Bu Blogda Ara

28 Aralık 2013 Cumartesi

Halil Atılgan: Antakya Günlüğü - II: Antakya'da Avşar Düğünleri

Dr. Halil Atılgan
[© Halil Atılgan - KanalKultur] - Daha önceki yazımızda Antakya'nın Amanos Dağları eteklerinde bulunan Samandağı ilçesine bağlı Avşar köylerini tanıtmış, 20.05.1993 tarihinin akşamı köy eşrafından Mehmet Kahraman'a konuk olup, oğlu Mevlit'ten türküler derlemiştik. Vaktin hayli ilerlemesine rağmen hane halkı reisi Mehmet amcayı bırakmadık. Kendisinden Avşar düğünlerini derlemek istedik. Sağ olsun bizi kırmadı. Avşar düğünlerini en ince detayına kadar anlattı. Kendisine sonsuz teşekkürler.

Ancak ben Avşar düğünlerine geçmeden, kaynak kişi Mehmet amcayı kısaca tanıtmak istiyorum:

Adı : Mehmet Kahraman
İli : Hatay
İlçesi : Samandağı
Köyü : Seldiren
Tahsili : İlkokul
Mesleği : Çiftçi
Medeni Hali : Evli

Avşar Düğünlerinin Safhası

1- Kız isteme

2- Söz Kesme

3- Nişan

4- Düğün ve hazırlıkları

a) Düğün tarihinin belirlenmesi
b) Aspab kesme (Çeyiz)
c) Danış yemeği
d) Davetiye (okuntu)
e) Düğün bayrağının asılması
f) Düğün
g) Kına gecesi
h) Düğün yemeği
i) Şaboş

5- İmam nikâhı

6- Gelinin çıkması ve ata binmesi

7- Gelinin attan inmesi

a) Oğlan evindeki detaylar
b) Gelin atını koşturma
c) Eşiklikten içeri geçmesi
d) Düğün bayrağındaki nişanelerin vurulması

8- Düğün gününde damat

9- Damat tıraşı

10- Güvey gecesi

11- Güveyi giydirme

12- Güvey gecesi sabahı

13- Çiçek bırakma

1- Kız İsteme

Oğlan evi, isteyeceği kızı belirler. Köyün hatırı sayılan kişilerden oluşan bir heyet oğlan babasıyla birlikte kız evine konuk olur. Hoşbeş faslı bittikten sonra, ağzı laf eden biri "Arkadaşlar, gelene niye geldin denilmez. Biz buraya sizlerle akraba olmaya geldik" diyerek mevzuyu açar. "Allah'ın emriyle, Peygamber'in kavliyle oğlumuz ... ya, kızınız ... yı istiyoruz" der. Kız babası da "Allah yazdıysa olur " veya "Bize bir kaç gün müsaade edin" diyerek zaman ister. Kız verme aynı gün olabileceği gibi, bir kaç kez gittikten sonra da gerçekleşebilir. Kız verilmişse kahvesi içilir, tatlısı yenir.

2- Söz Kesme

Söz kesme; kız verildikten sonra kız ve oğlan tarafının müştereken belirleyeceği bir tarihte yapılır. Söz kesildikten sonra şehre gidilerek kızın ihtiyaçları karşılanır.(Çamaşır, yazma, çeşitli takılar vb.) Ayrıca tatlı türü yiyecekler (lokum, şeker, bisküvi) alınarak nişana hazırlık yapılır.

3- Nişan

Nişan tarihi belirlenirken ya pazarı pazartesiye, ya da perşembeyi cumaya bağlayan güne denk getirilir.

Nişana davet edilecek kişilerin listesi yapılır. Listedeki isimleri köyün gençlerinden oluşan görevliler hem civar köyleri hem de kendi köylerini hane hane dolaşarak davet ederler. Nişan merasiminde bayrak dikilmez. Nişan davul zurna ve çeşitli çalgı gruplarıyla yapıldığı gibi, mevlitle de yapılabilir.

Nişan merasimi saat l6 – 17 sularında başlar ve kız evinde yapılır. Akşam köy meydanına ateş yakılır. Yakılan bu ateşe "Mersah" denilir. Mersahın etrafında halaylar çekilir, türküler söylenir, oyunlar oynanır, güreş yapılır, "Makaben" dönülür.

Makaben; yiğitliği, mertliği ifade eden, güreşe ve sinsine benzeyen bir oyundur. Pehlivanların güreşe başlamadan önce yaptığı peşrevlerin daha ilkeli ve kuralsızı olarak düşünülebilir. Herkes makaben dönmez. Daha çok gençler ve evlenme çağına gelmiş delikanlılar makaben dönerler. Makaben dönme ferdi olabileceği gibi gruplar arasında da olabilir.

Nişana davet edilen çevre köyler, gruplar halinde gelirler. Bu gruplara "Seymen" denir. Seymenleri köy halkı davul zurnayla karşılar. Karşılanan davetliler daha önce yapılan iş bölümüne göre taksim edilerek nişan evinin yükü hafifletilir.

Akşam nişan merasimi eğlenceleri köy meydanında yapılırken, köyün ve civar köyden gelen hanım davetliler kız evinde toplanırlar. Dümbelekler çalınır, türküler, maniler söylenerek çeşitli oyunlar oynanır.

Bu eğlenceler devam ederken kızın kınası yoğrulur, kına türküleri söylenerek herkesin görebileceği bir yere oturan geline kınası yakılır. Söz kesmede alınan takılar takılır. Yaşlı bir bayan gelini el öptürmeye kaldırır. Gelin yaşıtlarının yanaklarından, büyüklerin ellerinden öper. Eli öpülenler geline çeşitli hediyeler verirler. Yaşlı bayanın elindeki tepsi de toplanan hediyeler, daha sonra geline teslim edilir.

Nişan merasimi yapılırken köyün ileri gelenleriyle imam ve oğlan babasının da bulunduğu bir komisyon kurulur. Bu komisyon oğlan evinin ekonomik durumuna göre düğün giderlerini tespit ederek oğlan tarafının kız tarafına ödeyeceği para miktarını belirler. Bu başlık parası değildir. Buna "Kız Hakkı", daha doğrusu kız hakkını kesme denilir. Diyelim ki kız hakkı 35.000.000 TL olarak belirlendi. Belirlenen bu miktarın 30.000.000 TL'sini oğlan evinin düğün yapmadan önce kız evine nakit olarak ödemesi gerekir. Geriye kalan 5.000.000 TL'de örtülü ödenek olarak saklanır. Bu örtülü ödeneği "Art Mehri" denilir. Bütün işlemler bittikten sonra gelinin ve damadın arkadaşları tarafından yüksükleri takılır. Yüksükler takılırken damat ve gelin kesinlikle birbirlerini görmezler.

4- Düğün Hazırlıkları

a) Düğünün Tarihinin Belirlenmesi

Avşar köylerinde düğün tarihini belirleyen bir heyet vardır. Bu heyete "düğün komitesi" denir. Bu komite de muhtar, aza, imam ve köyün ileri gelenleri görev alırlar. Komitenin belirli bir üye sayısı yoktur. Komite köyde yapılan nişan sırasına göre düğün tarihlerini tespit eder. Düğün sahipleri bu sıraya uymak zorundadır. Düğünler eylül ayında başlar. Perşembe günü başlayan düğün pazartesi akşamına kadar devam eder. Esas düğün, gelinin oğlan evine indiği pazar günü olur.

b) Esbap Kesme (Çeyiz)

Düğün tarihi belirlendikten 5 – 10 gün sonra esbap kesilir. Nişan törenin de "Kız Hakkı" olarak düşünülen para kız evine teslim edilir. Şehre gidilerek bu parayla gelinin bütün ihtiyaçları karşılanır.

c) Danış Yemeği

Düğün tarihinden beş gün önceki akşam yapılır. Danış yemeğinde oğlan evi kurban keser, dövme pilavı pişirir ve her haneden bir kişiyi davet eder. Yemekte, düğünün bütün organizasyonu plânlanır. Yakın köylerden, şehirden gelecek misafirlerin nasıl ve kimler tarafından ağırlanacağı tayin edilir.

d) Davetiye (Okuntu)

Düğüne gelecek misafirler okuntu denilen hediyelerle davet edilirler. Okuntu olarak düşünülen hediye, havlu ise (mendil, çorap, gömlek vb. olabilir) danış yemeğinde belirlenen görevlilerce dağıtılır.

e) Bayrak Dikilmesi

İnce uzun direk veya kamış, düğün evinin en yüksek yerine dikilir. Dikilen bu direk düğün evinin bayrağıdır. Düğün evini sembolize eder. Bayrağın ucuna ise patates, soğan, incir, mendil ve ayna takılır.

f) Düğün

Düğünler düğün komisyonunun belirlediği tarihe göre perşembe günleri başlatılır. Düğünün en büyük sorumlusu "bayraktar"dır. Bayraktar, köy tarafından seçilir. Ya yıl da, ya da iki yılda bayraktar seçimi yapılır. Bayraktar çevre köylerden gelen misafirleri, köylülerle birlikte karşılar, danış yemeğindeki organizeye göre dağıtımını yapar, yerleştirir. Düğün sahibi düğün bitinceye kadar pek işe karışmaz.

Avşar düğünlerinde, nişanda olduğu gibi köy meydanına (mersah) ateş yakılır. Ateş etrafında makabe dönülür, halay çekilir, türkü söylenir, güreş yapılır, çeşitli seyirlik oyunlar sergilenir.

g) Düğün Yemeği

Düğün evi pazar günü kurban keser, kesilen kurban etiyle sulu yemekler, dövme pilavı yapar, misafirlere ikram eder. İkram edilen bu yemek düğün yemeğidir.

h) Saboş

Saboş düğün yemeğinden sonra, düğün sahibine toplanan yardım merasimidir. Bayraktar davetlilere saboşun başladığını duyurur. Davul zurna eşliğinde protokol sırasına göre düğüne davet edilenlerden para toplanır. Para toplanırken davulcu para verecek kişiye çeşitli (komik) hareketler yapar. Şaboştan elde edilen para tepside toplanır, yekunu bütün davetlilere ilan edilir.

5) İmam Nikâhı

Saboş bittikten sonra köyün imamı gelin ve damadın nikâhını kıyar. Ancak damat ve gelin nikâh kıyılırken yoktur. Her ikisinin de vekâletleri ve şahitleri nikâh merasimine katılırlar.

6) Gelinin Çıkması

Nikâh işleri bittikten sonra gelin evinden alınır ve süslenmiş bir ata bindirilir. Gelin ata binerken silahlar sıkılır, zılgıtlar çekilir, salâvat getirilir. Coşkulu bir şekilde oğlan evine götürülür.

Eğer gelin başka bir köyden gelecekse cumartesi günü gelin yengeleriyle bir grup, davul zurna eşliğinde kız evine giderler. Cumartesini pazara bağlayan gece kına düğünü yapılır. Bütün hazırlıklar tamamlandıktan sonra, pazar günü şaboş merasiminin bitimine kadar oğlan evinin bulunduğu köye getirilir. Gelin ve damat aynı yerde bulunsa da cumartesi gecesi kına düğünü yapılır.

Gelinin Attan İnmesi

Gelin oğlan evine geldiğinde hemen attan inmez. Kayın peder ve kayın valideden kıymetli hediyeler aldıktan sonra attan iner. (Verilen hediyeler inek, tarla, koyun vb.) Verilen hediyeye "attan indirmelik" denir. Gelini kayın peder ve kayın valide attan indirir. Gelin attan indirildiğinde, gelin atına, kim çabuk biner atı koşturursa düğün evinden çeşitli hediyeler alır. Ayrıca atın süslenmesinde kullanılan heybe, mendil, havlu vb eşyaları da ata ilk binen alır. Gelin attan inip, oğlan evine giderken kapı eşiğine hamur atar, yapıştırır. Kapı sövesine nar vurur. ( Nar çocuğun çok olmasına, hamur ise berekete işarettir.)

Gelin eşiklikten içeriye geçtikten sonra, bayrak direğindeki ayna, patates, soğan ve incir davetliler tarafından vurulmaya çalışılır. Kim çabuk vurursa kayın pederin boynuna silahını asar. Kayın peder de bahşiş verir. Nişan faslı da bittikten sonra çevre köylerden gelen davetliler hayırlı olsun diyerek düğün evini terk ederler. Pazar günü yapılan düğün törenine damat gelmez. Zira damat o gün köyün çobanıdır.

7- Güvey Gecesi

Güvey gecesi pazarı pazartesiye bağlayan gecedir. Zira bu gece köylülerin düğünüdür. Çünkü dışarıdan gelen misafirlere bakmaktan düğünde eğlenmeye fırsat bulamamışlardır. Güvey gecesi, pazar günü gelin attan indikten sonra yapılır. Saat 17 sularında başlar. Köyün meydanına yine ateş yakılır. (Mersah) Ateş etrafında kadınlar ayrı, erkekler ayrı otururlar. Halaylar çekilir, çiftetelli oynanır. Bayraktar ve damadın kardeşleri tarafından güveyinin giydirileceği duyurulur. Bu çağrıyı duyan kayın valide gelini eve götürür. Damadın gelmesini bekler.

8- Damat Tıraşı

Damat çobanlıktan geldikten sonra banyo yapar. Arkadaşları tarafından tıraş ettirilip, giydirilerek düğünün yapıldığı meydana götürülür. Güveyinin sağında, solunda olmak üzere iki sağdıcı vardır. Sağdıçlar güveyinin koruması durumundadır. Sağdıçları güveyiyi mersahın etrafında üç defa döndürürler. Dönüş bittikten sonra sağdıç ve bayraktar "Şapkası ipek, yakası ipek, yiğitler başına, Muhammed'e salâvat" diyerek "Hayırlı olsun" temennisinde bulunarak damada şapkasını giydirirler. Ama damat şapkayı giymez. Aynı hareket üç defa tekrarlanır. Damat şapkayı yine giymeyince, babası çağrılır. Babaya "Oğlunun gönlünü gör" denilir. Baba da oğluna tarla, bağ, bahçe vb şeyler vererek günlünü görür, oğlan da şapkayı giyer. Daha sonra şapka giyme sağdıçlara teklif edilir. Onlar da şapkayı giymezler. Damat babası sağdıçların da gönlünü görür. Böylece sağdıçların da şapka giymesi sağlanmış olur.

Sağdıçların da şapka giyme işlemi bittikten sonra hayırlı olsun diyen damada basar tokadı. Sağdıçlar damadı ne kadar da korumaya çalışmış olsalar da damat eve gelinceye kadar epeyi dayak yer.

Ama geline de kavuşur...

9- Güvey Gecesi Sabahı

Güveyi gecesinin sabahı pazartesi gününe rastlar. Güveyiyi o sabah davulcular, davul çalarak uyandırır. Güveyiyi oynatırlar, bahşişlerini alırlar, düğünü de bitirmiş olurlar.

10- Çiçek Bırakma

Düğün evi pazartesi günü bütün köy halkını her eve bir çiçek bırakarak davet eder. Bu davete sadece kadınlar katılırlar. Pazartesiyi salıya bağlayan gece yine köyün meydanında toplanılır. Ateş yakılır. Gelin giydirilerek mersahın başında herkesin görebileceği yere oturtulur. Dümbelek çalınır, oynanır, zılgıt çekilir, mani söylenir. Eğlence bittikten sonra gelin büyüklerin ellerini öper. Eli öpülenler geline bahşiş verirler.

Çiçek bırakma kızın mürüvvetini duyurma anlamındadır. İşte böyle Antakya Avşarlarının düğünleri... Öğle 2 saatte olup biten bir düğün değil. Allah böyle düğünler nasip etsin cümle bekârlara. Teşekkürler Mehmet Kahraman'a... [© Halil Atılgan - KanalKultur]

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder