Bu Blogda Ara

Feyzullah Çınar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Feyzullah Çınar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Temmuz 2013 Salı

Ulaş Özdemir: Çamşıhı'dan Gelen Gariban

[Ulaş Özdemir] - Osmanlılar döneminde, Sivas-Divriği beylerinden İman Bey ile kardeşi Osman Bey tarafından Mahmut Ağa adında birine subaşılığı verilir. Bir vadi gösterilir; "bu vadide köyler oluştur, ziraat yaptır, devletin payını da ver" denilir. Mahmut Ağa, kardeşi ve dedesinin talipleri ile birbirine yakın köyler kurarak bu vadiye yerleşir. Vadiye, dönemin ünlü eşkiyası ve büyük dedeleri olan Eşkıya Karakesici çam ağaçları diktiğinden ötürü "Çamşıhı" derler.

Gel zaman git zaman, o köylerde 70'lerden sonra halk müziğine önemli türküler kazandıran Aşık Ali Metin, Mahmut Erdal gibi büyük âşıklar yetişir. Hele Feyzullah Çınar adında bir ozan vardı ki... Çocukluğumda makaralı teyplerde durmadan çalınırdı Feyzullah Çınar'ın türküleri. Ruhi Su ve Âşık Mahzuni'yi de duyardık ama Çınar'da başka bir şeyler vardı sanki. Yumuşak mızrabıyla vururdu sazının döşüne, türkülerini tok ve gür sesiyle söylerdi. Ama bu, Ruhi Su'nun sesi gibi bir gürlük değildi, sanısınız ki nasihat ederdi karşısındakine. En önemli özelliği, deyişlerinin sözlerini eze eze, harf harf duyurmasıydı dinleyenine. Mahmut Erdal'ın dediği gibi, "deyişlerini sanki konuşur gibi söyler"di. Zülfü Livaneli'ye sorarsanız, "halk müziğimizin en güçlü temsilcisi" odur.

1937 yılında Çamşıhı'nın Çamağa köyünde doğdu Feyzullah Çınar. Bağlama çalmayı ve deyişleri cem törenlerinde "dede"lerinden öğrendi. Yöresinde çok sevilen âşıkların türkülerini ve usta malı deyişleri de çocukluğunda öğrendi. 1950'de Ankara'ya geldi. Hamallıktan bakkal çıraklığına kadar her işe girdi. 1966'da Alevi deyişleri o yıllarda fazla ortaya çık(artıl)masa da, bir plak şirketi buldu ve o dönemin "ağır" deyişlerinden "Fazilet"i okudu. "Fazilet" deyişi, yıllar sonra bile birçok halk müziği sanatçısının albümünde yer aldı. Plak epey satış yaptı. 1968'de Spor ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen Hacı Bektaş-ı Veli'yi anma gecesine Ruhi Su, Aşık Daimi, Haydar Ağbaba, Ali Ekber Çiçek, Davut Sulari gibi ozanlarla birlikte katıldı. Geceyi izlemeye gelen Paris Üniversitesi'nden Türkolog Prof. İrene Melikoff, onca ozan arasından en çok Feyzullah Çınar'dan etkilendi. Feyzullah Çınar'la görüşmek istedi ve onu Fransa'ya davet etti. Melikoff, tüm masraflarını karşılayarak Çınar ile birlikte Paris, Bern, Basel, Berlin, Bonn gibi çeşitli Avrupa şehirlerinde konferanslar, radyo ve televizyon programları ile konserlere katıldı. 1971'de Strasbourg'da, "Chants Sacré d'Anotolie, Par Ashik Feyzullah Tchinar" adlı uzunçaları yayınlandı. Albüm, bugüne kadar çok fazla satış yaptı. Daha sonra Türkiye'ye döndü. "Ağır" deyişlerinden dolayı dört kez tutuklandı Çınar. Alevi deyişlerinin yanında yazdığı güncel sözler yüzündendi bu tutuklamalar: "Feyzullah'ım deme şükür / Şükür diyen kaldı fakir / Ele altın bize bakır / Düştü sosyal adaletten"...