğrudan sahibi. Bütün resimler boyunca bedenin kırmızı dilinin rehberliğinde erkeği keşfe çıkıyor…"

Erkan Yaprakkıran

Anadolu Üniversitesi Resim Bölümü Halil Akdeniz atölyesinden mezun oldu ve Işık Üniversitesi'nde yüksek lisansına halen devam ediyor.

Erkan Yaprakkıran - "zaman"
ayna-karışık teknik, çap: 135 cm., 2013
* * *

The body language built by the paint, the design, the canvas, the photograph and different materials reflects the vibration of pleausure through our sensations.  Extending and gliding with elegant sections but reaching ‘one and whole’. “Red” bundling with the bondage of the chain in the figure wrappings appears by the warm touch of pleausure with the woman and her unification...

Ahmet Cemal: "The woman in the paintings that we are standing in front of them returned a kind of temple, not only by her body but also by her all existence. A temple built up with living stones. The stones that the painter is never fed up with touching them.

Delight is talkative with a vengeance in his canvases and photographs. Woman reaches her deserved prestige in the nature through that communicativeness. After the threshold of that prestige she is neither any more the subject nor the object of the painting.She is directly the owner of it. Women seem like exploring the men under the guidance of red language of body throughout the paintings." [KanalKultur]

Erkan Yaprakkıran - Bir - Bütün | One-Whole / 10 - 27 eylül 2014; Mine Sanat Galerisi, Prof. Dr. Müfide Küley Sok. No:1/1 Yasemin Apt. D:5, Nişantaşı - İstanbul; Tel.: +90(212) 232 38 13

9 Temmuz 2014 Çarşamba

Badısabah Ağar - Kayıp Kıta Mu



[KanalKultur] - Badısabah Ağar, Londra St. Martins Sanat Okulu'nda eğitim aldı. "Kayıp Kıta Mu"dan etkilenerek yapmış olduğu eserleriyle 12 - 20 temmuz 2014 tarihleri arasında Mine Sanat Galerisi Bodrum Palmarina'da ki ilk kişisel sergisiyle sanatseverlerle buluşuyor.

Bazen tek bir rengin tonları, bazen zıt renklerin bütünlüğü... Yoğun boya kullanımıyla bir araya geliş ve izleyiciye soyut bir bütünün sunumu...

Biçimleri soyut olarak ele alışı, mekânı yok sayıp; fakat espas duygusunu hissettirmesi, soyut oluşumları ile bugünün sanatına yakın dururken konu olarak esinlendiği "Kayıp Kıta Mu"dan yola çıkarak oluşturduğu yapıtlarının 14 bin yıl önce Atlantik'te battığı ileri sürülen "Mu" kıtasının, tuvaline çağdaş yaklaşımla aktarılışı, sanatçının imge oluşumunun güçlü olduğunu gösteriyor.

Yapılar, hatlar ve silintiler şekilleniyor ve boya katmanın doygunluğu yapıtlarında önemli bir rol üstleniyor. Yapıtların oluşum sürecinde oluşan damlalar, akıntılar... resim yapısını destekleyici bir rol alıyor.

Sanatçının Kayıp Kıta Mu'daki yaşamı inceleyen yapıtları, kendisini özgür bırakan bir hareket haline geliyor ve bu da "action-painting"le bağlantı kuruyor.

Zaman ve mekân duygusunu unutturarak kargaşa, dinginlik ve dışavurumla izleyiciyi içine alan eserler kayıp uygarlıklara davet ederken doku katmanları, boya yoğunluğu bazı yapıtlarında sulu boya etkisi veren izler, silinmiş yok olmuş uygarlıkların etkisini izleyiciye hissettiriyor.

Yapıtların oluşum sürecinde sanatçının denemelerden duyduğu haz ve denemelere açık oluşu kendini özellikle bu sergisinde belli ediyor. [KanalKultur]

Badısabah Ağar - Kayıp Kıta Mu / 12 - 20 temmuz 2014; Mine Sanat Galerisi, Yalıkavak, Palmarina No: D105 Merkez Mah. Çökertme Cad., Bodrum - Muğla; Tel.: (0212) 232 38 13

21 Şubat 2014 Cuma

Serkan Bayer - Üstad'ın Ruhu | Master's Spirit

Serkan Bayer - Üstad'ın Ruhu | Master's Spirit,
Özel Karışım ve Tuval Üzerine Akrilik
/ Special Blend and Acrylic on Canvas,
120x130 cm., 2013 [Serkan Bayer'in
22 ocak – 22 şubat 2014 tarihleri arasında;
Mine Sanat Galerisi'ndeki (Teşvikiye Mah.
Prof. Dr. Müfide Küley Sok. No:1/1
Yasemin Apt. D:5 Nişantaşı - Şişli - İstanbul;
Tel.: 0212 232 38 13)
"Rasdelka" adlı kişisel sergisinden]

Serkan Bayer

1975'te Elazığ'da doğdu. Cemal Arslan ile 4 yıl süren desen eğitimine başladı. Devamında akademik eğitimini ve master eğitimini tamamladı. 2004 Ankara, 2007 İzmir 2010 Berlin ve 2011 - 2012 yıllarında İstanbul sergileriyle sanat kariyerine devam etti. 2011 yılında TAÇED vakfı tarafından altın yüz ödüllerine layık görüldü. Halen sanat hayatına İstanbul Ortaköy'deki atölyesinde devam ediyor. [KanalKultur]

10 Ocak 2014 Cuma

Serkan Bayer - Rasdelka

Serkan Bayer - Kosmik-1,
special mortal and metalic on canvas,
120 x 130 cm., 2013
[KanalKultur] - Benim eserlerim "madde odaklı düşünceden ayrışmış ve ruhani tarafı daha güçlü bir algıyı gerektirir" diyen ve çoğunlukla minimalist bir yaklaşımla eser üreten Serkan Bayer, 22 ocak – 22 şubat 2014 tarihleri arasında Mine Sanat Galerisi'nin ev sahipliğini yaptığı sergisinde sanatseverlerle buluşuyor.

Bayer, eserlerinde "Rasdelka" olarak adlandırılan elektriksel ya da manyetik alandaki çekim kuvvetlerini göstermekte kullanılan icona çizgilerine işaret ediyor.

İki bölümden oluşacak olan bu sergide sanatçının yaratıcıya saygı adıyla sembolikleştirdiği ve evrenin "server" merkezi olarak sembolize ettiği Cosmik oda ve odadaki metalik eserlerle dikkatleri üzerine çekiyor.

Teknik olarak eserlerinin tamamında kendi yarattığı özel harcını akrilik ile bütünleştiren sanatçı, kendi sanat dilini ve üslubunu yine kendine has tekniğiyle ortaya koyuyor.

Bayer, sanatı göz merkezci bir iktidarla görselleştirerek yani; renk, biçim ve çizgi ile dengede tutarak payeyi görünmeyenin kendisine çeviren sanatçı gözü dünyanın efendisi konumuna getiren sanatsal anlayışların ardından, bu dünyanın ardında yatan görünmezliğin, eserlerinde Rasdelka eğrileri ile öznelleştiğini ifade ediyor. Heidegger tarafından bakıldığında ise "dünyanın imge olması, varoluş içinde insanın özne olmasıyla aynı eylemdir" görüşünü benimsiyor.

Serkan Bayer - Kosmik-2,
special mortal and metalic on canvas,
120 x 130 cm., 2013
Duchamp'ın da bu düzlemde bir sorunsala odaklandığına dikkat çeken sanatçı, yanılsamalar dünyasında Duchamp yaptığı bir konuşmayla bu konuyu en iyi şekilde özetlediğini vurguluyor. "Göze görünmeyen, dördüncü bir boyutun yanılsama olasılığı hakkında düşündüm," nasıl güneş dünyada iki boyutlu yanılsamalara yol açıyorsa, üç boyutlu bir nesnenin gölgesinin de iki boyutlu biçimler oluşturduğunu gördüm. Benzeşim ilkesine dayanarak buradan çıkardığım sonuç bizim böyle kendiliğindenmişçesine baktığımız üç boyutlu nesnelerin bizim bilmediğimiz dört boyutlu biçimlerin yansımaları olabileceğidir.

* * *

"My handiwors segrated from the mundanely materials with notions and it requires more powerful sense" says Bayer, who is an artist of modern art, meets with art lovers in Mine Art Gallery Istanbul on the date of 22 January 2014. You can follow-up the new handiworks which are created in minimalist approach by the artist, along 30 days at Mine Art Gallery Istanbul. Bayer is signalizing the line of icon is used to show gravitation in magnetic or electrical field on his handiworks, which are named as Rasdelka.

Serkan Bayer, Rasdelka-3,
special mortal and metalic on canvas,
150 x 175 cm., 2013
In this exhibition which is going to be in 2 sections, he catches the attentions with Cosmic Room symbolized to respect for the absolute ruler of universe, and server center of the universe plus metalic handiworks.

Technically, he integrates his private morter, created by the artist, iwth acyrlic and presents his own art teminology and genre once again.

Bayer's handiworks which we can describe as soul reflections are standing in the art world and making a name for himself notwithstanding that his handiworks take part in valuable collections not only in Turkey but also in foreign countries.

The artist explains art as making visible the items are invisible and in is handiworks, describes non visible items idiosyncratic symbls and signs.

When cosidered from Heidegger's point of view, he adopts that being an image of the wrold, is the same action of being subject of humanbeing in existance.

Serkan Bayer

1975'te Elazığ'da doğdu. Cemal Arslan ile 4 yıl süren desen eğitimine başladı. Devamında akademik eğitimini ve master eğitimini tamamladı. 2004 Ankara, 2007 İzmir 2010 Berlin ve 2011 - 2012 yıllarında İstanbul sergileriyle sanat kariyerine devam etti. 2011 yılında TAÇED vakfı tarafından altın yüz ödüllerine layık görüldü. Halen sanat hayatına İstanbul Ortaköy'deki atölyesinde devam ediyor. [KanalKultur]

Serkan Bayer - Rasdelka / 22 ocak – 22 şubat 2014; Mine Sanat Galerisi, Teşvikiye Mah. Prof. Dr. Müfide Küley Sok. No:1/1 Yasemin Apt. D:5 Nişantaşı - Şişli - İstanbul; Tel.: (0212) 232 38 13

3 Aralık 2013 Salı

Özgül Arslan - Uzak Kaç Adım Eder?

 
Özgül Arslan - Uzak Kaç Adım Eder?
/ 4 aralık 2013 - 14 ocak 2014; Mine Sanat Galerisi,
Teşvikiye Mah. Prof. Dr. Müfide Küley Sok.
No:1/1 Yasemin Apt. D:5,
Şişli - İstanbul; Tel.: (0212) 232 38 13
[KanalKultur] - Özgül Arslan'ın "Uzak Kaç Adım Eder?" isimli sergisini 4 aralık 2013 - 14 ocak 2014 tarihleri arasında Mine Sanat Galerisi'nde sanatseverlerle buluşuyor.

Özgül Arslan'ın siyah kadife kumaş üzerinde ağartıcılar kullanarak ve silerek oluşturduğu resimleri dışında mekana özgü yerleştirmesi ve video çalışmasının da bulunduğu sergi, sanatçının son dönem üretimlerine odaklanıyor.

Çalışmalarında resmi ideolojiler, eril iktidar ve tüketim kültürü tarafından şekillendirilen 'kadın' imgesini merkezine alan Arslan, 1990'lı yılların ortasından itibaren etkin olduğu sanat pratiğinde bireyselden toplumsala çok katmanlı anlatımı benimsiyor.

Resimden fotoğrafa, videodan enstalasyona farklı mecralarda ortaya çıkan üretim çeşitliliği, sanatçının hem güncel gerçekliğe dokunuşunda hem de günümüz sanatının çoğul estetiğine yönelik yaptığı vurguda kendini göstermeye devam ediyor.

Özgül Arslan'ın "Uzak Kaç Adım Eder!" başlığı altında izlenecek son dönem üretimleri, toplumsal olgular, ilişkiler, yaşam biçimleri ve bireysel deneyimleri dışında aynı zamanda sanat tarihini de mesele ediniyor.

Özgül Arslan

1974'te Erzincan'da doğdu. Marmara Ünversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü , Prof. Kadri Özayten atölyesinden 1998 yılında mezun oldu. İlk kişisel sergisini Galeri Dürer-İstanbul'da açan sanatçının, katıldığı grup sergilerinden bazıları; 12. İstanbul Bienali paralelinde Tekinsiz Oyunlar-Tahtakale Hamamı-İstanbul, İstanbul 2010 "İstanbul' da Yaşıyor ve Çalışıyor Projesi"-Antrepo 5-İstanbul, Sfenks Seni Yitip Yutacak-Karşı Sanat-İstanbul, Sheshow-Sofya, Reise durch das Labyrinth-Berlin'dir.

Sanatçı ayrıca çağdaş sanatın yaygınlaşması amacıyla birçok serginin projelendirip küratörlüğünü yaptı. İstanbul 2010 Kültür Başkenti kapsamında "Çocuklar İçin Çağdaş Sanat" , tüm bir sokağı kapsayan "Art-Alan", "Art-Alan II" ve " Anemas Zindanları" gibi sergileri hayata geçirdi.

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti kapsamında katıldığı Peter Kogler çalıştayı sonucu üretmiş olduğu "Sabun Köpüğü" video enstelasyonu, İstanbul'un ilk kamusal uluslararası çağdaş sanat koleksiyonuna girdi.

İstanbul' da yaşıyor ve üretimine devam ediyor. [KanalKultur]

Özgül Arslan - Uzak Kaç Adım Eder? /  4 aralık 2013 - 14 ocak 2014; Mine Sanat Galerisi, Teşvikiye Mah. Prof. Dr. Müfide Küley Sok. No:1/1 Yasemin Apt. D:5, Şişli - İstanbul; Tel.: (0212) 232 38 13

6 Kasım 2013 Çarşamba

Sanatın Kliniği: Bipolar - Küratör: Balkan Naci İslimyeli





 
bipolar [Küratör: Balkan Naci İslimyeli]
/ 9 ekim – 8 kasım 2013; Mine Sanat Galerisi
[KanalKultur] - Balkan Naci İslimyeli'nin küratörlüğünü üstlendiği "Sanatın Kliniği: Bipolar" adlı sergi, 9 ekim – 8 kasım 2013 tarihleri arasında Mine Sanat Galerisi'de sanatseverlerle buluşuyor. Sergi, usta sanatçıların atölyelerinden yetişen gençlerin ilk profesyonel çıkışları. Sergiye eserleriyle katkı sunan sanatçılar; Tanju Büyükkaya, Irmak Dönmez, Bige Gürses, Ayşe Karaahmetoğlu, Gülçağ Konçe, Lucia Şanko, Nihal Tanpolat ve Arzu Tecer.

"Bipolar" sergisinin küratörü Balkan Naci İslimyeli'nin sergiyle ilgili şunları kaydediyor:

"'bipolar', anlamı yaşamın derinlemesine kavranması demek olan sanatın içinden geçmek zorunda olduğu sancılı bir sürecin de adı. Acı, haz ve gülmecenin dört bir yöne savurduğu dünyanın tanığı olan sanatçının iç dünyası da bu sarsıntılardan payını alır. Bu sarmalın içinde döne duran yaratıcıyı yer derinliklerinden göklere çıkaran da bu sarsıntılardır. Bu iki uçlu ceza aynı zamanda bir ödüldür de. Gerçek ödülse sanatı koruyup paylaşabilen, onun sancılı var oluşunu anlayabilen toplumların ve kısaca insanlığındır." [KanalKultur]

bipolar [Küratör: Balkan Naci İslimyeli] / 9 ekim – 8 kasım 2013; Mine Sanat Galerisi, Teşvikiye Mah. Prof. Dr. Müfide Küley Sok. No:1/1 Yasemin Apt. D:5, Şişli - İstanbul; Tel.: (0212) 232 38 13

24 Eylül 2013 Salı

Cansu Tanpolat - Öcüler



[KanalKultur] - Mine Sanat Galerisi sezonu Cansu Tanpolat'ın "Öcüler" başlıklı sergisiyle açıyor.

Genç sanatcının ilk kişisel sergisinde yaklaşık 15 adet heykeli sergileniyor. 16- 30 eylül 2013 tarihleri arasındaki serginin Küratörlüğünü Prof. Balkan Naci İslimyeli yapıyor.

Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu olan sanatcı aynı fakültede yüksek lisans eğitimini sürdürüyor...
Prof. Balkan Naci İslimyeli sergi hakkında şunları söylüyor:
"Cansu Tanpolat'ın 'Öcüleri' çocuk dünyasının derinliklerindeki el değişmemiş korkularımızdan üretilmiş biçimlerdir. Bir çocuk odasının duvarlarında geceleri düş gücüyle yaratılan gölgeler ve onların büyüyen, küçülen, çoğalan, biçim değiştiren hatta yatağımıza kadar giren uzantıları, Cansu nun esin kaynaklarıdır. Onun bu sevimli 'Öcüler'i insanın korktuğu şeylere dönüşmesini, kendisini korku öznesiyle arkadaş kılmasını, korkuyu onun aracılığıyla yenmesini dışlaştıran saf anlatımlardır... Her oyun temelde arkaik korkularımızı alt etmeye yönelik dirimsel bir savunmadır. Cansunun yarattığı canavarlarla benzersiz arkadaşlığı bu savunmayı yapıta dönüştürürken, taşıdığı sadeliği biçim malzeme ve renk kullanımınında da yineliyor.. Cansu Tanpolat'ın 'Öcüler'iyle birlikte sanat alanına taşıdığı yaramaz heykelleri, sevgi ve korkunun tek beden olduğu psikolojik derinliğiyle birlikte okunduğunda önemi daha da artan çok boyutlu oyuncaklardır. [KanalKultur]
Cansu Tanpolat - Öcüler / 16- 30 eylül 2013; Mine Sanat Galerisi, Teşvikiye Mah. Prof. Dr. Müfide Küley Sok. No:1/1 Yasemin Apt. D:5, Şişli - İstanbul; Tel.: (0212) 232 38 13