Bu Blogda Ara

Yükleniyor...

5 Aralık 2015 Cumartesi

Mülteciler, Tanıklıklar... Hangi İnsan Hakları?

"Evden taşınmanın nasıl bir çile olduğunu hepimiz biliriz. Hele bu taşınmaya hazırlıksız yakalanmışsak... Bir süreliğine de olsa gündelik düzenimizden olmak, eşyaları toparlamak, sokağımızdan, komşularınızdan kopmak, aşina olduğumuz bakkala veda etmek bile zor gelir.

Bir de sadece evinizi veya yaşadığınız şehri değil, bir anda yurdunuzu –üstelik rızanız dışında- terk ettiğinizi düşünün. Varınızı yoğunuzu geride bıraktığınızı, ana dilinize, dostlarınıza, akrabalarınıza, alışık olduğunuz yemeklere, çocukluk anılarınıza, kısacası o ana kadar sizi siz yapan hemen her şeye veda etmek zorunda kaldığınızı, belki yıllarca belki de hiçbir zaman dönmemek üzere yola çıktığınızı tahayyül edin. Dahası bu yolculuğun tehlikelerle dolu olduğunu, yol boyunca kimi zaman hayatınızı riske edeceğinizi, geleceğe dair en ufak bir güvenceden yoksun olarak hayata devam etmek zorunda kalacağınızı...

Mültecilik işte böyle bir insanlık hali. Ve ne yazık ki istisnai değil, şu anda dünyamızda milyonlarca insanın içinde yaşadığı bir durum." [Necati Sönmez]

7. Hangi İnsan Hakları? Film Festivali, 5-9 aralık 2015 tarihlerinde İstanbul’da, ardından Diyarbakır, Ankara ve Çanakkale’de!

Documentarist’in düzenlediği Hangi İnsan Hakları? Film Festivali 5-9 aralık 2015'te 7. yılını kutluyor.

Ana temasını mültecilere ayıran festival, İstanbul’un ardından Diyarbakır, Ankara ve Çanakkale’ye de uğruyor.

Günümüzün en yakıcı sorunlarından biri olan ‘mültecilik’ olgusunu 2015 teması olarak belirleyen festivalin programında Direniş Öyküleri, Kadın Hakları, İklim İçin, Yüzleşme, Hayvan Hakları gibi başlıklar altında 40’tan fazla belgesel sunuluyor.

Ayrıca, farklı hak ihlallerine dair videoların toplandığı ve festival boyunca ekranlarda dönen Tanıklıklar başlıklı seçki de festivalin geleneksel bölümlerinden biri...

Programın öne çıkan filmleri arasında Suriye’den iki ödüllü belgesel var: “Ev” (Home), savaş altında bir evde toplanıp tiyatro çalışan gençleri anlatırken, “Suriyeli Kadınlar”da (Queens of Syria) Amman’da yaşayan bir grup sığınmacı Suriyeli kadın, Euripides’in “Troyalı Kadınlar” oyununu sahnelemeye çalışıyor.

Direniş Öyküleri bölümünde Mısır’dan İran’a, Şengal’den Kobane’ye dünyanın her köşesinden egemenlerin ve işgalcilerin baskısına direnen insanların öyküleri buluşuyor. Bu filmler arasında “Dalgalar” (Waves), Mısır devrimine Süveyş kentinden bakarken, “Hayır Diyenler” (Those Who Said No) İran’da insanlığa karşı işlenmiş suçları teşhir edenlerin mücadelesine odaklanıyor.

Aralık başında Paris’te gerçekleşen İklim Konferansı vesilesiyle festival de, #iklimiçin başlığı altında iki önemli belgeselle küresel ısınmanın sonuçlarını tartışmaya açıyor:

“Dünyanın Sonuna Yolculuk” (Expedition to the End of the World) Grönland’da hızla eriyen buz dağlarını keşfe çıkan bilim insanlarının ve onlara eşlik eden sanatçı, filozof, şair gibi mesleklerden yolcuların gözlemlerini yansıtıyor.

“Bir Zamanlar Bir Ada Vardı” (There Once Was An Island: Te Henua e Nnoho) ise Papua Yeni Gine’de okyanusun yükselmesi ile su altında kalmaya başlayan bir adanın sakinlerini ve buna karşı verdikleri mücadeleyi anlatıyor.

Festivalin 2015'teki bölümlerinden biri olan Yüzleşme’de ise Ruanda’daki soykırımın sonuçlarına odaklanan “Tanrı Pazar Günleri Çalışmıyor” (God is Not Working on Sunday) yönetmenin katılımıyla sunuluyor. Aynı bölümdeki “Koloni” ise Kıbrıs’taki kayıplar sorununa odaklanıyor.

Programında hayvan haklarına da yer ayıran festivalde, insanoğlunun hayvanlara yaşattığı eziyeti konu alan “Çarkımızın İçindeki Hayaletler” (The Ghosts In Our Machine) adlı filmin gösterimine ek olarak ‘Hayvan Hakları ve Veganlık’ başlıklı bir de panel düzenleniyor.

İstanbul’da yaşayan Kongolu müzisyen Enzo Ikah ve grubunun konseriyle açılacak olan festivalde, panel, söyleşi, konser, göçmen dayanışma forumu, atölye gibi bir dizi yan etkinlik yer alıyor.

İstanbul’un ardından festival, 11-13 aralık 2015’te Diyarbakır’a, 22-24 aralık 2015’te Ankara’ya, 15-17 ocak 2016’da ise Çanakkale’ye uğruyor...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder