Bu Blogda Ara

TBMM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TBMM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ekim 2013 Pazartesi

Christian Wulff: Onlar her iki toplumda da yaşıyorlar.

Almanya Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Christian Wulff, Türkiye ziyareti kapsamında 19 ekim 2010 günü Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) 23. Dönem 5. Yasama Yılı Genel Kurul'unun 8. Birleşim'i 1. Oturumu'nda bir konuşma yaptı. Oturum Başkanlığını Başkan Vekili Sadık Yakut yürütüyordu ve Kâtip Üyeler Murat Özkan ile Bayram Özçelik'ti. TBMM Genel Kurul Tutanakları'nda kayda alınan konuşma metnini okurun ilgisine sunuyoruz. [KanalKultur]

* * *

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 8'inci Birleşimini açıyorum.

Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.

BAŞKAN – Ülkemizi ziyaret etmekte olan Almanya Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Christian Wulff, 19 Ekim 2010 Salı günü (bugün) Genel Kurula hitaben bir konuşma yapmak istemişlerdir.

Bu hususu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir. (...)

ALMANYA FEDERAL CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANI CHRISTIAN WULFF – Bayanlar ve baylar, sayın başkanlar, sayın milletvekilleri, ekselanslar, hanımefendiler ve beyefendiler; hepinizi ve büyük Türk milletini içtenlikle selamlamak istiyorum ve hemşehrilerimin de selamlarını size iletiyorum.

Bu benim için, ilk Alman Cumhurbaşkanı olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde konuşmak çok büyük bir onur. Sizin davetiniz, ilişkilerimizin ne kadar yoğun ve yakın olduğunu gösteriyor ve özellikle, benim göreve geldikten sonra üçüncü resmî ziyaretimin beni Türkiye'ye getirmiş olmasından mutluluk duymaktayım. Bu, Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerin önemini yansıtan bir husus. İlişkilerimiz çok köklü ve ülkelerimizin, milletlerimizin gelişimine her zaman zenginlik katmıştır. Doğu'yla Batı arasındaki diyalog çok erken zamanlarda yazarları etkilemiştir, sanatçıları etkilemiştir ve birçok alanda -ekonomide, siyasette, bilimde- çok yakın ilişkiler vardır.

Birinci Dünya Savaşının sonu iki ülkeyi farklı dönemlere getirdi. İmparatorluğu ve padişahlığı geride bırakarak parlamentonun merkezî rol oynadığı bir döneme girdik. Fakat ilk Alman Cumhuriyeti sadece on beş yıl sürdü ve diktatörlüğe girdi. Daha sonraki nasyonal sosyalist rejim döneminde birçok hemşehrim ve birçok Alman, görüşleri veya kökenleri nedeniyle takip edildiklerinden dolayı Türkiye'ye sığındılar. Takibata uğrayan bu insanlar burada izlerini bıraktılar. Örnek olarak besteci Paul Hindemith, hukukçu Ernst Reuter veya müzik pedagogu Edward Zug Mayer'i burada zikretmek istiyorum. Birçoğu Türkiye'deki üniversitelerde çalışmalara başladılar ve Türkiye'de bilim kalitesinin gelişmesine katkılarda bulundular ve bu vesileyle, Türkiye'ye bu insanları kabul etmeye hazır olduğu için teşekkür etmek istiyorum. Bunun için de size içten teşekkür borçluyuz. (AK PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)

25 Ekim 2013 Cuma

Barack Hussein Obama: 'Amerika Birleşik Devletleri, hiçbir zaman İslam'la savaşta değildir, olmamıştır, olmayacaktır'

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Hussein Obama, Türkiye ziyareti kapsamında 6 nisan 2009 günü Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) 23. Dönem 3. Yasama Yılı Genel Kurul'unun 72. Birleşim'i 2. Oturumu'nda bir konuşma yaptı. Oturum Başkanlığını Eyyüp Cenap Gülpınar yürütüyordu ve Kâtip Üyeler Yaşar Tüzün ve Fatoş Gürkan'dı. TBMM Genel Kurul Tutanakları'nda kayda alınan konuşma metnini okurun ilgisine sunuyoruz. [KanalKultur]

* * *

BAŞKAN – (...) Değerli milletvekilleri, ülkemizi ziyaret etmekte olan Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Sayın Barack Hussein Obama Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Köksal Toptan'ın refakatinde şu anda Meclisimizi teşrif etmişlerdir. (Ayakta alkışlar)

Kendilerine, yüce Meclisimiz adına "hoş geldiniz" diyorum.

Konuşmalarını yapmak üzere Sayın Barack Hussein Obama'yı kürsüye davet ediyorum.

Buyurun Sayın Başkan. (Alkışlar)

AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ BAŞKANI BARACK HUSSEIN OBAMA – Sayın Başkan, Sayın Başkan Yardımcısı, sayın üyeler; bugün bu Mecliste konuştuğum için onur duyuyorum ve ülkelerimiz arasındaki dostluğu ve müttefikliği devam ettirmeyi amaçlıyorum.

Bu, Amerika Birleşik Devletleri Devlet Başkanı sıfatıyla yaptığım ilk ülke ziyareti. Daha önce G20 zirvesine Londra'ya, NATO zirvesine Strazburg'a, Kehl'e ve Prag'taki Avrupa Birliği zirvesine gittim. Bana, ziyaretimi Ankara'ya ve İstanbul'a devam ettirmeyi bir mesaj vermek için yapıp yapmadığımı soranlar oldu. Buna cevabım çok kolay: "Evet." (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Türkiye, Amerika Birleşik Devletlerinin önemli bir müttefikidir. Türkiye, Avrupa'nın önemli bir parçasıdır ve Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri birlikte çalışmalı, birlikte çalışarak zamanımızın güçlüklerini çözümlemelidirler.

Bu sabah, gerçekten, Atatürk'ün, sizin ülkenizin kurucusunun mezarını ziyaret ettim. Hakikaten de bu ziyaretten, kendisi adına inşa edilmiş olan bu anıttan çok etkilendim çünkü kendisi tarihin şeklini değiştiren bir liderdir. Ama Atatürk'ün yaşamına ait en büyük anıt hiçbir şekilde taştan ya da mermerden inşa edilemez, kendisinin bırakmış olduğu en büyük miras Türkiye'nin canlı laik demokrasisidir ve bu Meclis de bunun devamını sağlamaktadır bugün. (AK PARTİ, CHP ve MHP sıralarından alkışlar)